Ray Sigorta CEO’su Erdoğan’dan acentelik modeline karşılıklı taahhüt çağrısı

Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, sigorta şirketleri ile acenteler arasındaki iş ortaklığını değerlendirdiği yazısında, ilişkinin yalnızca fiyat ve komisyon üzerinden kurulmasını sorguladı. Erdoğan, münhasır acentelik modelinin yeniden tartışılmasını önerirken daha fazla bağlılık bekleyen sigorta şirketlerinin de acentelerine uzun vadeli güvenceler sunması gerektiğini vurguladı.

Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, sosyal medya hesabından paylaştığı değerlendirmede sigorta şirketleri ile acenteler arasındaki iş ortaklığını ele aldı. Sektörde sıkça sorulan “Sigorta şirketleri acenteleri iş ortağı olarak mı görüyor, yoksa bir kanal olarak mı?” sorusuna şirketlerin bakış açısından yaklaşan Erdoğan, tartışmaya bir soru daha ekledi: “Acente beni iş ortağı olarak mı görüyor?”

Fiyat rekabeti, artan komisyonlar ve pazar payı mücadelesinin sıkça konuşulduğunu belirten Erdoğan, dağıtım yapısının bu rekabeti nasıl şekillendirdiğinin daha az tartışıldığını ifade etti

“Acentenin müşterisine kattığı gerçek değer nedir?”

Bir acentenin 15-20 sigorta şirketiyle çalışmasının müşteriye farklı ihtiyaçları için uygun çözümler sunmak açısından gerekli olabileceğini belirten Erdoğan, çok sayıda şirketle çalışmanın amacının sorgulanması gerektiğini söyledi. Erdoğan, müşterinin yalnızca en düşük fiyatı aradığı varsayımına karşı çıkarak acentenin sunduğu hizmetin fiyat karşılaştırmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.

Erdoğan, acentenin müşterisini tanıması, ihtiyacını doğru belirlemesi, uygun teminatı önermesi ve hasar anında yanında olması gerektiğine dikkat çekti. Fiyat karşılaştırmasının teknolojiyle de yapılabildiğini belirterek “Acentenin müşterisine sunduğu değer yalnızca 15–20 şirketin fiyatını karşılaştırıp en ucuzunu göstermekse, bunu teknoloji bugün zaten yapabiliyor” dedi.

Bir acentenin sigorta şirketini yalnızca en düşük fiyatı sunduğunda tercih etmesinin de iş ortaklığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, sorumluluğun tek taraflı olmadığını vurguladı.

“Bu sistemi yıllar içinde hep birlikte yarattık”

Mevcut dağıtım yapısının oluşmasında sigorta şirketlerinin de payı bulunduğunu ifade eden Erdoğan, acentelik sözleşmelerini hazırlayan şirketlerin, acentelere çok sayıda şirketle çalışma imkânı tanırken daha güçlü bağlılık beklemesinin çelişki yarattığını belirtti.

Erdoğan, Almanya, ABD ve Fransa’daki farklı acentelik modellerine de değindi. Tek bir şirketi temsil eden acenteler ile birden fazla şirketle çalışan aracılar arasındaki ayrımın bazı ülkelerde daha belirgin olduğunu; Almanya ve Fransa’da belirli koşullarda acentenin oluşturduğu müşteri portföyünün ekonomik değerini koruyan tazminat mekanizmaları bulunduğunu aktardı.

Bu örneklerden hareketle tek bir doğru acentelik modeli olmadığını ifade eden Erdoğan, tartışmanın acentenin kaç şirketle çalıştığından çok hangi modelle ve müşteriye nasıl bir değer sunarak çalıştığına odaklanması gerektiğini savundu.

Münhasır acentelik için karşılıklı güvence vurgusu

Erdoğan, temsil ettiği sigorta şirketiyle uzun vadeli ilişki kuran ve müşterisine fiyatın yanında güven, hizmet ve doğru teminat sunan münhasır acentelik modelinin yeniden tartışılmasını önerdi. Ancak böyle bir ilişkinin acenteden tek taraflı bağlılık beklenerek kurulamayacağını belirtti.

Daha güçlü bağlılık karşılığında sigorta şirketinin de daha yüksek komisyon, daha geniş rekabetçi fiyatlama imkânı, mesleki gelişim desteği, teknoloji yatırımı ve portföy hakkının korunması gibi alanlarda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çünkü münhasırlık, acenteden tek taraflı olarak daha fazla bağlılık beklemek değildir. Sigorta şirketinin de acentesine uzun vadeli bir gelecek taahhüdüdür.”

Erdoğan, yazısını sigorta şirketleri ile acentelerin birbirini iş ortağı olarak görmesinin karşılıklı yükümlülük gerektirdiğini vurgulayarak tamamladı:

“Gerçek iş ortaklığı yalnızca daha fazlasını istemek değil; iki tarafın da birbirine daha fazlasını taahhüt etmesidir.”

11 YORUMLAR

  1. Çok güzel değinmişsiniz konuya. Hangi sigorta şirketi acentesine dokunuyor Bankaya Brokere İnternete Plazalara heryere ekran açmışsınız iş nerden gelirse gelsin mantığıyla Genel merkezde oturup bilgisayar başında acentenin portföyünü bilmeden imkansız hedefler yazıp acentenin moralini bozup destek olmayarak Acente ekranlarına kısıtlama koyup zorunlu trafik sigortasını yaptırmıyorsunuz Sonra çıkmışsınız neden 10/15 şirket var Sizin acentelerin masraflarından haberiniz var mı Sigorta şirketi haksız rekabete öncülük yapacak sonra suçu acenteye atmaya kalkacaksınız İnternet Banka üzerinden eksik teminatlı poliçeler satacaksınız onları sorgulamayacaksınız Yetki verdiğiniz acente bulmaca çözer gibi fiyat araştıracak Yangın Konut sağlık ferdi kaza işyeri poliçelerini isteyeceksiniz iş zorunlu trafik sigortasına gelince ekrana hata koyacaksınız sonrada bağlılık diyeceksiniz Karşılıklı yükümlülük iki tarafında birbirine karşı desteğiyle olur Siz acentelere çare arattınız Acenteleri desteklemediniz Oturduğunuz yerden bilmeden görmeden yönetmeye kalktınız Almanya Fransa Abd de şirketler ben zorunlu poliçeyi kesmem demiyor Ekranlarına hata kodu koyup acenteleri mağdur etmiyor Siz ilk önce iğneyi kendinize batırın Herşey karşılıklı Acente günümüz şartlarında ayakta durmaya çalışıyor fakat Sigorta Şirketlerinin umrunda olmadığı için durum bu şekilde

  2. Son 5 senede yer değiştirmeyen 1 tane sigorta yöneticisi gösterin bana. Para para para. Bu sürecin sadakatsiz tarafı sigorta şirketleri ve onlar bugünü yarattı artık çok geç ve o eski sadakat geri gelmez. Münhasır acentelerinde yaşama şansı bu şartlarda yok malesef . Şimdi dijital kanallar ve çoklu yapılar ,yarın yapay zeka bu işi kıymetsiz bir hale soktu. Bu kadar çaba eğitim finansal bilgi isletme yönetimi ,sonuç ortalama %14 komisyon . Gidip pazarda terlik satsan %50 kazanırsın derdin olmaz. Acenteliği bitirdi sigorta şirketleri ve sistem . Göreceğiz önümüzdeki yıllarda kim satacak bu kadar poliçeyi. Tüm şirketler küçülecek ardından yöneticilere gelecek sıra…

  3. Hisselerinizin durumu ne kadar güvenilir olduğunuzu gösteriyor.. önce kendi şirketine bak.. içinden geçtiler.. sonra başkalarını eleştir..

  4. Siz ilk önce Zorunlu Trafik Sigortası sorununu çözün Neymiş zarar ediyormuş şirketler Acenteye yetki vermişsin acente trafik sigortası kesemiyor ekranında hata kodu var onaya düşer ama yanındaki banka aynı sigortayı keser İnternet üzerinden aynı şirket keser sigorta şirketi haksız rekabet yapar sonra çıkar Acente hakkında yazı yazar Trafik sigortası zarar ediyorsan o zaman ruhsatını iade et Acentelere ayak oyunu yapıyorsunuz Allahtan bu yazı çıktıda 3/5 kişi derdini burda yazıyor

  5. Acenteler firmalardan acentelik başvurusu yapıyor 100 bin TL, 500 bin TL hatta 1 milyon TL teminat isteyen firmalar var. Teminatla da iş bitmiyor, yılda bana 4-5 milyon TL üretim yapacaksın deniliyor, kritik destek şu kadar, Ferdi kaza şu kadar, konut, sağlık bu ayda bana bu kadar kes deniliyor, gökten müşterimi yağıyor da acenteler kesmiyor, bizde acenteler olarak ne kadar üretim yaparsak komisyon kazancımız o kadar fazla olacağının farkındayız, kaç tane acente tanıyorum müşteri bulamayıp cebinden kestiler. 15-20 bin TL teminat isteyen ve acentelik veren kota koymayan çok kaliteli firmalar var bizde onların acenteliğini alıyoruz, müşterilerden 100 TL yi arayanlar var 100 TL için müşteri kaçıyor, öncelikle şu evim şirketlerinin önünü kesin sigortacılık yapacaklarsa kanun diyor ki aynı ofiste sigortacılık dışında başka bir iş yapamazsın, ayrı bir ofisin olacak diyor bu evimler ofisinde sigorta poliçesi kesiyor, bankalar bankacılığını yapsınlar, banka içerisinde sigorta yapmaları kanuna aykırı değil mi? Brokerlere verdiğiniz kotasız acenteliği biz acentelere de verin, onlara verdiğiniz fazla komisyonu acentelere de verin, acentelik alamayan acenteleri tali ve arayüz kullanmaya mecbur etmeyin ki komisyonumuzu bölüşmeyelim ayakta durabilelim, bugün acentelerin büyük çoğunluğu ayakta durabilmek için direniyor, aylık kazancı ortalama 40-60 bin TL ve bu da ofis kirasıyla stopajı ancak karşılıyor, tobb, belediye, devlete ödenen vergiler, mali müşavir (muhasebe), işçi sgk ve maaşı, öğle yemeği, faturalar, temizlik malzemeleri, ikramlar vs. Karşılayamıyoruz ek gelirimizden cebimizden takviye yapıyoruz, vergisini ödeyemeyen taksitlendiren yüzlerce acente var, lütfen acentelerle olan bağlarınızı ve ilişkilerinizi firmalar olarak güçlendirin, önümüzü açın yardımcı olun ki iki tarafta kazanabilsin, saygılar sunuyorum.

  6. Fiyat karşılaştırmasının teknolojiyle de yapılabildiğini belirterek “Acentenin müşterisine sunduğu değer yalnızca 15–20 şirketin fiyatını karşılaştırıp en ucuzunu göstermekse, bunu teknoloji bugün zaten yapabiliyor” dedi.

    Teknoloji bunları yapıyorsa Sizlere de ihtiyaç yok o zaman Siz Acenteleri desteklemeyin. Sıra sizlerede geldiğinde o zaman göreceğiz sizleri müdürleri , Unutmayın Acente varsa Sigorta şirketi var Kendinizi Sigorta Şirketi olarak kaf dağında görmeyin günün sonunda acentelere muhtaç kalacaksınız

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER