‘Prim yazmak değil, koruma açıklarını kapatmak, öncelikli hedefimiz’

Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yeni Yönetim Kurulu’nun da katıldığı toplantıda  basın mensupları ile bir araya gelen TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörü olarak Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı arttırdıklarını vurgulayarak, “Öncelikli hedefimiz, prim yazmak değil, koruma açıklarını kapatmak” dedi.

ALP SÜER/SİGORTAMEDYA ÖZEL

Sigorta sektör basını başta olmak üzere basın mensuplarının bir süredir merakla beklediği buluşma, dün gerçekleşti. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yeni Başkanı Ahmet Yaşar, Swiss Otel’deki basın toplantısı ile basınla bir araya geldi. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, TSB’nin yeni Yönetim Kurulu Üyeleri ve TSB Genel Sekreter Yardımcıları’nın da yer aldığı toplantı, Yaşar’ın sektörle ilgili kısa sunumunun ardından soru-cevap şeklinde, oldukça keyifli geçti.  Yaşar’ın Başkanlığa çok çabuk ısındığını ve oldukça dinamik olduğunu da söylemeden geçmeyeceğim. Toplantı ile ilgili izlenimlerimi ve kısa kısa aldığım notları paylaşacak olursam, Yaşar’ın sunumunda en çok dikkat çeken sözü; sigorta sektörü-Türkiye ekonomisi ilişkisi ile ilgiliydi. Sigorta sektörü olarak Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı arttırdıklarını vurgulayan Yaşar, “Öncelikli hedefimiz, prim yazmak değil, koruma açıklarını kapatmak” dedi. Yaşar, toplantıda acentelere de “Fiyat odaklı değil, uzmanlık danışmanlık odaklı gidin!” mesajını verdi.

Sahaya yakın olacağız, kavgacı olmayacağız

Yaşar konuşmasının başında ilk röportajlarında da dile getirdiği; “Sahaya yakın bir Birlik olacağız; sigorta bilincini artırmak için var gücümüz ile çalışacağız” sözünü dün bir kez daha yineledi. Sorunları da çözerken, ‘kavgacı’ olmayacaklarını ve iletişime önem verdiklerinin altını çizdi. Yaşar, TSB’nin yeni Yönetim Kurulu ile birlikte sorunları da çizmek için kolları sıvamış. Birliğin 20230 hedeflerini de basın mensupları ile paylaşan Yaşar,  sigortalılık oranını 2025 yılındaki yüzde 2,6 seviyesinden 2030’da yüzde 5 seviyesine yükseltmeyi ve toplam prim üretimini ise 500 milyar dolar seviyesine yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi. Kuşkusuz, TSB’nin bu hedeflerine ulaşabilmesi için koruma açıklarını kapatmak büyük önem taşıyor. Yaşar!a göre,  koruma açığının kapanması, cari açığın azaltılması, finansal piyasalarda dernliiğin artnası, hatta borsajki manipülasyonların önlenmesi açısından da büyük  önemtaşıyor. 

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, koruma açığımım bireysel ve KOBİ’lerde yüzde 90, sınai işletmelerde ise yüzde 20 olduğuna dikkat çekerken, gerek Yaşar, gerekse TSB Yönetim Kurulu üyelerinin de belirttiği gibi söz konusu açığı kapatılması ve sigortalılık oranının artması için  en başta DASK olmak üzere konut ve işyeri sigortaları, mikro sigortalar, kefalet sigortaları, katılım sigortacılığı ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda (TSS) poliçe ve sigortalı adetlerinin artması büyük önem taşıyor.

ZAS’ın 2026 yılında Meclis’ten geçmesi bekleniyor 

Yaşar, toplantıda geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş ile Birlik olarak yaptıkları görüşmelerin de çok olumlu geçtiğini dile getirdi. Yaşar’dan öğrendiğimize göre, Zorunlu Afer Sigortası’nın da (ZAS), yakın zamanda Meclis’in gündemine girmesi,  yasalaşıp;  9-20 Kasım 2026’daki Antalya’da gerçekleşecek İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik ile ilgili COP 31 Zirvesi’ne (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) yetişmesi bekleniyor. 

Toplantıda, kefalet sigortalarında sektör ilderi olduğunu öğrendiğimiz Neova Sigorta’nın, Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu, biraz da esprili bir şekilde Birlik Başkanı Ahmet Yaşar’ı da ilk olarak kefalet sigortaları ile ilgili demeçleri vasıtası ile tanıdığını söyledi. Kefalet sigortaları ile ilgili ”Yollları aşa aşa geliyoruz” diyen Neciboğlu, kefalet sigortalarında sigortalılık oranının artması içim mevzuat sorunlarının çözülmesi ve sözkonusu ürünü satan sigorta şirketlerinin artması gerektiğine işaret etti.

BES’te sisteme girişleri artırmaya odaklandık

TSB’nin dünkü basın toplantsında Bireysel Emeklllik Sistemi de (BES) yer aldı. BES’te devlet katkısının sistemin başarısındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan TSB Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Uğraş Kaygalak, 2026 yılı başında BES’te devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesinin sistemden ayrılmak isteyenlerde, ikna yeteneklerini azalttığını ve sistemden çıkışları artırdığını söyledi. Satış kısmına odaklandıkları belirten Kaygalak, içeriye girişleri artırmaya çalıştıklarını kaydetti.  TSB Başkan Yardımcısı Ayhan Sincek’ten de öğrendiğimize göre, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) özellikle işverenler üzerindeki yükü artıracak olması nedeniyle bu yıl uygulamaya alınması zor. Sincek, sektör olarak Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) fon çeşitliliğinin artırılması gibi düzenlemeler beklediklerini dile getiriyor.  Sincek, yatırım fonlu hayat sigortaların da gerekli düzenlemelerin yapılarak bu yıl devreye alınması beklendiğini ifade etti.

TSB Başkan Yardımcısı Fahri Uğur: Fiyat tartışmasını bırakalım, koruma açığını azaltalım

 TSB Başkan Yardımcısı Fahri Uğur da trafik ve kasko sigortalarının kamuoyunda çoğu zaman yalnızca fiyat ekseninde tartışıldığını ancak asıl gündemin koruma açığı olması gerektiğini söyledi. Sigorta sektörünün önündeki en önemli konulardan birinin fiyat tartışmalarının ötesine geçerek koruma açığını azaltmak olduğunu belirten Uğur, Türkiye’de sigortalılık oranlarının halen istenilen seviyede bulunmadığına dikkat çekti.  DASK’daki yüzde 58 penetrasyon oranının da kabul edilebilir bir oran olmadığını vurgulayan Uğur, bu oranı artırmak için kamu kurum ve kuruluşları ile birlikte çalıştıklarını söyledi. 

TSB Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Neciboğlu: Katılım sigortacılığı, penetrasyonu artıracak önemli büyüme alanı

Katılım sigortacılığının son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini belirten TSB Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Neciboğlu, bu alanın sigorta sistemine erişemeyen kesimlerin güvence mekanizmasına dahil edilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Dayanışma ve risk paylaşımı esasına dayanan katılım sigortacılığının yalnızca alternatif bir model değil, aynı zamanda sigorta penetrasyonunu artıracak önemli bir büyüme alanı olduğunu ifade eden Neciboğlu, Katılım sigortacılığı bugün 70 milyar TL’yi aşan üretim hacmine ulaşmış durumda. Hayat dışı sigortalarda yüzde 6,4, hayat ve emeklilik tarafında ise yüzde 1,6 pazar payına sahip olan bu alanın önümüzdeki dönemde çok daha hızlı büyüme potansiyeli taşıdığına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER