HDI Sigorta Genel Müdürü Firuzan İşcan, 2026’nın ilk altı aylık sonuçlarına göre sigorta sektörünün ilk kez enflasyonun altında büyüdüğünü belirterek küresel gelişmeler ile ekonomik göstergelerde yaşanan sapmaların sektörün maliyetlerini ve büyüme görünümünü doğrudan etkilediğini söyledi. Her dönemin kendine özgü zorluklar barındırdığını vurgulayan İşcan, HDI Sigorta’nın son üç yılda belirlediği teknoloji, finansal güç, operasyon ve büyüme hedeflerini hayata geçirerek yılın ikinci yarısına güçlü bir altyapıyla girdiğini ifade etti.
SİGORTAMEDYA ÖZEL
Yılın ilk yarısında küresel jeopolitik gelişmeler, bölgesel çatışmalar ve ekonomik göstergelerde yaşanan sapmalar birçok sektörde olduğu gibi sigortacılık sektörünü de etkiledi. Artan maliyetler ve enflasyonist baskı, prim üretimindeki büyümeyi sınırlarken sektör, 2026’nın ilk altı aylık sonuçları itibarıyla uzun yılların ardından ilk kez enflasyonun altında bir büyüme performansı sergiledi. Sigorta Ekranı‘nda Sigorta Medya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar‘ın sorularını yanıtlayan HDI Sigorta Genel Müdürü Firuzan İşcan, yılın ilk yarısına ilişkin sektör değerlendirmelerinin yanı sıra HDI Sigorta’nın büyüme stratejisi, teknoloji yatırımları, trafik ve kasko sigortaları, sağlık branşı, hasar yönetimi, elektrikli araç sigortacılığı, acente yapılanması ve Talanx Grubu’nun Türkiye’ye bakışı hakkında açıklamalarda bulundu. 2026’nın ilk yarısının hem sektör hem de şirketler açısından zorlu geçtiğini belirten İşcan, ekonomik göstergelerde yaşanan sapmaların sigorta sektörünü de doğrudan etkilediğini söyledi.

Şirketlerin planlarını devletin açıkladığı ekonomik programdaki göstergelere göre hazırladıklarını ifade eden İşcan, geçen yıl ağustos ayında yaptıkları 3-5 yıllık planlarda enflasyon ve faizlerin kademeli olarak gerilemesini öngördüklerini ancak mart ayında başlayan savaşın ve küresel gelişmelerin bu beklentileri değiştirdiğini dile getirdi. “Kolay bir dönemden geçmiyoruz” diyen İşcan söyle devam etti: “Sadece Türkiye’deki gelişmeler değil, çevremizde yaşanan savaşlar ve jeopolitik riskler de işimizi doğrudan etkiliyor. Enflasyondaki aşağı yönlü seyir yeniden yukarı döndü. Bunun da maliyetlerimiz ve maliyet yönetimimiz üzerinde olumsuz etkileri oldu.”
“Sektör ilk kez enflasyonun altında büyüdü”
Prim üretimindeki artışın geçmiş yıllarda reel büyümeyi desteklediğini belirten İşcan, “Bu yıl ilk kez altı aylık sonuçlara baktığımızda sektör olarak enflasyonun altında büyüdük. Yani reel anlamda negatif bir büyüme söz konusu” ifadelerini kullandı. İşcan, yılın ilk yarısında sektörün toplam prim üretiminin yüzde 28,9 artışla 743 milyar liraya, hayat dışı sigorta sektörünün ise yüzde 26 büyümeyle 629 milyar liraya ulaştığını belirtti. Enflasyonun yüzde 30’un üzerinde seyrettiği bir dönemde bu büyüme oranlarının reel büyümeye işaret etmediğini vurgulayan İşcan, sektörün ilk altı ayı enflasyonun gerisinde tamamladığını kaydetti.
“Yıl sonunda da reel büyüme beklemiyoruz”
Yılın ikinci yarısında yenileme döneminin etkisiyle sektörün enflasyonun üzerinde büyüyüp büyüyemeyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İşcan, mevsimsel olarak yılın son aylarında prim üretiminin arttığını ancak bunun reel büyüme için yeterli olmayacağını söyledi. Aralık ayının sektör açısından en yüksek üretimin gerçekleştiği dönem olduğuna dikkat çeken İşcan, “Yılın son ayında prim üretimi mevsimsel olarak artıyor. Ancak bu yıl rekabetin yoğunluğu nedeniyle ortalama primlerdeki artış enflasyonun altında kalıyor. Büyümenin bu seviyelerde olmasının temel nedeni de bu” dedi.Poliçe adetlerinde belirgin bir gerileme yaşanmadığını, büyümeyi sınırlayan unsurun ortalama primlerdeki yavaş artış olduğunu belirten İşcan, yılın ikinci yarısında bu farkın kapanmasını beklemediğini ifade etti. İşcan, “Yıllık enflasyonun son tahminlere göre yüzde 30 seviyelerine yaklaşacağını öngörüyoruz. Prim üretimindeki artışın da en fazla bu seviyelerde gerçekleşeceğini düşünüyorum. Dolayısıyla bu yıl reel bir büyüme sağlayamayacağız. Müşterilerimiz de poliçe yenilemelerinde enflasyonun altında kalan artışlarla karşılaşacak” diye konuştu.
“Her dönemin kendine özgü zorlukları var”
Sektörün her dönemde farklı dinamiklerle karşı karşıya kaldığını belirten İşcan, bugün de bazı ülkelerden gelen yedek parçaların tedarikinde yaşanan aksaklıkların hasar süreçlerini etkilediğini söyledi. Pandemi döneminde yaşanan tedarik zinciri sorunlarını hatırlatan İşcan, benzer sıkıntıların bugün de belirli araç gruplarında görülebildiğini ifade ederek “25 yıldır sektördeyim. Her dönem kendi zorluklarını barındırıyor. Pandemi döneminde de tedarik zincirindeki kırılmaları yönettik. Bugün de menşei itibarıyla bazı ülkelerden gelen parçalarda sıkıntılar yaşanabiliyor. Araçların serviste beklemesi ve ikame araç süreleri nedeniyle zaman zaman müşteri şikâyetleri oluşuyor. Bunlar işimizin bir parçası ve yönetmeye çalışıyoruz” dedi.
“Üç yıl önce belirlediğimiz beş hedefi hayata geçirdik”
Göreve başlamasının üçüncü yılını tamamlamak üzere olduğunu hatırlatan İşcan, son üç yılda şirket için belirledikleri dönüşüm hedeflerini gerçekleştirdiklerini belirterek “Üç yıl önce ortaya koyduğumuz beş temel hedefin tamamını hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktadan hem şirketimiz hem de ekip arkadaşlarımız adına gurur duyuyoruz” diye konuştu.
İşcan, bu süreçte öncelikle şirketin teknoloji altyapısını yenilediklerini belirterek eski sistemlerden yeni platformlara geçiş yaptıklarını söyledi. Yapay zekâ uygulamalarının etkin kullanılabilmesi için güçlü veri altyapısının kritik önem taşıdığına dikkat çeken İşcan, bugün bu yatırımlar sayesinde yapay zekâ araçlarını hem acentelere hem de müşterilere daha iyi hizmet sunmak amacıyla kullandıklarını ifade etti.
“Trafik sigortasında belirsizliklerin azalması umut veriyor”
Trafik sigortalarında son dönemde hayata geçirilen düzenlemelerin sektöre önemli katkı sağladığını belirten İşcan, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) yaklaşımı sayesinde arz sorununun büyük ölçüde ortadan kalktığını söyledi. İşcan, özellikle fiyat ayarlamalarında uygulanan endeksleme sisteminin sektör açısından önemli bir kazanım olduğuna dikkat çekerek “Düzenleyici kurumumuzun sektörü dinleyen yaklaşımıyla arz problemi ortadan kalktı. Yedek parça ve işçilik gibi temel maliyetlerimizi dikkate alan endeksleme sistemi sayesinde fiyatların enflasyona uyumlu şekilde gelişmesi sektör açısından son derece olumlu. Nihai hedefimiz serbest fiyatlama olmakla birlikte, bu geçiş sürecinde enflasyona endeksli bir yapının oluşturulması hepimiz için sevindirici” dedi.
Değer kaybı düzenlemeleri hasar süreçlerini kolaylaştıracak
Trafik sigortalarında maddi hasar, bedeni hasar ve değer kaybının en önemli üç başlık olduğunu belirten İşcan, özellikle değer kaybı süreçlerinde yapılan düzenlemelerin hem sigorta şirketleri hem de sigortalılar açısından önemli kolaylıklar sağlayacağını ifade etti. Hasar meydana geldiğinde sigorta şirketine başvurulmadan mağdurların hukuki süreçlere yönlendirilmesinin sektör açısından önemli sorunlardan biri olduğunu dile getiren İşcan, yeni düzenlemelerle bu alandaki belirsizliklerin önemli ölçüde giderildiğini söyledi. Trafik sigortalarının uzun yıllardır sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu hatırlatan İşcan, yüksek faiz ortamı nedeniyle teknik tarafta hâlâ baskı bulunsa da belirsizliklerin azalmasının fiyatlamayı ve risk yönetimini kolaylaştırdığını belirterek “Bizi en çok zorlayan konu belirsizlikti. Bu belirsizliklerin ortadan kalkması işimizi daha sağlıklı yönetmemize imkân veriyor. O nedenle gelecek dönem için umutluyum” ifadelerini kullandı.
“Rekabet fiyatın ötesinde hizmet yarışıdır”
Kasko sigortalarında artan rekabeti değerlendiren İşcan, serbest piyasa ekonomisinde rekabetin sektörün gelişimi açısından vazgeçilmez olduğunu söyledi. Rekabetin yalnızca fiyat odaklı değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan İşcan, “Serbest piyasa ekonomisinde rekabet olmazsa olmaz. Rekabeti bu işin içinden çıkarırsak ilerleme olmaz. Ben rekabeti olumsuz değil, müşteriye daha iyi hizmet sunma yarışı olarak görüyorum” dedi. Sigortalıların yalnızca en düşük fiyatı değil, fiyat ile hizmet kalitesini birlikte değerlendirdiğini belirten İşcan, “Rekabet sadece fiyat değildir. İnsanlar bir fincan ya da bir gömlek alırken olduğu gibi sigorta ürününde de fiyatla birlikte kaliteyi, hizmeti ve güveni değerlendiriyor. Önemli olan müşterinin poliçeyi aldıktan sonra kafasını rahat bir şekilde yastığa koyabilmesini sağlamak” diye konuştu.
“Kasko büyüyor, ancak prim artışı enflasyonun gerisinde kaldı”
Kasko sigortalarında poliçe adetlerinin artmaya devam ettiğini belirten İşcan, bu büyümenin temel nedeninin otomotiv pazarındaki hareketlilik olduğunu söyledi.
Son yıllarda Türkiye’de yıllık araç satışlarının 1,2-1,4 milyon adet bandında seyrettiğine dikkat çeken İşcan, bu hareketliliğin kasko poliçe adetlerini de desteklediğini ifade etti. İleri yaştaki araçlarda sigortalılık oranlarının hâlâ istenen seviyede olmadığını belirten İşcan, “Toplam poliçe adetlerinde bir gelişim görüyoruz. Ancak bunu araç satışlarıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor. Yeni tescil edilen araçlar kasko üretimini destekliyor. İleri yaştaki araçlarda ise penetrasyon hâlâ çok yüksek değil” dedi.
“Hasar frekansındaki düşüş teknik sonuçları destekliyor”
Kasko branşında son yıllarda hasar frekanslarının da gerilediğini belirten İşcan, bunun teknik sonuçlara olumlu yansıdığını söyledi. Yol altyapısındaki iyileşmeler, araç güvenlik teknolojilerindeki gelişmeler ve uygulanan politikaların bu tabloya katkı sağladığını ifade eden İşcan, “Son 10 yılda kasko tarafında hasar frekansları olumlu yönde düşüyor. Yollar iyileşiyor, araçlardaki güvenlik sistemleri gelişiyor. Bunun doğal sonucu olarak teknik sonuçlar da çok olumsuz bir noktada değil. Bu olumlu tablo müşterilerimize de yansıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Hedefimiz tüm branşlarda büyümek”
Oto sigortalarının sektör açısından önemli bir büyüklük oluşturduğunu belirten İşcan, şirket olarak hem oto hem de oto dışı branşlarda dengeli bir büyüme stratejisi izlediklerini söyledi. Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösterdiklerini belirten İşcan, “HDI Sigorta olarak hiçbir müşteri segmenti ayrımı yapmadan bireyselden kurumsala kadar her ölçekte müşteriye hizmet veriyoruz. Ürün gamımız tüm segmentlere hitap ediyor. Oto sigortalarında sektörün önemli oyuncularından biriyiz. Oto dışı branşlarda da pazar payımızı koruyor, hatta gelişimimizi sürdürüyoruz” dedi.
Sektörün ortak hedefinin sigorta penetrasyonunu yüzde 2,7 seviyesinden yüzde 4,5-5 bandına, sektör büyüklüğünü ise 50 milyar dolar seviyesine çıkarmak olduğunu belirten İşcan, “Bu hedefi oto dışı branşlarda ve sağlık sigortalarında daha geniş kitlelere ulaşarak gerçekleştirebiliriz. Sigorta havuzunu ne kadar büyütür, sigortalılığı ne kadar tabana yayarsak hem maliyetleri daha sağlıklı yönetebilir hem de daha sürdürülebilir bir sigortacılık ekosistemi oluşturabiliriz” ifadelerini kullandı.
KOBİ’lerde sigortalılık oranının artması gerekiyor
KOBİ’lerin sigortalanmasının sektör açısından önemli bir öncelik olduğunu belirten İşcan, küçük işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik hazır paket poliçelerin uzun süredir sektörde bulunduğunu söyledi. HDI Sigorta’nın da faaliyet alanlarına göre hazırlanmış iş yeri paket poliçeleri sunduğunu belirten İşcan, “Hem HDI Sigorta’nın hem de sektörün birçok faaliyet koluna yönelik, küçük işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayan hazır iş yeri paket poliçeleri bulunuyor. Teklif oluşturması da poliçe üretmesi de oldukça kolay. Üstelik müşteriye yansıyan fiyatlar da düşünüldüğünden daha cazip seviyelerde” dedi.
“Acenteler sahada ne kadar fazla olursa sigortalılık da o kadar artar”
İş yeri ve konut sigortalarında büyümenin anahtarının acenteler olduğunu vurgulayan İşcan, sigortalılığın artırılması için saha faaliyetlerinin önemine dikkat çekti. “Müşteriye ulaşmanın yolu teklif vermekten geçiyor. Acentelerimizin ofis işlerini ne kadar azaltır ve onları sahada müşterileriyle daha fazla buluşturabilirsek hem mevcut müşterilere hem de onların çevresine sigortayı anlatma imkânı artıyor” diyen İşcan, HDI Sigorta’nın bu yaklaşımı desteklemek amacıyla çeşitli teşvik programları yürüttüğünü söyledi. Yangın branşında hayata geçirilen “Yangın Kahramanları” kampanyasına da değinen İşcan, “Bu kampanyalarla hem iş yeri hem de konut sigortalarında üretimi artırmayı hedefliyoruz. Üretim artışını ek komisyonlarla destekleyerek acentelerimizin hem portföylerini hem de gelirlerini büyütmelerini teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Problemleri biz çözelim, acentelerimiz müşteri kazanmaya odaklansın”
İşcan, HDI Sigorta’nın en büyük gücünün aidiyet duygusu yüksek acente yapısı olduğunu belirterek acentelerin müşterileriyle kurduğu güçlü ilişkinin şirketi farklılaştıran en önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi.
Acentelerin yoğun çalışma temposu nedeniyle çoğu zaman kendilerine vakit ayıramadığını ifade eden İşcan, müşterilerine günün her saati hizmet veren acentelerin hasar anından poliçe süreçlerine kadar her aşamada ulaşılabilir olmak zorunda kaldığını dile getirdi. HDI Sigorta’nın kuruluşundan bu yana acenteleriyle yakın iş birliği içinde hareket ettiğini vurgulayan İşcan, “Sistem şirketi olmak yerine, sorun yaşandığında hızlı çözümler üreten ve acentesinin yanında duran bir yapı olmayı önemsiyoruz. Amacımız, acentelerimizin zamanını operasyonel sorunlarla değil, yeni müşteri kazanmaya ve sahada daha fazla üretim yapmaya ayırmasını sağlamak. Sürtünmesiz bir çalışma deneyimi sunarak hem acentelerimizin büyümesine katkı sağlıyor hem de daha fazla müşteriye ulaşmalarını destekliyoruz” dedi.
“Sağlık sigortası acenteler için uzmanlaşma ve büyüme fırsatı sunuyor”
Tamamlayıcı sağlık sigortasının 2013 yılında hayata geçirilmesiyle özel sağlık sigortalarında önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten İşcan, ürünün erişilebilir fiyat yapısı sayesinde kısa sürede geniş kitlelere ulaştığını söyledi.
Ancak sağlık hizmetlerindeki maliyet artışları ve sigortalıların teminat kullanım sıklığının yükselmesi nedeniyle primlerin arttığına dikkat çeken İşcan, sektörün yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakalayabilmesi için maliyet yönetimi ile doğru fiyatlandırmanın kritik önem taşıdığını vurguladı.
Bu süreçte acentelerin kilit rol üstlendiğini ifade eden İşcan, özellikle oto branşına odaklanan acenteleri sağlık sigortası alanında geliştirmek amacıyla eğitimler düzenlediklerini belirtti. Sağlık sigortasının yalnızca bir ürün değil, müşteri bağlılığını artıran ve diğer branşlardaki üretimi destekleyen stratejik bir alan olduğunu kaydeden İşcan, “Sağlık poliçesiyle aileye temas eden acente, müşterisiyle daha güçlü bir bağ kuruyor ve portföyünü daha kolay büyütebiliyor” dedi.
Elektrikli araçlara özel yeni ürünler geliyor
Elektrikli araçların otomotiv sektöründeki dönüşümün en önemli başlıklarından biri haline geldiğini belirten İşcan, HDI Sigorta’nın bu alana yönelik yeni ürün ve hizmetler geliştirdiğini açıkladı. Türkiye’de hem Togg’un hem de diğer markaların elektrikli modellerinin yaygınlaşmasıyla elektrikli araçların toplam otomobil satışları içindeki payının yüzde 20’lere yaklaştığını ifade eden İşcan, buna paralel olarak sigorta sektörünün de yeni risk alanlarına odaklanması gerektiğini söyledi. Elektrikli araçların yalnızca kaporta hasarından ibaret olmadığını, batarya, yedek parça tedariki ve yeni teknolojiler gibi farklı riskleri de beraberinde getirdiğini vurgulayan İşcan, “Elektrikli araç kullanıcılarının beklentileri de farklılaşıyor. Bu segment için hem sigorta ürünleri hem de yan hizmetler tarafında önemli hazırlıklar yapıyoruz. Ağustos-eylül döneminde elektrikli araçlara özel yeni ürünümüzü ve buna bağlı uygulamalarımızı tanıtacağız. Oto sigortalarında güçlü bir oyuncu olarak elektrikli araçlar stratejik odak alanlarımızdan biri olacak” dedi.
“Ağır vasıta sigortacılığı uzmanlık gerektiriyor”
Ağır vasıta sigortalarında artan rekabeti de değerlendiren İşcan, HDI Sigorta’nın bu alanda uzun yıllara dayanan deneyime sahip olduğunu söyledi. Sektörde kârlı iş modellerinin yeni şirketlerin de ilgisini çektiğini belirten İşcan, ağır vasıta sigortacılığının hasar yönetimi, servis ağı ve müşteri beklentilerinin doğru yönetilmesini gerektiren özel bir uzmanlık alanı olduğuna dikkat çekti. Son yıllarda rekabet nedeniyle pazar paylarında sınırlı bir gerileme yaşandığını belirten İşcan, bunun doğal bir süreç olduğunu ifade ederek “Bazı şirketler bu alana giriyor, öğreniyor, ardından geri çekiliyor. Biz ise yıllardır bu işin içindeyiz. Rekabet bizi korkutmuyor, aksine daha iyisini yapmak için motive ediyor. Bu alandaki bilgi birikimimiz ve operasyonel gücümüzle liderliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“Sürdürülemeyecek fiyatlarla rekabet etmeyiz”
Fiyat rekabetinde önceliklerinin sağlıklı ve uzun vadeli büyüme olduğunu belirten İşcan, özellikle bazı araç gruplarında son üç yılda ortalama primlerin arttığını değil, aksine gerilediğini söyledi. Sektörde her gün on binlerce teklif verdiklerini ve Türkiye’deki kasko tekliflerinin önemli bölümüne acenteleri aracılığıyla ulaştıklarını ifade eden İşcan, bu sayede fiyat hareketlerini ve tekliflerin poliçeye dönüşme oranlarını yakından izlediklerini belirtti.
Rekabetin içinde yer almaya devam edeceklerini ancak bunun hiçbir zaman sürdürülebilir olmayan fiyatlarla olmayacağını belirten İşcan, “Doğru fiyatla iş yapmak zorundayız. Rekabette varız ancak yönetemeyeceğimiz, sürdüremeyeceğimiz bir fiyatlama anlayışıyla hareket etmeyiz. Bizim önceliğimiz uzun vadeli ve sağlıklı büyüme” dedi.
“Hasarda başarı ölçütü, aracın müşteriye teslim edildiği tarihtir”
İşcan, hasar süreçlerinde teknoloji yatırımlarını aralıksız sürdürdüklerini belirterek son iki yılda hasar yönetimini uçtan uca yeniden yapılandırdıklarını söyledi. Hasar ihbarından dosyanın sonuçlanmasına ve aracın müşteriye teslim edilmesine kadar tüm süreci yeniden ele aldıklarını ifade eden İşcan, teknoloji sayesinde uygun dosyalarda hasar ödemelerini 1-2 gün içinde tamamlayabildiklerini kaydetti.
Hasar yönetiminde asıl hedefin müşteri deneyimini iyileştirmek olduğunu vurgulayan İşcan, karmaşık dosyalarda eksperler ve diğer paydaşların sürece dahil olması nedeniyle işlemlerin uzayabildiğini, buna karşın tüm aşamaları daha verimli hale getirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. İşcan, sigorta sektörünün ortak hedefinin müşteriye hasar sonrası aracını en kısa sürede teslim ederek hem memnuniyeti hem de sigortaya duyulan güveni artırmak olduğunu ifade etti.
“Acentelerimizin fikirlerine ve girişimci ruhuna değer veriyoruz”
İşcan, acentelerden gelen proje ve iş birliği önerilerine açık olduklarını, ancak şirketin büyümesiyle birlikte bu çalışmaların daha planlı ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Genç bir şirket olarak son yıllarda hem operasyonel yapının hem de ürün gamının önemli ölçüde genişlediğini belirten İşcan, bu nedenle her özelleştirme talebinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özel projeler için ayrı ekiplerle çalıştıklarını kaydeden İşcan, acentelerden gelen önerileri yalnızca ticari büyüklük açısından değerlendirmediklerini, şirketin gelişimine katkı sağlayacak yenilikçi fikirleri de önemsediklerini söyledi. Özellikle elektrikli araçlar gibi yeni gelişen alanlarda öğrenme fırsatı sunan projelerin değerli olduğuna dikkat çeken İşcan, “Bazen hiç para kazanmayacağımız bir proje bile bize çok önemli bir öğrenme fırsatı sağlayabilir. Buradan elde edeceğimiz deneyim, başka alanlarda önemli katkılar sunabilir” dedi.
“Sigortacılıkta ikinci nesil 1-0 önde başlıyor”
Acentelik mesleğinde ikinci kuşağın sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını belirten İşcan, aile işletmelerinde büyüyen çocukların sigortacılığı küçük yaşlardan itibaren yaşayarak öğrendiğini söyledi. Sektörde en fazla acente ziyareti yapan yöneticilerden biri olduğunu ifade eden İşcan, çocukların daha okul çağındayken ailelerinin müşteri ilişkilerine ve iş yapış biçimine tanıklık ettiğini, üniversite yıllarında ise ilk poliçelerini satmaya başladıklarını belirtti.
Acenteliğin güçlü bir girişimcilik modeli sunduğunu vurgulayan İşcan, ikinci kuşağın ailelerinden devraldığı müşteri portföyünü yeni bakış açıları ve teknolojik yaklaşımlarla daha da geliştirme fırsatına sahip olduğunu söyledi. HDI Sigorta olarak bu süreci HDI Akademi çatısı altında desteklediklerini kaydeden İşcan, her yıl genç acente temsilcilerine şirket yöneticileri, sektör profesyonelleri ve akademisyenlerin katkısıyla eğitimler düzenlediklerini ifade etti.
“Talanx’ın Türkiye’den beklentisi, büyüme”
İşcan, Talanx Grubu’nun küresel büyüme stratejisinde Türkiye’nin öneminin her geçen yıl arttığını belirterek grubun üst yönetiminden verilen en net mesajın “büyümek” olduğunu söyledi. Yaklaşık bir ay önce Stockholm’de düzenlenen Talanx Üst Yöneticiler Toplantısı’na katıldıklarını aktaran İşcan, dünyanın önde gelen sigorta gruplarından biri olan ve bünyesinde Hannover Re’yi de barındıran Talanx’ın büyüme odaklı stratejisini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. “Grubumuzun CEO’sunun bize verdiği tek mesaj var; işimizi büyütmek. HDI Sigorta olarak biz de tüm planlarımızı bu hedef doğrultusunda hayata geçiriyoruz” dedi.
“Sigortacılıkta ortak standartlar sektörün büyümesini hızlandıracak”
İşcan, sigortacılıkta destek hizmeti sunan tüm paydaşların ortak standartlar çerçevesinde faaliyet göstermesinin sektörün gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, bu alandaki düzenlemeleri desteklediğini söyledi. Sigorta hizmetinin yalnızca sigorta şirketlerinden ibaret olmadığını vurgulayan İşcan, eksperlerden acentelere, servislerden asistans şirketlerine ve araştırmacılara kadar müşteriye dokunan tüm paydaşların belirli standartlar, yetkinlikler ve disiplin çerçevesinde hizmet vermesi gerektiğini ifade etti. “Müşteriye en iyi hizmeti sunabilmek için değer zincirindeki tüm paydaşların belirli bir olgunluk seviyesinde olması gerekiyor. Bu nedenle destek hizmetlerine yönelik düzenlemeleri olumlu buluyor, hatta daha kapsamlı adımlara ihtiyaç olduğunu düşünüyorum” dedi.
“HDI Sigorta, büyüme fırsatlarına hazır”
İşcan, son üç yılda yürüttükleri dönüşüm çalışmalarının şirketi yeni büyüme fırsatlarına hazırlamayı hedeflediğini belirterek hem organik hem de stratejik büyüme fırsatlarını yakından takip ettiklerini söyledi. Şirketin altyapısını ve operasyonlarını bu doğrultuda güçlendirdiklerini ifade eden İşcan, oluşabilecek fırsatları değerlendirebilecek bir yapıya ulaştıklarını kaydetti. “Her fırsat değerlendirilmiyor. Önemli olan doğru zamanın, doğru fırsatın ve doğru şartların bir araya gelmesi” diyen İşcan, büyüme kararlarında seçici hareket ettiklerini vurguladı.
Sigorta Ekranı:


