24 Mayıs 2024, Cuma
spot_img

Levent Ergun dan acentelere veda ve BASİAD a cevap yazısı

Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) Başkanı Levent Ergun, İl Delegeliği, Sektör Meclisi ve SAİK seçimlerinde aday olmayacağını ve acenteleri temsil eden meslektaşlarının yanında olacağını söyledi.

“Yeni arkadaşlarımızın ve yeni heyecanların önünün açılması gerekiyor” diyen Levent Ergun, acentelere yaptığı yazılı açıklama ile veda etti. Ergun’un açıklaması şu şekilde: “Değerli meslektaşlarım,

levent ergun
SAİK Başkanı Levent Ergun

10 Ekim 2013 tarihinde mesleki temsil anlamında en önemli kurumumuz olan T.O.B.B. Sigorta Acenteleri İcra Komitesi seçimlerinin ilk ayağı için Ankara Ticaret Odası’nda sandık başına gideceğiz. Burada belirlediğimiz Ankara Delegeleri, Sektör Meclisimizi, Sektör Meclisi de İcra Komitesini belirleyecek. Seçilen İcra Komitemiz, dört yıl süreyle mesleğimizi en üst düzeyde temsil edecek. Bizleri ilgilendiren pek çok aksiyonun ve kararın uygulayıcısı ve takipçisi olacaklar.

Geçtiğimiz aylarda hep birlikte Ankara Ticaret Odası Meslek Komitesi seçimlerine katıldık ve mesleğimizin temsilcilerini seçtik. 1991 yılından bu yana ve aralıksız olarak 22 yıl boyunca mesleğimizin sivil toplum çalışmaları içinde yer aldım. Bu mesleğe gönül vermiş bir arkadaşınız olarak uzun yıllar üstüme düşen sorumluluğu ve fedakarlığı fazlasıyla yerine getirmiş olmam, yeni arkadaşlarımızın ve yeni heyecanların önünün açılması gerektiği yönündeki kanaatlerim sebebiyle, dört yıl önceki seçimler sırasında ifade ettiğim üzere bu dönem ATO seçimlerinde aday olmadım.

Aynı düşüncelerimin ve sözümün gereği olarak, İl Delegeliği, Sektör Meclisi ve SAİK seçimlerinde de adaylığım -hiçbir şekilde- söz konusu değildir. Bundan sonrasında, tecrübelerimle birlikte ve mesleğimizin gelişmesi-güçlenmesi adına, bizleri temsil eden meslektaşlarımızın yanında ve hizmetinde olacağım.

Yakın tarihte geçirmiş olduğumuz Ankara Ticaret Odası seçimlerinden sonra, bu seçimlerde de yine farklı listelerin seçim yarışına katılacak olması, demokrasinin gereği olarak gayet normal karşılanabilir. Ancak, bu seçimin sonuçlarına göstereceğimiz saygı da, demokrat ruhumuzun gereği olmalıdır. Bu açıdan, seçim sonrasında Ankara Ticaret Odası’nda oluşan ve bizleri temsil eden gücün etkisiz hale gelmesi, farklı bir gücün daha oluşması ve her iki güç arasında yaşanacak çatışmalardan zarar görecek olanlar, seçime iştirak eden kişiler değil, mesleğimiz olacaktır.

Bu itibarla ve geçmiş deneyimlerim ışığında, oluşan mevcut temsil gücünün daha güçlü bir şekilde bizleri temsil etmelerinin faydasına olan inancımla birlikte, mevcut temsilcilerimizi daha güçlü hale getirmek ve bir önceki seçim sonuçlarını hazmetmek yerine, bu seçimi bir hesaplaşma ve rövanş havasına sokmak isteyenlerin mesleğimize yarar sağlamaktan uzak oldukları görüşlerimi sizlerle paylaşmak isterim.

Öte yandan, yeniden sandık başına giderken, komisyon düşüren sigorta şirketlerine verdikleri destekle malum kişilerin, aynı zamanda muvafakat sorununun kaynağı olan Türk Ticaret Kanunu 104.maddesinin uygulanmasını isteyen beyanların ve giderlerimiz artıyor gelirlerimiz düşüyor serzenişinde bulunan meslektaşlarımıza “Üçünüz-beşiniz birleşin de ayakta kalın” tavsiyelerinin de sahibi olduklarını ve bankaların sigortacılık yapmasına karşı olmadıklarına dair açık ve yazılı deklarasyonlarını tekrar hatırlamamız da yararlı bir değerlendirme olacaktır.

Şüphesiz ki; mesleğimiz adına, kişisel hırs, çekişme, inatlaşma ve kavgalardan uzak olarak, bunlara alet olmadan ve akıl yoluyla en doğru tercihi yapacağız.

İl delegeliği seçimlerinin, hepimiz adına ve mesleğimiz adına hayırlı sonuçlara vesile olmasını dilerken, yirmi yılı aşan çalışmalarım sırasında, bana ve bu çalışmalara desteğini esirgemeyen, gerek fiili olarak bu çalışmaların bir parçası olan, gerekse gönül desteği ile birlikte olduğumuz tüm meslektaşlarıma sonsuz şükran ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Sağlık, huzur, mutluluk ve esenlikler dilerim.

Değerli Meslektaşlarım,

22 yıldır mesleğimizin gelişmesi için çaba gösteren bir meslektaşınızım.

Eski meslektaşlarımız gayet iyi hatırlarlar ki;

Devlet tarafından yönetmelik marifetiyle sınırlandırılan komisyonlarımız, benim şahsen açtığım bir dava ile Danıştay-Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve bu sayede %10 olan kasko komisyonlarımız bugünkü mertebelerine ulaşması,
Aynı şekilde, %10 ile sınırlı bulunan trafik sigorta komisyonlarının da önce %17 seviyesine yükseltilmesi, sonrasında ise tümüyle serbest kalması,
Sigortacılık Kanunu’nun çıkması,
Sigorta acenteliğinin sermayesiz iş sınıfından kurtulması,
Her yıl tesis edilen binlerce acentelikle pazarımızın bozulmasının önüne geçilmesi,
Yarın seçimlerini gerçekleştireceğimiz TOBB çatısı altındaki örgütlenmemiz,
2-3 TL komisyon alınan DASK poliçelerinde için asgari komisyon anlayışının getirilmesi,
Burada uzun uzun yazmaya gerek dahi görmediğim ve son yirmi yıl içinde elde edilen pek çok kazanım Başkanlık yaptığım dönemde gerçekleşmiştir.

BASİAD tarafından yollanan saygısız bir yazıda, tarafıma yöneltilen eleştirileri yapanların marifetleri ise aşağıdadır:

Acente komisyonu düşüren sigorta şirketinin parasını ödediği bir toplantı Ankara Rixos Otelde gerçekleştirilmiş, bu toplantıda komisyon düşüren sigorta şirketinin yöneticileri alkışlanmış, alkışlattırılmış, kendilerine şükran plaketleri verilmiştir. Bu plaket töreninde, söz konusu meslektaşlarımız tüm görgü kurallarını alt üst ederek, kendilerine de plaket almayı ihmal etmemişlerdir.
Komisyon düşüren sigorta şirketiyle, sadece Ankara’da değil, onlarca ilde benzer toplantılar düzenlemişlerdir.
Manisa ilimizde düzenlene benzer toplantıda, “Komisyonlarımız düşüyor, geçinemez hale geldik” serzenişinde bulunan bir meslektaşımıza, “Geçinemiyorsanız masraflarınızı azaltın, üçünüz beşiniz birleşin, ayakta kalın” fikrinin ve sözlerinin sahipleridirler.
Acentelerin komisyonlarını düşüren bu sigorta şirketinin, TÜSAF Yönetim Kurulu üyesi olan bir acentesinin komisyonunu düşürmemesi ve bu konudaki sessizlikleri içinde bulundukları gerçek durumun en açık ifadesi olmuştur. Sorun kendilerine dokunmuyorsa görmezden gelen anlayış, sadece kendi sorunları çözüldüğünde de sessiz kalabilen anlayıştır.
Bankaların sigortacılık yapmasına karşı olmadıklarına dair yazılı beyanların sahibidirler.
Türk Ticaret Kanunu içinde yer alan 104.madde sebebiyle Ticaret Sicil Memurluklarında istenilen muvafakat yazısının ve uygulamasının destekçileri olmuşlardır. Bu konuda, yazılı beyanları bulunmaktadır.

Şahsen, acentelere kazandırdığım pek çok somut menfaatten söz edebilirim. Ancak, bu yazının sahiplerinin sizlere bahsedebilecekleri tek bir kazanım dahi söz konusu değildir. Aksine, onların görev yaptıkları dönemde acentelerin pek çok haklarında gerileme söz konusudur. Sizlere anlatacak hiç bir şeyleri olmadığı içindir ki, sadece şahsım üzerinden siyaset yaptıkları görünen ve bilinen bir gerçektir. Verilen emeklere, yapılmışlıklara, kazanımlara ve büyüklerine saygı duymayı bile beceremeyen haddini aşmış seviyesiz, saygısız ve terbiyesiz kişiler olarak bilineceklerdir.

K tipi acentelik ise, benim değil, ilgili sigorta şirketinin bir uygulamasıdır. Benim de ortağı olduğum şirketin dışında onlarca acentelikle aynı uygulamayı paylaşmışlardır. Esas itibarıyla da, acentelerin kendi aralarında yaptıkları poliçe alış verişini ve bu pazarı hedefleyen bir model olmuştur. Bu çalışma sırasında, hiçbir acenteye tarafımızca ekran açılmamış, ekranlar tamamen sigorta şirketi tarafından tesis edilmiştir. Rekabet ve kıskançlık duyguları ile bunu eleştiren ve sırf bu sebeple acenteler arası iş paylaşımının yasaklanmasına sebep olanların, acenteler adına bir kazanım yarattıkları söylenemez.

Ayrıca, bu yasaklamaya rağmen, bu yasağa destek veren ve hakkımda anlamsız dedikodular üretmekten başka bir iş yapmayan sivil toplum yöneticilerini de, namuslarına sahip çıkmaya, yasağın öncesinde ve devam ettiği 3 yıllık süre boyunca, hiçbir şekilde meslektaşlarıyla iş paylaşımında bulunmadıklarını beyan etmeye davet ediyorum. Müşterisine kapıyı göstermek istemeyen her acente, şu ya da bu şekilde, isteyerek ya da istemeden iş paylaşımı içindedir. Kendini yönetici sananların göstereceği marifet, bunu yasaklatmak değil, resmi hale getirmek olmalıydı.

İl delegeliği seçimleriyle birlikte, bu zihniyetin gerçek yüzünü tüm açıklığıyla görmekteyiz. Kişisel hırslarıyla acentelerin temsil noktalarında güç kaybını önemsemediklerini bir kez daha ortaya koymaktan çekinmiyorlar. Şöyle ki;

ATO seçimlerini kaybetmiş olmayı hazmedememişler.
Oy vermiş olalım ya da olmayalım, seçilmiş bulunan bu heyetin temsil etmekte olduğunu kabul etmiyorlar.
Seçimleri bir rövanş havası yaratma gayreti içindeler.
Başkanları ise, ATO seçimlerinden sonra, burada kazanmasının mümkün olmadığını gördüğünden, yıllarca birlikte olduğu arkadaşlarını terk ederek, Kütahya ilinde bir acentelik açtı. Ankara’dan İl Delegesi  olmayı göze alamamış.

Onları, lidersiz kaldıkları kendi savaşlarıyla baş başa bırakıyorum.

Değerli meslektaşlarım,

Her kim, kendisinin de içinde bulunduğu bir fiil sebebiyle, başkalarına çamur atma, başkaları hakkında dedikodu yapma gayreti içindeyse, aynı zamanda ahlaki bozukluk içinde demektir. Aynı fiilin içindeyken, meslektaşlarıyla iş paylaşımı yaparken, hakkımda dedikodu üreten ahlak yoksunları, benim ve sizlerin nazarında namuslarını hiçbir zaman temizleyemeyeceklerdir.

20 yılı aşkın süredir, SAİK de dahil olmak üzere, acentelerle ilgili sivil toplum kuruluşlarında başkanlık yapmış bir meslektaşınızım. Bu süreçte, içimizde çekişme olduğu her dönemde acentelerin kaybettiğine hiç şüpheniz olmamalıdır. Sağdan soldan alıntı beylik laflarla kanınızı doyurmaya çalışanların, kendi kişisel hırslarını yenemeyenlerin, sürtüşmelerin devamından medet umanların mesleğimize verebilecekleri hiç bir fayda söz konusu olmamıştır, olmayacaktır.

ATO seçimlerinde seçilmiş ve hepimizi temsil eden bir heyetin varlığını inkar etmenin, mesleğimiz adına farklı güç alternatifleri yaratmanın bir faydasını göreceğimize inanmadığım için, mevcut seçilmiş ekibin desteklenmesine, bu meslektaşlarımızın Sektör Meclisine ve SAİK’e taşınmasında yarar olacağını ifade ettiğim için, yine hırslanan ve düşmanca davrananlara verilecek tek cevap sandıkta olacaktır.

Dört yıl önceki seçimlerde, bir daha aday olmayacağımı beyan etmiştim. Ağzından konuşma alışkanlığını hiçbir zaman terk etmemiş bir kişi olarak, ATO seçimlerinde aday olmadığım gibi, İl Delegeliği seçimlerinde de aday değilim. Mesleğimiz adına elde edeceğimiz kazanımların, ben ya da bir başkası fark etmiyor, güçlü temsilcilerle mümkün olacağını düşünürüm. Bu sebeple, akıl yolunun bölmek değil temsilcilerimizi güçlendirmek olduğu bellidir.

BASİAD Başkanı Bülent Yalçın, 3 Ekim 2013 tarihinde beni ziyaret etmiş ve birlikte hareket etmek istediğini belirtmiştir. Kendisine ATO heyetinin desteklenmesinin daha doğru olacağı tarafımca ve nedenleriyle anlatılmış olsa da, kendi seçilme hırsını aşamadığı için bugün söz konusu yazıyı yazma cüretinde bulunmuştur. Madem hakkımdaki düşünceleri bunlarmış da, neden yürekli bir adam gibi, beni ziyarete geldiğinde bunları yüzüme söylememiştir, söyleyememiştir? O kadar ki, Ankara’daki bütün acentelere mail yaptığı yazısını, bana da yollayacak kadar cesareti dahi bulunmamaktadır. Şayet, bir parça yüreği ve ahlakı varsa, hakkımdaki saçma sapan iddialarını ve dedikodularını benimle yüz yüze ve acentelerin huzurunda tartışmayı denemelidir. Acenteler arasında kavgayı çıkartanın kim olduğu ve hangi amacı güttüğü açık olarak bellidir.

TÜSİAR isimli bir dernekle ittifak yaptıklarını açıklamışlar. Mesela, bankalar konusundaki taban tabana zıt fikirleri konusunda da bir müşterek çıkış yaratmışlar mı, yoksa bu konuyu seçimi kazanabilirlerse mi düşünecekler? Zıt görüşlerin bir araya gelmesinden acentelere çıkacak bir fayda olabilir mi, yoksa hedeflenen tek fayda “BEN” demek uğruna, acentelerin bölünmesi uğruna, bir seçim kazanabilmek mi?

Bölünmüşlükten medet ummadan, kavgasız-gürültüsüz bir seçim geçirelim. Meslek aşkıyla hareket ettiğini söyleyenler, ben olmasam da olur diyemedikleri sürece, onların yanında yer tutmayalım.

Seçimlerin mesleğimize hayırlar getirmesi dileklerimle…

SAİK Başkanı Levent Ergun”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER