26 Mayıs 2024, Pazar
spot_img

Acente sigortacılığının desteklenmesi gerekiyor

Sigortacılığın makroekonomik ortamdan çok fazla etkilendiğini söyleyen AcnTURK Genel Müdürü Murat Dişci, “Makroekonominin negatif etkilerine karşı acente sigortacılığını desteklememiz gerekiyor. Sektörde poliçe sayısındaki azalmayı engelleyebilecek ya da bir sigortalıya yeni poliçeler satarak kırılganlığı engelleyecek bir portföy ortamını profesyonel bir acente sağlayabilir. Diğer tarafta acente sigortacılığı yapılması için özellikle trafik kapasitelerinin profesyonel acentelere açılması gerekiyor. Stabil olmayan ekonomik ortamdan ancak acente sigortacılığı ile çıkabiliriz” dedi.

SİGORTAMEDYA ÖZEL

Sigorta acenteleri bugün sektörün en önemli paydaşı olma özelliğini taşıyor. Bireysel ihtiyaçlara uygun çözümler sunmaları, karar alma sürecinde rehber niteliği taşımaları, müşterileri için en iyi fiyatı ve kapsamı bulmaları, sigorta bilincini yaygınlaştırma misyonları ve müşteri ilişkilerini güçlendirmeleri onları hem sektör hem de sigortalı tarafında önemli kılıyor. Bu anlamda acentelerin desteklenmesi, uzmanlık alanlarının güçlendirilmesi ve yetkinliklerinin artması oldukça önemli. Sigorta Ekranı’nda Sigorta Medya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar’a konuk olan AcnTURK Genel Müdürü Murat Dişci, acente sigortacılığının önemine dikkat çekti. Dişçi, acentelerini nitelik ve nicelik anlamında geliştirdiklerini belirterek, sigortacılığı geliştirecek itici gücün acente sigortacılığı olduğunu söyledi. 

Sigortacılığın makroekonomik ortamdan etkilendiğini aktaran Dişci, “Biz bunun etkilerini minimuma indirecek sigortacılığı geliştirecek itici gücün acenteler olduğunu düşünüyoruz. Makroekonomik negatif etkilere karşı acente sigortacılığını desteklememiz gerekiyor. Çünkü sektörde poliçe sayısındaki azalmayı engelleyebilecek ya da bir sigortalıya yeni bazı poliçeler satarak kırılganlığı engelleyecek bir portföy ortamını profesyonel bir acente sağlayabilir. Bizim şirketimizin kuruluş felsefesi de acenteyi desteklemek. Bizim “her zaman en iyisi” diye bir sloganımız var. Acentenin sigortalısına her zaman en iyisini sunması gerekiyor. Acentenin hasarda sıkıntı yaşamaması, müşterisiyle problemli diyaloglara girmemesi için her zaman en iyisini sunma yükümlülüğü var. Ama yanında sigortalı bütçesine göre birtakımalternatifler isterse o alternatifleri de koymalı. Fakat öncelikli olarak en iyi ürünü masaya koyması gerekiyor. O nedenle ürün politikamızın ana direği en iyi ürünü sunmak. Yani en yüksek limitle, en iyi içerikle, acenteyi en rahat kılacak ürünü bir kere masaya koyuyoruz. Daha sonra da müşterinin ihtiyacına ya da bütçesine göre kaza yaparsan öde, kullandığın kadar öde, iadeli poliçeler gibi alternatifli ürünler giriyoruz” dedi.

Stabil olmayan ekonomik ortamdan acente sigortacılığı ile çıkabiliriz

Acente sigortacılığında mutlaka en iyinin ortaya konulması gerektiğine vurgu yapan Dişci, “Diğer tarafta yine acente sigortacılığı yapılması için özellikle trafik kapasitelerinin profesyonel acentelere açılması gerekiyor. Aksi takdirde söylemler biraz havada kalıyor ve samimiyetten uzaklaşıyoruz. Yani siz ekonomisi sadece hasar üzerinden dönen bir kanala bir plaza ya da bir banka üzerinden bütün trafik kapasitenizi harcıyorsunuz. Orası bir hizmet noktası değil. Hizmet noktası acente. Bu perspektifte acenteyi ürün olarak güçlendirmek lazım. Fiyat olarakacentenin yüzünü düşürmemek lazım. Rasyonel fiyatlama yapmak gerekiyor. Hizmet tarafında iyi bir hasar hizmeti vermek zorundasınız. Bunu da acente ve müşteriyle iş birliği içinde ortaya çıkarabilirsiniz. Burada size destek olacak kanalı desteklemeniz gerekiyor. O nedenle de bize verdikleri hizmetten ötürü komisyon planlamamız var. Genel anlamda poliçelerde komisyonlarımız yüksek. Bunları yüksek tutmamızın nedeni hep acente sigortacılığını teşvik etmek. Bizi de bu stabil olmayan ekonomik ortamdan yine acente sigortacılığı çıkartacaktır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

2023 bizim açımızdan yapılanma yılı oldu

Sektörün 2023 yılını 2022’ye göre ciddi bir üretim artışıyla tamamladığını söyleyen Dişci, “Yüzde 100’ün üzerinde bir artış gerçekleşti. Bu da reel anlamda yüzde 30’a yakın bir artış anlamına geliyor. Bu çerçeveden baktığınızda kaskonun karının, trafik zararını kapattığını görüyorsunuz. Depreme rağmen hem olumlu bir kar tablosu hem de her branşta belirli büyümeler var. Bizim ilk tam faaliyet yılımız olan 2023’te biz de benzer bir süreci yaşadık. Kendi yeniden yapılanma gündemlerimize bağlı olarak bunun çok daha üzerinde bir büyüme gerçekleştirerek yaklaşık 2,6 milyar ciro yaptık ve 2,5 milyar aktif büyüklüğe ulaştık. 200 milyon liranın üzerinde bir kar açıkladık. Bu bizim açımızdan bir yapılanma yılıydı” dedi.

2024’te de maliyetler artacak

Sigorta Ekranı’nda mevcut ekonomik durumla ilgili değerlendirmeler yapan Dişci, 2024’te hükümetin takip ettiği politikanın çok kalın bir çerçevesi olduğunu belirterek “Faiz artırımlı özellikle bu tür ortodoks politikalara bizim gibi ülkeler açısından mesafeli duruyorum. Biraz bekle gör tarafındayım. Çünkü bu kadar faiz artışı ile hedeflenen talebin baskılanması ama bir yandan arzı da baskılıyorsunuz. Bu da bizim gibi ülkelerde enflasyonu tetikliyor. Dolayısıyla sigorta sektörüne bunun ilk birkaç çeyrekte pozitif yansımasını beklemenin gerçekçi olmadığını düşünüyorum. Hesaplarımızı maliyetlerin artacağı üzerine yapmamız lazım. Fakat ilginçtir ki ilk çeyrekte fiyatların düşme eğiliminde olduğunu gözlemliyorum. Sanki 2023’teki rahatlama ortamı şöyle bir fiyatları gevşetecekmiş gibi. Ama biz de tam durum tersi. Neredeyse yüzde 100’e yakın orijinal parça kullanarak hasarlarımızı onarıyoruz. Şu anki görüntü bu maliyetlerin artacağı yönünde” diye konuştu. 

Hasar frekansında düşme olmayacak

Sigorta sektöründe hasar frekansı açısından hep bir düşme beklentisi olduğunu ama frekansların tam tersi artacağını ifade eden Dişci, şöyle devam etti: “Frekansın düşmesini gerektiren bir ortam yaşamıyoruz. 2023 yılında 7 milyon kasko poliçesi satıldı. 1,5 milyona yakın yeni araç satılmasına rağmen bir yıl önce de 7 milyon araç kasko poliçesi satılmıştı. Yani 1,5 milyon poliçe buharlaşıp gitti. Bunlar artık sigorta yaptırmak istemeyen ya da sigorta yaptıramayan müşteri profilleri. Bu profili kaçırdığınız zaman belki yüksek bir kar ettiniz. Çünkü ben 2023’ün fiyatlarının hep yüksek olduğundan bir sigortacı olarak şikâyet ettim. Çok ciddi artışlar 1,5 milyona yakın müşteriyi sigorta sektöründen çıkardı. Sistemden çıkan bu müşteriler aslında ya ben bu sistemin bir faydasını göremedim, hiç zarar yapmıyorum, hasar yapmıyorum, hiçbir şey de almıyorum diyen müşteri profili. Dolayısıyla 2024’te hasar frekansları artacaktır. Nitekim ilk üç ayda teknik göstergelerden bunun sinyalleri geliyor. 2024 yılında poliçe adedinde de ciddi artışlar beklememek lazım. Bir yandan da TSS diye bir olgu var orada da çok ciddi bir sigortalı artışı var ve o artışta bir doyum noktası var. Doyum noktasına kadar sigorta sektörüne katkı yapacaktır ama bir noktadan sonra orada da fiyatların artması gerekecek.”

Türkiye’de müşteri ilişkilerinin uzmanı acentedir

Acenteleriyle gerçek ilişkiler kurduklarını ve acenteye bir dış unsur olarak bakmadıklarını söyleyen Dişci, “Acenteleri sigorta şirketinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bizim satış konusunda bir ‘know how’ımız yok. Sigorta şirketi olarak müşteri konusunda uzmanlaşmaya gitmeye çalışmamıza gerek yok. Türkiye’de bu işin uzmanı acente. Acente, müşteri ilişkilerinin, müşteri iletişiminin uzmanıdır. Ona kendimizi teslim etmemiz gerekiyor. Teknik konularda da acentenin bize kendini teslim etmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu ilişki çerçevesinde baktığımızda bizim acentelerle iyi bir iletişimimiz var. Bölge toplantıları sorasında 1500’ün üzerinde acente gördüm. Samimi geribildirimler aldım. Listenin ilk sırasında trafik var. Bizim trafik sigortası ruhsata almamızı istiyor acentelerimiz. Bu konuda yoğun olarak çalışıyoruz. Biz de profesyonel acentelere kapasitelerimizi açtığımız, daha çok kazandırdığımız bir trafik sigortası ortamı yaratmak istiyoruz. Başvurularımızı yaptık. İkincisi sırada sermaye konusu geliyor. Bizim yaptığımız karla birlikte öz sermayemiz daha da artarak 300 milyon liranın üzerine çıktı ama 166 milyon lira daha bir sermaye enjeksiyonu yapacağız. Dolayısıyla toplam öz sermayemiz 510 milyon lira gibi bir rakam olacak. Genel anlamda yaptığımız sigortacılıktan ve ürünlerimizden memnunlar. Demek ki 2023’te boşa çalışmamışız” değerlendirmesinde bulundu.

TSS bir hizmet poliçesi

Tamamlayıcı sağlık sigortasına çok önem verdiklerini belirten Dişci, “Sokaktaki insanın otel gibi hastanelerin kapısından girmek için tek şansı TSS. Olabildiğince uygun fiyatlarla, uygun koşullarla ve uygun seçeneklerle sokaktaki insana bunu sunabilmek lazım. TSS’ye açıkçası bir sigorta poliçesi olarak bakmıyorum. Bu bir hizmet poliçesi. O hizmet poliçesini onlara ulaştırmak gerekiyor. Bence TSS’deki büyüme olumlu. Fakat maliyet bu şekilde devam ederse medikal enflasyonla birlikte yüksek fiyatlar gelmek zorunda. Ani maliyet artışlarında bizi en çok zorlayan fiyatlandırmada müşterilerimize ya da bunu yumuşatarak vermeye çalışmak. Fakat maliyetler çok ciddi artışlar gösteriyor. Bunları kapsayan bir fiyatlamayı yapmamız gerekiyor” diye konuştu. 

Bütçe kaygısıyla düşük limitli ürün ön plana koyulmamalı

Sigorta Ekranı’nda konut sigortaları hakkında da bilgi veren Dişci, şöyle devam etti: “Son çıkardığımız ful konut ürününde müşterinin metrekare beyanına göre tam güvence sağlıyoruz. Bu sayede ev yeniden inşa edilene kadar güvence altında oluyor ve bunu başka sistemlerle de takip ediyoruz. Bize bunun yükü çok fazla ama bunu müşteriye sunmak durumundayız. Sigortalı klasik yöntemi de tercih edebilir. Ben her zaman acentelerin en iyisini müşterilere mutlaka yazılı ortamda sunulmasını ve eğer müşteri kabul etmiyorsa gerekçeleriyle yazılı olarak kendilerinden alınması taraftarıyım. Çünkü hasar anında iş sen bana bunu satmadığına geliyor. Bir acentenin bütçe ya da müşteriyi kaçırmama kaygısıyla düşük limitli ürünü ön plana koymaması gerekiyor. Her zaman müşterinin ihtiyacına ve yazılı talebine istinaden en iyi alternatifleri ona açması gerekiyor. Özellikle konut sigortacılığında bu şekilde 6 Şubat depremlerinde yaşadığımız sorunları aza indirebiliriz. Olası İstanbul depremini de en azından daha rahat karşılarız.”

Milli bir şirket olarak iyi sigortacılığın yapılabileceğini göstermek istiyoruz

Acentelerde karşılığı olan bir şirket olduklarını ifade eden Dişci, “Genel kurulumuz acentelerden oluşuyor. Yaygın bir acente ağımız var. Bütün oyunu acentelerin üzerine kuruyoruz. Ona göre komisyon veriyoruz. Ona göre ürün politikamız var. Ona göre bir fiyatlama yapıyoruz. 2023’te elde ettiğimiz başarının tesadüf olmadığını görüyorum. Çok ciddi bir acente teveccühü ve ciddi bir iş akışı oldu. 2024 de benzer şekilde gidiyor. Burada önemli olan bu acentelerin bu şirkete sahip çıkıp destek olması. Biz de acentelerimizi nitelik ve nicelik anlamında geliştiriyoruz. Bizim bütün amacımız Türkiye’de tam milli bir şirket olarak iyi sigortacılığın yapılabileceğini göstermek. Çünkü sürekli sadece krema yiyerek, sadece en iyi işleri toplayarak, en güzel karları ederek ülke sigortacılığın ya da ülke ekonomisine bir katkı sağlamış olmuyorsunuz. Sadece ülke ekonomisinden para çekip duruyorsunuz” şeklinde konuştu. 

TSS ve konutta iyi bir oyuncu olacağız

Programda farklı branşlardaki gelişimlerini de paylaşan Dişci, “Biz bir yaşında bir şirketiz. Kaskoda ciddi bir varlık gösteriyoruz piyasada. Şirket ritmini bulmuş gözüküyor. Bence konut sigortalarında ve TSS’de de iyi bir oyuncu olacağız. Bizim sıralamayla, rekabetle de bir işimiz yok. Aslında biz sigorta sektörünü değiştirmeye çalışıyoruz. Benim ilgi alanım sigortacılığın acente sigortacılığın evrilmesi, bundan fayda sağlayan bir halk kitlesinin oluşması ve sigortacılığın güven içerisinde imajının yayılması ve oturması. Gönül isterdi ki elimizde trafik ruhsatımız da olsun. Çünkü bizim trafikle ilgili ürünlerimiz hazır, stratejilerimiz ve piyasaya yapacağımız katkı belli. Bununla birlikte trafikte kar etmek, iyi bir sistem kurmak sigortalıyı ve sigortacıyı tatmin eden bir sistem kurmak hayal değil. Bunlar yapılabilir. Bizim sigortacılar olarak silkinerek bir şeyler yapmaya başlamamız gerekiyor. Serbest tarife yan unsurlarıyla planlandığı zaman bir çözüm olabilir. Bunları planlamak ve hayata geçirmek çok zor şeyler değil. Ben o anlamda geç kaldığımızı düşünüyorum. Biz hala 20 sene önceki bedeni zararı,değer kaybını, serbest tarifeyi, doğrudan tazmini konuşuyoruz. Sigorta sektörünün hakikaten geri olması tesadüf değil. Bu düzenden çıkmamız lazım” ifadelerini kullandı. 

Tüketici tarafında en hızlı çözüm sağlayan şirketlerden biriyiz

Tüketici tatminin sürekli devam eden bir süreç olduğuna ve tüketiciyi sürekli tatmin eden bir modelin kurulup işletilmesi gerektiğine dikkat çeken Dişci, şöyle devam etti: “AcnTurk Sigorta’da bizim bunu bir yılda ne kadar yapılabilecekse kurup işlettiğimizi düşünüyorum. Bu konuda çalışan arkadaşlarımız cansiperane şekilde gerçekten başarılı işlerin altına imza attılar. Tüketiciyi korumak acenteyi korumaktan geçiyor. Çünkü acente, tüketicinin bir yansıması. Önce acenteyi tatmin edeceksiniz. Acentenin dertlerini çözdüğünüz zaman tüketicinin zatenönemli ölçüde derdini çözmüş oluyorsunuz. Zaten yaklaşımınız dert çözmek üzerine. Biz şikâyet sitelerinde en çok ve en hızlı şikâyet çözen olmuşuz. Gönül ister ki şikâyet olmasın ama olduğunda da çözen en iyi şirketlerden görünüyoruz. Bu da bir tesadüf değil, bunun için çaba harcayan bir ekibimiz var. Sonuçta acente de uğraşıyor. Aslında olaylar karışık değil. Bir hasar oluştuğu zaman sigortalının sigorta şirketiyle iş birliği içinde çalışması gerekiyor. Sigorta şirketiyle iş birliği yapmak yerine piyasadaki birtakım dış unsurlarla iş birliği yapan, onların sizin karşınıza gelip sistemi tekrar tekrar çalıştıran tüketici profilleri de var. Acentenin bu noktada devreye girip bu iş birliğini teşvik etmesi ve optimum noktada süreci tamamlatılması önem arz ediyor. Acente tüketici tatmininin çok önemli bir tarafında yer alıyor. Bizim de altyapılarımızla, kurduğumuz sistemlerle onları desteklememiz gerekiyor. Bizim gibi bir şirketin tüketici tatmini sağlaması hiç kolay değil. Belki de her gün yeni 10 dosya ekleniyor. Çünkü şirket sıfırdan büyüyor. Stabil olan bir şirkette kaynak yönetimini çok daha rahat yapabilir. Ne yazık ki bizim gibi şirketlere transfer yapmak kolay değil. Toplama kadrolarla kadroları eğitiyorsunuz. Kadroyu operasyona veriyorsunuz. Daha onu verdiğiniz zaman zaten kadro kaynağınız yetersiz halde oluyor ve yenisini alıp tekrar eğitip veriyorsunuz o sırada ayrılanlar olabiliyor. Bence bu AcnTURK’ün tüketici boyutunda baktığınızda en büyük başarısıdır” dedi. 

Ara elemana çok ihtiyaç var

“Biz teknik personelleri koruyan, ek gelir sağlayan ve onları eğitim alarak donatacak ve yeni donanımlar sağlayacak bir program başlattık” diyen Dişci, “Çünkü teknik personeller benim bir meslektaşım. Sonuçta ben o en uçta poliçe kesen arkadaşla kendimi meslek olarak ayrı görmüyorum. Yatırım yapmamız gereken kadrolar onlar. Dolayısıyla onların hep yanında olacağız. Yeni neslin özellikle ara eleman anlamında ciddi şekilde eğitilmesi ve yönlendirilmesi gerekiyor çünkü ara eleman yetiştiren bir eğitim düzenimiz yok. Herkes üniversite kazanmak için eğitim görüyor ülkede ama ara elemana çok ihtiyaç var. Ara elemanların ve personellerinbilgi, donanım ve gelir olarak desteklenmesi gerekiyor. Biz AcnTurk Sigorta olarak onların yanındayız” açıklamalarında bulundu.

Sigorta Ekranı:

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER