Can Kantar: “Neden hala sigortasızım!”

İklim değişiklikleri her gün bizi yeni risklerle tanıştırıyor. Beklenmedik doğa olayları yaşıyoruz. Ama bazı doğa olaylarının bize daha çok zarar vermesi için elimizden geleni yapıyoruz o da ayrı bir konu. Deprem riskini artık hiç konuşmaya hatta hatırlatmaya gerek yok. Çünkü deprem riski ile yatıp kalkmalıyız ve önlemlerimizi almalıyız. Bunu bir kez daha gündeme getirmeyeceğim.

Fakat geçtiğimiz yıllarda yaşanan yangınlar ve selleri de unutmamalıyız. Bu konuda şu yanılgıya düşüyoruz: “sel haberini alınca “orada olur biz de olmaz”. Aslında hiç öyle bir şey yok.

2020 yılı Giresun – Dereli, can kaybı 11 kişi

2021 yılı Kastamonu (Bozkurt ilçesi), Sinop, Bartın – can kaybı 97 kişi

2023 yılı Şanlıurfa- Adıyaman – Can kaybı 21 kişi

2024yılı Artvin-Rize

Bunun yanında İstanbul, İzmir, Bursa Ege’de birçok il ve ilçemizde sel felaketleri yaşandı.

Risk çemberindeyiz

Ağırlıklı olarak Karadeniz Bölgesi ve iç kesimleri özellikle yoğun yağışlar ve arkasından sel riski ile her zaman karşı karşıya. Geçtiğimiz hafta ise Samsun’un Havza ilçesinde sel felaketi yaşandı. Benzer felaketler çevre illerde ve ilçelerde yaşanabilir. Özellikle iş yerleri, konutların giriş katları, çatı katları her zaman risk içerir.

Öncelikle önlem alınmalı. Bu konuda profesyonel destek alınabilir. Risk oluştuğunda hiç olmazsa hasarı minimize etmek için bu konu çok önemli. Sıcağı sıcağına Türkiye Sigorta Birliği Başkanı ve yöneticileri bölgede incelemeler yaptılar. Çeşitli temaslarda bulundular. Sonuçta bölgedeki sigortalılık oranının yüzde 5 ile 10 arasında olduğu açıklandı. 2000 araç sigortalıysa bunun sadece 150-175 tanesinin mağduriyeti önlenebilecek.

Samsun ili yöneticileri açıklama yapmış: “Devletimiz vatandaşın yanında, yaraları saracağız.” Evet, Devletimiz büyük, tabii ki yaraları bir nebze de olsa sarmaya gayret edecek. Tabii ki Devletimize güvenelim, ama her şeyi de ondan beklemeyelim.

Bir aracınız var sele kapıldı, üzerine bir şey düştü hurda halde. En ucuz otomobil 1 milyon TL oldu. Zannedilmesin ki Devletimiz gidip bu kişiye 1 milyon verecek. Yok böyle bir şey elbet. Devletimiz bu felaket için bütçeden bir para ayırıp bölgeye gönderecek. Valilik, Kaymakamlık kanalıyla bu mağdurlar arasında bölüştürülecek. Ama sizin arabanızı geri getirecek bir para asla olamayacak.

Devletimizi illerde temsil eden yetkililer; “Devletimiz yaraları saracak” yerine  “Devletimiz elbet büyüktür, güçlüdür, yaralarınızı sarmaya gayret edecektir ama sizler de özel sigorta yaptırarak değerlerinizi güvence altına almanız çok daha doğrudur. Bu yapıldığında ülke ekonomisine de katkı sağlamış olursunuz” deseler iş bitecek. Özetle herkes sigortasını yaptırmalı, Devletimizden beklemeden, mağduriyet yaşamadan gidip sigorta şirketlerinden tazminatlarını almalılar. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER