Reasüransta artan kapasite sigorta alıcılarına yeni fırsatlar sunuyor

Howden Türkiye, 2026’nın ilk yarısında küresel sigorta ve reasürans piyasalarında artan kapasite ve rekabetin alıcılar lehine koşullar oluşturduğuna dikkat çekti. Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO’su Atınç Yılmaz, büyük ölçekli katastrofik hasar yaşanmaması halinde avantajlı fiyatlama ortamının devam edebileceğini belirtirken, jeopolitik gelişmeler nedeniyle politik şiddet ve harp sigortalarında farklı bir seyir izlendiğini söyledi.

Küresel sigorta ve reasürans piyasalarında 2026’nın ilk yarısında kapasite artışı ve yoğunlaşan rekabet, sigorta alıcıları açısından daha avantajlı fiyatlama koşullarını beraberinde getirdi. Reasürans piyasalarındaki kapasite fazlası sürerken, yıl içinde şimdiye kadar piyasa dengelerini değiştirecek büyüklükte katastrofik bir hasarın yaşanmaması da mevcut görünümü destekledi.

ABD’de faizlerin yükselmemesi ve daha istikrarlı bir seyir izlemesi sigorta şirketlerinin kapasite iştahını desteklerken, yatırımcıların sektöre kapasite sağlamaya devam etmesi de rekabeti güçlendirdi. Oluşan piyasa koşulları, şirketlerin mevcut sigorta programlarını fiyatın yanı sıra teminat kapsamı, limitler, muafiyetler ve istisnalar açısından yeniden değerlendirebilecekleri bir ortam yarattı.

“Alıcılar açısından önemli bir fırsat dönemi”

Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO’su Atınç Yılmaz, reasürans piyasalarındaki kapasite fazlasının 2026 yılında da devam ettiğini belirterek “Yıl içinde şu ana kadar piyasadaki dengeleri değiştirecek büyüklükte katastrofik bir hasar yaşanmadı. ABD’de faizlerin yükselmemesi ve daha stabil seyretmesi de sigortacıların kapasite iştahını destekliyor. Bunun yanında yatırımcıların sektöre kapasite sağlamaya devam etmesi rekabeti güçlü tutuyor” dedi.

Büyük ölçekli katastrofik olayların yaşanmaması halinde mevcut koşulların devam edebileceğine işaret eden Yılmaz, “2026’nın, alıcılar açısından fiyatların optimize olduğu ve mevcut sigorta programlarının daha avantajlı koşullarla yapılandırılabildiği önemli bir fırsat dönemi olduğunu düşünüyoruz. Artan rekabet, sigortalıların mevcut bütçeleri içerisinde daha geniş teminat seçeneklerini değerlendirebilmesine de olanak sağlıyor. Daha yüksek teminat limitleri, ek teminatlar ve farklı ihtiyaçlara yönelik alternatiflerin erişilebilir hale gelmesi, şirketlerin poliçelerini fiyatın yanı sıra kapsam, limit, muafiyet ve istisnalar açısından yeniden ele alabilmelerine imkân tanıyor” açıklamalarında bulundu.

Jeopolitik gelişmeler bazı branşlarda tabloyu değiştiriyor

Kapasite fazlası birçok branşta sürerken, jeopolitik gelişmelerin doğrudan etkilediği alanlarda farklı bir görünüm ortaya çıkıyor. Orta Doğu’da devam eden savaşın etkileri politik şiddet sigortalarında piyasa baskısını artırırken nakliyat branşındaki harp sigortaları da savaş koşullarından doğrudan etkileniyor.

Yılmaz, “Küresel piyasada genel olarak güçlü bir kapasite ortamından söz edebiliriz ancak jeopolitik gelişmelerin doğrudan etkilediği branşlarda tablo farklılaşıyor. Orta Doğu’daki savaş nedeniyle politik şiddet sigortasında piyasa baskısını daha belirgin şekilde görüyoruz. Harp sigortası da savaş koşullarından doğrudan etkileniyor. Buna karşılık diğer sigorta branşlarının büyük bölümünde kapasite fazlası devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Şirketlerin bu ortamda branş ve risk bazlı hareket etmesinin önem kazandığını belirten Yılmaz, küresel kapasitenin sağladığı avantajlardan yararlanabilmek için faaliyet gösterilen sektörün risklerinin doğru analiz edilmesi ve uygun kapasitenin doğru teminat yapısıyla buluşturulması gerektiğini söyledi.

Türkiye pazarında yoğun rekabet sürüyor

Türkiye sigorta pazarındaki gelişmeleri de değerlendiren Yılmaz, sektörün 2026’nın ilk altı ayında toplam prim üretiminde yüzde 29 büyüdüğünü, hayat dışı branşta ise nominal büyümenin yüzde 26,2 olduğunu belirtti. Enflasyondan arındırıldığında hayat dışı branşta yaklaşık yüzde 5’lik reel daralma yaşandı.

Yılmaz, “Türkiye sigorta pazarı oldukça rekabetçi bir yapıya sahip. 2026’nın ilk altı ayında sektörün reel olarak yaklaşık yüzde 5 küçüldüğünü görüyoruz. Burada temel belirleyici unsur yoğun rekabet. Kapasitenin güçlü olduğu bir ortamda şirketlerin fiyatlama konusunda daha rekabetçi hareket etmesi, sigorta alıcılarına mevcut programlarını yeniden değerlendirebilecekleri önemli bir alan açıyor” dedi.

Fiyat avantajının teminatlara yansıtılması önem kazanıyor

Howden Türkiye, mevcut piyasa koşullarının şirketlere geçmiş dönemlerde oluşturdukları poliçelerin kapsamını, limitlerini ve ek teminatlarını değişen faaliyet alanları ve yeni riskler doğrultusunda yeniden değerlendirme imkânı sunduğuna dikkat çekiyor. Artan kapasite, farklı sigorta çözümlerine erişimi de kolaylaştırıyor.

Bu süreçte yalnızca daha düşük prime odaklanmak yerine fiyat avantajının daha güçlü bir teminat yapısı oluşturmak için değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Teminat kapsamı, limitler, muafiyetler, istisnalar ve sigorta şirketinin hasar ödeme performansı birlikte değerlendirildiğinde mevcut bütçeyle daha güçlü bir güvence yapısı oluşturmak mümkün. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemi şirketlerin sigorta programlarını yeniden ele almaları açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz” diye konuştu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER