Türkiye sigorta sektörü, yılın ilk yarısında reel olarak yüzde 2,4 daraldı. Pandemiden bu yana ilk kez prim üretimi reel olarak düşen sektörde yılın 2’nci yarısında fiyat artışlarına bağlı olarak toparlanma beklenirken, sektörün yıl sonunda en az enflasyon kadar büyüyeceği tahmin ediliyor.
ALP SÜER/SİGORTAMEDYA ÖZEL
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), geçtiğimiz ay, sigorta sektörünün ilk yarıyıl istatistiklerini açıkladı. İlk 6 ayda sektör sadece yüzde 29 büyüyebildi. Enflasyondan arındırıldığında sektördeki reel daralma yüzde 2,4 oldu. Hayat dışı (elementer) sektöre baktığımızda ise durum daha da vahim. Yüzde 26,2 büyüyen hayat dışında, prim üretimindeki reel düşüş yüzde 4,4 olarak gerçekleşti. 3 yıldır üst üste hayat dışından daha hızlı büyüyen hayat branşı (İlk 6 ayda reel olarak yüzde 10,7 büyüdü) sektörün de daha fazla daralmasını engelledi. Rakamların da gözler önüne serdiği gibi hemen hemen her yıl enflasyonun üzerinde büyüyen sektörün, 2021 pandemi yılından bu yana bu yıl ilk kez reel olarak daraldığı dikkat çekiyor. 2026 yılında sektördeki gelişmelerin ayrıntılarına girmeden şunu söyleyebiliriz ki; sektörde yılın 2’nci yarısında fiyat artışlarına bağlı olarak toparlanma bekleniyor; sektörün yılsonunda en az enflasyon kadar büyüyeceği tahmin ediliyor.
Sektör kan mı kaybediyor; yoksa sağlıklı mı işliyor?
Şimdi de 2026 yılında prim üretimindeki reel düşüşün nedenleri açıklamaya çalışalım: Öncelikle bir parantez açıp önemli bir hatırlatma yaparsak; yılın ilk yarısındaki reel daralma, 2021 yılının aynı dönemindeki reel daralmadan da fazla. (Sektör, 2021’in ilk 6 ayında reel yüzde 0,4 daraldı) Bununla birlikte, istatistikleri yorumlamak bazen bakış açınıza göre de değişiyor: İlk bakışta, reel prim üretimindeki düşüşün pandemi döneminden de daha hızlı olduğuna bakarak, rahatlıkla “Sektör kan kaybediyor!” yorumu da yapılabilir. Buna karşın geçenlerde sohbet ettiğim bir sigortacı aynen; “Daralma, piyasanın sağlıklı işleyişinin bir göstergesi” dedi. Daralma ve sağlıklı işleyiş bir ‘paradoks’ gibi gözükse de aslında bu sigorta sektörünün kendine özgü dinamikleri ile ilgili.
2020 ve 2021 pandemi dönemi ve arkasından yaşanan Kahramanmaraş depremlerinin ardından sektör sigortacıların tabiri ile ‘hard market’ (sert piyasa koşulları) dönemine girdi. Hard market, reasürans kapasitelerinin daraldığı, fiyatların yükseldiği, teknik kârlılığın ön plana çıktığı, sigortalılar açısından bakarsak, primlerin yükseldiği piyasa koşullarını ifade ediyor. 2025 ve 2026 yıllarında ise bunun tam tersi ‘soft market’ dönemi yaşanıyor. Soft market de sektördeki fiyat rekabetin arttığı, fiyatların ucuzladığı, reasürans fiyatlarının istikrarlı seyrettiği, reasürans kapasite sorununun yaşanmadığı yine sigortalılar cephesinden baktığımızda ise primlerdeki artışın sınırlı olduğu bir durumu yansıtıyor. 2026 yılında sektörde yaşanılanlar, tam da bu tabloya uygun: Soft market (yumuşak piyasa) koşulları, sektörde artan fiyat rekabeti, prim üretimindeki reel daralmayı beraberinde getiriyor. Gene bir parantez açıp önemli bir hatırlatma yapacak olursak, Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını sürdürmesi ve faiz oranlarını yüksek tutması sonucu sigorta şirketlerinin artan mali gelirleri de şirketlerin fiyat rekabetine girmeleri konusunda (teknik kârları azalsa bile) elini güçlendiren bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.
Fiyatlarda yüzde 5-10 artış bekleniyor
2026 yılının 2’nci yarısında koşulların biraz farklı olacağı konusunda uzmanlar hemfikir. Birden sıkı piyasa koşullarına geçilmese bile soft marketin geride kalması; kasko, sağlık, yangın ve nakliyat branşlarında yılın 2’nci yarısında fiyatların yüzde 5-10 artması bekleniyor. Bu da bir anlamda bireylerin söz konusu branşlarda daha yüksek prim ödeyeceği anlamına geliyor. Prim artışlarının etkisi ile pandemiden bu yana ilk kez reel olarak daralan sektörüm yılın 2’nci yarısında bir miktar toparlanması bekleniyor. Enflasyonun üzerinde ciddi bir bir reel büyüme belki olmasa bile sektörün 2026 yılı sonunda en az enflasyon kadar büyümesi yüksek bir olasılık.
SEDDK’nın düzenlemeleri sigorta ürünlerine talebi de artıracak
Türkiye sigorta sektöründe son zamanlarda görüşlerine başvurduğumuz ya da sohbet etme fırsatı bulduğumuz sigortacılar, Davut Menteş Başkanlığındaki Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) sektörde attığı olumlu adımları konuşuyor. Özel Sağlık Sigortaları ile ilgili yönetmeliğin ardından SEDDK’nın son olarak 1 Temmuz’da yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” başlıklı tebliği sigortacılar arasında tabir caizse alkışlarla karşılandı. Zorunlu trafik sigortasında özellikle araç değer kaybı tazminatları konusunda sigortalılar, sigorta şirketleri ve çeşitli aracı yapılar arasında yaşanan uyuşmazlıklara son verecek olan düzenlemenin, sigorta şirketlerinin maliyetlerini azaltması bekleniyor. SEDDK’nın son aylardaki düzenlemelerinin başta oto sigortaları ve sağlık olmak üzere şirketlerin daha uygun primlerle poliçe yazabilmelerine de olanak sağlayacak. Düzenlemelerin bireylerin de sigorta ürünlerine olan talebi artıracağı kaydediliyor:
SEKTÖR BU YIL 2021’DEN DAHA HIZLI DARALDI
Yıl* Değ. (%) Reel Değ. (%)
2021 17,1 -0,4
2022 93,0 8,1
2023 131,5 67,5
2024 80,7 5,3
2025 51,7 12,3
2026 29,0 -2,4
*Ocak-Haziran.
Kaynak: TSB.

SBD Başkanı Cenk Ecevit: Sektörde yılın 2’nci yarısında fiyatlar artacak
Sigorta sektöründeki fiyat rekabeti sonucu fiyatlardaki düşüşün sektörün yılın ilk yarısında reel olarak daralmasında etkili olduğunu belirten Sigorta Brokerleri Derneği (SBD) Başkanı Cenk Ecevit, “Yılın 2’nci yarısında yangın ve mühendislik branşlarında fiyatlarda artış olacağını düşünüyorum. Primlerdeki yükselişin etkisi ile 2026 sonunda sektörün en az enflasyon kadar büyüyeceğini tahmin ediyorum” diyor. Reasürans piyasalarında kapasite sorununun olmadığını ifade eden Ecevit, SEDDK’nın sağlık ve trafik sigortaları ile ilgili yeni düzenlemelerinin de sigorta şirketlerinin maliyetlerini olumlu etkileyeceğini ve bireylerin sigorta ürünlerine taleplerini artırıcı etki yapacağını söylüyor.

Sigortam.net Genel Müdürü Ataman Kalkan: 2026’da sektörde rekabet müşteriye daha uygun fiyat olarak yansıyor
Sigortam.net Genel Müdürü Ataman Kalkan, 2026 yılının ilk 6 ayında sektörde prim üretiminde yaşanan reel daralmanın arkasında sektörde değişen piyasa koşullarının bulunduğunu belirtiyor. Kalkan, ilk 6 ayla ilgili şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Türkiye’de 2021 sonundaki döviz krizinin ardından sigorta sektöründe de hard market dönemine girildi ve primler önemli ölçüde yükseldi. 2025 ve 2026 yıllarında ise hard marketin yerini giderek soft markete bıraktığını görüyoruz. Faiz oranlarının yüksek seyretmesinin mali gelirleri artırması da sigorta şirketlerine teknik kâr marjlarında daha fazla esneklik sağlayarak bu marjların önemli bir bölümünden feragat edebilme imkânı yaratıyor. Bunun sonucunda sektörde rekabet artıyor ve fiyatlar üzerindeki baskı güçleniyor. 2026’nın ilk yarısında prim üretiminde görülen reel daralmanın arkasında da önemli ölçüde bu fiyat rekabeti bulunuyor. Ben bunu olumsuz bir gelişmeden ziyade, sektörün müşterilere daha rekabetçi ve uygun fiyatlar sunabilme arayışının bir yansıması olarak değerlendiriyorum.”


