DASK “9. Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nda” şampiyon İTÜ oldu

Kamu ve sigorta sektörünün üst düzey isimlerini buluşturan DASK 9. Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nda, 25 üniversite takımının maketleri sarsma masasında test edildi; şampiyon İTÜ oldu.

Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) üniversite öğrencileri arasında deprem bilincini artırmak amacıyla düzenlediği Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın 9’uncusu görkemli bir finalle tamamlandı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi’nde düzenlenen ödül töreninde, birincilik ödülünü İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) takımı göğüsledi. Yarışmada ikinciliği MEF Üniversitesi, üçüncülüğü ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi elde etti.

Bu yıl “Güveni mühendislikte, gücü dayanışmada buluyoruz” temasıyla gerçekleştirilen organizasyona 30 üniversiteden 38 takım başvurdu. Zorlu ön elemelerin ardından Türkiye’den 21, yurt dışından ise 4 olmak üzere toplam 25 üniversite takımı üç gün süren final programında projelerini jüriye sundu. Genç mühendis adaylarının aylarca üzerinde çalıştığı bina maketleri, sarsma masasında farklı deprem senaryoları altında test edilerek dayanıklılık performansları ölçüldü.

Sektörün liderleri panelde buluştu

Dokuzuncu yılında ilk kez bir panel ve onur konuşmasına ev sahipliği yapan yarışmada, İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper İlki onur konuşmacısı olarak yer aldı. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan’ın moderatörlüğünde düzenlenen “Deprem Risk Yönetiminde Entegre Yaklaşım: Kurumlar Arası İş Birliği ve Gelecek Perspektifi” başlıklı panelde 

ise afet dayanıklılığı, güvenli şehirler ve finansal dayanıklılık konuları masaya yatırıldı. Panele; AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, SEDDK Grup Başkanı Müge Güleç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı konuşmacı olarak katıldı.

Özel ödüller sahiplerini buldu

Büyük çekişmeye sahne olan yarışmada dereceye giren ilk üç takımın yanı sıra özel kategorilerde de ödüller dağıtıldı: En İyi Mimari Özel Ödülünü; Sakarya Üniversitesi, En İyi Deprem Performansı Özel Ödülünü; Kosova University of Prishtina, En İyi Yarışma Ruhu Özel Ödülünü; Kosova University of Prishtina, En İyi İletişim Becerisi ve Sunum Özel Ödülünü; Ankara Üniversitesi, Türk Reasürans Özel Ödülünü iseAzerbaijan University of Architecture and Construction aldı. 

Ödül törenine İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, SEDDK Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve TSB Başkanı Ahmet Yaşar başta olmak üzere sigorta ve kamu dünyasından çok sayıda üst düzey isim katıldı. Gelecek yıllarda uluslararası akademik iş birliği ağını daha da genişletmeyi hedefleyen DASK, bu yarışmayla genç mühendislerin deprem mühendisliği alanındaki deneyimlerine stratejik bir katkı sunmaya devam ediyor.

Yarışma uluslararası katılımla güçlendi

Geçtiğimiz yıl başlatılan uluslararası vizyon, bu yıl daha da güçlenerek devam etti. Final etabında Türkiye’den üniversitelerin yanı sıra 

Azerbaycan’dan Azerbaijan University of Architecture and Construction, Yunanistan’dan Democritus University of Thrace, Romanya’dan Technical University of Civil Engineering Bucharest ve Kosova’dan University of Prishtina yarıştı. Farklı ülkelerden üniversitelerin aynı platformda buluşması, yarışmanın uluslararası ölçekte teknik ve akademik bir iş birliği zeminine dönüştüğünü ortaya koydu.

Bu yılın teması olan “Güveni mühendislikte, gücü dayanışmada buluyoruz” yaklaşımı, yarışmanın üç günlük programına da yansıdı. Öğrenciler, akademisyenler, jüri üyeleri, Teknik Danışma Kurulu üyeleri ve sektör temsilcileri; deprem güvenliği, mühendislik kalitesi ve afetlere karşı ortak sorumluluk başlıklarında bir araya geldi.

“Deprem güvenliği, ortak bilgi üretimiyle güçlenir”

Yarışma Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik, farklı ülkelerden öğrencilerin aynı platformda buluşmasının yarışmanın en kıymetli yönlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Deprem yalnızca belirli bir coğrafyanın değil, geniş bir bölgenin ortak gerçeği. Bu nedenle mühendislik bilgisi de deneyim de çözüm arayışı da ortak bir zeminde gelişmek durumunda. Bu yarışmada öğrenciler yalnızca proje üretmiyor; tasarladıkları yapıların deprem etkisi altındaki davranışını sorgulamayı ve mühendislik kararlarının sonuçlarını değerlendirmeyi öğreniyor.”

“Yarışma artık ortak aklı güçlendiren bir platform”

DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan ise yarışmanın artık yalnızca teknik bir öğrenci organizasyonu olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Deprem risk yönetimi artık yalnızca mühendislik perspektifiyle ele alınabilecek bir alan değil. Kamu kurumlarının, akademinin, sigorta sektörünün ve teknik insan kaynağının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Bu yıl yarışmamıza dahil ettiğimiz panel ve onur konuşmalarıyla birlikte organizasyonumuz; bilgi paylaşımını, disiplinler arası iş birliğini ve uluslararası akademik dayanışmayı güçlendiren bir etkileşim platformuna dönüştü.”

“Dayanıklı şehirler bilgi ve nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir”

DASK’ın 6 yıldır teknik işleticiliğini yürüten Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, yarışmanın Türkiye’nin afet dayanıklılığı açısından uzun vadeli bir insan kaynağı yatırımı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Genç mühendis adaylarımız burada yalnızca proje üretmiyor; problem çözmeyi, risk okumayı, doğru karar vermeyi ve mühendislik sorumluluğunu deneyimliyor. Türkiye’nin depreme karşı daha dirençli hale gelmesinde yetişmiş teknik insan kaynağı kritik öneme sahip. Çünkü geleceğin dayanıklı şehirleri yalnızca betonla değil; bilgiyle, bilimle ve nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir.

Deprem dayanıklılığı çok boyutlu bir hazırlık gerektiriyor”

DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ise deprem risk yönetiminin yalnızca afet sonrası süreçlerle sınırlı değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün asıl önemli olan; riskleri önceden analiz edebilen, olası senaryolara hazırlık yapabilen ve kriz anında birlikte hareket edebilen istikrarlı sistemler oluşturabilmektir. Güçlü bir sigorta sistemi, gelişmiş teknik kapasite ve kurumlar arası koordinasyon birlikte güçlendikçe Türkiye’nin deprem dayanıklılığı da daha ileri seviyeye taşınacaktır.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER