“BES artık hayat sigortasıyla birlikte düşünülmeli”

HDI Fibaemeklilik Genel Müdür Yardımcısı Erhan İleri, bireysel emeklilik sisteminin uzun vadeli tasarruf için önemli bir araç olduğunu ancak finansal güvenliğin yalnızca BES ile sağlanamayacağını söyledi. BES’in geleceğe yönelik birikim sağladığını, hayat sigortasının ise bugünkü yaşam risklerine karşı koruma sunduğunu belirten İleri, iki ürünün birlikte planlanmasının giderek daha büyük önem taşıdığını vurguladı.

SİGORTAMEDYA ÖZEL

Bireysel emeklilik sistemi (BES), katılımcı sayısı, fon büyüklüğü ve yatırım seçeneklerindeki çeşitlilikle büyümesini sürdürürken bireylerin yalnızca emeklilik dönemini değil, yaşam boyunca karşılaşabilecekleri finansal riskleri de kapsayan bütüncül bir planlamaya olan ihtiyaç giderek artıyor. Bu çerçevede BES’in uzun vadeli tasarruf yönünün, hayat sigortalarının sunduğu finansal koruma ile desteklenmesi öne çıkıyor. HDI Fiba Emeklilik de hem bireysel emeklilik hem de hayat sigortası alanındaki ürünlerini bu bütünleşik yaklaşımla geliştirmeyi hedefliyor. Şirket, bir yandan fon büyüklüğünü ve dijital kanallardaki büyümesini artırırken, diğer yandan hayat sigortalarında yeni nesil ürünlerle müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmaya odaklanıyor.

Sigorta Ekranı’nda Sigorta Medya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar‘ın konuğu olan HDI Fibaemeklilik Genel Müdür Yardımcısı Erhan İleri, bireysel emeklilik sisteminin gelişiminden fon yönetimine, dijitalleşmeden hayat sigortalarına, acentelerin dönüşümünden yeni ürünlere kadar sektörün gündemindeki başlıkları değerlendirdi. Bireysel emekliliğin geleceğe yönelik tasarruf sağladığını, hayat sigortasının ise bugünkü yaşam risklerine karşı koruma sunduğunu vurgulayan İleri, iki ürünün birbirini tamamladığını söyledi.

Hayat sigortalarında kredi bağlantılı ürünlerin dışında kalan ürünlerin payının hızla arttığını belirten İleri, prim iadeli ürünler ve yeni nesil teminatlarla hem birikim hem de finansal güvence sunan çözümlerin öne çıktığını ifade etti. Kredi bağlantılı hayat sigortalarında da ürün çeşitliliğinin arttığını kaydeden İleri, müşterilerin işsizlik ve kritik hastalık gibi farklı teminatlar arasından ihtiyaçlarına uygun seçim yapabildiğini belirtti. Şirket olarak kritik hastalık teminatlarını genişleten yeni ürünler geliştirdiklerini aktaran İleri, “Kanser, kalp krizi veya felç gibi farklı hastalıklar için ayrı ayrı teminat sağlayan ürünler geliştirdik. Böylece bir risk gerçekleştiğinde poliçe sona ermiyor, diğer teminatlar devam ediyor.” dedi. Toplumda en fazla ölüme neden olan risklerin hastalıklardan kaynaklandığını hatırlatan İleri, finansal güvenliğin yalnızca birikimle değil, risklere karşı korumayla da sağlanabileceğini belirterek bireylerin gelirlerinin yaklaşık yüzde 15-20’lik bölümünü hem tasarruf hem de sigorta ürünlerine ayırmasının önemine dikkat çekti. İleri, “Eskiden insanlar ‘Bir evim var, bana yeter’ diyebiliyordu. Bugün ise sahip olunan bir varlığı yerine koymak çok daha zor. Bu nedenle bireysel emeklilik ve hayat sigortasının birlikte değerlendirilmesi artık bir tercih değil, önemli bir finansal ihtiyaç haline geldi.” dedi.

