13 Temmuz 2024, Cumartesi
spot_img

Can KANTAR – Acente mesleği daha kaç yıl yaşar?

ck_sonTüm Yazıları

Televizyonda sigorta reklamlarına çok sık rastlar olduk. İnternetten sigorta satın alma konusu zihnimizde yer etmeye başladı. Sektör yöneticileri ise çok farklı düşüncedeler. Bir kesim bunun yakın gelecekte mümkün olmayacağını savunurken diğer bir kesim teknolojideki bu gelişmelerin hızını pek kestiremiyor. Bir şirket ‘Ben bu işte yokum’ derken, diğer taraftan yakın gelecekte hayata geçecekmiş gibi teknik altyapılarını hazırlıyor. Akıllı telefon ve internet kullanımında rekorlar kıran ülkemiz insanının sağı solu belli olmaz. Sigortam.net bu işin öncüsü. Yıllardır, sabırla bugünü beklediler. Koalay.com dünyadaki tecrübeleri ile ülkemizde yatırım yapan bir başka şirket. İnternetten satış yapma çabasında olan birkaç şirket daha var. Ama reklamlarda şu sıralar Kadir Ağabey ile Cengiz’in rekabeti söz konusu. Sigortalı kesimde bir farkındalık yaratıldığı ise bir gerçek.

Bu işe daha öncesinde teknik altyapısı ile yatırım yapan şirketlerin, online ve hızlı teklif verebilmesi nedeniyle bu furyada avantajlı duruma geçtiklerini görüyorum. Sadece acente dağıtım kanalı ile üretim yapan şirketlerin bu konuya uzak durduklarına tanık oluyorum. Uzak durma derken alttan alta teknik altyapılarını hazırlayanlar da bu şirketler zaten. Fakat onlara sorduğumda, “Bizim dağıtım kanalımız acenteler ama bir ışık göründüğünde geride kalmak istemiyoruz” diyerek hazırlandıklarını da itiraf ediyorlar. Ama ardından ekliyorlar da, “Bunu yaparsak da acentelerimiz üzerinden yapacağız”. Generali Sigorta “Generali Ali” ile bu işin kıvılcımını yakan ilk sigorta şirketi oldu. Generali Sigorta, bir taraftan tek dağıtım kanalı acentelerken buna rağmen büyük bir casaret örneğini göstererek internetten indirimli sigorta satışına başladı. Acentelerden tepki almalarına rağmen yollarına devam ettiler. Acentelerin bir kesiminden tepki alırken Genarali Sigorta’nın bazı kendi acentelerinden övgü alması ilginçti. Demek ki bir anlayış farklılığı var diye düşünüyorum.

Acentelerin tepkisi de, indirim yapılarak şirketlerin kendileri ile rekabet etmesine. Acenteler, “Bütün beyaz eşya mağazaları kapansın, vatandaş buzdolabını fabrikadan direkt internetten alsın” diyorlar. Bu nasıl mümkün görünmüyorsa sigorta satın alınmasında da acentelerin rolünün bir süre daha süreceğini kestirmek güç değil. Fakat bazı acentelerin “O satmasın, bu satmasın, herkes mecburen bizden alsın” düşüncesi de tarih oluyor. Acentelerin isteği haksız rekabet oluşmasın. Acenteler bu hızlı değişime ayak uydurmak zorunda. Yakın gelecekte belirli bir marjın altında üretim yapan binlerce acentenin ayakta kalması zor görünüyor. Bu portföy büyüklükleri ile ayakta kalamayacak acenteler, kendi aralarında birleşmek zorunda kalacaklar. SAİK’in bu birleşmeleri kolaylaştıracak proje üzerinde çalıştığını öğrendim. Binlerce kişi mağdur olmadan bu yapılmalı.

“Acenteleri uyandırmak lazım”

Yılların acentesi David Kohen ile bir öğle yemeğinde bir araya geldim. David Bey bana, “Can, teknoloji ve tercihler hiç beklenmedik şekilde hızla değişiyor. Bu değişime ayak uyduramayan acenteler çok yakın gelecekte yok olacaklar. Ama acenteler bunun farkında değil” dedi. David Bey, Allah daha da uzun ömür versin, dört ay sonra 91 yaşına girecek. Sadece bunu söylemek için benimle bir araya gelmek istedi: “Can, acenteleri uyandır.70 yıldır yaptığım meslek ne yazık ki tehlike altında.” Evet Sayın Kohen 90 yaşında bunun farkında, bu gerçeği görmezden gelmeye çalışan acentelerin tam aksine…

Dört yıl sonraki SAİK seçimlerine şimdiden hazırlanan hırslı abiler dışında, acente sivil toplum kuruluşları ve SAİK’in acentelik mesleğinin sorunlarının çözümü için büyük çaba gösterdiklerine tanık oluyorum. Bu yöneticilerin iyi niyetli olmaları yeter bana. Geriye tüm acentelerin bu meslek temsilcilerine destek vermeleri kalıyor. Yoksa meslek elden gidiyor.

Can KANTAR / SEKTÖRÜN İÇİNDEN
dunya@dunyagazetesi.com.tr

  1. Yedeksubay okuluna gittiğimde 28 yaşındaydım. Başımıza bizden bir dönem evvel gelip asteğmen olan birini verdiler. Birinci düdüğü çaldığında koşmamız İkinci düdükte olduğumuz yerde durmamız isteniyor. Ben de kendi kendime: Bu yaşta böyle saçmalık için mi geldik buraya ? diye homurdanıyorum.
    Bir süre sonra İstiklal harbiyle ilgili yaşanmış bir hikaye duydum.
    Cephenin birinde düşman fena bastırınca, Mehmetcikde bozgun başlıyor. Bozgunu gören Hasan çavuş hemen düdüğü çalıp kaçanları dururarak “Geriye dön süngü tak hucum komutunu verince Mehmetcik, o hırsla düşmanı dağıtıyor. ŞİMDİ ANLAŞILDI!…
    İŞİN SIRRI BİRLİKTE HAREKET ETME ŞUURU KAZANDIRMAKMIŞ….DÜÜÜÜÜT…

  2. Üstadım, geçen sene yaptığımız Acentelik ve geleceğe bakış seminerlerimiz tam hedefini bulmuş oluyor bu durumda. Buna devam etmemiz gerekli. Sevgiler,

  3. Can Bey,

    Sigorta Şirketleri, zamanında çarpık gecekondulaşma gibi; önlerine geleni, cahilini-cüheylasını, torpillisini sigorta acentesi yaptılar…

    Şimdi gecekondulaşmayı ıslah edip, kentsel dönüşüme sokmadan, farklı bir yerde sıfırdan plazalar kuruyorlar…!

    Sizce asıl suçlular kim ?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER