Gazeteciliğe ilk başladığım yıllarda matbaaya onay vermeye giderdik. Büyük rotatif makineleri ilk gördüğümde devasa hali beni çok etkilemişti. Kalıplar alınır, dev kağıt bobinleri takılır yavaş yavaş dönmeye başlar. O sırada makine ustaları ilk çıkan gazetelere bakıp, ayarlar yapmaya başlarlardı. Çok hızlı hareket ederlerdi. Ustalar bir makinenin üstüne çıkar, biri altından ayarları yaparlardı. Amaç az kağıt harcayarak hızlıca temiz baskıya geçmekti. Ayarlar tamamlandığında makine müthiş hızlanırdı. Ancak belirli bir baskı sayısında kalıpların yenilenmesi için makine dururdu. Ya da kağıtta bir sıkıntı varsa kağıt kopardı, bu nedenle dururdu. Müthiş bir olaydı, buna tanık olan son jenerasyon gazetecilerden biri olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Mürettiphanede kurşun baskı hazırlanıp tifdruk matbaayı da SES Dergisi’nde tanık olmuştum. Bunları anlatınca yaşımda ortaya çıkıyor ::)) İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde ders verdiğim dönemlerde bunları öğrencilere anlattığımda şaşkınlıkla dinliyorlardı.
Büyüleyici baskı makineleri!
Ben o baskıyı izlediğimde, o dönen kağıtlara baktığımda o gazetelerin paketlenip kamyonlara veya uçağa yetiştirilip sabaha karşı bakkallara, gazete bayilerine dağıtımını hayal ederdim. Her gün insanlar sabah erkenden gazete almanın heyecanını yaşardı, hele hele hafta sonları özel ekleri ile birden fazla gazete almak büyük keyifti. Şimdiki baskı adetlerini duyuyorum, içim acıyor. Ben SES Dergisi’nde çalıştığımda satış 250 bine düştüğünde olay olmuştu acil toplantılar yapılmıştı. Haldun Simavi’nin patronajında Günaydın 1 milyon satarken ben de Grubun haftalık gazetesi Ekonomik Bülten’in Yazı İşleri Müdürü idim. 1987 yıllarını takip eden yıllarda.
Baskı makineleri hurdacılara gidiyor!
Geçtiğimiz hafta Ertuğrul Özkök, Hürriyet’in Ankara matbaasındaki makinelerin hurdacıya satılması ile ilgili bir yazı yazdı. “Bu Hürriyetin sonu değil, ama basılı gazeteciliğin sonunun yaklaştığının göstergesi” gibi bir yorumda bulunmuştu. Özellikle 2000’lerin başlarında basılı gazetelerin internet siteleri oldu. Aynı haberler orada da paylaşılıyordu. Fakat içerik değeri para etmeli ki gazeteciler haber yapabilsin amacıyla siteler paralı oldu. Paralı oldu ki insanlar basılı gazete almaya devam etsin. Sonra önce dergiler sonra gazeteler sıra ile gazete formunda dijitale taşındı. Önce bu mecralar para ile okutmaya çalıştılar. Sonra bundan da vazgeçtiler.
Sigortamedya sektörde dijitali ilk keşfeden oldu
Ben Sigortamedya Yayın Grubu’nun Dergileri Hayatımız Sigortalı ve Şemsiye Dergilerini 2010 yılında dijtal platformlarda ücretsiz okunur şekilde yüklediğimde, sektör medyasındakiler hala abone peşinde koşuyorlardı. O sırada kargo ve kurye pazarı henüz yeniydi. Abonelere dağıtım yapılabiliyordu. Sonrasında artan baskı ve kağıt maliyetleri ve dağıtım maliyetleri artık basılı mecraları iyice zorlamaya başladı. Hurdacıya giden matbaa makinelerini gördüğümde içim ‘cız’ etti ama. Bu kaçınılmaz sondu ne yazık ki.
Sonrasında haber almak işi o kadar hızlandı ki, internet buna yetmedi. Sosyal medya ondan daha hızlı kişinin eline ulaşmaya başladı. Bütün bu nimetleri kullanarak Sigortamedya olarak tüm bu gelişmelerden kopmadık. Hatta hep bir öndeydik. Sosyal medya destekli, dergilerimiz, dijital gazetemiz, internet sitelerimiz, YouTube kanalımız, mailing sistemimiz, haberlerimizi tüketici ve sektör paydaşlarına hızlıca ulaştırmamızı sağladı. Benim sadece bir yazım 30 bin kişi tarafından okundu. Bu erişim olanaklarının hepsini kullanıyoruz.
Gazete Sigorta’nın büyük başarısı
Gelelim Gazete Sigorta’ya…. Bütün bu tecrübelerimizin ışığında, “Bizim de günlük bir dijital gazetemiz neden olmasın?” dedim. Zaten ekip arkadaşlarımın hepsi günlük ulusal gazete tecrübeli. Biraz çılgınca bir girişimdi; kabul. Ama geçen günlerde Gazete Sigorta’nın 1600’üncü sayısı yayınlanmış. Sektörümüzde yıllardır yayınlanan dergiler var elbet. Onlar çok çok değerli. Sektörün hafızası denilebilir. Ama son yıllarda iş o kadar hızlandı ki 7 Yılda 1600 kez yayınlanmış bir dijital gazete olan GAZETE SİGORTA ayrı bir rekora imza atmış durumda. Sosyal medya etkileşimleri haricinde dijital platformlardan indirip okuyanların sayısı 10 binlere yaklaştı. Bu çok önemli bir rakam.
Gazete Sigorta düzenli olarak her iş günü yayımlanıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na akredide, basın savcılıklarına gerekli başvurusu yapılmış ulusal gazetelerin yanında yer alan bir mecra olduğunun altını çizmem gerekiyor. Sigorta sektörünün de ilk ve tek günlük dijital gazetesi olma ünvanını taşıyor. Tüm ekip arkadaşlarımı kutluyorum bu arada. Tabii ki bu projemize destek veren gazetede bannerları bulunan tüm paydaşlarımıza da ayrıca teşekkür ederim.