Bireysel emeklilikte fon büyüklüğü 2,5 trilyon liraya ulaştı

Bireysel emeklilik sisteminin (BES) hem katılımcı sayısı hem de fon büyüklüğü açısından güçlü büyümesini sürdürdüğünü söyleyen İleri, gönüllü BES’te katılımcı sayısının 10,3 milyona, fon büyüklüğünün ise 2,3 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Yaklaşık dört yıl önce gönüllü BES fon büyüklüğünün 400 milyar lira seviyesinde olduğunu hatırlatan İleri, özellikle fon tarafında çok hızlı bir büyüme yaşandığını ifade etti. Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) ise katılımcı sayısının 7,7-8 milyon bandında, fon büyüklüğünün de yaklaşık 160 milyar lira seviyesinde bulunduğunu aktaran İleri, iki sistem birlikte değerlendirildiğinde toplam katılımcı sayısının 18 milyona, fon büyüklüğünün ise 2,5 trilyon liraya ulaştığını kaydetti. Şirket performansına da değinen İleri, HDI Fiba Emeklilik’in hedefleri doğrultusunda özellikle BES fon büyüklüğünü artırmaya odaklandığını belirterek, “Bu hafta itibarıyla 40 milyar lira fon büyüklüğünü aştık. Her geçen yıl fon büyüklüğümüzü artırarak büyümemizi sürdürüyoruz” dedi.

“Hedeflerimizin üzerinde büyüme bekliyoruz”

İleri, şirketin hem hayat sigortası hem de bireysel emeklilik tarafında 2025 yılı ile 2026’nın ilk altı aylık döneminde hedeflerine paralel ilerlediğini, 2026’da ise hedeflerin üzerine çıkıldığını söyledi. Hayat sigortası prim üretimi ve fon büyüklüğündeki büyümenin en önemli nedenlerinden birinin çoklu dağıtım kanalı stratejisi olduğunu belirten İleri, bankasürans, broker ve acente kanalları üzerinden hizmet verdiklerini ifade etti.

Dijital kanallardan müşteri kazanımı artıyor

Dijitalleşmeye yaptıkları yatırımların sonuç vermeye başladığını vurgulayan İleri, dijital pazarlama kanallarından elde edilen üretimin giderek arttığını söyledi. Dijital müşteri kazanımını stratejik hedeflerinden biri olarak gördüklerini belirten İleri, “Influencer iş birlikleri, farklı dijital platformlar, yeni ürünler ve kampanyalarla bu alandaki varlığımızı güçlendiriyoruz. Bununla birlikte ana dağıtım kanallarımız banka, acente ve brokerler olmaya devam ediyor” dedi. İleri, dağıtım kanallarıyla iş birliklerinin güçlenmesiyle birlikte büyümenin sürdüğünü belirterek mevcut performansın devam etmesi halinde 2026 yılını her iki branşta da hedeflerinin oldukça üzerinde tamamlamayı öngördüklerini kaydetti.

BES’te çıkışlar arttı, sisteme geri dönüşler sürüyor

İleri, bireysel emeklilik sisteminden (BES) çıkışların geçen yıla göre arttığını ancak bunun sisteme olan güvenin azaldığı anlamına gelmediğini söyledi. Katılımcıların BES’e yalnızca emeklilik amacıyla girmediğini belirten İleri, “Sistem, konut alımı, evlilik veya ihtiyaç halinde kullanılabilecek uzun vadeli bir tasarruf hesabı olarak da değerlendiriliyor” dedi. Çıkışlardaki artışın en önemli nedenlerinden birinin krediye erişimde yaşanan zorluklar olduğunu dile getiren İleri, özellikle konut ve otomotiv finansmanında kredi maliyetlerinin yükselmesi ve erişimin zorlaşmasının, katılımcıları birikimlerini kullanmaya yönelttiğini söyledi. Katılımcı başına ortalama fon büyüklüğünün 150 bin lirayı aştığını belirten İleri, buna rağmen sisteme giriş motivasyonunda herhangi bir gerileme yaşanmadığını kaydetti. Devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşmesinin de yeni katılımları olumsuz etkilemediğini vurgulayan İleri, “BES, artık yalnızca tasarruf eden bireyler için değil, yüksek varlıklı yatırımcılar açısından da önemli bir yatırım aracı haline geldi” diye konuştu.

Sistemde yapılan düzenlemelerle birlikte BES birikimlerinin teminat gösterilerek kredi kullanılabildiğini, ayrıca konut ve evlilik gibi ihtiyaçlar için kısmi çekim yapılabildiğini hatırlatan İleri, BES teminatlı kredi kullanımının 1 milyar liraya, konut ve evlilik amacıyla yapılan kısmi çekimlerin ise toplam 720 milyar liraya ulaştığını söyledi. Sistemden ayrılan katılımcıların yüzde 15-20’sinin daha sonra yeniden BES’e döndüğünü belirten İleri, “Ekonomik koşullar nedeniyle sistemden çıkan katılımcılar, BES’in sağladığı avantajları gördükçe yeniden sisteme dahil oluyor” dedi.

18 yaş altı BES toplam üretimin yüzde 15’ine ulaştı

18 yaş altı BES’in kısa sürede önemli bir büyüklüğe ulaştığını belirten İleri, “Beş yıl önce hayata geçirilen sistem bugün toplam üretimin yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor. Sistemde yaklaşık 2 milyon sözleşme ve 1,7 milyon katılımcı bulunuyor. Fon büyüklüğü ise 82 milyar liraya ulaştı” açıklamalarında bulundu. Katılımcıların çocukları adına birden fazla sözleşme yaptırabildiğine dikkat çeken İleri, aylık ortalama katkı payının da 2 bin 500 lira seviyesinde olduğunu belirtti. BES’in artık kendini güçlü bir tasarruf ve yatırım ürünü olarak kanıtladığını ifade eden İleri, vergi ve stopaj avantajlarının da katılımcıları uzun vadeli birikime teşvik ettiğini söyledi. Türkiye’de yaşam süresinin uzadığına dikkat çeken İleri, mevcut emeklilik gelirlerinin gelecekte tek başına yeterli olmayacağını belirterek bireysel emekliliğin emeklilik dönemindeki gelir açığını kapatacak en önemli finansal araçlardan biri olduğunu dile getirdi.

Fon çeşitliliği arttı, getiriler yatırımcı ilgisini güçlendirdi

Bireysel emeklilik sisteminin büyümesinde yatırım fonlarındaki çeşitlenmenin de önemli rol oynadığını belirten İleri, geçmişte sınırlı sayıdaki emeklilik fonunun bugün çok daha geniş bir yatırım evrenine dönüştüğünü söyledi. BEFAS üzerinden katılımcıların yaklaşık 310 farklı emeklilik yatırım fonuna erişebildiğini belirten İleri, “Teknoloji, kıymetli madenler, para piyasası, hisse senedi ve sanayi endeksi gibi birçok farklı alanda yatırım yapılabiliyor. Emeklilik yatırım fonları son yıllarda enflasyonun üzerinde getiri sağlıyor. Fon dağılımını düzenli takip eden veya profesyonel yönetime bırakan katılımcılar daha yüksek getiri elde edebiliyor” şeklinde konuştu. Katılımcıların yılda 12 kez fon dağılımı değiştirme hakkı bulunduğunu hatırlatan İleri, buna rağmen 2026 yılı başından bu yana katılımcıların yalnızca yüzde 8’inin bu hakkını kullandığını belirtti. HDI Fiba Emeklilik olarak fon performansını sürekli izlediklerini belirten İleri, “Şirket fonlarımız her yıl BEFAS’taki en başarılı fonlar arasında yer alıyor. Katılımcılara mobil uygulama, SMS, çağrı merkezi ve haftalık fon bültenleri aracılığıyla düzenli yatırım önerileri sunuyoruz” dedi.

“BES’te en önemli strateji dengeli portföy oluşturmak”

İleri, bireysel emeklilikte fon dağılımı değişikliği hakkının bulunmasının, sürekli alım satım yapılması gerektiği anlamına gelmediğini söyledi. Hisse senedi piyasalarında yaşanan kısa vadeli hareketler nedeniyle katılımcıların ani kararlar almadığını ifade eden İleri, “Piyasada yükseliş olduğunda hemen hisse senedine yönelmek ya da düşüşte satış yapmak yerine daha sabırlı hareket ediliyor. Bireysel emeklilik sisteminin en önemli avantajlarından biri de bu uzun vadeli bakış açısı” dedi. Katkı paylarının düzenli olarak sisteme yatırılması sayesinde piyasa koşullarından bağımsız şekilde ortalama maliyetle yatırım yapıldığını vurgulayan İleri, “Fiyatlar yükselirken de düşerken de alım yapıldığı için uzun vadede maliyet dengeleniyor” ifadelerini kullandı.

Fon dağılımı değişikliği yapan katılımcı oranının 2026’da yaklaşık yüzde 8 seviyesinde olduğunu, geçen yıl ise bu oranın yüzde 12 olarak gerçekleştiğini aktaran İleri, BES’te temel yaklaşımın tek bir yatırım aracına yönelmek değil, dengeli bir portföy oluşturmak olduğunu söyledi. İleri, portföy yönetim şirketlerinin de katılımcılara bu doğrultuda öneriler sunduğunu belirterek “Altın ve diğer kıymetli madenler fonlarının portföylerde mutlaka belirli bir ağırlıkla yer alması gerektiği yönünde düzenli bilgilendirme yapıyoruz” dedi.

Dijitalleşme hem müşteriyi hem iş ortaklarını kapsıyor

İleri, şirketin dijitalleşme stratejisinin yalnızca müşterilere yönelik olmadığını, acente ve banka kanallarını da kapsayan bütüncül bir dönüşüm hedeflediklerini söyledi. BES tarafında önceliklerinden birinin mevcut dağıtım kanallarını dijitalleştirmek olduğunu belirten İleri, bankaların dijital platformlarında daha etkin yer aldıklarını, acentelerin de dijital dönüşümünü desteklediklerini ifade etti. Geçen yıl mobil uygulamayı tamamen yenilediklerini aktaran İleri, uygulamayı yalnızca emeklilik işlemlerinin yapıldığı bir platform olmaktan çıkarıp yatırım platformu deneyimi sunacak şekilde tasarladıklarını, kullanıcıların tüm fon evrenini takip ederek yatırım kararlarını uygulama üzerinden verebildiğini ifade etti. İleri, “Müşterilerimiz mobil uygulama üzerinden tüm fon evrenini anlık olarak takip edebiliyor, fonları karşılaştırabiliyor ve kendileri için uygun yatırım seçeneklerini belirleyebiliyor. Mevcut BES müşterilerimizin uygulama üzerinden ek yatırım yaptığını da görüyoruz.” dedi.

Acentelere dijital satış altyapısı sağlanıyor

Acentelerin dijitalleşmesine de önemli yatırım yaptıklarını belirten İleri, iş ortaklarına içerik desteği, web sitesi altyapısı ve online satış bağlantıları sunduklarını söyledi. Bazı acentelerin sosyal medya üzerinden düzenli yayınlar yaparak dijital müşteri kazanmaya başladığını ifade eden İleri, “Acentelerimiz mevcut müşteri portföylerini dijital kanallarla büyütüyor. Paylaştığımız online bağlantılar sayesinde müşteriler doğrudan acentelerimizin yönlendirmesiyle sözleşme oluşturabiliyor. Dijital kanalların acenteler için yeni müşteri kazanımında önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

Dijital satışların payı yüzde 25’e yaklaştı

Dijital kanallarda müşteriye ek değer sunmaya odaklandıklarını vurgulayan İleri, farklı marka iş birlikleriyle BES’i daha cazip hale getirdiklerini belirtti. Carrefour ve Pegasus gibi markalarla yürütülen kampanyalara dikkat çeken İleri, BES satın alan müşterilerin çeşitli avantajlardan yararlanabildiğini söyledi. Dijital dönüşümün büyümeye doğrudan katkı sağladığını ifade eden İleri, “Bugün BES satışlarımızın yüzde 20-25’i müşterilerin tamamen dijital kanallar üzerinden kendi işlemlerini gerçekleştirerek yaptığı satışlardan oluşuyor.” dedi. İleri, acentelerle sürekli bilgi paylaşımında bulunduklarını belirterek dijitalleşmenin hem yeni müşteri kazanımı hem de mevcut iş ortaklarının büyümesi açısından önemli fırsatlar sunduğunu, HDI Fiba Emeklilik olarak bu dönüşümü desteklemeye devam edeceklerini kaydetti.

“BES’te önemli olan tutar değil, düzenli tasarruf”

İleri, bireysel emeklilik sistemine (BES) henüz dahil olmayan herkesin, çalıştığı kurum ya da tercih ettiği bir emeklilik şirketi aracılığıyla sisteme katılması gerektiğini söyledi. Katkı payının kişiden kişiye değişebileceğini belirten İleri, önemli olanın yüksek tutarlı birikim yapmak değil, düzenli tasarruf alışkanlığı kazanmak olduğunu ifade etti. 18 yaş altı BES’te ortalama aylık katkı payının 2 bin 500 lira, gönüllü BES’te ise yaklaşık 2 bin lira seviyesinde bulunduğunu aktaran İleri, “Doğru katkı payı kişinin gelirine göre değişir. Ancak uzun vadeli tasarruf için gelirin yüzde 10’u civarında bir payın ayrılması önemli. Türkiye’deki ekonomik koşullar dikkate alındığında bu oranı yakalamak her zaman kolay olmayabilir ama en kötü yatırım hiç yapılmayan yatırımdır” dedi. Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) katkı paylarının yaklaşık 900-1.000 lira seviyesinde olduğunu hatırlatan İleri, bin liranın altındaki birikimlerin uzun vadeli hedefler açısından sınırlı katkı sağlayabileceğini de sözlerine ekledi.

“Hayat sigortasında doğru ihtiyaç analizi büyük önem taşıyor”

Hayat sigortasında ürün çeşitliliğinin hızla arttığını söyleyen İleri, kredi bağlantılı poliçelerin yanı sıra bireysel ihtiyaçlara göre şekillenen çözümlerin de yaygınlaştığını belirtti. 2025 yılında hayat sigortası sektörünün toplam prim üretiminin 175 milyar liraya ulaştığını ifade eden İleri, kredi bağlantısı olmayan hayat sigortalarının üretiminin yaklaşık 70 milyar lira ile toplam üretimin yüzde 40’ını oluşturduğunu söyledi. Hayat sigortası yaptırırken en önemli noktanın doğru ihtiyaç analizinin yapılması olduğunu vurgulayan İleri, özellikle çocuk sahibi ailelerin eğitim ve yaşam giderlerini dikkate alarak en az 10 yıllık finansal güvence sağlayacak bir teminat yapısının oluşturulması gerektiğini belirtti. Artan sağlık ve yaşam giderlerine rağmen hayat sigortalarının geçmişe kıyasla daha ulaşılabilir hale geldiğini ifade eden İleri, “Bugün aylık 100-200 dolar seviyesindeki primlerle oldukça yüksek teminatlar satın alınabiliyor. En doğru çözüm ise kişiye özel ihtiyaç analizinin yapılmasıyla ortaya çıkıyor.” dedi.

Yeni nesil ürünlere de değinen İleri, Kesintisiz Eğitim Poliçesi (KEP) ile olası vefat durumunda çocuklara 18 yaşına kadar döviz bazlı aylık gelir sağlandığını belirterek lehtarların poliçedeki haklarını ister toplu ödeme ister aylık gelir şeklinde kullanabildiğini söyledi. Kritik hastalık teminatlarına da ilginin arttığını ifade eden İleri, 75 bin ila 100 bin dolar karşılığına ulaşan teminatlar sunabildiklerini ve ürün çeşitliliğinin genişlemesiyle birlikte talebin de yükseldiğini kaydetti.

“Uzun vadeli müşteri ilişkisi acenteler için önemli fırsat”

Hayat ve emeklilik ürünlerinin acenteler açısından önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığına dikkat çeken İleri, elementer branşta faaliyet gösteren acentelerin mevcut müşteri portföylerini bu ürünlerle zenginleştirebileceğini söyledi. Bireysel emeklilik ve hayat sigortalarının uzun vadeli ürünler olduğuna işaret eden İleri, “Bireysel emeklilik sözleşmesi yaptığınız bir müşteriyle en az 10 yıl birlikte yol alıyorsunuz. Bu süreçte müşterinin değişen ihtiyaçlarını takip ederek yeni çözümler sunabiliyorsunuz. Hayat sigortalarında da benzer şekilde 10-20 yıla varan uzun vadeli bir ilişki kuruluyor” ifadelerini kullandı. Uzun süreli müşteri bağlılığı ve portföy değerinin artırılması açısından bu ürünlerin önemli avantajlar sunduğunu belirten İleri, acentelerin müşterilerini 360 derece güvence altına alabilmek için hayat ve emeklilik ürünlerine daha fazla odaklanması gerektiğini söyledi. Şirket olarak bu alanda eğitim ve teknik destek vermeyi sürdürdüklerini de sözlerine ekledi.

Sigorta Ekranı:

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER