Türkiye Ekonomisi’nin lokomotif sektörleri son yıllarda kan kaybetmeye başladı. Ekonomi basınındaki 40’ıncı yılımı gelecek sene kutlayacağım. Bu süreçte krizlere, inişlere ve çıkışlara tanık oldum, haberlerini de yaptık. Konjonktürel etkilenmelerin yanı sıra kendi iç dinamiklerimizden doğan ekonomik krizlerle de karşılaştık. Bu süreçlerde otomotiv, turizm ve tekstil gibi lokomotif sektörlerimiz, sorunların niteliği gereği krizi en derinden hissedenler olurdu. Bu üç sektördeki değişimler, gelecek olan derin krizlerin de ilk habercisiydi bizim için. Ancak her ne ekonomik kriz olursa olsun bir şekilde atlatır, stabil bir çizgiye otururduk.
Enflasyon ise bu krizlerin temelinde artık bağışıklık kazandığımız bir olgu haline gelmişti; makul bir seviyede olduğu sürece enflasyonla yaşamaya alışmıştık. 2003 yılında gerçek anlamda düşme trendine giren enflasyondaki bu pembe tablo, ne yazık ki 2021 yılı sonrasında tekrar yüksek seyretmeye başladı. Kronikleşen enflasyon, tabiatıyla iş dünyasını derinden etkiliyor. Sadece enflasyonla yaşamak yetmiyor; son dönemdeki mücadele programlarında yer alan değerli Türk Lirası uygulamasının da ekonomideki iç dinamikleri bozduğunu görüyoruz. Türk Lirası değerli olunca ihracatçı, turizmci ve tekstilci otomotivciler zor zamanlar geçirmeye başladı. Geldiğimiz nokta maalesef ortada.
ARJANTİN’DE ENFLASYON NEREDEN NEREYE GELDİ!
Aralık 2023’te Arjantin’e bir gezi yapmıştım. Enflasyonları yıllık bazda yüzde 211’di. 100 doları resmi piyasada 400 Peso’ya bozdururken serbest piyasada 800 Peso alabiliyordunuz, restoranlar ise 900 Peso’dan hesaplıyordu. O kadar karanlık bir tablo vardı. Kararlı ve sıkı bir ekonomik programla bugün enflasyonu aylık yüzde 1,9’a, yıllık ise yüzde 33,5’e düşürdüler. Ve bunu sadece 3 senede gerçekleştirdiler. Biz hala bu konuda patinaj çekiyoruz. Bütün hedeflerimizi bir sonraki sene için revize etmeye başladık.
SİGORTA SEKTÖRÜNÜN BAĞIŞIKLILIĞI FARKLI
Gelelim sigorta sektörümüze… Sigorta sektörü, ekonomideki çalkantılara rağmen hiçbir zaman kayda değer bir gerileme yaşamadı. Tabii ki pazarda bir daralma oluyor, ancak prim üretimindeki enflasyon nedeniyle gerçekleşen rakamsal artışla bir şekilde büyümeyi başarıyor. Bu arada mali gelirlerin de sektör şirketlerinin imdadına yetiştiği söylenebilir. Küçülme elbet var, ama hissedilir boyutlarda değil. Bunun en büyük sebebinin, bu ekonomik çalkantılarda sigortalıların, sigortanın önemini çok daha iyi kavrayabilmiş olması olarak düşünülebilir.
Son 6 aylık rakamlara bakıldığında reel büyümenin yani küçülmenin yüzde 6 seviyelerinde olduğu görülüyor. Yılsonu itibarıyla en azından enflasyon oranı kadar bir büyümenin gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.
SEDDK SORUNLARA NOKTA ATIŞLI ÇÖZÜMLER BULUYOR
Sektör şirketleri her ne olursa olsun bu gidişattan memnun. Dövizde beklenenin üzerinde bir sıçrama olmadığı takdirde bu tablonun sürdürülebilir olduğu düşüncesi hâkim. Konuyu, sigorta sektörünün kara deliği olan ve trafik sigortalarındaki aracıların 3’e katladığı tazminatlara getirmek istiyorum. Gerçekten bu hasar takipçileri nedeniyle sektöre maliyeti 1 iken 3’e katlanıyordu. Bu süreçte önemli adımlar atan SEDDK’yı kutlamak gerek. Sektörde kangren haline gelmiş bu süreçleri çıkardıkları düzenlemelerle çözmeye çalışan SEDDK Başkanı Davut Menteş‘e ve Kurul üyelerine teşekkür etmeliyiz. Sayın Menteş göreve geldiğinden bu yana bir takvimi takip edercesine titiz bir süreç yönetti. Sektörün adeta kanını emen bu aracıları devreden çıkaracak uygulamaları hayata geçirdi. Sıralı eksper ataması, değer kaybının hesaplanması ve özellikle bedeni hasar tazminatlarının suistimal edilmesini önlemeye yönelik Alo 193 gibi adımlar, sektörün geleceği açısından hayati önem taşıyor. Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir.
Sektör bu kronik sorunlarından tamamen kurtulduğunda çok daha hızlı büyüyecektir. Görünen o ki, sigorta sektöründe taşlar artık yerine oturmaya başladı.
SAYIN GÖKÇEN’E TEŞEKKÜR EDERİM
Bu sayımızda kapağımızda Bereket Sigorta ve Bereket Emeklilik Genel Müdürü Faruk Gökçen var. Kendisine öncelikle teşekkür ederim. Birkaç ay önce kendisini yeni ofisinde ziyarete etmiştim. Faruk Bey sağ olsun beni ağırladı ve Bereket Sigorta’nın bağlı bulunduğu Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri’nin ekosistemi hakkında çok değerli bilgiler aktardı. Bugüne kadar hiç bu kadar detaylı bir tablo dinlememiştim; gerçekten devasa bir yapı. Bereket Sigorta Grubu da bu kocaman yapının en önemli parçalarından biri. Faruk Gökçen ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajı büyük bir keyifle okuyacağınızı umuyorum.
Güzel bir eylül ayı dilerim…


