Türkiye Sigorta Birliği’nin 2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre sigorta sektörü, enflasyonla mücadeleye destek veren fiyatlama politikalarıyla özellikle temel branşlarda prim artışlarını enflasyonun altında tutmayı sürdürdü. Güçlü öz kaynak yapısını koruyan sektör, sigortalılar için daha erişilebilir bir koruma modeli sunarken ekonomiye güven vermeye devam etti.
Türkiye Sigorta Birliği, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin sektör değerlendirmelerini paylaştı. Açıklanan verilere göre sigorta ve emeklilik sektörü, sigortalılara sunduğu koruma kapasitesini artırırken finansal dayanıklılığını da güçlendirmeyi sürdürdü.
Sektörün, enflasyonla mücadele politikalarına destek veren fiyatlama yaklaşımı kapsamında özellikle temel branşlarda prim artışlarını enflasyonun altında tuttuğu belirtilirken, bu durumun sigortalılar açısından daha erişilebilir bir sigorta yapısı oluşturduğu ifade edildi.
TSB Başkanı Ahmet Yaşar ise değerlendirmesinde, sektörün sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda hem sigortalıları koruyan hem de ekonomik dayanıklılığı destekleyen bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Yaşar, “Sektörümüz, sigortalılarımızı koruyan sürdürülebilir bir yapı için hem finansal dayanıklılığını güçlendiriyor hem de erişilebilir sigortacılığı desteklemeye devam ediyor” dedi.
Açıklamada ayrıca, sektörün güçlü öz kaynak yapısıyla ekonomiye güven vermeyi sürdürdüğü belirtilirken, teknik sonuçlar üzerindeki baskıların ise sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle yönetilmesi gereken önemli başlıklardan biri olduğu kaydedildi.
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, yaptığı değerlendirmede sigorta sektörünün yalnızca finansal büyüklüğüyle değil, ekonomide üstlendiği koruma fonksiyonuyla da kritik bir rol oynadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarına göre hayat dışı sigorta sektörümüzün prim üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 27 artış gösterdi. Sektörün temel branşları olan trafik, kasko ve yangın branşları dikkate alındığında ise artış oranı yüzde 20 seviyelerinin altına iniyor. Prim artışlarının enflasyonun altında kalması, sigorta primlerinde reel olarak gerilemeye işaret ediyor. Bu tablo, sektörümüzün enflasyonla mücadele sürecine destek verirken sigortalılarımıza daha erişilebilir fiyatlarla güçlü koruma sunmayı sürdürdüğünü gösteriyor.”
“Güçlü öz kaynak yapısı sektörün dayanıklılığını artırıyor”
Sektörün finansal dayanıklılığını güçlendirmeye devam ettiğine dikkat çeken Ahmet Yaşar, şirketlerin öz kaynak yapısındaki büyümenin dikkat çekici seviyelere ulaştığını ifade etti. Yaşar, “İlk çeyrekte sektörümüzün öz kaynakları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63 büyüdü. Yaklaşık 500 milyar TL’ye ulaşan öz sermaye büyüklüğü ve güçlü reasürans desteği sayesinde sektörümüz, ülkemiz varlıklarına milli gelirin yaklaşık 20 katı büyüklüğünde bir koruma kapasitesi sunuyor. Bu yapı, olası finansal dalgalanmalar ve büyük doğal afet riskleri karşısında sektörümüzün dayanıklılığını artırıyor” dedi.
“Teknik dengelerde sürdürülebilirlik vurgusu”
Öte yandan TSB, sektör kârlılığının ağırlıklı olarak finansal gelirlerden beslenmesinin uzun vadede dikkatle yönetilmesi gereken bir unsur olduğuna işaret etti. Hayat dışı sigorta şirketlerinde yatırım gelirleri hariç teknik zararın 2025 yılı ilk çeyreğinde 17 milyar TL seviyesindeyken, 2026 yılı ilk çeyreğinde yüzde 38 artışla 23,5 milyar TL’ye yükseldiği belirtildi.
Küresel gelişmelerin ve enerji maliyetlerindeki yükselişin teknik sonuçlar üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çeken Ahmet Yaşar, “İlk çeyrekte finansal gelirlerin desteğiyle sektörümüz net kârlılığını artırmayı başardı. Ancak faaliyet giderlerindeki yüzde 47’lik artış, maliyet baskısının devam ettiğini gösteriyor. Sürdürülebilir ve sağlıklı büyüme için teknik sonuçların güçlendirilmesi büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
TSB Başkanı Yaşar, sektörün mevcut riskleri yakından takip ettiğini ve teknik dengeyi güçlendirmeye yönelik adımların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Sigorta sektörü ülkemizdeki koruma açığının azaltılmasında stratejik bir rol üstleniyor. Bu misyonun sürdürülebilir olması için hem teknik hem finansal açıdan dengeli ve sağlıklı bir büyüme yapısının korunması büyük önem taşıyor. Sektörümüz, sigortalılarımızın menfaatlerini gözeten güçlü ve sürdürülebilir bir yapı için gerekli adımları atmaya devam edecektir.”

