Trafik kazalarının ardından yıllardır aynı tabloyla karşılaşıyorduk. Daha sigorta şirketi olaydan haberdar olmadan bazı aracılar kazazedeye ulaşıyor, vekâlet alıyor ve tazminat sürecini yönetmeye başlıyordu. Ancak sistem zamanla suiistimallere açık hale gelerek bir rant kapısı oluşturdu.
Özellikle bedeni hasar tazminatları ve araç değer kaybı dosyalarında ortak bir hesaplama standardının bulunmaması, aynı olay için çok farklı tazminatların ödenmesine neden oldu. Süreçler uzadı, mağdurlar bekledi, alınan tazminatların önemli bir kısmı da komisyon ve vekâlet ücretlerine gitti. Mağdura daha çok tazminat vaadi ne yazık ki gerçekleşmedi.
Ortaya çıkan yüksek maliyetin faturası ise sadece sigorta şirketlerine değil, tüm araç sahiplerine kesildi. Zorunlu trafik sigortasında artan hasar maliyetleri primlere yansıdı. Üstelik bu yük, zaman zaman diğer sigorta branşlarını da etkiledi. Sonuçta hepimizin ödediği poliçeler daha pahalı hale geldi.
Tüm paydaşlar buna sahip çıkmalı
İşte tam da bu noktada Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) son yıllarda attığı adımlar önem kazandı. Bedeni hasar ve değer kaybı hesaplamalarına getirilen standartların ardından şimdi de ALO 193 uygulaması devreye alındı.
Artık bir trafik kazasının ardından vatandaş, ALO 193’ü arayarak süreci doğrudan kendisi başlatabilecek. Kazaya ilişkin bilgiler kayıt altına alınacak, gerekli yönlendirmeler yapılacak ve hak sahipleri resmi kaynaklardan bilgi alabilecek. Ve hakkettiği tazminatı kısa sürede alabilmesi sağlanacak. Böylece hem sürecin hızlanması hem de aracı kişi ve kuruluşlara duyulan ihtiyacın azaltılması hedefleniyor.
Elbette tek başına bir telefon hattı bütün sorunları çözmez. Ancak vatandaşın bilgiye doğrudan ulaşmasını sağlayan, haklarını daha bilinçli kullanmasına yardımcı olan her adım önemlidir. Eğer sistem amaçlandığı gibi işlerse, hem mağduriyetler azalacak hem de sigorta sektöründe uzun zamandır beklenen daha şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya önemli bir katkı sağlanacaktır.


