Türk dünyasının büyüyen ticaretine ortak sigorta kapasitesi çağrısı

Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu kapsamındaki ikinci panelde, ticaret ve yatırımların bölgenin kendi sigorta kapasitesiyle güvenceye alınması, reasüransta mevzuat uyumu ve sınır ötesi hasar yönetimi ele alındı. Konuşmacılar, koruma açıklarının azaltılması için ortak kapasitenin geliştirilmesini ve ihtiyaçlara uygun ürünlerin yaygınlaştırılmasını önerdi.

SİGORTAMEDYA ÖZEL

Gaziantep’te düzenlenen Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu kapsamında, 10 Ekim’de “Türk Dünyası Sigorta Pazarı 2030: Ortak Riskler, Ortak Kapasite, Ortak Gelecek” başlıklı bir panel düzenlendi.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı’nın moderatörlüğünü üstlendiği oturuma Azerbaycan Sigortacılar Birliği İcra Direktörü Abas Miskerli, Kırgızistan Sigortacılar Birliği Başkanı Ulan Baktıgulov, TSB Başkanı Ahmet Yaşar, Özbekistan Profesyonel Sigorta Piyasası Katılımcıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rustam Azimov ve KKTC Sigorta ve Reasürans Birliği Başkanı Börte Barlasoğlu konuşmacı olarak katıldı. Oturumda ticaret ve yatırımlar için ortak sigorta kapasitesinin geliştirilmesi, sınır ötesi hasar yönetimi ve sigortasız kesimlere ulaşacak yeni ürünlerin önemi vurgulandı.

Abas Miskerli: “Kanunlarımızın birbirine yakın olması gerekiyor”

Azerbaycan Sigortacılar Birliği İcra Direktörü Abas Miskerli, ortak reasürans kapasitesinin geliştirilmesinde ülkelerin mevzuatlarının uyumunun belirleyici olduğunu söyledi. Azerbaycan ile Özbekistan arasındaki reasürans iş birliğini örnek gösteren Miskerli, “Derecelendirme koşulları gibi düzenlemelerin birbirine uygun olması çalışmaları kolaylaştırıyor” dedi.

Azerbaycan’daki düzenlemelerin hem kredi derecelendirmesini hem de ödeme gücünü dikkate aldığını ifade eden Miskerli, mevzuatların uyumlaştırılmasıyla ortak reasürans kapasitesinin geliştirilebileceğini belirtti. Kapasite ihtiyacının bütün sigorta piyasaları için geçerli olduğunu vurguladı.

Sınır ötesi hasarların yönetimi için de ortak bir mekanizma öneren Miskerli, “Müşteriler, özellikle Türkiye ve Kazakistan’daki faaliyetleri için teminat talep ediyor. Şirketler ise başka bir ülkede meydana gelebilecek hasarı yönetmenin güçlüğü nedeniyle bu taleplere mesafeli yaklaşabiliyor” diye konuştu.

Sigorta birliklerinin şirketlere destek vermesi gerektiğini belirten Miskerli, hasar gerçekleştiğinde hangi adımların atılacağının önceden belirlendiği bir işleyiş oluşturulmasını önerdi. Bir ülkedeki sigortacının, diğer ülkedeki hasarın yerel meslektaşları tarafından yönetileceğine güvenmesinin sınır ötesi teminat sunulmasını kolaylaştıracağını ifade etti.

Ulan Baktıgulov: “DASK konusunda desteğiniz bizim için önemli”

Kırgızistan Sigortacılar Birliği Başkanı Ulan Baktıgulov, Cumhurbaşkanının desteğiyle son iki yılda sigortacılık alanında gelişmeler yaşandığını ve çeşitli zorunlu sigorta ürünlerinin uygulamaya alındığını söyledi. Turistlere yönelik sigortanın da zorunlu hale geldiğini belirtti.

Türkiye’nin DASK deneyiminden yararlanmak istediklerini ifade eden Baktıgulov, bu alandaki desteğin Kırgızistan için önemli olduğunu vurguladı.

Ahmet Yaşar: “Ürünlerin içinde danışmanlık ve önleyici faaliyetler olması lazım”

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye’de zorunlu sigortalardan gönüllü sigortalara doğru gelişen bir eğilim bulunduğunu söyledi. Sağlık sigortalarının zorunlu olmamasına rağmen ihtiyaçlara karşılık veren ürünlerle vatandaşlar tarafından benimsendiğini belirten Yaşar, bu branşın prim üretiminde ikinci sıraya yükseldiğini, bazı aylarda ilk sıraya da çıkabildiğini ifade etti.

İhtiyaca uygun ürünlerin sigortanın yaygınlaşmasını sağladığını vurgulayan Yaşar, “Sektörün ürünlerini çeşitlendirmesi gerekiyor. Bu ürünlerin içerisinde artık danışmanlık ve önleyici faaliyet içeren ürünler olması lazım” dedi.

Dijitalleşme karşısında acente ve brokerlerin uzmanlık ve danışmanlık rollerini öne çıkarması gerektiğini belirten Yaşar, yeni ürünlerin müşterilere ulaştırılmasında bütün dağıtım kanallarına görev düştüğünü ifade etti. Büyük yangınlar ve diğer hasarların ardından toplumun sigorta sektöründen çözüm beklediğini söyleyen Yaşar, bu beklentiye hem ülke piyasalarında hem de Türk dünyası iş birliği içinde karşılık verilmesi gerektiğini kaydetti.

“Sağlık sigortalarında gideceğimiz önemli bir yol var”

Özel ve tamamlayıcı sağlık sigortalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payının yüzde 2,5–3 düzeyinde olduğunu belirten Yaşar, vatandaşların cepten yaptığı harcamaların payının ise yüzde 15–17 seviyesinde bulunduğunu söyledi.

Bireysel sağlık harcamalarının ortalama 17 bin lira civarında olduğunu ifade eden Yaşar, bu tutarın ortalama tamamlayıcı sağlık sigortası priminin de üzerinde bulunduğuna dikkat çekti. Bu karşılaştırmanın sağlık sigortalarında önemli bir gelişme alanı olduğunu gösterdiğini belirtti.

Nüfusun yaşlanması ve insan ömrünün uzamasının yaşlı bakımına, sağlık hizmetlerine ve bunların finansmanına yönelik ihtiyacı artırdığını söyleyen Yaşar, “Sektör, bu alanlarda doğru ürünler geliştirmeli” dedi.

Orta vadeli politika çerçevesindeki güvenlik ve dayanıklılık yaklaşımını da değerlendiren Yaşar, bunu sigortacılığa ilginin azalması şeklinde yorumlamadıklarını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ekonomik maliyetinin 116 milyar dolar, sigorta hasarlarıyla karşılanan bölümünün ise yaklaşık 6 milyar dolar olduğunu belirterek koruma açığına dikkat çekti.

“Sigortasız kalan araçlar için uygun çözümler geliştirilmeli”

Trafik sigortasında sigortalılık oranının yaklaşık yüzde 80, kaskoda ise yüzde 25 düzeyinde olduğunu belirten Yaşar, “Sigortasız kalan araçlar için uygun çözümler geliştirilmeli. Trafiğe çıkmayan veya yaşı nedeniyle mevcut ürünlere erişemeyen araçların durumu dikkate alınmalı” diye konuştu.

Türkiye’de araç parkının ortalama yaşının yaklaşık 15,5–16’ya ulaştığını ifade eden Yaşar, birçok sigorta şirketinin 10 veya 13 yaşın üzerindeki araçlara teminat vermediğini belirtti. Sigortalılığı artırmak için sektörün kendi ürün ve uygulamalarını da değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Bir şirketin geliştirdiği yeni kasko modelini örnek gösteren Yaşar, satılan ilk 40 bin poliçenin yüzde 91’inin daha önce kasko sistemine hiç girmemiş ya da aracının yaşı nedeniyle üç ila beş yıl önce sistemden çıkmış müşterilere ait olduğunu söyledi. Bu örneğin, ihtiyaçlara uygun ürünlerle yeni kesimlere ulaşılabileceğini gösterdiğini ifade etti.

Konut ve iş yeri sigortalarında da risklerin arttığını belirten Yaşar, iklim, siber güvenlik ve mobilite alanlarındaki değişimlere yönelik çözümler geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Rustam Azimov: “Büyüyen ticaretimizi ortak sigorta kapasitesiyle desteklemeliyiz”

Özbekistan Profesyonel Sigorta Piyasası Katılımcıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rustam Azimov, Özbekistan’da son yıllarda yürütülen reformların işletmelerin desteklenmesini, dijitalleşmeyi ve ekonomik büyümeyi hızlandırdığını söyledi. Sigorta sektörünün de ekonomiden daha hızlı büyüdüğünü belirtti.

Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ilişkilerin sigortacılık açısından somut fırsatlar sunduğunu vurgulayan Azimov, “Yaklaşık 3 milyar dolarlık ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Türk şirketleriyle geliştirilen proje portföyü 9 milyar doların üzerinde. Bu yatırımlar sigorta güvencesine ihtiyaç duyuyor” dedi.

“Tek soru, bunları kim sigortalayacak?” diyen Azimov, projelerin bölgenin şirketleri tarafından mı yoksa bölge dışındaki sigortacılar tarafından mı güvenceye alınacağı sorusunu gündeme getirdi. Aynı sorunun bütün Türk dünyası için geçerli olduğunu ifade ederek Türk Dünyası Sigorta Birliğinin ticaret ve yatırımları destekleyen temel yapılardan biri olması gerektiğini vurguladı.

“Ortak kapasitenin geliştirilmesi önündeki engeller arasında derecelendirme eksiklikleri, afet kayıplarına ilişkin verilerin yetersizliği ve farklı mevzuat çerçeveleri bulunuyor” diyen Azimov, sel, kuraklık ve deprem gibi risklerden kaynaklanan kayıpların kapsamlı biçimde ortaya konulmasının önemine dikkat çekti.

Sermaye, aktif kalitesi, risk yönetimi ve insan kaynağının gelişimde belirleyici olduğunu söyleyen Azimov, beş ülkede faaliyet yürütme deneyimlerini birliğin üyeleriyle paylaşmaya hazır olduklarını belirtti. Gaziantep’te oluşturulacak çalışma gündemini bu nedenle önemsediklerini ifade etti.

Börte Barlasoğlu: “Motor branşının dışına çıkmamız gerekiyor”

KKTC Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Başkanı Börte Barlasoğlu, KKTC sigorta piyasasının ağırlıklı olarak trafik ve kasko sigortalarından oluştuğunu söyledi. Zorunlu trafik sigortasında sigortalılık oranının yaklaşık yüzde 99, kaskoda ise yüzde 60 seviyesinde olduğunu belirtti.

Sektörün büyümesi için motor branşlarının dışına çıkılması ve daha fazla riskin güvenceye alınması gerektiğini ifade eden Barlasoğlu, sağlık ve afet sigortaları alanındaki ihtiyaçlara dikkat çekti. Türkiye’nin desteğine teşekkür ederek ülkelerin deneyimlerini ve uygulamalarını bir araya getirmesinin önemini vurguladı.

Ortak kapasitenin reasürans maliyetlerinin düşürülmesine, afetlerin ve ekonomik şokların mali etkilerinin karşılanmasına katkı sağlayabileceğini belirten Barlasoğlu, veri paylaşımının da risklerin değerlendirilmesi, yatırımların planlanması ve sigorta sahteciliğinin önlenmesi açısından yarar sağlayacağını söyledi.

Ahmet Yaşar: “Orta Koridor’u bir sigorta koridoru haline getirmemiz lazım”

Panelin kapanış değerlendirmesinde söz alan Ahmet Yaşar, ortaya konulan önerilerin uygulamaya geçirilmesi gerektiğini söyledi. Türk dünyasının ekonomik büyüklüğünün kendi sigorta ve reasürans kapasitesini geliştirmeyi gerektirdiğini belirtti.

Deprem, sel, fırtına ve iklim değişikliği gibi ortak risklere kolektif bir yaklaşımla karşılık verilebileceğini ifade eden Yaşar, “Orta Koridor’u aynı zamanda bir sigorta koridoru haline getirmemiz lazım” dedi.

Türkiye’de prim üretimini 100 milyar dolara, primlerin ekonomik büyüklüğe oranını ise yüzde 5’e çıkarma hedefini dile getiren Yaşar, sektörün mevcut potansiyelinin gerisinde olduğunu söyledi.

Ülkelerin farklı alanlardaki birikimlerinin ortak gelişime katkı sunabileceğini belirten Yaşar, Kazakistan’ın sigortacılık teknolojilerindeki ilerlemesini ve Azerbaycan’ın diğer piyasalardaki iyi uygulamaları hızla uyarlamasını örnek gösterdi. Karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımının hızlandırılmasıyla hedeflere ulaşılabileceğini vurguladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER