İstanbul’da başlayan Sigorta Aracıları Zirvesi 2026 (SAZ 2026), dijital dönüşümden yapay zekâya ve yeni nesil acentelik modellerine kadar sektörün geleceğini şekillendiren kritik başlıkları iki gün boyunca masaya yatırıyor.
Sigorta sektörünün kalbi, İstanbul’da düzenlenen Sigorta Aracıları Zirvesi 2026 (SAZ 2026) ile birlikte atmaya başladı. Sektörün tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturan iki günlük zirvede; dijitalleşmeden yapay zekâya, yeni nesil acentelik modellerinden çok kanallı dağıtım yapılarına kadar kritik başlıklar masaya yatırılıyor.
İlk gün odak noktası acenteler
Zirvenin ilk gününde ağırlıklı olarak acentelerin geleceği konuşuluyor. Katılımcılar; yapay zekâ destekli dijital dönüşüm, hayat sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki (BES) yeni büyüme fırsatlarını tartışıyor. Ayrıca değişen müşteri beklentileri ile hizmet ekosistemleri detaylı şekilde ele alınıyor.
İkinci gün dijital ekosistem masaya yatırılacak
Zirvenin ikinci gününde ise tüm dağıtım kanalları ortak oturumlarda bir araya gelecek. Sektör temsilcileri; bankasürans, yeni finansal dağıtım modelleri, gömülü sigortacılık ve kurumsal risk yönetimi gibi yenilikçi başlıkları değerlendirecek. Önleyici sigortacılık ile büyük müşteri yönetimi de günün öne çıkan diğer konuları arasında yer alıyor.
“Dönüşümün merkezinde aracılar var”
Zirvenin açılış konuşmasını yapan Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, sektörün köklü bir değişim sürecinden geçtiğini belirtti. Yaşar, bu büyük dönüşümün tam merkezinde sigorta aracılarının yer aldığını vurguladı.
Sigortacılık yalnızca tazminat ödeyen bir sektör değildir” diyen Yaşar, sektörün ekonomik güvenliğin, toplumsal dayanıklılığın ve sürdürülebilir kalkınmanın önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Müşteriyle ilk teması kuran, riskleri anlatan, güveni tesis eden ve hasar anında müşterisinin yanında olan sigorta aracılarının sektörün sahadaki en güçlü temsilcileri olduğunu ifade etti.
“Teknoloji insanın yerine değil, insanı güçlendirmek için var”
Yapay zekâ, büyük veri, dijital satış kanalları ve gömülü sigortacılık gibi yeni uygulamaların sektörü dönüştürdüğünü belirten Ahmet Yaşar, teknolojiyi insanın yerine geçen değil, insanı güçlendiren bir araç olarak gördüklerini söyledi.
Yaşar, “Teknoloji gelişebilir, süreçler dijitalleşebilir, yapay zekâ iş yapış şekillerimizi değiştirebilir. Ancak sigortacılığın temelinde yer alan güven ilişkisi varlığını korumaya devam edecektir. Bu nedenle güçlü, bilgili, yetkin ve dönüşüme açık bir aracılık yapısına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz” dedi.
Trafik sigortasında yeni dönem
Konuşmasında trafik sigortalarında hayata geçirilen yeni düzenlemelere de değinen Yaşar, araç değer kaybı başta olmak üzere hasar süreçlerinin daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir hale geleceğini söyledi. Yeni düzenlemelerle birlikte araç hasarı başvurularının aynı zamanda değer kaybı talebini de kapsayacağını belirten Yaşar, bu adımın sigortaya duyulan güveni artıracağını, uyuşmazlıkları azaltacağını ve vatandaş memnuniyetine önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
“Güçlü aracılar güçlü sigortacılık demektir”
Türkiye’de sigorta penetrasyonunun artırılması ve sigortalılık bilincinin geliştirilmesinin tüm sektör paydaşlarının ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Ahmet Yaşar, şirketler, acenteler, brokerler, eksperler, meslek örgütleri ve kamu kurumlarının aynı hedef doğrultusunda hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Türkiye Sigorta Birliği olarak tüm dağıtım kanallarının gelişimini stratejik bir öncelik olarak gördüklerini belirten Yaşar, aracılık yapısının dijital dönüşüme uyumu, teknik yetkinliklerin artırılması, müşteri deneyiminin geliştirilmesi ve sürdürülebilir gelir modellerinin oluşturulması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.
Yaşar, “Güçlü aracılar güçlü sigortacılık demektir. Güçlü sigortacılık ise daha dirençli bir ekonomi ve daha güvenli bir toplum demektir” ifadelerini kullandı.
“Riskleri öngören ve yöneten bir sektöre dönüşüyoruz”
İklim değişikliği, doğal afetler, siber riskler, jeopolitik gelişmeler ve ekonomik belirsizliklerin risk yönetiminin önemini artırdığına işaret eden Ahmet Yaşar, sigortacılığın artık yalnızca zararları karşılayan değil, riskleri öngören, önleyen ve yöneten bir sektör haline dönüştüğünü söyledi.
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya çıkacak fikirlerin ve ortak aklın sektörün geleceğine yön vereceğine inandığını belirten Yaşar, SAZ’ın her yıl sektörün ortak geleceğinin konuşulduğu geleneksel ve güçlü bir platform haline gelmesini temenni etti.

