Ege Sigorta Acenteleri Derneği (ESAD) Yönetim Kurulu Başkanı ve SAİK Yönetim Kurulu Üyesi Ersoy Kocamanoğlu, trafik sigortası ve kasko primlerine ilişkin tartışmaların sağlıklı bir zeminde yürütülmesi gerektiğini belirterek sigorta maliyetlerinin düşürülmesinin yolunun hasar maliyetlerini azaltacak yapısal düzenlemelerden ve sigortalılık oranlarının artırılmasından geçtiğini söyledi.
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken‘in trafik sigortası ve kasko primlerine ilişkin değerlendirmelerini değerlendiren Ege Sigorta Acenteleri Derneği (ESAD) Yönetim Kurulu Başkanı ve SAİK Yönetim Kurulu Üyesi Ersoy Kocamanoğlu, araç sahiplerinin artan maliyetler karşısında yaşadığı zorlukların farkında olduklarını ve bu endişeleri paylaştıklarını belirtti. Sigorta primlerindeki artışların popülist yaklaşımlardan uzak, teknik veriler ve aktüeryal dengeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kocamanoğlu, sorunun kalıcı çözümünün ancak bu şekilde mümkün olabileceğini ifade etti.
Hasar maliyetleri birkaç yıl öncesine göre katlandı
Kocamanoğlu, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyonun sigorta sektörünü de doğrudan etkilediğini belirterek araç fiyatlarındaki hızlı yükseliş, asgari ücret artışlarına bağlı olarak büyüyen bedeni tazminat yükü, yedek parça fiyatlarındaki artış, döviz kuru etkisi, servis ve işçilik maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle hasar maliyetlerinin geçmiş dönemlerle kıyaslanamayacak seviyelere ulaştığını söyledi.
Bugün bir trafik kazasının ya da araç hasarının sigorta şirketlerine maliyetinin birkaç yıl öncesine göre katlanarak arttığına dikkat çeken Kocamanoğlu, sigorta sektörünün enflasyonun nedeni değil, artan hasar maliyetlerinden doğrudan etkilenen taraf olduğunu ifade etti.
Trafik sigortası yalnızca araç sahibini korumuyor
Zorunlu trafik sigortasının yalnızca araç sahiplerini koruyan bir ürün olmadığını vurgulayan Kocamanoğlu, bu sigortanın üçüncü şahısların can ve mal güvenliğini teminat altına alan sosyal yönü güçlü bir güvence sistemi olduğunu belirtti.
Kocamanoğlu, trafik sigortasında primlerin yalnızca araç sayısına göre belirlenmediğini, ödenen tazminatlar, bedeni hasarlar, yargı süreçleri ve sürekli artan hasar maliyetleri gibi teknik göstergelerin fiyatlamada belirleyici rol oynadığını kaydetti.
Kasko sigortalarında da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Kocamanoğlu, araç değerlerindeki yükseliş ve onarım giderlerindeki artışın primlere doğrudan yansıdığını ifade etti.
“Asıl olan hasar anında ödeme gücünü korumak”
Sigorta sektörünün vatandaşların daha uygun maliyetlerle sigorta güvencesine ulaşmasını arzu ettiğini belirten Kocamanoğlu, buna karşın primlerin aktüeryal gerçeklerin altında kalmasının sektörün hasar ödeme kapasitesini ve finansal sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Sigortacılık faaliyetinin yalnızca poliçe üretmekten ibaret olmadığını vurgulayan Kocamanoğlu, “Sigortacılıkta poliçe satmak bir başlangıçtır; asıl olan, hasar anında vatandaşın zararını eksiksiz ve zamanında karşılayabilecek mali gücü korumaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Çözüm yalnızca primleri düşürmek değil
Sigorta primlerine ilişkin tartışmalarda yalnızca fiyat seviyelerine odaklanılmasının sorunu çözmeyeceğini ifade eden Kocamanoğlu, esas olarak hasar maliyetlerini artıran unsurların ele alınması gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda yedek parça maliyetlerinin düşürülmesinin önem taşıdığını belirten Kocamanoğlu, özellikle eşdeğer parça kullanımının teşvik edilmesinin maliyetler üzerinde olumlu etki yaratacağını ifade etti. Kayıt dışılığın önlenmesi, trafik güvenliğinin artırılması, sahte ve abartılı hasar talepleriyle etkin mücadele edilmesi ve onarım maliyetlerinin kontrol altına alınmasının da sigorta primlerinin daha makul seviyelerde oluşmasına katkı sağlayacağını kaydetti.
Kocamanoğlu, sigortalılık oranlarının yükselmesinin riskin daha geniş bir havuza yayılmasını sağlayacağını, bunun da uzun vadede hem sektörün sürdürülebilirliğini güçlendireceğini hem de fiyatların dengelenmesine katkı vereceğini belirtti.
Ortak hedef sürdürülebilir bir sigorta sistemi
Sigorta sektörünün kamu otoriteleri, meslek kuruluşları ve tüketici temsilcileriyle birlikte çalışmaya hazır olduğunu belirten Kocamanoğlu, hem araç sahiplerinin korunacağı hem de sigorta sisteminin mali sürdürülebilirliğinin güvence altına alınacağı çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Kocamanoğlu, sektörün ortak hedefinin vatandaşların sigorta güvencesine erişimini koruyan, hasar anında yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren ve uzun vadede sürdürülebilirliğini koruyan bir sigorta sistemi olduğunu ifade etti.

