Türkiye Sigorta Birliği ile Altınbaş Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Teknolojik Gelişmelerin Sigorta Hukukuna Yansımaları Sempozyumu”nda konuşan TSB Başkanı Ahmet Yaşar, yapay zekâ, büyük veri ve dijitalleşmenin sigorta hukukunu yeniden şekillendirdiğini belirterek, sektörün hasar sonrası tazmin anlayışından riski önceden öngören ve önlem alan “önleyici sigortacılık” modeline evrildiğini söyledi. Akademi ve sektör temsilcilerini buluşturan sempozyumda teknolojik dönüşüm ile hukuki güvenliğin birlikte ilerlemesinin zorunluluğuna dikkat çekildi.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ile Altınbaş Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Teknolojik Gelişmelerin Sigorta Hukukuna Yansımaları Sempozyumu”, akademi ile sigorta sektörünü aynı platformda buluşturdu. Yapay zekâ, büyük veri, dijitalleşme, siber güvenlik ve yeni nesil sigortacılık uygulamalarının hukuk üzerindeki etkilerinin ele alındığı sempozyum, Aralık 2025’te imzalanan iş birliği protokolü kapsamında kurulan Sigorta ve Ticaret Hukuku Araştırma Merkezi’nin ilk önemli akademik etkinliği olma özelliğini taşıdı.
Sempozyumun açılış konuşmaları Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal İbiş ve Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Yokuş Veznedaroğlu tarafından gerçekleştirildi.
Teknoloji sigortacılığı ve sigorta hukukunu yeniden şekillendiriyor
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, açılış konuşmasında insanlık tarihi boyunca her büyük teknolojik dönüşümün hukuku da yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti. Sanayi Devrimi’nin iş hukukunu, otomobilin trafik hukukunu, internetin kişisel verilerin korunmasını; dijitalleşmenin ise elektronik ticareti ve elektronik sözleşmeleri gündeme taşıdığını belirten Yaşar, bugün yapay zekâ, büyük veri, gömülü sigortacılık, otonom sistemler, siber riskler ve dijital platformların sigorta hukukunun temel kavramlarını yeniden düşünmeyi gerektirdiğini söyledi.
Sigortacılık önleyici bir anlayışa dönüşüyor
Sigortacılığın doğası gereği geleceği okumaya çalışan bir meslek olduğunu vurgulayan Yaşar, teknolojinin sağladığı imkânlarla riskleri daha ortaya çıkmadan analiz etme, yönetme ve azaltma kabiliyetinin güçlendiğini ifade etti. Yaşar, “Artık sigortacılık yalnızca gerçekleşen hasarı tazmin eden bir yapı değildir. Yeni nesil sigortacılık; riski önceden gören, ölçen, uyaran, önlem alınmasını sağlayan ve mümkün olduğunca hasarı gerçekleşmeden engellemeyi hedefleyen bir anlayışa dönüşmektedir. Biz buna önleyici sigortacılık diyoruz.” dedi.
Yeni hukuki sorulara bugünden yanıt aramak gerekiyor
Teknolojinin yeni fırsatların yanı sıra yeni hukuki soruları da beraberinde getirdiğini belirten Ahmet Yaşar; yapay zekânın verdiği kararların hukuki sorumluluğu, algoritmaların oluşturduğu risk skorlarının denetimi, büyük verinin kullanım sınırları, gömülü sigortacılık uygulamalarında tüketicinin bilgilendirilmesi ve özgür iradesinin korunması, akıllı sözleşmelerin klasik sözleşme hukukuyla uyumu ve siber saldırılar sonrasında ortaya çıkan zararların kapsamı gibi başlıkların önem kazandığını söyledi.
Yakın gelecekte otonom araçlar, robotik sistemler, dijital varlıklar ve kuantum teknolojileriyle birlikte bugün henüz adı konmamış pek çok hukuki sorunla karşılaşılabileceğini kaydeden Yaşar, görevin yalnızca mevcut sorunları çözmek değil, henüz ortaya çıkmamış hukuki sorunları bugünden öngörmek ve bunlara yönelik çözüm yollarını birlikte geliştirmek olduğunu vurguladı.
“Güçlü ekonomi, güçlü güvence sistemleriyle mümkündür”
Türkiye Sigorta Birliği olarak teknolojiyi yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan bir araç olarak görmediklerini ifade eden Yaşar, teknolojiyi sigortalılık oranını artıracak, güvenceye erişimi kolaylaştıracak, riskleri daha doğru analiz edecek, toplumsal ve ekonomik dayanıklılığı güçlendirecek stratejik bir dönüşüm alanı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Yaşar, güçlü ekonominin güçlü güvence sistemleriyle mümkün olduğunun altını çizdi.
Gömülü sigortacılık koruma açığının azaltılması için fırsat sunuyor
Sempozyumda ele alınan başlıklardan biri olan gömülü sigortacılığın da bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Yaşar, sigortanın ihtiyaç duyulan anda ve ihtiyaç duyulan platformda hayatın doğal bir parçası hâline gelmesinin, hem sigortalılık oranlarının artırılması hem de koruma açığının azaltılması açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Yaşar, bu yeni modelin tüketicinin korunmasından bilgilendirme yükümlülüğüne, veri paylaşımından sorumluluk rejimine kadar pek çok yeni hukuki düzenlemeyi de beraberinde getirdiğini belirterek, teknolojik yeniliklerle hukuki güvenliğin birlikte ilerlemesinin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi.
Araştırma Merkezi geleceğin sigorta hukukuna ışık tutacak
Türkiye Sigorta Birliği ile Altınbaş Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen Sigorta ve Ticaret Hukuku Araştırma Merkezi’ni son derece kıymetli bulduklarını belirten Yaşar, merkezin Prof. Dr. Tekin Memiş’in akademik liderliğinde akademiyi, uygulamayı ve sektörü aynı çatı altında buluşturarak geleceğin sigorta hukukuna yön verecek önemli çalışmalara imza atacağına inandığını söyledi.
Yapay zekâdan büyük veriye, gömülü sigortacılıktan siber risklere, dijital sözleşmelerden yeni teminat modellerine kadar pek çok konuda yürütülecek bilimsel çalışmaların sektör açısından son derece değerli olduğunu vurgulayan Yaşar, merkezin yalnızca bugünün sorunlarını değerlendiren değil; geleceğin mevzuatına, yargı kararlarına ve sektör uygulamalarına ışık tutan önemli bir referans merkezi olacağına inandığını ifade etti.
“Sigortacılık güven üzerine kuruludur”
Konuşmasının sonunda sigortacılığın güven üzerine kurulduğunu, hukukun ise güvenin en önemli teminatı olduğunu belirten Yaşar, teknolojinin bu iki kavramı her geçen gün daha fazla yaklaştırdığını söyledi. Yaşar, “Bizim görevimiz teknolojiyi sınırlandırmak değil; teknolojinin güven içinde gelişmesini sağlayacak hukuki zemini oluşturmaktır. Çünkü geleceğin sigortacılığı yalnızca daha dijital olmayacaktır. Aynı zamanda daha akıllı, daha öngörücü, daha kapsayıcı ve daha güvenilir olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Geleceğin sigortacılığının yolunun akademinin bilgisiyle sektörün tecrübesini, hukukun ilkeleriyle teknolojinin imkânlarını aynı potada buluşturmaktan geçtiğini belirten Yaşar, sempozyumun sektör, hukuk dünyası ve ülke için hayırlı sonuçlar getirmesini diledi.

Prof. Dr. Cemal İbiş: “Üniversite-sektör iş birliği geleceğe yapılan yatırımdır”
Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal İbiş, teknolojik dönüşümün hukuk ve sigortacılık alanında yeni bilgi üretimini zorunlu kıldığına dikkat çekerek, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda sektörlerin dönüşümüne yön veren bilim merkezleri olduğunu vurguladı.
İbiş, Türkiye Sigorta Birliği ile yürütülen iş birliğinin hem akademik dünyaya hem de sektöre önemli katkılar sağlayacağını belirterek, hukukun teknolojiyle birlikte gelişmesini sağlayacak bilimsel çalışmaların önemine dikkat çekti.

Prof. Dr. Sevtap Yokuş Veznedaroğlu: “Sigorta hukuku dijital çağın yeni sorunlarına çözüm üretmeli”
Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Yokuş Veznedaroğlu ise konuşmasında, teknolojinin hukuk alanında yeni tartışma başlıkları oluşturduğunu belirterek, sigorta hukukunun yapay zekâ, veri güvenliği ve dijitalleşme ekseninde gelişen yeni risk alanlarına uygun çözümler üretmesinin önemine değindi.
Veznedaroğlu, hukuk ile teknolojinin birlikte ele alınmasının yalnızca akademik açıdan değil, sektörün sürdürülebilir gelişimi açısından da kritik olduğunu ifade etti.

