Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, iklim değişikliği ve aşırı hava olaylarının şirketlerin bilanço, yatırım ve üretim kararlarını doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, yeni dönemde şirket stratejilerinin dayanıklılık odağında şekillenmesi gerektiğini söyledi. Yaşar, sigortanın yatırım kararlarının ardından değil, karar alma sürecinin başında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Ekonomi Gazetesi ve TÜRKONFED iş birliğiyle düzenlenen “COP31’e Doğru Net Konuşalım” Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen “Dünya Yanarken Şirket Stratejisi Nasıl Yapılır?” başlıklı oturumda değerlendirmelerde bulundu.
İklim değişikliği ve giderek artan aşırı hava olaylarının şirketlerin bilançoları, yatırım kararları, üretim kapasiteleri ve finansmana erişimleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Yaşar, iş dünyasının yeni dönemde yalnızca büyümeye odaklanmasının yeterli olmayacağını ifade etti. Yaşar, şirket stratejilerinin dayanıklılık ve risk yönetimi perspektifiyle yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
“Sigortacılık sadece hasarı karşılamak değil”
Sigorta sektörünün rolünün risk gerçekleştiğinde hasarı karşılamanın ötesine geçtiğine dikkat çeken Yaşar, sigortacılığın risklerin önceden ölçülmesi ve yönetilmesi açısından kritik bir işlev üstlendiğini belirtti.
Yaşar, “Yeni sigortacılık anlayışında bizim işimiz yalnızca hasarı ödemek değil; riski görmek, ölçmek, azaltmak ve kalan riski taşımaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Sigortanın yatırım kararlarının ardından gündeme alınmaması gerektiğini vurgulayan Yaşar, şirketlere yönelik mesajında, “Sigortacınızı yatırım bittikten sonra poliçe almak için aramayın. Yatırım kararı verirken masaya çağırın” ifadelerini kullandı.
Risk yönetimi yönetim kurullarının gündeminde olmalı
İklim risklerinin artmasıyla birlikte sigortalanabilirliğin yatırım kararlarındaki öneminin de giderek yükseldiğini belirten Yaşar, risk yönetiminin artık yalnızca ilgili departmanların sorumluluğunda değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Yaşar, CEO, CFO ve yönetim kurullarının da risk yönetimini temel gündem maddelerinden biri haline getirmesi gerektiğini ifade ederek, şirketlerin gelecekteki yatırım ve büyüme stratejilerini iklim risklerini dikkate alarak oluşturmasının önemine işaret etti.


