Sektör ‘kârlı’ küçülüyor!

Türkiye sigorta sektöründe reel daralma devam ediyor. Yılın ilk 7 ayında prim üretimindeki yüzde 2,5’luk reel düşüş, 2021 pandemi yılını andırırken, hayat dışı sektörde yılın ilk yarısındaki 75,6 milyar TL düzeyindeki teknik kâr, sektöre bir nebze olsun moral kaynağı oldu.

SİGORTAMEDYA ÖZEL/ALP SÜER

Uzun yıllardır, Türkiye sigorta sektöründe prim üretimindeki büyüme ve kârlılık ile ilgili yazılarımızda; “Sektör enflasyonun üzerinde büyüyor”, “Sektör kârlı büyüyor” cümlelerini sıkça kullanırdık. Yakın geçmişten bir tek 2021 pandemi yılında “Sektör reel olarak küçüldü” dedik. Bunu da pandemi ile birlikte doğal olarak bireylerin (kapanmalara da bağlı olarak) sigorta harcamalarını ertelemesi vb. faktörlere bağladık. Ancak, 2026 yılı sektör açısından tuhaf bir yıl. Kârlılık önceki yıllarda olduğu gibi artmasına artıyor; ancak nominal olarak büyüyen sektör,  enflasyonun üzerinde büyüyemiyor;  reel olarak daralıyor. Bir başla deyişle; “Sektör kârlı küçülüyor!”  

Bu yıl karşımızda 2021 pandemi yılına benzer bir tablo var

Biraz da Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) son açıkladığı istatistiklerden yola çıkarak ilk 7 aydaki reel daralmanın boyutunu daha detaylı analiz edelim: TSB’nin geçen ay açıkladığı ocak-temmuz dönemi istatistiklerine göre sektör ilk 7 ayda nominal olarak yüzde 28,4 büyüdü. Enflasyonla kıyaslandığında prim üretimindeki reel küçülme yüzde 2,5 oldu. Hayat dışı (elemnter) sektörde tablo daha da vahim. 7 ayda sadece yüzde 25,7 büyüyebilen hayat dışı sektörde prim üretimindeki reel düşüş ise yüzde 4,6 olarak gerçekleşti. Sektörün genelindeki reel daralmanın, hayat dışından daha sınırlı olması, ocak-temmuz dönemimde yüzde 45,4 (reel yüzde 10,4) büyüyen hayat branşından kaynaklanıyor. Küçük bir parantez açarsak, sektörde pandemi yılı olan 2021’e benzer bir tablo var. 2021’de de sektör ilk 7 ayda reel olarak yüzde 2,8 daralmıştı. 

Sektörde 2026 yılı ilk 7 ayındaki reel daralmanın da 2 temel sebebi var: İlki sigortacıların da sık sık sözünü ettiği ‘soft market’ (yumuşak piyasa) koşulları. 2025 ve 2026 yıllarında özellikle hayat dışı sektördeki fiyat bazlı rekabet, birçok branşta fiyatları aşağı çekerek sektörün reel daralmasında da etkili oluyor. İkinci faktör ise sektördeki fiyat bazlı rekabetin sonucu fiyatların gerilemesi ve prim artışlarının sınırlı kalmasına karşın, sigortalı ve poliçe adetlerinin yeterince artmaması hâtta, belli branşlarda düşüş göstermesi. Sektörde prim üretimi içindeki ağırlığı giderek artan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda (TSS) ilk 7 aydaki sigortalı adedindeki artışın 2025 yılının oldukça gerisinde kaldığı dikkat çekerken, yangın ve doğal afetler ile kasko branşlarında poliçe adetlerinde düşüşler yaşandı. Kuşkusuz, ABD-İran savaşının yarattığı gerginlik, artan jeopolitik riskler ve finansal piyasalardaki dalgalanmanın tüketici davranışları üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almak gerekiyor.

Hayat dışı sektörde kârlı tablonun sırrı ne?

Reel daralmayı bir kenara bırakıp, şimdi de sektöre kârlılık cephesinden bakalım: TSB’nin  yılın ilk yarısında ilişkin son açıkladığı istatistiklere göre sektördeki kârlı tablo, sigortacıların yüzünü güldürdü; reel daralma ile bunalan sektöre de bir nebze olsun moral kaynağı oldu. Buna göre yılın ilk yarısında hayat dışı sektörde teknik kâr, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,3 artışla 75,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Soft market koşulları nedeni ile prim artışlarının sınırlı olmasına karşın teknik kârlılıktaki artış, ‘teknik olmayan bölümden aktarılan yatırım gelirleri’ ile ilgili. TSB’nin açıkladığı verilere göre ocak-haziran döneminde teknik olmayan bölümden aktarılan yatırım gelirleri 121 milyar TL düzeyinde. Bir başka deyişle açıklaman teknik karın, 45,4 milyar TL üzerinde bir gelir söz konusu. Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadeleye bağlı olarak faiz oranlarını yüksek tutması, doğal olarak hayat dışı sektörde faiz gelirlerinin diğer bir deyişle mali gelirlerin artışında da etkili oluyor.

2026’DA REEL DARALMAYA KARŞIN GELECEKLE İLGİLİ BEKLENTİLER İYİ

Türkiye sigorta sektörü, pandemi döneminden beri ilk kez bu ölçüde bir reel daralmayı yaşıyor. Bununla birlikte, belki klasik bir tabir olacak ama; “Enseyi de karatmamak gerekli” Zaten sektörün geleceği ile ilgili beklentiler de oldukça iyi.. Bunun da birkaç sebebi var: Birincisi, Türkiye sigorta sektöründeki potansiyel ve yabancı yatırımcıların sektöre ilgisinin sürmesi. Geçtiğimiz ay, HDI Sigorta’yı ziyaret eden Talanx Grubu CEO’su Torsten Leue’nun verdiği mesajları iyi okumak gerekiyor. Leue ziyaretinde özetle, “Dinamik demografik yapısı ve sigorta sektörünün taşıdığı yüksek potansiyel ile Türkiye, geleceğe yönelik muazzam fırsatlar barındırıyor.  Güçlü bir büyüme ivmesi sağladığımız Türkiye, grubumuz içinde önemli bir pazar konumuna geldi” diyor. Sektörle ilgili geleceğe ilişkin olumlu beklentilere sahip olmamızın 2’nci sebebi,  Davut Menteş Başkanlığındaki Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) attığı olumlu adımlar. Sağlık sigortalarının ardından, oto sigortaları ile ilgili düzenlemeler ve özellikle bedeni hasar tazminatlarının suistimal edilmesini önlemeye yönelik bu aybaşında yürürlüğe giren Alo 193 hattı, sektörde de büyük takdirle karşılandı. SEDDK’nın yaptığı tüketici dostu düzenlemelerin de Türkiye’de sigorta bilincini ve sigorta ürünlerine talebi olumlu etkilemesi bekleniyor.

SEKTÖR 2021’DEN BERİ İLK KEZ BU YIL REEL DARALDI

Yıl*      Reel değ.. (%)

2021    -2,8

2022    9,1

2023    56,4

2024    10,2

2025    13,2

2026    -2,5

*0cak-temmuz dönemi.

Kaynak: TSB. 

HAYAT DIŞI SEKTÖRÜN TEKNİK KÂRI 100 MİLYAR TL’YE YAKLAŞYOR

Yıl*      Teknik kâr-zarar (TL)

2021    4.175.243.996

2022    6.152.830.192

2023    23.487166.795

2024    39.130.398.967

2025    66.746.451.087

2026    75.622.080.270

*Ocak-haziran.

Kaynak: TSB.

Sağlık ve yangının sektörde payının artması memnuniyet verici

Bereket Sigorta Grubu Genel Müdürü Faruk Gökçen, 2026 yılının geride kalan döneminde sağlık ve yangın gibi branşların, toplam prim üretimindeki payını önemli ölçüde artırmasının, sektörün gelişimi açısından oldukça memnuniyet verici olduğu düşüncesinde. Önümüzdeki dönemde sektörde reel büyüme ilgili olumlu beklentilere sahip Gökçen, “Sektörde finansal iş birlikleri ve münhasırlık anlaşmalarının sağlayacağı katkı, dijitalleşme alanındaki gelişmeler, bankacılık sektöründeki dönüşüm ve piyasa rekabetinin daha sürdürülebilir bir seviyeye gelmesiyle birlikte sigorta sektöründe reel büyüme önümüzdeki dönemde daha belirgin hale gelecek. Tüm bu gelişmeler, büyümenin yalnızca hacimsel değil, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıda gerçekleşmesine katkı sağlayacak” diyor.

Faiz gelirleri, sürdürülebilir sigortacılığı inşa edemez

Vizyon Reasürans ve Sigorta Brokerliği Kurucusu ve Genel Müdürü Hasan Ekmen, geçtiğimiz ay, Türkiye sigorta sektörünün büyüme ve kârlılığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sigortacılık faaliyetlerinden elde edilen teknik sonuçların yeniden merkeze alınması gerektiğini vurgulayan Ekmen, “Yalnızca, faiz geliri ve finansal enstrümanlar üzerinden sigorta sektöründe büyüme sağlanamayacağı artık idrak edilmeli. Sermayedara şirin gözükmek, kısa vadeli bilanço makyajlarıyla durumu kurtarmak uğruna teknik kârlılıktan uzaklaşan stratejiler, sektörün temel dinamiklerini aşındırmaktadır. Günü kurtaran faiz gelirleri, yarının sürdürülebilir sigortacılık altyapısını inşa edemez. Bizim odağımız; geçici finansal rüzgârlar değil, ‘sürdürülebilir kâr’ ve ‘sürdürülebilir sigorta’ olmalıdır”  dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER