17 Haziran 2024, Pazartesi
spot_img

Sektörde büyüme hızında dip göründü artık çıkış başlayacak

tanselusAnkara Sigorta Genel Müdürü Tansel Us’a göre, 2014 yılının ilk çeyreğindeki olağanüstü ekonomik ve siyasi gelişmelere karşın sigorta sektörünün ilk beş ayda yüzde 5.61 büyümesi yabana atılamaz. Sektörde büyüme hızında artık dibin göründüğünü ve bundan sonra çıkışın başlayacağını belirten Us, sektörün 2014 sonunda reel olarak büyüyeceğini söylüyor.

ALP SÜER / HAYATIMIZ SİGORTALI

Geçen yıl başarılı bir performans sergileyen ve yüzde 22.21 büyüyen Türk sigorta sektörü, 2014 yılında adeta kan ağlıyor. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) verilerine göre, sektör yılın ilk beş aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 5.61 büyüdü. Ocak-mayıs döneminde hayat dışı (elementer) sektör yüzde 9.22 büyürken hayat branşı ise yüzde 15.73 daraldı. 30 Mart mahalli seçimleri öncesi siyasi tansiyonunun yükselmesi yanında ekonomik gelişmelere bağlı olarak otomobil satışlarının düşmesi sektörde yılın ilk çeyreğindeki kan kaybında etkili. Ancak, sektördeki kötü gidişatın yılın ikinci üç aylık döneminde de sürdüğü ve prim üretimindeki artışın yüzde 6’nın altına düştüğü gözleniyor.

SİGORTALI Dergisi’nin bu ayki kapak konuğu, Ankara Sigorta’nın yeni Genel Müdürü Tansel Us. Mayıs ayında şirketin genel müdürlük koltuğuna oturan Us, göreve başladıktan sonra ilk röportajını da dergimize verdi. Türk sigorta sektöründeki güncel gelişmeler ve Ankara Sigorta ile ilgili olarak söyleştiğimiz Us’a, söyleşinin başında sigorta sektöründeki son rakamlarıhatırlatıyor ve “Ne olacak bu sektörün hali?” sorusunu yöneltiyoruz. Us, birçok sektör temsilcisinden farklı bir düşünceye sahip. Yılın ilk çeyreğinde yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelere karşın sektörde gelinen noktanın olumlu olduğunu belirten Us, sektörde büyüme hızında artık dibin göründüğü, bundan sonra çıkışın başlayacağı düşüncesinde.

Sektör ikinci yarıda toparlanacak

2014 yılının ilk çeyreğinde yaşanan siyasi gelişmelerin ve otomotiv sektöründeki daralmanın hayat dışı sektörü olumsuz etkilediğini ifade eden Us, şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Türkiye olağanüstü bir süreçten geçti. Mahalli seçimler öncesinde ülkemizde alışık olmadığımız türden gelişmeler yaşandı. Siyasi platformda, her gün gazete manşetlerinde yer alan ve ülke gündemini de meşgul eden yeni gelişmeler yer aldı. Bununla birlikte sıfır araç satışları başta olmak üzere otomobil satışlarındaki düşüş, kasko sigortalarında prim üretiminde de azalışa yol açtı. Böyle bir dönemde, sonuçların daha iyi olmasını beklemek polyannacılık olur. Sektörde yılın ilk beş ayındaki yüzde 5.61 büyüme hızı yabana atılmayacak bir oran.”

Sektörün yılın ikinci yarısında toparlanacağını vurgulayan Us, “Faiz oranlarının düşmesi ve piyasaların canlanması ile birlikte sigorta sektörü de canlanacak. 2014 yılı sonunda, hayat dışı sektörün bir miktar reel olarak büyüyeceğini tahmin ediyorum” diyor.

tanselus1

Us’a hayat dışı sektörde, oto sigortaları başta olmak üzere birçok branştaki “fiyat kırma” şeklindeki rekabeti hatırlatıyor ve sektörün büyük oyuncularından birinin yöneticisinin “fiyat düşürmek kârı aslında müşterimizle paylaşmaktır” düşüncesi konusundaki fikirlerini soruyoruz. Us, öncelikle şirketlerin stratejilerinin şekillenmesinde, ölçeklerinin, acente yapılarının, aktüeryel hesaplarının çok önemli olduğuna dikkat çekiyor. Sektörde pazar lideri şirketlerin uyguladıkları stratejilerin sektördeki diğer küçük ölçekli şirketleri dolaylı olarak etkilediğini belirten Us, şu görüşleri dile getiriyor: “Piyasa yapıcısı 3-5 şirketin belli bir fiyat bandında hareket etmeleri karşısında küçük şirketlerinin bunu yok saymaları mümkün değil. Ancak, oyunun kuralı da bu. Bizim için önemli olan Ankara Sigorta’nın ve acentelerinin trafik branşındaki geleceğinin nasıl olacağını kurgulamak. Mevcut acente ve portföy yapımız içinde trafiğin toplam içindeki ideal payı yüzde 20-25. Ancak, bu oran yüzde 40- 45’lere vardığında sıkıntı yaratabilir.”

Us, “Trafik branşında sektördeki bütün şirketler yer almalı mı? Bazı şirketler piyasadan çekilmeli mi?” sorumuzu da şu şekilde yanıtlıyor: “15 yıl sonra bu röportajı yapıyor olsak, bireylerde sigorta algısı ve bilinirliliği artığından dolayı elbette ‘çekilmeli’ derdim. Ancak şu anda sektördeki toplam poliçe adedinin yüzde 80-85’i trafik. Bu nedenle şirketlerin ‘trafik branşında yokum’ deme şansı yok. Sadece nerede ve ne kadar olacaklarını seçme şansları var.”

10 yılda sektörün kimyası değişti

Us, Türk sigorta sektöründe son 8-10 yıllık süreçte yabancı sermaye gruplarının ağırlığının artmasıyla birlikte sektörün de kimyasının değiştiği düşüncesinde. Yabancı grupların ciddi sermaye birikimleri, knowhow’ları ve ciddi stratejik hamlelerinin olduğunu belirten Us, “Böyle bir ortamda piyasa son derece heterojen bir hale geldi. Bazı şirketler, trafik branşının içinde düşük fiyatlarla yer almak isterken, trafik branşının zararlı olduğunu gören ve iştahları azalan bazı oyuncular ise söz konusu branşın toplam portföy içindeki payını azaltmaya çalışıyor. Bunun sonucunda uygulama farklılıkları net bir şekilde ortaya çıkıyor. Aynı satış kanallarıyla aynı kitleye hitap ediyorlar. Şirketler arasındaki çok büyük farklılıklar da sigortalının kafasını karıştırıyor” diyor.

Us, sektörde sık sık dile getirilen Türkiye’ye yaptığı yatırımdan memnun olmayan yabancı sigorta gruplarının sektörden çıkabileceği görüşlerine ise katılmıyor. Daha önce uzun yıllar, Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı bir şirkette üst düzey yöneticilik görevi yapan Us, “Yabancı şirketler, Türkiye’ye kısa vadeli değil, 2020 hatta 2030’lu yıllarda Türkiye’nin sigortacılık açısından daha iyi olacağını düşünerek yatırım yaptı. Bu nedenle piyasa koşullarındaki değişiklerden çok fazla etkileneceklerini düşünmüyorum.” Sektörde yeni konsalidasyonlarınyaşanmasının da zor olduğuna dikkat çeken Us, konsolidasyolarda şirketler arasındakigüç dengesinin önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Us’a geçen yıl hayat dışı sektörde üç yıl aradan sonra elde edilen kârlılığı hatırlatıyor ve arkasından “Sektörde kârlılık bu yıl da devam eder mi?” sorusunu yöneltiyoruz. Sektörde kârlılık konusunda bir salınım yaşandığını vurgulayan Us, “Geçen yılı sektör kârlı kapattı. Fiyatlar, hem acentelere hem de sigorta şirketlerine bir şey kalacak şekilde makul bir seviyeye yükseldi. Ancak, mahalli seçimler sonrasında fiyatlarla ilgili ciddi manipülasyonlar başladı. 2008-2009 yıllarında olduğu gibi Manisa’dan Van’a kadar 60 TL, 90 TL gibi fiyatlar konuşulmaya başladı. Bu nedenle hayat dışı sektörde geçen yılki kadar kâr elde edilemeyeceğini tahmin ediyorum.” Sektörde bedeni hasarların yarattığı sorunların da devam ettiğini ifade eden Us, “Zaten teminat tutarının çok yüksek olduğunu düşündüğüm bedeni hasarlara şimdi bir de kusurlu sürücü ölümleri eklendi. Söz konusu busürücü kusurları ile ilgili olan ödemeleri yapan şirketlerde var, yapmayanlar da var. Birçok şirketin muallak hesaplarında dosyalar birikti ve bununla ilgili bir bilinmezlik söz konusu. Bu şekildeki hukuki muğlaklar, trafik branşındaki uygulama farklılıkları ve kısa vadeli ve günlük politikaların sonucu yaşanan anlamsız rekabet sektörü derinden etkiliyor” diye konuşuyor.

Yeniden yapılanma başladı

Ankara Sigorta’da yaklaşık iki aydır genel müdürlük koltuğunda oturan Us, göreve başladıktan sonra, ilk iş olarak şirkette ‘yeniden yapılanma’ için düğmeye başmış. Us’un verdiği bilgilere göre, öncelikle şirketin yönetim kademelerinde önemli değişiklikler olmuş. Şirket, ayrıca sürdürülebilir kârlılık stratejisi doğrultusunda zararlı branşların, toplam portföy içindeki payını azaltmayı hedefliyor. Şirket, öncelikle hayat dışı sektörde söz konusu branşların başında gelen trafik (kara araçları sorumluluk) branşının 2013 sonunda toplam prim üretimi içindekiyaklaşık yüzde 22 olan payını bu yıl yüzde20’nin altına çekmeyi, bununla birlikte kasko, mühendislik, sağlık gibi branşların payını da artırmayı hedefliyor.

tanselus2Bankasüransın payı artacak

Şirket, yeniden yapılanma çerçevesinde önümüzdeki dönem dağıtım kanalları ile ilişkilerini de güçlendirecek. Şirketin, toplam dağıtım kanalları içinde ağırlığı acenteler alıyor. Hatta, Ankara Sigorta’ya “acente şirketi” desek yeri. Sektörde, acentelerin toplam dağıtım kanalları içindeki payı ortalama yüzde 65-70 iken, bu oran Ankara Sigorta’da yüzde 80-85’ler seviyesinde bulunuyor. Ankara Sigorta’nın acentelerle ilişkilerinin sektördeki diğer şirketlerden çok farklı olduğuna ve aidiyet ilişkisinin çok güçlü olduğuna dikkat çeken Us, “Ankara Sigorta acentesi olmaktan dolayı kendilerini ayrıcalıklı hisseden acentelerimiz var. Bu acente sayısını artırmak öncelikli hedeflerimizden. Ayrıca, acentelerimizle birlikte global mutluluk ya da eskilerin tabiriyle topyekün saadete ulaşmak temel amacımız. Başka bir deyişle acente, personel, müşteri ve diğer unsurlar Ankara Sigorta ile olmaktan mutlu ve huzurlu olmalı” diye konuşuyor.

Ankara Sigorta, acenteler dışında dağıtım kanalları içinde banka yoluyla satışın da (bankasürans) payını artıracak. Şirket, 2013 sonu itibariyle yüzde 1-1.5 düzeyinde olan bankasüransın payını bu yıl sonunda yüzde 2.5’a, 2015 sonunda ise yüzde 4’lere ulaştırmayı hedefliyor. Mevcut durumda Albaraka Türk’le çalıştıklarını belirten Us, 2014 yılı sonuna kadar çalıştıkları banka sayısını beşe çıkarmayı hedeflediklerini ve bu konuda bankalarla görüşmelerinin sürdüğünü söylüyor.

Ankara Sigorta, emniyet mensuplarına yönelik daha avantajlı koşullarla sigorta poliçesi satabilmek için bir “POLSAN Masası” oluşturmuş. Us, “POLSAN üyelerine yönelik özel ürünler geliştirdik. Sözgelimi, tam bir terzi işi olan ‘Beşi bir yerde’ böyle bir ürünümüz. Ayrıca kasko ve konutla ilgili projemiz var. Üyelere yönelik çalışmalarımız artarak sürecek” diyor.

Pazar payı yüzde 1’i geçecek

Tüm bu çalışmalar sonucu, Ankara Sigorta’nın da pazar payının artması hedefleniyor. Nitekim Us, şirketin şu andaki yüzde 0.78 düzeyindeki pazar payından memnun değil. Hatta, kendi tabiriyle “Pazar payından isyan ediyor.” Pazar payının bu yıl sonunda yüzde 1’ler seviyesine yükselmesinin beklendiğini belirten Us, hedeflerinin 2015’te yüzde 1.3’lük Pazar payını yakalamak olduğunu söylüyor. Us, Ankara Sigorta’nın yabancı sermaye gruplarına satışının ise şu anda şirketin çoğunluk hissesine sahip Polis Bakım ve Yardım Sandığı’nın (POLSAN) gündeminde olmadığını, öncelikli hedefin sürdürülebilir kârlılık içinde büyümek olduğunu vurguluyor.

Trafikte Doğrudan Tazmin Sistemi zorunlu olmalı

Birliği’nin (TSB) yeni yönetiminin kamuoyuyla paylaştığı trafik sigortalarında “Doğrudan Tazmin Sistemi” ile ilgili olarak da görüşlerini açıklayan Us, bir süredir sektörün gündeminde yer alan sistemin, sigorta şirketi ve sigortalıların bir bütün olması ile ilgili olduğunu söylüyor. Sistemin başlangıçta ihtiyari olmakla birlikte zaman içinde zorunlu hale dönüşebileceğini ifade eden Us, “AB standartının sağlanması, sistemin sağlıklı işlemesi ve uygulamadaki yeknesaklığın sağlanması için sistemin zorunlu olmasının da yararlı olduğunu düşünüyorum. Bir geçiş döneminin ardından iki yıllık süreç zarfında sistem zorunlu hale gelebilir” diyor. Sektör için olumlu sonuçlar vermesi açısından tüm piyasa oyuncularının Doğrudan Tazmin Sistemi’ne destek vermesinin gerekli olduğunu belirten Us, Ankara Sigorta’nın da sistemin içinde yer almayı planladığını söylüyor.

Olağandışı Riskler Havuzu yara bandı niteliğinde çözüm

Ankara Sigorta Genel Müdürü Tansel Us, Hazine Müsteşarlığı tarafından kurulan riskli sektördeki tesislerin sigortalanmasına imkan sağlayacak “Olağandışı Riskler Yönetim Merkezi” hakkında da şu görüşleri dile getiriyor: “Söz konusu merkez, riskli sektörlerdeki tesislerin sigortalanması için yara bandı niteliğinde bir çözüm. Sigorta şirketleri ile sigortalılar arasındaki sorunu her iki tarafın karşılıklı çözmesi gerekli. 7-8 defa yangına maruz kalmış bir sanayi tesisindeki riskin sigortalanması için bir havuz kurularak buraları sigortalayacak yer mi aranması ya da buranın daha sigortalanabilir bir hale getirilmesi mi doğru? Sözgelimi, bir ilimizde risklere karşı önlemlerini almış Ankara Sigorta’nın sigortaladığı son derece düzgün halı kilim üretim tesisleri var. Ancak aynı zamanda söz konusu bölgede öyle yerler de var ki içeriye girmekten korkuyorsunuz. Bu nedenle, riskli sektörlerdeki tesislerin öncelikle her türlü riske karşı önlemlerini almış olması gerekli.”

Hayat dışı ürünlerin marketlerden satışı, pastanın çileği olmaya mahkum

Tansel Us, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen hayat dışı sigorta ürünlerinin süpermarketlerden satışına sıcak bakmıyor. Bu konuda yabancı ülkelerde yapılan satışı örnek gösterip, yabancı ülkelerle Türkiye’yi kıyaslamanın çok da doğru olmadığını belirten Us, şunları söylüyor: “Piyasa dinamiklerine bakmamız gerekli. Türkiye’de özellikle elementer branşlarda sigorta ürünlerinin marketlerden satış şansının şu an itibariyle zayıf olduğunu düşünüyorum. Buna zaman ve enerji harcayacak durumumuz yok. Belki, bir hayat ve emeklilik şirketi süper merketlerden satışı başlattı. Ancak, hayat müşterisiyle elementer müşterisi çok farklı. Hayat müşterisinin birçok özelliğini elementer müşterisi göstermiyor. Hayat ve emeklilik müşterisinde bilinçlenme arttı. Ancak elementer müşterisi kararı ağırlıklı olarak acenteye bırakıyor. Bu nedenle hayat dışı ürünlerinin süpermarketlerden satışı, iyi niyetli bir düşünce olsa da şu an için pastanın çileği olmaya mahkum.”

Sigortacılık kariyerine İhlas Sigorta’da başladı

1965 yılında Bozcaada’da doğan Tansel Us, 1989 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Sigortacılık kariyerine 1996 yılında İhlas Sigorta’da başlayan Us, 20 yıla yakın bir süre farklı kademelerinde yönetici olarak görev aldı. Son olarak, Temmuz 2007 tarihi itibariyle HDI Sigorta’da Pazarlama, Acente & Teşkilatlanma, Reklam & Halkla İlişkiler ve Bölge Müdürlüklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. 2012 yılından itibaren Ankara Sigorta’da Pazarlama ve Teknikten sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Us, 2014 yılında Genel Müdürlük görevine atandı. Evli ve iki kız çocuk babası olan Us, iyi derecede İngilizce biliyor.

Banka müfettişliğinde kendini yalnız hissetti, sigortacı oldu

Tansel Bey, mesleki kariyerine banka müfettişi olarak başlamış. Daha sonra sigortacılık mesleğine girmiş. Kendisinden aldığımız izlenim, banka müfettişliğini çok da benimsemediği yönünde. Nitekim, banka müfettişliği yaptığı yıllardaki anılarını SİGORTALI okurlarıyla paylaşan Us, “Banka müfettişliği çok yalnızlık gerektiren bir iş. Herkese karşı mesafeli olmak zorundasınız. Nitekim, banka müfettişliği yaptığım dönemde kendimi çok yalnız hissettim, sanki duvarlar üzerime üzerime geliyordu. Dört yıl çalıştıktan sonra bu işi bıraktım ve sigortacı olmaya karar verdim. Sigortacılık içinde insan olan ve insana yakın olduğunuz bir meslek. İnsanla satıyorsunuz, insana satıyorsunuz, belki insana hiç kimsenin yardım edemeyeceği bir zamanda siz yardım elinizi uzatıyorsunuz”diyor.

yunus emreDuygu yüklü olduğunda Çanakkale Şehitleri ve Yunus Emre’yi okuyor

SİGORTALI Dergisi’nin artık vazgeçilmezi haline gelen kapak konuklarımızın kişisel özellikleri ve hobileri bölümümüze Tansel Bey’i de dahil ettik. Aslen Konya’lı olan olan ve Bozcaada doğumlu Us’un en büyük tutkusu doğa. Fırsat buldukça, şehrin dışında, doğa ile iç içe yerlerde eşi ve iki kızı ile vakit geçirmeyi tercih ediyor. Hobileri arasında balık tutmayı en öne sıraya koyan Us, kitap okumayı çok sevdiğini belirtiyor. Hatta, Çanakkale Şehitleri ve Yunus Emre ile ilgili eserlerin kendisini her zaman, her ortamda etkilediğini ve rahatlattığını vurguluyor. Lisanslı futbol sporcusu olan Us, sporun tüm branşları ile de ilgileniyor ve Fenerbahçe’nin kendisi için özel olduğunun da ısrarla altını çiziyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER