TSS pazarı büyüyor: Şirketler yeni nesil ürünlere odaklandı

Pandemi sonrası hızla büyüyen sağlık sigortacılığı, sigorta sektörünün en stratejik alanlarından biri haline geldi. Şirketler; tamamlayıcı sağlık sigortası, modüler ürünler, dijital hizmetler ve kişiye özel teminat seçenekleriyle daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. “Kullandığın kadar öde”, modüler teminat yapıları ve dijital sağlık hizmetleri yeni dönemin ana başlıkları arasında yer alıyor.

Pandemi sonrası dönemde hızlanan sağlık bilinci, sigorta sektöründe dengeleri değiştirdi. Tamamlayıcı sağlık sigortası başta olmak üzere sağlık branşı, hem büyüme hem de müşteri kazanımı açısından sektörün en stratejik alanlarından biri haline geldi. Sigorta şirketleri artık yalnızca tedavi masraflarını karşılayan klasik poliçeler yerine; kişiye özel teminat seçenekleri, modüler ürün yapıları, dijital sağlık hizmetleri ve “kullandığın kadar öde” modelleriyle yeni nesil müşteri beklentilerine yanıt vermeye çalışıyor. Sektör temsilcileri, sağlık sigortasında önümüzdeki dönemde erişilebilir fiyatlama, esnek ürün mimarileri ve sürdürülebilir büyümenin belirleyici olacağı görüşünde birleşirken şu yorumu yapıyorlar: “Önümüzdeki dönemde sektörel düzenlemelerin hayata geçmesiyle birlikte yeni nesil tüketicinin beklentilerini daha güçlü biçimde karşılayan ürün modelleri piyasada daha yaygın şekilde yer alacaktır.”

TSS şirketimizin en güçlü odak noktası

Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, tamamlayıcı sağlık sigortasının Doğa Sigorta’nın en güçlü odak alanlarından biri olduğunu belirterek, bu branşta uzun süredir yoğun bir strateji izlediklerini söyledi. Doğa Sigorta’nın sağlık ürünlerinde geniş bir poliçe yapısı sunduğunu ifade eden Gölpınar, “Plus ve klasik olmak üzere iki farklı segmentte ürünümüz var. Hem geniş kitlelere hem de daha üst gelir grubuna hitap eden bir yapı kurduk” diye konuştu. Sağlık ürünlerinde yapılan yeniliklere de değinen Gölpınar, “Tamamlayıcı sağlık sigortalarına doğum teminatı ekledik ve bunu farklı gelir gruplarına hitap edecek şekilde dört ayrı hastane segmentine böldük” dedi. Tamamlayıcı sağlık sigortalarının yalnızca tedavi değil, önleyici hizmetleri de kapsadığını vurgulayan Gölpınar, “7/24 doktor danışma hatları, online hizmetler, ambulans hizmetleri gibi birçok ek hizmet sunuyoruz” dedi. 40 yaş üzeri sigortalılara yönelik ek hizmetlere de değinen Gölpınar, “Kadınlarda mamografi, erkeklerde ürolojik kontroller gibi hizmetleri hediye olarak sunuyoruz” diye konuştu. Türkiye’de sağlık sigortası hizmetlerinin uluslararası ölçekte rekabetçi olduğunu belirten Gölpınar, “Yurt dışıyla kıyaslandığında çok güçlü bir hizmet sunulduğunu görüyoruz. Geniş teminatlar ve güçlü hastane ağı önemli bir avantaj” dedi. 

AgeSA’nın yeni TSS ürünü keşke yerine ‘iyi ki’ dedirtiyor

AgeSA, Medisa iş birliğiyle geliştirdiği yeni Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ürününü  müşterileriyle buluşturdu. Kapsamlı Teminat Yapısıyla “Keşke” Yerine “İyi Ki” dedirten AgeSA Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, yatarak tedavi, ayakta tedavi ve annelik olmak üzere üç ana teminat grubuyla kapsamlı bir güvence sunuyor. Yeni ürün bütçe dostu yapısı, esnek teminat seçenekleri ve dijital çözümleriyle sağlık yolculuğunun her adımında müşterilerinin yanında konumlanıyor. Ürün, dâhili ve cerrahi yatışlardan ambulans hizmetlerine, küçük müdahalelerden evde tıbbi bakıma kadar geniş bir sağlık hizmeti yelpazesini kapsıyor. Hastaneye yatış gerektirmeyen sağlık hizmetlerini kapsayan ayakta tedavi teminatı ise müşterilerin tercihine göre yıllık 4 ya da 10 kullanım hakkı ile sunuluyor. Hamilelik öncesi ve sürecindeki tetkikler, doktor ve hemşire hizmetleri ile doğuma ilişkin işlemleri kapsayan annelik teminatı, anne adaylarının hamilelikten doğum sonrasına uzanan süreçte ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerini güvence altına alıyor. AgeSA, ayrıca sektörde bir ilke imza atarak 18 yaş altı çocuklar için bağımsız Tamamlayıcı Sağlık Sigortası sunuyor. Bu yenilikçi yaklaşım sayesinde çocuklar, aile poliçesinden bağımsız olarak kendi adlarına düzenlenen bir poliçe ile güvence altına alınabiliyor. 

Modüler ve ‘kullandığın kadar öde’ modelleri öne çıkacak

Türkiye’de özel sağlık sigortası penetrasyonunun uzun süre 2–2,5 milyon kişi seviyesinde kaldığını, tamamlayıcı sağlık sigortasının (TSS) yaygınlaşmasıyla bu sayının 8–8,5 milyon müşteriye ulaştığına dikkat çeken Sigorta Profesyoneli Fatih Gören, “Son dönemde büyüme hızında bir miktar yavaşlama var. 87 milyon nüfuslu bir ülkede sağlık sigortası hâlâ sınırlı bir kesime ulaşıyor. Daha geniş kitlelere erişebilmek için maliyetlerin düşürülmesi gerek. TSS uygun fiyatlı ürün yapısıyla büyüdü Bu modelin sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesi sektör açısından kritik öneme sahip” dedi.

Yeni nesil tüketicinin ihtiyaçlarına yönelik ürün tasarımının sigorta sektörünün öncelikli gündemlerinden biri haline geldiğine vurgu yapan Gören, tüketici alışkanlıklarının değişimine paralel olarak daha esnek ve kişiselleştirilebilir çözümlerin öne çıkacağını söyledi. Yeni neslin beklentilerinin sabit bir tanımdan ziyade kullanım alışkanlıklarına göre şekillendiğini ifade eden Gören, “Kullandığın kadar öde yaklaşımı, modüler ürün yapıları ve gömülü sigortacılık gibi modeller sektörde giderek daha fazla önem kazandı. Gömülü sigortacılık kapsamında sigorta ihtiyaçlarının, farklı ürün ve hizmetlerin satış süreçlerine entegre edilerek karşılanması şirketler tarafından aktif şekilde değerlendiriliyor” dedi.

Bu dönüşüm sürecinde mevzuatsal düzenlemelerin de teknolojiyle uyumlu şekilde gelişmesinin kritik olduğuna dikkat çeken Gören, önümüzdeki dönemde sektörel düzenlemelerin hayata geçmesiyle birlikte yeni nesil tüketicinin beklentilerini daha güçlü biçimde karşılayan ürün modellerinin piyasada daha yaygın şekilde yer alacağını belirtti.

Esnek Sağlık Sigortası ile kişiye özel sigorta imkânı

Türkiye Sigorta, yeni ürünü ESS (Esnek Sağlık Sigortası) ile kalıpların dışına çıkarak hem teminat hem de network yapısını kişiye özel seçimli hale getiriyor. Türkiye Sigorta ESS’den (Esnek Sağlık Sigortası) 0-64 yaş aralığındaki kişiler yararlanabiliyor. ESS’nin bireylerin kendi ihtiyaçlarına göre sigorta planlarını tasarlayabilmelerine olanak sağladığını ifade eden Türkiye Sigorta Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu, şöyle konuştu: “Mevcuttaki ürün yapısını kişiye özel hale getirerek daha güçlü, özgür, yönetilebilir, seçilebilir ve müşteri memnuniyetini artıracak nitelikte bir ürünle sigortalılarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda; kişisel alışveriş sepetine eklenebilir teminat yapıları, limitler, networkler, ek hizmet ve avantajlar içeren yeni ürünümüz ESS ile kalıpların dışına çıkarak sektörde yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Türkiye Sigorta Esnek Sağlık Sigortası modeli ile pazarda özellikle ‘aynı aile içinde kişi bazında farklı teminat, farklı kurum ağı, farklı limit kombinasyonu’ tarafında iddialı yer almayı hedefliyoruz. Sigortalılarımızın farklı sağlık modülleri arasından seçim yapabildiği, poliçeyi bütçeye göre genişletip daraltabildiği, özelleştirilebilir bir deneyim sunuyoruz. ESS ile sigortalılarımız alışkın olduğu, kendini iyi hissettiği yerde ihtiyacına göre ürün seçebileceği bir sağlık hizmeti alabilecek. Yenilikçi ürünümüz; bireysel sigorta ürünlerini yaygınlaştırma, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırma ve sürdürülebilir bir sağlık sigortası sistemi oluşturma vizyonumuzun önemli bir parçası olacak.”

Kişi bazında ürün mimarisi 

Tuba Buldu, ESS’nin farkını şu sözlerle özetledi: “Ürünümüzün en güçlü farkı üç temel noktada toplanıyor. Birincisi; sadece ‘ek teminat ekleme’ yaklaşımının ötesine geçerek kişi bazında ürün mimarisi kurma iddiamız var. Örneğin, kendim için sadece yatarak tedavi ve gözlük teminatı, eşim için buna ek olarak doğum teminatı, büyük çocuğum için gözlük ve diş teminatı, küçük  çocuğum için ayakta tedavi ve reçetesiz ilaç teminatı gibi kombinasyonlar oluşturulabileceğim. Bu özellik ile ESS’nin hibrit yapı, mix ve aile içi mikro-segmentasyon sunarak gerçekten ciddi fark yaratacağına inanıyoruz.”

Sağlık sigortasında daha gidilecek çok yol var

Sağlık sigortacılığında büyümeyi hızlandıran temel unsurun müşteri davranışlarındaki değişim olduğunu belirten AXA Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, pandemi sonrası dönemde sağlık sigortasına yönelik talebin kalıcı biçimde arttığını söyledi. Sağlık branşındaki gelişimi değerlendirirken pandemi öncesi ve sonrası ayrımının önemine dikkat çeken Ölken, zorlu ve acı deneyimlerin sağlık sigortasının bireyler için vazgeçilmez bir güvence olduğunu yeniden hatırlattığını ifade etti. Bu süreçle birlikte sağlık branşının sektör açısından daha stratejik hale geldiğini kaydeden Ölken, artan farkındalığın yatırımları hızlandırdığını belirtti. AXA Türkiye’nin sağlık sigortacılığına pandemi öncesinde de stratejik bir alan olarak yaklaştığını dile getiren Ölken, 2018-2019 döneminde başlatılan dönüşümle 2025 yılı için 1 milyon sigortalı hedefi koyduklarını, pandemi sonrası gelişmelerin bu hedef açısından önemli bir fırsat yarattığını söyledi. Sağlık sigortasının son yılların en hızlı büyüyen branşı olduğuna işaret eden Ölken, sektör genelinde sigortalı sayısının 6,5-7 milyon seviyesinde bulunduğunu, bunun yaklaşık 2,5 milyonunun kurumsal poliçelerden, kalan kısmının ise bireysel sigortalılardan oluştuğunu aktardı. Ancak bu tabloya rağmen penetrasyonun artırılması için önümüzdeki 4-5 yılda önemli adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Ölken, sağlık sigortacılığında ürün yapısı, iş kabul süreçleri ve fiyatlama modellerinin yeniden ele alınmasının zorunlu olduğunu belirterek artan yaşam süresi ve değişen ihtiyaçların yeni bir denge gerektirdiğini söyledi. Özellikle ömür boyu sağlık sigortasına erişimi mümkün kılacak sürdürülebilir fiyatlama modellerinin önem kazandığını ifade etti. Ölken, sağlık hizmet sunucularındaki değişim, dijitalleşme ve yeni müşteri ihtiyaçlarının sektörü yeniden tanımlamayı zorunlu kıldığını da söyledi. Bu kapsamda önemli adımlar attıklarını ifade eden Ölken, “Ömür boyu yenileme garantisi süresinin üç yıldan iki yıla çekilmesi gibi sektörde ilk niteliği taşıyan düzenlemeler gerçekleştirdik ve tek seferlik ameliyatların gereksiz şekilde hasar/prim dengesine yüklenmesinin önüne geçtik” açıklamalarında bulundu. Türkiye’nin 81 ilinde farklı müşteri profilleri ve ihtiyaçlar bulunduğuna dikkat çeken Ölken, tek tip merkez bakış açısıyla sigortacılığın geliştirilemeyeceğini; bölgesel ihtiyaçlara, farklı iletişim tercihleri ve acente modellerine uyum sağlayan esnek bir yapının zorunlu hale geldiğini ifade etti. 

Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin güçlü bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan Ölken, buna rağmen tamamlayıcı ve özel sağlık sigortalarında önemli bir büyüme potansiyeli bulunduğunu söyledi. Yeni oyuncuların sektöre katılması ve sigortalı sayısının artmasıyla birlikte sağlık sigortasının daha geniş kitlelere ulaşabileceğini belirten Ölken, bu büyümenin daha erişilebilir fiyatlar ve daha dengeli bir portföy yapısı oluşturacağını sözlerine ekledi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER