Teknoloji yatırımları, yapay zekâ destekli süreçler ve güçlü ekip yapısıyla kısa sürede sektörün en kârlı şirketleri arasına giren Hepiyi Sigorta, günlük 250 bin teklif üretip 1.200’ün üzerinde hasar ödemesi gerçekleştiriyor. Hepiyi Sigorta Genel Müdürü Şenol Ortaç, şirketin büyüme modelini teknoloji ve operasyonel verimlilik üzerine kurduklarını belirterek hasar ödemelerinde hızın kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti.
SİGORTAMEDYA ÖZEL
Sigorta sektöründe son yıllarda dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları ve operasyonel verimlilik odaklı dönüşüm hız kazanırken şirketler bir yandan artan rekabet koşullarına uyum sağlamaya çalışıyor, diğer yandan müşteri deneyimini geliştirecek yeni çözümler geliştiriyor. Özellikle hasar yönetimi, fiyatlama, satış ve müşteri hizmetleri süreçlerinde teknolojinin kullanımının yaygınlaşması, sektörün geleceğini şekillendiren temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu dönüşüm sürecinde teknoloji yatırımlarıyla öne çıkan şirketlerden biri de Hepiyi Sigorta. Kısa sürede sektörün dikkat çeken oyuncuları arasına giren şirket, yapay zekâ destekli uygulamaları, operasyonel verimliliği ve hasar yönetimindeki yaklaşımıyla büyümesini sürdürüyor.

“Hepiyi Sigorta Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen Sigorta Ekranı programına konuk olan Hepiyi Sigorta Genel Müdürü Şenol Ortaç, şirketin büyüme stratejisinden yapay zekâ yatırımlarına, hasar yönetiminden acente politikalarına, sektörün geleceğine ilişkin beklentilerden sağlık sigortalarına kadar birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu.” Operasyonel verimliliğin Hepiyi Sigorta’nın en güçlü yanlarından biri olduğunu belirten Ortaç, yabancı yatırımcıların şirketi zaman zaman “sigorta ruhsatına sahip bir teknoloji şirketi” olarak tanımladığını söyledi. Teknolojiye yaptıkları yatırımlar sayesinde sınırlı sayıda çalışanla yüksek işlem hacmi yönetebildiklerini ifade eden Ortaç, “Yaklaşık 185 kişilik bir ekiple faaliyet gösteriyoruz. Genel gider oranı bakımından sektörün en verimli şirketleri arasındayız. Az insanla çalışmak aslında işi makineye yaptırmak demek. Teknoloji daha hızlı, daha az hatayla ve kesintisiz çalışıyor. Biz de bu verimliliği rekabet gücüne dönüştürüyoruz” dedi.
“2026’nın ilk çeyreği rekabetle başladı”
Sigorta sektörünün 2025 yılını ekonomik dalgalanmalara rağmen genel olarak olumlu bir performansla tamamladığını belirten Ortaç, finansal gelirlerin ve teknik kârlılığın sektörü desteklediğini söyledi. 2026 yılına girilir girilmez ise rekabetin etkilerinin hissedilmeye başlandığını ifade eden Ortaç, “Özellikle oto ve oto dışı sigortalarda prim üretimini artırmaya yönelik bir yarış öne çıktı. Rekabet, tüketici açısından da olumlu sonuçlar doğurdu. Buna karşılık sigorta şirketlerinin kârlılıklarında ayrışmalar ortaya çıkmaya başladı” diye konuştu.
Yılın geri kalanında rekabetin devam edeceğini öngördüklerini belirten Ortaç, “Rekabet sektör açısından olumsuz değil, aksine geliştirici bir unsur. Özellikle fiyat rekabeti sermaye yeterliliğiyle birlikte değerlendirilmeli. Geçmiş yıllarda sermaye yapısı yeterince güçlü olmayan şirketlerin agresif fiyatlamaları sektörde bazı sorunlara yol açtı. Düzenleyici otoritenin bu noktadaki rolü önemli” dedi.
“İlk beş kârlı şirket arasına girdik”
Hepiyi Sigorta’nın ilk çeyrek performansına ilişkin bilgiler veren Ortaç, şirketin yaklaşık 2 milyar TL net kâr elde ettiğini açıkladı. Bu sonuçla sektörün en çok kâr eden ilk beş şirketi arasına girdiklerini belirten Ortaç, “Bu bizi ve ekibi gururlandırdı. Ancak önemli olan bunu yılsonuna kadar sürdürebilmek” ifadelerini kullandı. Şirketin öz sermaye yapısına da değinen Ortaç, “Yaklaşık 10 milyar TL öz sermayeye ulaştık. Genç bir şirket olmamıza rağmen büyümemizi büyük ölçüde kendi yarattığımız kârlılıkla finanse ediyoruz. Öz sermaye büyüklüğü bakımından sektörün ilk 10 şirketi arasında yer alıyoruz” dedi.
“Üç yıl üst üste en değer katan şirket seçildik”
Doğan Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler arasında üç yıl üst üste “en değer katan şirket” seçildiklerini ifade eden Ortaç, “Bu sadece kârlılıkla değil, büyüme ve yaptığınız projelerle ilgili bir değerlendirme” ifadelerini kullandı. Doğan Holding’in sigorta sektörüne bakışının olumlu olduğunu belirten Ortaç, grubun geçmişte de sigortacılık alanında yatırımlar yaptığını ve bu yatırımların başarılı sonuçlar verdiğini söyledi. Hepiyi Sigorta’nın önümüzdeki dönemde hissedarlarına doğrudan katkı sağlayan bir yapıya ulaşacağını ifade eden Ortaç, “Önümüzdeki yıllarda kâr dağıtmaya başlayan bir şirket olacağız. Böylece Holding’in finansallarına kâr dağıtımı yoluyla da katkı sağlayacağız” diye konuştu.
Günde 250 bin teklif
Şirketin işlem hacmine ilişkin bilgiler de paylaşan Ortaç, Hepiyi Sigorta’nın günlük yaklaşık 250 bin teklif oluşturduğunu, 12-13 bin poliçe düzenlediğini ve 1.200’ün üzerinde hasar ödemesi gerçekleştirdiğini ifade etti. Süreçlerin büyük ölçüde dijital altyapı üzerinden yürütüldüğünü vurgulayan Ortaç, “Bu şirkette yalnızca bir yazıcı var. Bu da aslında tüm süreçleri mümkün olduğunca teknolojiyle yönettiğimizin göstergelerinden biri. Günlük operasyonlarımızı neredeyse hiç kâğıda ihtiyaç duymadan yürütebiliyoruz” diye konuştu.
“TSB’den beklentimiz adil rekabet ortamının güçlenmesi”
Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yeni yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ortaç, göreve gelen ekibin sektör açısından önemli bir deneyime sahip olduğunu söyledi. TSB’nin yeni dönemine ilişkin beklentilerini de paylaşan Ortaç, sektörün sağlıklı büyümesi için adil rekabet ortamının korunmasının önemine dikkat çekti. Hepiyi Sigorta olarak serbest tarifeyi desteklediklerini belirten Ortaç, sektörün bilinirliğinin ve sigorta penetrasyonunun artırılmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
“Türkiye’nin sorunu sigortasızlık değil, yaşlanan araç parkı”
Oto sigortalarında penetrasyonun sıkça tartışıldığını belirten Ortaç, Türkiye’de temel sorunun sigortasızlık değil, araç parkının yaşlanması olduğunu söyledi. Türkiye’nin Avrupa’nın en yaşlı araç parklarından birine sahip olduğuna dikkat çeken Ortaç, araç yaşının ortalama 13,5 seviyesine ulaştığını belirterek “İnsanlar yeni araçlarını sigortalatmayı seviyor ve buna ihtiyaç duyuyor. Ancak araç parkı yaşlandıkça sigortalanabilirlik de değişiyor. Türkiye ekonomisi geliştikçe ve insanların alım gücü arttıkça sigorta sektörü de büyümeye devam edecek” dedi. Elementer sigorta sektörünün son yıllardaki büyümesine dikkat çeken Ortaç, sektör büyüklüğünün dolar bazında beklentilerinin de üzerine çıktığını ifade etti. Türkiye’nin son dönemde dünyanın en hızlı büyüyen sigorta pazarlarından biri haline geldiğini belirten Ortaç, büyümenin hem poliçe adedinden hem de prim üretiminden kaynaklandığını söyledi. Hepiyi Sigorta’nın özellikle oto branşlarında güçlü bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Ortaç, trafik ve kasko sigortalarında sektörün önde gelen oyuncuları arasında yer aldıklarını kaydetti.
“Bireysel sigortalarda büyümeyi sürdürüyoruz”
Hepiyi Sigorta’nın büyümesini yalnızca motor sigortalarına dayandırmadığını belirten Ortaç, şirketin bireysel sigortacılığın farklı branşlarında da faaliyet gösterdiğini söyledi. Tamamlayıcı sağlık sigortasında da son yıllarda hızlı büyüme kaydettiklerini belirten Ortaç, bu branşta rekabetin oldukça yoğun olduğuna dikkat çekerek “Sağlık hizmeti satın alma maliyetleri, komisyon yapıları ve kampanyalar şirketler arasındaki rekabeti artırıyor” açıklamasında bulundu.
Ortaç, konut, ferdi kaza, seyahat sağlık ve yabancı sağlık sigortalarında da faaliyet gösterdiklerini belirterek Hepiyi Sigorta’nın bireysel sigortacılık alanında büyümesini sürdürdüğünü ifade etti.
“Yapay zekâyı işimizin birçok alanında kullanıyoruz”
Teknolojinin Hepiyi Sigorta’nın iş modelinin merkezinde yer aldığını belirten Ortaç, şirketin kuruluşundan bu yana veri odaklı uygulamalar ve yapay zekâ teknolojilerine önemli yatırımlar yaptığını söyledi. Bu teknolojilerin yalnızca operasyonel verimlilik sağlamadığını vurgulayan Ortaç, hız, doğruluk ve süreç kalitesi açısından da önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Yapay zekâ uygulamalarının zaman zaman hatalar üretebildiğini ancak bu riskleri yönetmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Ortaç, “Yapay zekâ daha hızlı, daha az hata yapıyor ve süreçleri daha verimli hale getiriyor. Bu nedenle onu doğru şekilde kullanmak da en az teknolojinin kendisi kadar önemli” dedi. Hepiyi Sigorta’nın bu teknolojiden işin farklı aşamalarında yararlandığını belirten Ortaç, “Özellikle hasar yönetiminde yoğun olarak kullanıyoruz. Risk seçimi, acente yönetimi, tahsilat ve operasyonel faaliyetler başta olmak üzere birçok alanda yapay zekâ ve makine öğrenmesi çözümlerinden faydalanıyoruz. Teknoloji, şirketin büyüme ve verimlilik stratejisinin temel unsurlarından biri” şeklinde konuştu.
“Hasarı hızlı ödemek şirket kültürümüzün bir parçası”
Hasar yönetimindeki hızın yalnızca teknolojik altyapıdan değil, şirket kültüründen de kaynaklandığını belirten Ortaç, tazminat ödemelerinin hızlı şekilde sonuçlandırılmasının kurum içindeki temel önceliklerden biri olduğunu söyledi. Müşteri memnuniyetini merkeze aldıklarını ifade eden Ortaç, bu yaklaşımın çalışanların performans değerlendirme sistemlerine de yansıdığını belirterek, “Bu şirkette hasarı ödememek değil, doğru ve hızlı ödemek esastır. Müşteri memnuniyeti ve bu alandaki başarımız, çalışanlarımızın performans kriterleri arasında yer alıyor” dedi. 2024 yılında Türkiye’nin en hızlı hasar ödeyen sigorta şirketi olma hedefi koyduklarını hatırlatan Ortaç, bugün hem kasko hem de trafik branşlarında sektörün en hızlı şirketleri arasında yer aldıklarını aktardı.
“Yapay zekâ destekli anında hasar ödeme sistemi”
Son dönemde devreye aldıkları projelerden birinin yapay zekâ destekli anında ödeme uygulaması olduğunu açıklayan Ortaç, çözümün hasar dosyalarını saniyeler içinde analiz ederek müşteriye tazminat teklifi sunabildiğini söyledi. Müşterinin ilgili evrak ve fotoğrafları yüklemesinin ardından dosyanın otomatik olarak değerlendirildiğini belirten Ortaç, “Müşteriye doğrudan bir tazminat teklifi sunuyoruz. Teklif kabul edildiğinde ve IBAN bilgisi paylaşıldığında ödeme anında gerçekleştirilebiliyor” dedi.
“Kârlılığımızı destekleyecek güçlü rezerv yapısına sahibiz”
Trafik sigortasında hasarların zaman içinde ortaya çıkmasının kârlılık üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ortaç, sigorta şirketlerinin gelecekte oluşabilecek hasarlar için rezerv ayırdığını hatırlattı. “Yazdığınız her poliçe için sonradan gelebilecek hasarlara karşı rezerv ayırıyorsunuz. Bu rezervler şirket içi denetimlerin yanı sıra bağımsız denetçiler ve SEDDK tarafından da düzenli olarak denetleniyor” diyen Ortaç, Hepiyi Sigorta’nın bu alanda güçlü bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Şirketin rezerv yeterliliği açısından sektörün öne çıkan oyuncularından biri olduğunu belirten Ortaç, mevcut rezerv seviyelerinin gelecekte oluşabilecek hasar yükümlülüklerini karşılayabilecek düzeyde olduğunu söyledi. Bu nedenle mevcut kârlılık performansının önemli ölçüde korunacağını öngördüklerini kaydeden Ortaç, “Rezerv yapımıza baktığımızda kârlılığımızın devam edeceğini düşünüyoruz” diye konuştu.
“Sigortacılıkta kalıcı başarı teknik kârlılıkla mümkün”
Faiz oranlarının yüksek seyrettiği dönemlerin sigorta şirketlerine kısa vadeli mali avantajlar sağlayabildiğini belirten Ortaç, sektörün sürdürülebilir başarısının finansal gelirlerden değil teknik kârlılıktan geçtiğini söyledi. Yüksek faiz ortamını kalıcı bir avantaj olarak görmediğini ifade eden Ortaç, faizlerin ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek “Bazen nakdi güçlü şirketler için fırsat yaratıyor gibi görünebilir ancak bu geçici bir durum. Sigortacılıkta uzun vadeli ayakta kalmanın yolu teknik kâr elde etmekten geçiyor” dedi.
“Beş yıllık komisyon hakkı sürekli yenileniyor”
Acentelik sözleşmelerinde yer alan beş yıllık komisyon uygulamasına değinen Ortaç, konunun zaman zaman yanlış anlaşıldığını söyledi. Bir müşterinin ilk poliçesini acente aracılığıyla satın aldıktan sonra yenilemesini doğrudan Hepiyi Sigorta’nın dijital kanalları üzerinden yapması halinde de komisyonun ilgili acenteye ödenmeye devam ettiğini belirten Ortaç, sürenin her yenilemeyle birlikte yeniden başladığını ifade etti. Hiçbir acentenin sözleşmesinin keyfi gerekçelerle sonlandırılmadığını vurgulayan Ortaç, fiyatlama, teminat ve komisyon politikalarında tüm acentelere eşit davranıldığını söyledi. Yaklaşık 9 bin 500 acenteyle çalıştıklarını belirten Ortaç, “Bir poliçe de üretse, bin poliçe de üretse aynı komisyonu, aynı fiyatı alıyor. Acentelerimiz arasında hiçbir ayrım yapmıyoruz” dedi.
“Acenteler büyüdükçe sektör de büyür”
Hepiyi Sigorta’nın kuruluşundan bu yana acente odaklı bir anlayışla hareket ettiğini vurgulayan Ortaç, şirketin büyümesini acentelerin gelişiminden bağımsız görmediklerini söyledi. Meslek hayatı boyunca acentelerle yakın çalıştığını belirten Ortaç, sigorta sektörünün büyümesinin acentelerin güçlenmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Ortaç, “Bizim istediğimiz sigorta sektörünün ve acentelerin büyümesi. Sektör ne kadar gelişir ne kadar güçlenir ve ne kadar büyürse sigortacılığa da o kadar olumlu katkı sağlar” diye konuştu.
Ağır ticari araç sigortalarında büyüme hedefi
Hepiyi Sigorta’nın bireysel sigortalardaki güçlü konumunu ticari branşlara da taşımayı hedeflediğini belirten Ortaç, özellikle ağır ticari araç sigortalarında büyüme planları olduğunu söyledi. Bu alanda hem ürün hem de hizmet tarafında önemli geliştirmeler yaptıklarını ifade eden Ortaç, çalışmaların devam ettiğini belirterek “Ticari araçlar ve özellikle ağır ticari segmentinde büyümek istiyoruz. Hem acentelerimizin hem de müşterilerimizin yanında olmaya çalışıyoruz. Bu alanda hızlı büyüyoruz ve bunu çeşitli kampanyalarla da destekliyoruz” dedi.
“Beş yıl içinde oto branşında sektör liderliğini hedefliyoruz”
2030 vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ortaç, Hepiyi Sigorta’nın öncelikli hedeflerinden birinin oto sigortalarında sektör liderliğine ulaşmak olduğunu söyledi. Şirketin bugün trafik ve kasko branşlarında önemli bir pazar payına sahip olduğunu belirten Ortaç, büyümeyi kontrollü ve sürdürülebilir şekilde sürdürmek istediklerini ifade etti. “Biz maraton koşucusuyuz” diyen Ortaç, ani büyüme yerine her yıl istikrarlı şekilde ilerlemeyi tercih ettiklerini vurguladı.
“Güçlenen kaslarımızı, teknolojimizi ve sermayedarımızın desteğini kullanarak oto sigortalarında sektörün en büyük oyuncusu olmak istiyoruz” ifadelerini kullanan Ortaç, hedeflerinin kârlı büyüme ile liderliğe ulaşmak olduğunu söyledi. Şirketin yalnızca pazar payında değil, hizmet kalitesinde de öncü olmayı hedeflediğini belirten Ortaç, önümüzdeki dönemde sektörün en hızlı hasar ödeyen ve en güçlü operasyonel yapılarından birine sahip şirket olma hedeflerini sürdürdüklerini kaydetti.
“Sektör daha güçlü sermaye yapısına doğru ilerliyor”
Sigortacılık sektörünün önümüzdeki dönemde daha fazla konsolidasyona sahne olacağını belirten Ortaç, sermaye yeterliliğinin giderek daha önemli hale geldiğini söyledi. Sigortacılığın güçlü sermaye gerektiren bir faaliyet alanı olduğuna dikkat çeken Ortaç, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) da bu doğrultuda hareket ettiğini ifade etti. “SEDDK’nın temel yaklaşımı, bu işi bilen ve güçlü sermaye yapısına sahip grupların sektörde yer almasını sağlamak. Bu konuda önemli mesafe alındığını düşünüyorum” dedi.
“Adil rekabet ortamı sektörün gelişimi için kritik”
Sektördeki rekabet ortamına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ortaç, uzun vadede daha esnek bir fiyatlama yapısına geçileceğine inandığını söyledi. Serbest tarifenin kuralsızlık anlamına gelmediğini vurgulayan Ortaç, “Önemli olan, sermaye yeterliliğini gözeten ve tüm oyuncular için adil rekabet koşulları oluşturan bir yapı. Düzenleyici otoritenin en önemli görevlerinden biri adil rekabet ortamını sağlamak. Bu konuda hassas davranıldığını ve başarılı bir süreç yürütüldüğünü düşünüyorum” diye konuştu. Sektörde rekabetin artırılmasının da faydalı olacağını dile getiren Ortaç, Avrupa’daki örneklerde olduğu gibi farklı lisanslama modellerinin ilerleyen yıllarda gündeme gelebileceğini söyledi. Rekabetin şirketleri daha verimli ve güçlü olmaya yönlendirdiğini belirten Ortaç, sektörün gelişimi açısından bunun önemli olduğunu ifade etti.
“Yabancı sermayenin yeniden Türkiye’ye yöneleceğini düşünüyorum”
Türkiye sigorta pazarının uluslararası yatırımcıların da dikkatini çektiğini belirten Ortaç, önümüzdeki dönemde yabancı sermaye ilgisinin yeniden artabileceğini söyledi. Hepiyi Sigorta’nın büyüme performansı ve kârlılığı nedeniyle zaman zaman yurt dışındaki yatırımcılar ve sektör temsilcileriyle bir araya geldiklerini ifade eden Ortaç, Türkiye sigorta sektörünün uluslararası ölçekte yakından takip edildiğini belirtti. “Önümüzdeki dönemde Türkiye’ye yabancı sermaye girişinin yeniden başlayacağını düşünüyorum” diyen Ortaç, bunun arkasında güçlü büyüme potansiyeli ve kârlılık dinamiklerinin bulunduğunu söyledi.
Türkiye’nin sigortacılıkta dünyanın en hızlı büyüyen pazarları arasında yer aldığını vurgulayan Ortaç, sektörün yatırımcılar açısından yalnızca büyüme değil, insan kaynağı bakımından da önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.
Ortaç, “Türkiye büyüyen bir pazar. Bunun yanında sektörün kârlılık potansiyeli var ve insan kaynağı da oldukça güçlü. Bu özellikler yabancı yatırımcıların ilgisini artıran önemli unsurlar” diye konuştu.
“Türkiye sağlık alanında da güçlü bir potansiyele sahip”
Sağlık sigortalarında teknoloji ve yapay zekâ destekli çözümlerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ortaç, sağlık hizmetlerinin de sigortacılığa benzer şekilde hızlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Dijital uygulamaların provizyon süreçlerinden müşteri deneyimine kadar birçok alanda önemli fırsatlar sunduğunu belirten Ortaç, önümüzdeki dönemde bu alandaki dönüşümün daha da hızlanacağını ifade etti. Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Ortaç, yurt dışında yaşayan birçok kişinin tedavi için Türkiye’yi tercih ettiğine dikkat çekerek “Türkiye’nin sağlık sektörü büyüyor ve gelişiyor. Yurt dışında yaşayanların bile sağlık hizmetleri konusunda Türkiye’yi tercih ettiğini görüyoruz. Bu alanda da önemli bir rekabet var ve sektör gelişmeye devam edecek” dedi.
“Sigorta medyası sektörün gelişiminde önemli rol oynuyor”
Sektörel medyanın sigortacılık ekosistemindeki önemine de dikkat çeken Ortaç, “Kuruluşumuzun ilk dönemlerinde ne yapmak istediğimizi sektöre anlatabilmek için sigorta medyasından önemli destek gördük. Bugün sektör profesyonelleri her sabah gelişmeleri takip edebiliyor, sektörde neler olup bittiğini hızlıca öğrenebiliyor. Bu açıdan sigorta medyasının önemli bir işlevi var” diye konuştu.
Sigorta Ekranı:

