Türkiye sigorta sektörü, son yılların gözde branşı Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda, TSS 2.0’a hazırlanıyor. TSS’de sigortalı adedini artırmak ve havuzu büyütmek için kollar sıvanırken, sigorta şirketlerinin maliyetlerini düşürücü önlemlerinin alınması ve vergi teşvikinin daha da artırılması bekleniyor.
SİGORTAMEDYA ÖZEL/ALP SÜER
Türkiye sigorta sektöründe 2026 yılının ilk 5 ayında kan kaybı sürüyor. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yılın ilk 5 ayına ilişkin verilerine göre ocak-mayıs döneminde yüzde 28,4 büyüyen sektör, enflasyondan arındırıldığında reel olarak yüzde 3,2 daraldı. Hayat dışı (elementer) sektörde ise durum daha da vahim. İlk 5 ayda yüzde 25,8 büyüyen hayat dışında prim üretimindeki reel düşüş, yüzde 5,1 seviyesinde gerçekleşti. Sektörde genel manzaranın çok da iç açıcı olmamasına karşın hayat dışında öyle 2 branş var ki hem büyümeye devam ediyorlar; hem de sektörün daha da daralmasını frenliyorlar. Sektör istatistiklerini düzenli takip edenlerin kolayca tahmin edebileceği gibi söz konusu branşlar; Genel Zararlar ve Hastalık/Sağlık. Genel zararları bir başka yazıya bırakıp, sağlık branşına odaklandığımızda yılın ilk 5 aylık döneminde hastalık/sağlık yüzde 33,9 büyüdü. İlgili branşta prim üretimi reel olarak da yüzde 0,99 artış gösterdi. Özellikle pandemi döneminden bu yana, hızlı büyüme kaydeden sağlık branşındaki büyümenin temel sebebi de ‘Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS). Çok değil daha 1-2 yıl öncesine karşın hakkında ‘sürdürülebilirlik’ tartışmaları yapılan TSS’ye bireylerin talebi 2026 yılında da sürüyor. Sektör de artık, TSS 2.0’a hazırlanmaya başladı. TSS’de sigortalı adedini artırmak ve havuzu büyütmek için kollar sıvanırken, sigorta şirketlerinin maliyetlerini düşürücü önlemlerinin alınması ve vergi teşvikinin daha da artırılması bekleniyor.
Sigortalı adedi mi yoksa primler mi artıyor?
Biraz da istatistiki verilere bir göz atalım: Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) istatistiklerine göre, yılın ocak-mayıs döneninde TSS’de sigortalı adedi 5 milyon 532 bin 317 olarak gerçekleşmiş. Geçen yılın aynı döneminde ise sigortalı adedinin 5 milyon 441 bin 37 olduğu dikkate alındığında TSS’de 1 yılda sigortalı adedi 91 bin 280 kişi artış göstermiş. TSS’nin bütçe dostu bir ürün olması, sektördeki fiyat rekabeti, hatta sektör lideri Türkiye Sigorta’nın yılın ilk çeyreğinde fiyatları sabit tutması, gençlere özel sağlık paketleri, toplumda ürünün bilinirliğinin artması vb. dikkate alındığında sigortalı adedinin, 1 yılda 100 bin kişi bile artmaması oldukça ilginç bir tabloyu karşımıza çıkarıyor. Sigortalı adedindeki artışın, 2025 yılının ilk 5 ayında, 2024 yılının aynı dönemine göre 932 bin 119 kişi olduğu dikkate alındığında, 2026 yılında TSS’nin bayağı mevzi kaybettiği, sigortalı ve poliçe adedinden çok sektörde sağlık branşındaki bu yılki büyümenin de ağırlıklı fiyat odaklı olduğu dikkat çekiyor.
Koruma açığının kapanması için TSS 2.0 şart
Türkiye’nin toplam 86 milyon nüfusu ile kıyaslandığında TSS ve ÖSS dahil yaklaşık 9 milyon civarında sağlık sigortalı sayısı çok düşük. Bu durum ülkemizde sağlık branşında bir ‘koruma açığını’ da işaret ediyor. İşte sektörün TSS 2.0’a hazırlığı bu açıdan büyük önem taşıyor. Kamu, özel sektör ve düzenleyici kurumların ortak vizyonuyla hayat geçecek TSS 2.0’da amaçlanan; koruma açığının azaltılması, pazarın ve sigortalı havuzunun büyümesi. İlk etapta da 20 milyon sağlık sigortalı adedine ulaşılması. Bunun gerçekleşmesi amacı ile çalışan kesimin sisteme daha fazla dâhil olabilmesi için yüzde 15 düzeyindeki vergi avantajının artırılması bekleniyor. Tabii ki vergi avantajı olayın bir yönü. Asıl sigorta şirketlerinin maliyetlerini artıran medikal enflasyonun kontrol altına alınması ve SGK anlaşmalı özel hastaneler yanında üniversite hastanelerinin sisteme dâhil olmaları da önem taşıyor.
Nitelikli hizmet için özel hastanelerde kapasite artmalı
TSS’de önemli bir konuda sigortalı adedindeki artış kadar, özel hastane ve sağlık kuruluşlarının kapasitesinin artması. Bu konuya TSB Başkanı Ahmet Yaşar gerek kendisiyle mayıs ayında yaptığımız kapak röportajında gerekse geçen ay TSB’nin basın toplantısında özellikle değindi. Özel hastane ve sağlık kuruluşlarının kapasitelerinin artmasının gerekli oluğunu vurgulayan Yaşar, “TSS’li sigortalı sayısını 50 milyon kişiye artırmak tek başına başarı değildir; sürdürülebilir sağlık hizmetine erişim sağlayamıyorsak, büyüme rakamları anlamını kaybeder. Network ve özel hastanelerin kapasite sorunu çözülmezse, TSS’li adedi artsa bile sigortalılar nitelikli hizmet alamazlar; devlet hastanelerini bile mumla arar hale geliriz” diye konuşuyor.
63 yaşındaki öğretim üyesi kaç TL’ye TSS yaptırdı?
Geçtiğimiz günlerde bir devlet üniversitesinde çalışan öğretim üyesi bir arkadaşımla sohbet ettim. 63 yaşındaki arkadaşımın Alliamz Sigorta’dan daha yeni Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) yaptırdığını öğrendim. Tabii ki biraz da gazeteci merakı ile yıllık kaç TL prim ödediğini sordum. “21 bin TL” diye yanıtladı. Kendisi bir devlet üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalıştığı için Allianz Sigorta acentesi kendisine öğretim üyesi indirimi de uygulamış. Network ağı da geniş olan ürün, yatarak tedavi teminatı yanında ayaktan 4 tedavi hakkını da içeriyor. Arkadaşım adına çok uygun bir primle TSS yaptırdığı için çok memnun oldum. Bu örnekten de görüldüğü gibi TSS aslında ‘bütçe dostu’ bir ürün. Ancak, yenilemelerde sigortalılar yüksek prim artışlarından şikâyet ediyor. Hasar/prim oranı yüksek, yatarak tedavi teminatını kullanmasa bile ayaktan tedavi hakkının tamamını kullanan sigortalılar poliçelerini yenilediklerinde resmi enflasyonun çok üzerinde prim artışları karşılaşabiliyor. O nedenle TSS poliçelerini kullanırken, biraz da dikkatli kullanmak, aile hekimliğinde halledilebilecek, en ufak bir soğuk algınlığında bile soluğu özel hastanelerde almamak gerekiyor.
TSS 2.0 İÇİN NELER YAPILMALI?
- Havuz büyümeli; sigortalı adetleri artmalı.
- Çalışan kesimin sisteme daha fazla dâhil olması için vergi avantajı artırılmalı.
- Medikal enflasyon kontrol altına alınmalı.
- SGK anlaşmalı özel hastanelerin kapasite yatırımları artmalı.
- Üniversite hastaneleri de sisteme dâhil olmalı.
- Medula sistemi, sigorta şirketlerinin erişimine açılmalı.

Medula Sistemi sigorta şirketlerine de açılmalı
Sağlık branşının son yıllarda büyümesinde ve sigortalı adedinin artmasında Tamamlayıcı Sağlık Sigortalı’nın (TSS) etkili olduğunu belirten Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay; “TSS’de havuzun daha da büyümesi için sektör olarak beklentilerimiz var: Hayat ve sağlık ayrılarak, yüzde 15 olan vergi avantajı sağlıkta artırılabilir ya da BES’te olduğu gibi devlet katkısı modeli getirilebilir. Ayrıca, TSS’nin SGK’nın ödediği kısmın üzerini tamamlayan sosyal bir yönünün olduğu da unutulmamalı. SGK’nın yararlandığı medula sisteminin sigorta şirketlerinin de erişimine açılması gerekli. Böylelikle çifte kontrol yapılarak suistimallerin de önüne geçilebilir.”

TSS’de havuzun büyümesi gerekli
Türkiye Sigorta Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu, sağlık branşında 2026 yılının ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre prim üretiminde reel bir artış olmasına rağmen sigortalı sayısında anlamlı bir artış yaşanmadığını belirtiyor. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda (TSS) sektörün yapısal düzenlemelere ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Buldu, şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Sigorta şirketleri, özellikle sağlık branşında ciddi maliyet baskısı altında faaliyet gösteriyor. Medikal enflasyon artışı, Türk Tabipler Birliği tarafından açıklanan fiyat artışlarının da çok üzerinde seyrediyor. Sektör sigortalılık oranını artırmak için maliyet artışlarını primlere tam yansıtamıyor. Sağlık sisteminin sürdürülebilirliği için risk havuzunun büyütülmesi büyük önem taşıyor. Bu kapsamda yüzde 15 seviyelerindeki vergi avantajının artırılması, özellikle ücretli çalışanların sisteme katılımını teşvik ederek sigortalılık oranının artırılmasına katkı sağlayabilir. Bunun yanında toplumda sigorta bilincinin geliştirilmesi de kritik bir ihtiyaçtır. Bireylerin sağlık sigortası ile daha genç yaşlarda tanışması hem risk havuzunu genişletecek hem de sistemin uzun vadeli sürdürülebilirliğini destekleyecektir. Bu nedenle sigorta okuryazarlığının ilkokuldan itibaren eğitim müfredatına dahil edilmesi ve temel finansal okuryazarlığın bir parçası olarak okullarda öğretilmesi faydalı olacak.” Buldu; Özel Sağlık Sigortaları Yönetmeliği’nin TSS ve sağlık branşı üzerindeki etkisi konusunda da şu değerlendirmeyi yapıyor: “Şirketlere 1 Ocak 2026 itibari ile Özel Sağlık Sigortaları Yönetmeliği uyarınca 60 yaşını doldurmamış sigortalılara kazanılmış haklarının korunarak poliçelerinin devam etmesi için Ömür Boyu Yenileme Garantisi (ÖBYG) sunma yükümlülüğü getirildi. Hizmetin sınırlarının daraltılamamasının vatandaşlarımızın sigortaya olan güvenini pekiştireceğine ve gelecekte sağlık sigortasına olan arzı daha çok artıracağına inanıyorum.”
TSS’DE SİGORTALI ADEDİ 6 MİLYONA YAKLAŞTI
Yıl* TSS Sigortalı Adedi ÖSS Sigortalı Adedi
2023 3.495.280 2.492.682
2024 4.508.919 2.647.425
2025 5.441.037 2.701.714
2026 5.532.317 2.792.839
*Ocak-mayıs dönemi.
Kaynak: TSB.

