24 Nisan 2024, Çarşamba
spot_img

“Derdim, vebalini aldığımız 15 bin acentenin ekmeğine sahip çıkmak”

13112014aTÜSAF’ın yeni başkanı Murat Büyükçelebi, acentelerin ortak ses ve tavır sergilemesi gerektiğine dikkat çekerek, tüm meslektaşlarına ulaşmak istediklerini söyledi. Büyükçelebi, “Benim derdim, vebalini aldığımız 15 bin acentenin sorumluluğunu yerine getirip, ekmeğimize sahip çıkmak” dedi.

HAYATIMIZ SİGORTALI / SEVAL ÖZKAP

Haziran ayında sektörün önemli sivil toplum kuruluşlarından (STK) biri olan TÜSAF’ta, başkanlık yarışı nedeniyle hareketli bir dönem yaşandı. Yarış ipini göğüsleyen Murat Büyükçelebi oldu. Acente STK’larının ortak ses ve tavır sergileyememe sorunu olduğunu belirten Büyükçelebi, acentelik mesleğinin sorunlarını, itibarını ve Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu’nda (TÜSAF) yaşanan gelişmeleri SİGORTALI ile paylaştı.

Murat Büyükçelebi, üç aydır TÜSAF Başkanlığı yapıyor, aynı zamanda Sigorta Acenteleri İcra Komitesi üyesi. Sigorta Acenteleri İcra Komitesi başkanlarının iki dönem üst üste TÜSAF başkanlarından seçildiğini hatırlattığımız Büyükçelebi’ye, SAİK hedefi olup olmadığını sorduk. Büyükçelebi, sorumuzu şöyle yanıtladı: “Benim derdim, vebalini aldığımız 15 bin acentenin sorumluluğunu yerine getirip, ekmeğimize sahip çıkmak.”

‘Tüm meslektaşlarımıza dokunacağız’

TÜSAF’ın hedefleri ve bu hedefler doğrultusunda alınacak aksiyonlar hakkında bilgi veren Büyükçelebi, acentelerin ortak ses ve tavır sergilemesi gerektiğini belirterek bu doğrultuda tüm meslektaşlarına ulaşmak için tüm iletişim araçlarını kullanacaklarını söyledi. “İnternet siteleri, Facebook hesapları, bültenler, duyurular ve yazılı basın aracılığıyla tüm meslektaşlarımıza dokunmayı hedefliyoruz” diyen Büyükçelebi, tüm bunların yanı sıra örgüt yapısında da değişikliğe gideceklerini söyledi. Bu değişiklikle birlikte büyüme hedefleri olduğunu dile getiren Büyükçelebi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dışarıda kalan, tüzük gereği üç büyük il sınırlamasıyla alamadığımız illerde ikinci dernekleri içeri almak istiyoruz. Bu konuda bir komisyon kurduk, genel kurulun takdirine sunacağız. Üç aylık süreçte üç yönetim kurulu toplantısı ve illerde gerçekleştirdiğimiz istişare niteliğinde toplantılarımız oldu.”

Acente örgütlerinde gençlere fırsat verilmeli

Acenteleri temsil eden birçok STK bulunuyor ve bu örgütlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Çok sesliliğin önemli olduğunu ifade eden Büyükçelebi, bir noktanın da altını çizdi: Çok seslilikle birlikte amaca tek sesle gidebilme becerisi. Büyükçelebi, sözlerine şöyle devam etti:
“Genel kurulu toplayamayan veya toplamakta zorluk çeken, sadece egolarını tatmin etmek ve başkan olmak için dernek kurduranların sektörümüze ve mesleğimize yararlı olamayacağını düşünüyorum. Ayrıca yıllardır bu acente örgütlerine liderlik yapmış kişilerin istisnasız yerlerini gençlere bırakmalarının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Sonuç ortada, başarısızlık var; sonuçlarına katlanmak gerekir.”

Hazır veri ile herkes sigortacılık yapar!

Alternatif dağıtım kanalları, acentelerin en büyük sorunu olarak görülüyor. Sektörde dijital sigortacılık rüzgarı eserken bir yandan da perakende devlerinde ve büyük alışveriş marketlerinde sigorta ürünlerinin pazarlandığını okuyor ve görüyoruz. Son olarak ise değişen Acenteler Yönetmeliği’nde faktoring ve finansal kiralama şirketlerine acentelik yetkisi verildi. Tüm bu gelişmeleri ironik bir cümleyle değerlendiren Büyükçelebi, “Semt pazarlarında sigorta poliçesinin satılacağı günleri bekliyorum” dedi.

Acentelerin kendileri geliştirmesi ve teknolojiye ayak uydurması, ancak haksız rekabetin içine sürüklenmemesi gerektiğini belirten Büyükçelebi, “Sigorta şirketleri brokerlere dijital ortamda satış yetkisi veriyor, bizlere hayır diyor. Öncelikli olarak haksız rekabetin her ortamda kaldırılması gerekiyor. Sigorta kolay para kazanma yöntemi oldu. Yıllardır sigorta sektörünü bu duruma getiren, emek harcamış sigorta acentelerinin oluşturduğu datalar, her gelenle paylaşılıyor. Yeni bir ürün, yeni sigortalı girişi görebiliyor musunuz? Hayır! Hazır data, imkanlar varken mobilyacı da gelir, marketçi de gelir… Simitçi de, fırıncı da sigorta satar!” dedi.

Sigortacıların itibarının en düşük olduğu ülke Türkiye

Sigorta acenteliğinin saygın ve itibarlı bir meslek olduğunun altını çizen Büyükçelebi, dünyaya bakıldığında sigortacıların itibarının en düşük olduğu ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Sigortacılığın ciddi ve sorumluluğu yüksek bir iş olduğunu ifade eden Büyükçelebi, isteyen herkesin sigortacılık yapamaması gerektiğini belirtti. Büyükçelebi, “Amerika’da en zenginler, Avrupa’da şatoda oturanlar sigortacı ve acente olurken bizim durumumuz onlara göre içler acısı. Şartların herkes için aynı olması ahlaki olmanın ötesindedir” dedi. Acentelik mesleğinin saygınlığı adına yeni yeni oturmaya başlayan kuralları sekteye uğratacak adımların atılmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

‘Acenteler ortak tavırda yerlerini korkmadan alsın’

“Acenteler mesleklerine sahip çıkmalı” diyen Büyükçelebi, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’, ‘birileri zaten bir şeyler yapıyor’ mantığından çıkılması gerektiğini söyledi. “Yaşanan olumsuzlukların sonuçlarına hepimiz katlanıyoruz” diyen Büyükçelebi, meslektaşlarına ortak tavırda birleşme çağrısı yaptı. Büyükçelebi, “Acenteler STK’larda görev alsınlar, hiçbir şey yapamıyorlarsa ortak tavırda yerlerini korkmadan alsınlar” dedi.

Büyükçelebi, sözlerini şöyle sonlandırdı: “TÜSAF olarak çalışıyoruz. Sonuçlarını kısa ve orta vadede alacağımızı düşündüğümüz çalışmalarımız var. Bizi küçümseyenler olacaktır. Son gülen, iyi güler.”

Sorunların dört kaynağı…

Sigorta acentelerinin çok fazla sorunu olduğunu ve bu sorunların giderek arttığını söyleyen Murat Büyükçelebi, sorunların acenteler, şirketler, alternatif satış kanalları ve Hazine kaynaklı olduğuna dikkat çekti. Acentelerden kaynaklanan sorunları acenteler arası iş paylaşımı, şubeler, ahlaki çalışmayan meslektaşlar ve acentelerin kendilerini kurumsallaştırmamasından kaynaklandığını anlatan Büyükçelebi, sözlerine şöyle devam etti:
“Diğer alternatif satış kanallarıyla haksız rekabet sağlanması en büyük problemlerimizden biri. Sigorta şirketlerinin acentelere bakışı, tek taraflı sözleşme, haksız rekabet ortamı yaratılması, alternatif satış kanallarını haksız bir şekilde kayırmaları da bir diğer sorunumuz. Son olarak Hazine tarafında genel ilkeyi anlamakla birlikte, izlenen yolu doğru bulmuyorum. Kısaca, gayrisafi milli hasıladaki yüzde 1.5 payın artmasının, her türlü alternatif satış kanalına kapıyı sonuna kadar açmanın ötesine geçmeyi, mevcut durumda, mevcut pastanın vahşice paylaşılmasının ötesine gitmediğini düşündüğüm için kabul etmiyorum. Sorunu internetten satışta acente komisyonunu düşerek acentesinin müşterisine sarkan yapıyla, kurumsal internet satış yapanların ‘acente teklifinizi gönderin, altına inelim’ demesi mi çözecek?”

‘Ekonomideki pay nedeniyle Hazine ciddi baskı altında’

Murat Büyükçelebi, Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Dr. Ahmet Genç ve ekibinin yıllarca acentelere destek olduğunu yakından gördüğünü ve sigorta sektörünü geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti. Son yıllarda sigorta sektörünün ekonomideki payı nedeniyle Hazine’nin ciddi bir baskı altında olduğunu kaydeden Büyükçelebi, “Hazine’nin bu doğrultuda acenteler açısından çok sıkıntılı kararlar aldıklarını üzüntüyle görüyorum” diye sözlerine ekledi.

  1. Sayginlik ve itibar konusunda Sn. Buyukcelebi’ye sonuna kadar katiliyorum. Yurt disinda sigortacilar lutfediyor biz de ise sanki her kesilen police ve onun odemesi sigortalinin bir lutfu haline dönüşmüş durumda. Sigortaciligin yukselen bir deger oldugu, gelecegin meslegi oldugu gibi soylemler sadece bir “algı yönetimi”dir. Acentelerle ilgili istatistiki sonuclar bunun kanıtıdır.

  2. Trafik sigortaları şirketler arasında eşitlensin ne acente uğraşsın bir police için saatlerce nede sigortalı koşuştursun her defasında kapı kapı dolaşmayı adeta bir eziyet diğer branşlar değişiklik gösterebilir zorunlu olan trafik saygılarımla

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER