Sigortacılık deyince akla gelen bir marka olmak istiyoruz

Referans Sigorta Genel Müdürü Oğuz Karahançer, operasyonel verimlilikten yeni hasar modeline, 5 yıllık yenileme garantisinden insan kaynağı yatırımlarına kadar hayata geçirdikleri uygulamalarla sektörde farklılaşmayı hedeflediklerini belirterek “Sigortacılık deyince ne yapılması gerekiyorsa onu yapan şirket olarak anılmak istiyoruz. Hedefimiz sektörün referans noktası olmak” dedi.

SİGORTAMEDYA ÖZEL

Sigorta sektörü, ekonomik koşulların, yüksek faiz ortamının, maliyet baskılarının ve artan rekabetin etkisiyle 2026’nın ilk yarısını farklı dinamiklerin öne çıktığı bir dönem olarak geride bıraktı. Prim üretimindeki reel görünüm, teknik ve mali kârlılık arasındaki denge, fiyat rekabeti, hasar maliyetlerinin yönetimi ve teminata erişim sektörün gündemindeki başlıca konular arasında yer aldı.

Bu ortamda şirketlerin yalnızca fiyatla değil; operasyonel verimlilik, hizmet modeli, teknoloji kullanımı, dağıtım kanallarıyla kurduğu ilişki ve yeni ürün ve uygulamalarla farklılaşması da giderek önem kazanıyor.

Referans Sigorta da son dönemde operasyonel verimliliği artırmaya, hasar süreçlerinde farklı bir model oluşturmaya, sigortalıların teminata erişiminde süreklilik sağlamaya ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye yönelik uygulamalarıyla bu alanda farklılaşmayı hedefleyen şirketlerden biri.

Sigorta Ekranı’nda Sigorta Medya Yayın Yönetmeni Can Kantar’ın konuğu olan Referans Sigorta Genel Müdürü Oğuz Karahançer; sektörün 2026’nın ilk yarısındaki performansından teknik kârlılığa, şirketin operasyonel verimlilik çalışmalarından branş bazındaki yeniliklere kadar pek çok farklı konuda değerlendirmelerde bulundu.

“Sigorta sektörü ilk 6 ayda umduğunu bulamadı”

Sigorta sektörünün 2026’nın ilk yarısındaki görünümünü değerlendiren Karahançer, enflasyonla kıyaslandığında sektörün büyüme performansının zayıf kaldığını söyledi. TL bazında reel bir küçülme yaşandığını aktaran Karahançer, “İlk 6 ayda yüzde 4,4 civarında bir küçülme gerçekleşti” dedi.

Sektörün performansının kullanılan göstergeye göre farklı bir görünüm ortaya koyduğuna da dikkat çeken Karahançer, euro bazında güçlü bir büyüme görüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin hayat dışı branşlarda Avrupa’nın üçüncü büyük sigorta pazarı olduğunu hatırlatan Karahançer, “Son bir yılda döviz kurundaki artışın daha sınırlı kalması euro bazındaki rakamlara olumlu yansıdı. Sektörün öz kaynaklarında da 2 milyar euronun üzerinde artış gerçekleşti. Yabancı yatırımcı açısından bakıldığında Türkiye sigorta pazarının büyüme rakamları olumlu bir tablo ortaya koyuyor” dedi.

Ancak Türkiye’de yerleşik faaliyet gösteren şirketler açısından esas göstergenin TL bazındaki reel performans olduğunun altını çizen Karahançer, “Maliyetlerin önemli bölümü TL üzerinden oluşuyor. İşçilik, tazminat ve personel giderleri gibi kalemler enflasyon ve ücret artışlarından doğrudan etkileniyor. Reasürans maliyetleri dışında önemli gider kalemlerinin neredeyse tamamı TL bazında. Euro bazında bakıyorsanız, yabancı bir yatırımcıysanız ve kâr transferi yapabilecek durumunuz varsa her şey çok olumlu görünüyor. Ancak Türkiye’de yerleşik olarak baktığınızda sigorta sektörü ilk 6 ayda umduğunu bulamadı diyebiliriz” diye konuştu.

“Faiz gelirlerinin yarattığı rahatlama dikkatle yönetilmeli”

Yüksek faiz ortamının sigorta şirketlerine sağladığı mali gelirin teknik kârlılık açısından dikkatle yönetilmesi gerektiğini belirten Karahançer, şirketlerin geçen yılın sonunda bütçelerini hazırlarken faiz oranlarının bu dönemde yüzde 20’li seviyelerin hemen üzerinde olacağını öngördüklerini, bugün ise mevduatta bu beklentinin neredeyse iki katına ulaşan oranların görülebildiğini söyledi.

Yüksek faizlerin sağladığı ek gelirin gelecekte ortaya çıkabilecek kur ve maliyet artışları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Karahançer, “Burada kazandığımız her şeyi aslında önümüzdeki dönemde daha hızlı bir kur artışı ve maliyetlerin çok hızlı yükseleceği durumları öngörerek rezerv olarak tutmamız gerekiyor” dedi.

Kısa vadeli hedeflerle prim üretimini artırmaya odaklanan bazı şirketlerde yüksek faiz ortamının rehavet yaratabildiğine dikkat çeken Karahançer, geçmişte mali kârlılığı fiyat rekabetinde kullanan şirketlerin ciddi sorunlarla karşılaştığını hatırlattı. Karahançer, 2013-2014 yıllarında öz kaynaklarını birkaç kez tüketen şirketlere tanıklık ettiklerini belirterek, yüksek faiz dönemlerinde elde edilen kaynakların doğru kullanılmasının önemini vurguladı.

Teknik kârlılığın sigortacılığın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu kaydeden Karahançer, faizlerin yüzde 6-6,5 seviyelerinde olduğu dönemlerde kazanç oranı ve özkaynak kârlılığının dolar bazında yaptığı hesaplamaya göre yüzde 16-17 seviyesinde bulunduğunu, bugün ise yüzde 17-18 seviyelerinde devam ettiğini söyledi.

Teknik ve mali kârlılık arasında doğru dengenin kurulması gerektiğini ifade eden Karahançer, “Teknik kâr açısından bileşik rasyonun her koşulda yüzde 100’ün altında tutulması zorunlu değil. Esas konu, teknik veya mali tarafta elde edilen kaynakların doğru şekilde korunması” dedi. Yüksek mali kârın fiyatları düşürerek daha fazla poliçe üretmek amacıyla kullanılmasının uzun vadede şirketlerin kaynaklarını zayıflatabileceğine dikkat çeken Karahançer, kur ve enflasyonda yeniden hızlı artış yaşanması halinde bunun özkaynak yeterliliği açısından sorun yaratabileceğini belirtti.

“Erken fiyatlamanın etkisi bugün geri dönüyor”

Sigorta sektöründe fiyatların enflasyonun altında seyretmesini de değerlendiren Karahançer, yaklaşık 2-2,5 yıl önce yüksek enflasyonun başladığı dönemde geleceğe ilişkin belirsizlik nedeniyle piyasalarda hızlı fiyat artışları yaşandığını söyledi. Özellikle oto branşında hasar maliyetlerinin, yedek parça dışında, o dönemde öngörülen ölçüde yükselmediğini ifade etti. Birebir rakamlar olmadığının altını çizerek örnek veren Karahançer, iki yıl önce 5 bin TL’ye yapılan bir parça boya işleminin enflasyon oranında artarak 8 bin TL’ye çıkmak yerine bugün yaklaşık 5 bin 500 TL seviyesinde seyrettiğini belirtti.

Belirsizliğin yüksek olduğu dönemde hizmet sağlayıcıların maliyetlerini hızla artırması nedeniyle sigorta şirketlerinin de primlerini yükseltmek zorunda kaldığını kaydeden Karahançer, sonraki süreçte serbest piyasa koşulları ve rekabetin yeniden denge sağladığını söyledi. Karahançer, “Servis sağlayıcıların son iki yılda fiyatlarını yüksek oranlarda artıramadıklarını gördük. Erken fiyatlamanın sonucunda ilk başta ödediğimiz aşırı maliyetin bugünlerde cebimize geri döndüğünü görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kışa iyi hazırlanıyoruz”

Referans Sigorta’nın ilk altı aylık performansını değerlendiren Karahançer, “Prim üretimi anlamında istediğimiz seviyenin hafif altında kaldık. Buna karşılık elde etmemiz gereken kârlar ve yapmamız gereken rezerv artışında beklediğimizin ötesinde bir durumla karşı karşıyayız. Yani kışa iyi hazırlanıyoruz” dedi.

“Oto dışı branşlarda genel olarak sektörde benzer bir durum var”

Prim üretimindeki seyrin özellikle oto dışı branşlarda sektör genelinde de benzer olduğunu belirten Karahançer, EPI (Estimated Premium Income-Beklenen Prim Geliri) gerçekleşmelerinde diğer şirketlerde de benzer bir tablo bulunduğunu söyledi. Karahançer, sektörün yılın ilk altı ayında TL bazında yüzde 4,4 reel küçülme kaydetmesinin de bu değerlendirmeyi desteklediğini ifade etti.

“Reel büyümeyi trafik sigortasındaki düzenlemeler etkiledi”

Sektördeki reel küçülmenin sigortalı sayısındaki gerilemeden ziyade prim üretimini etkileyen farklı unsurlardan kaynaklandığını belirten Karahançer, trafik sigortasıyla birlikte sunulan ürün ve hizmetlere yönelik düzenlemelerin bu tabloda önemli rol oynadığını söyledi. Önceki dönemlerde trafik sigortasıyla birlikte yaklaşık yüzde 30-35 oranında çapraz ürün satışı gerçekleştirildiğini belirten Karahançer, “Düzenlemelerin ardından bu üretim neredeyse tamamen ortadan kalktı. Reel büyümenin olmamasının en büyük sebebi, otoritenin aldığı karar neticesinde trafik sigortasıyla birlikte verilen ürün ve hizmetlerin neredeyse sıfıra inmiş olmasıdır diyebiliriz” dedi.

“Kaskoda ortalama primlerdeki gerileme devam ediyor”

Kasko sigortalarındaki görünümü de değerlendiren Karahançer, ortalama primlerdeki gerilemenin devam ettiğine dikkat çekti. Yılın ilk çeyreğinden itibaren bazı şirketlerin hasar prim oranları yüzde 100’ün üzerinde olmasına rağmen daha fazla poliçe adedine ulaşmak amacıyla fiyat rekabetine yöneldiğini belirten Karahançer, diğer şirketlerin de bu rekabete katılmasıyla kaskoda küçülme yaşandığını söyledi.

Yangın branşında da küçülme görüldüğünü kaydeden Karahançer, sektörün reel büyüme performansında trafik sigortasıyla birlikte sunulan ürün ve hizmetlerdeki değişimin temel belirleyici olduğunu yineledi.

Gençlerimize umut olmak, sektörümüze nitelikli insan kaynağı kazandırmak istiyoruz”

Referans Sigorta’nın insan kaynağına yönelik çalışmalarını anlatan Karahançer, geçen yıl üniversitelerin açıldığı dönemde staj programına dahil ettikleri 25 öğrenciyi, mezuniyetlerinin ardından ağustos ayında kadroya aldıklarını söyledi. Çalışmayı 30 yıllık meslek hayatının kendisine en fazla heyecan veren projelerinden biri olarak nitelendiren Karahançer, programın başında gençlere “Kim diplomayı getirirse işe başlayacak” dediğini belirterek, staj sürecinin başından itibaren onları mezuniyet sonrası istihdama hazırladıklarını ifade etti.

Sigorta sektörünün iyi yetişmiş insan kaynağına ciddi biçimde ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Karahançer, daha önce de benzer çalışmalar yürüttüklerini ancak ilk kez bu kapsamda bir model uyguladıklarını kaydetti. Gençlerin staj döneminde gösterdikleri özverinin ardından bugün Referans Sigorta bünyesinde çalışmaya başladıklarını belirten Karahançer, şirket içinde kapsamlı bir eğitim sürecinden geçtiklerini söyledi.

Karahançer, “Bu arkadaşlarımızın gelecekte Referans Sigorta’da ve sigorta sektöründe çok önemli yerlere geleceğine yürekten inanıyorum. Gençlerimize umut olmak, sektörümüze yetişmiş, kaliteli insan kaynağı kazandırmak bizim için onur verici. Şirketinize değer kattığınız zaman bir yönetici olarak mutlu olursunuz ama mesleğinize değer katmak çok daha farklı bir duygu” ifadelerini kullandı.

“Eğitim altyapımızı sektörle paylaşmaya hazırız”

Projeyi yalnızca Referans Sigorta ile sınırlı tutmak istemediklerini belirten Karahançer, acentelere de benzer programlar geliştirmeleri için çağrıda bulundu. Acentelerin faaliyet gösterdikleri il ve bölgelerde üniversitelerin son sınıf öğrencilerini bünyelerine alarak sigorta sektörüne kazandırabileceklerini ifade etti.

Referans Sigorta’nın bu konuda acentelere karşılıksız destek vermeye hazır olduğunu vurgulayan Karahançer, “Hazır kurulu bir eğitim düzenimiz, eğitimcilerimiz, eğitim notlarımız ve uygun salonlarımız var. Benzer projeler yaparak yeni personel istihdam eden acentelerimiz bizimle iletişime geçerse en azından birinci basamak temel bilgi eğitiminde karşılıksız olarak destek olmaya hazırız” dedi.

“Faaliyet gider oranında yüzde 13,3 ile birinci sıradayız”

Referans Sigorta’da son 1,5 yıldır operasyonel verimliliği artırmaya yönelik yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Karahançer, teknik gelire oranlanan faaliyet giderlerinde sektörün en verimli şirketi olma hedeflerine planlanandan önce ulaştıklarını söyledi.

Acente komisyonları dahil faaliyet gider oranının yüzde 13,3 olduğunu belirten Karahançer, “İkinci yılın sonunu bekliyorduk ancak 1,5 yılın sonunda hedefimize ulaştık. Bugün teknik gelire oranladığımızda faaliyet gider oranında, acente komisyonu dahil yüzde 13,3 ile birinci sıradayız” dedi.

Bu sonucu çalışan sayısını, ücretleri ya da acente komisyonlarını azaltarak değil, operasyonel verimlilikle elde ettiklerinin altını çizen Karahançer, sigortacılıkta sürdürülebilir başarı açısından hasar ve faaliyet giderlerinin doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekti. Karahançer, “Eğitimlerimizde de sürekli üzerinde duruyoruz; hasar giderinizi ve faaliyet giderlerinizi kontrol ettiğiniz sürece bileşik rasyoda sektörün önünde olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

“Kaskoda 29+1 olmayı başardık”

Kasko hasar süreçlerinde 1 Mayıs itibarıyla yeni bir uygulamaya geçtiklerini açıklayan Karahançer, yaklaşık 20 yıldır sektörde kullanılan yedek parça tedarik sistemi ve anlaşmalı servis modelinden farklı bir yapı oluşturduklarını söyledi. Robot yazılımlar sayesinde acentelerin aynı anda yaklaşık 30 sigorta şirketinden teklif alabildiğine işaret eden Karahançer, bu şirketlerin büyük bölümünün aynı anlaşmalı servis ve tedarikçilerle çalışmasının müşteriye sunulan hizmette farklılaşmayı zorlaştırdığını belirtti. Rekabetin yalnızca düşük fiyat anlamına gelmediğini vurgulayan Karahançer, “Rekabet etmek farklı olmak demektir. Biz tedarik sisteminden çıkıyoruz, anlaşmalı servis yapmayacağız dedik. Kazanın ardından eksperlerimizden 3-4 günde raporu alıp dosyayı kapatmayı ve ertesi gün hasarı ödemeyi hedefledik” diye konuştu.

1 Mayıs’ta başlayan uygulamada yüzde 87 civarında başarıya ulaştıklarını kaydeden Karahançer, “Artık hiç kimse bizden yedek parça beklemiyor. Böylece o ekrandaki 30 sigorta şirketi arasında 29+1 olmayı başardık. En düşük fiyatı vermemiz gerekmiyor, çünkü diğerlerinden farklı bir hizmet sunuyoruz” dedi.

Sigorta şirketlerinin asli işinin yedek parça bulmak ve göndermek değil, gerçekleşen zararı tespit ederek tazminatı ödemek olduğunu ifade eden Karahançer, yeni modelin maliyet sonuçlarını da takip ettiklerini söyledi. Geçmişte tedarik sistemiyle yedek parçada yüzde 40-50’lere varan iskontolar sağlandığını hatırlatan Karahançer, “Bugün yüzde 55’e ulaşabilen iskonto oranlarının şirket maliyetlerine ne ölçüde katkı sağladığını değerlendiriyoruz. Henüz kesin bir sonuca ulaşmak için dosya sayısının yeterli olmasa da yedek parça tedariki yapmadığımız dosyalarda ortalama maliyetlerin artmadığını gözlemledik” şeklinde konuştu.

“Yangın poliçelerinde 5 yıl yenileme garantisi veriyoruz”

Oto dışı branşlarda sigortalıların poliçeye erişimini sürdürülebilir hale getirmeye yönelik yeni bir model uyguladıklarını belirten Karahançer, özellikle bazı risk gruplarında büyük hasarların ardından şirketlerin teminat vermekten çekilebildiğine dikkat çekti. Reasürans kısıtlarının da zaman zaman bu süreçte etkili olduğunu belirten Karahançer, “Yıllarca hasarsız şekilde poliçesini yenileyen bir müşteriye daha sonra teminat verilememesi, sektörün itibarı açısından doğru değil” dedi.

Bu nedenle yangın sigortalarında müşterilere belirli koşullar altında 5 yıllık yenileme garantisi vermeye başladıklarını açıklayan Karahançer, “Benzer modeli portföyünü Referans Sigorta’ya taşımak isteyen acenteler için de uyguluyoruz. Bir acente, ‘Portföyümü yaparsanız sadece sizinle çalışmak istiyorum’ dediğinde kendisiyle 5 yıllık yenileme protokolü hazırlıyoruz. ‘Mevcut portföyünü 5 yıl boyunca yenileyeceğim’ diyoruz. Yenileme garantisinin ardından hem sigortalının bize olan güveni arttı hem de acentelerin bize getirdikleri portföy devirlerinde bir hızlanma yaşadık” açıklamalarında bulundu.

Yenileme garantisinin sürdürülebilirliğinin ise ilk poliçenin doğru koşullarda ve doğru fiyatla düzenlenmesine bağlı olduğunu vurgulayan Karahançer, uygulamanın işletmelerin gerekli risk önlemlerini almaktan vazgeçmesi anlamına gelmediğini söyledi. Gerekli bütün tedbirler alınsa dahi yangın ve makine kırılması gibi hasarların meydana gelebileceğini belirten Karahançer, yenileme garantisinin de her koşulda aynı fiyat ve şartlarla yenileme anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Doğru fiyatlamanın önemini yangın poliçesi üzerinden örneklendiren Karahançer, “Yangın poliçesi örnek olsun diye bir rakam söylüyorum, binde 5 fiyatla yapılmalıdır. Ama bugün mali kârdan kaynaklı bir rezervimiz var, hadi biraz yangın portföyünü artıralım diye binde 5 yerine binde 1,5’la poliçeler tanzim edilirse bu sene 1,5 olur, gelecek sene poliçe bulamazsınız. Halbuki bu poliçe binde 5’ten yapılsa ne kadar büyük hasar olursa olsun ne reasürans şirketleri zarar eder ne de sigorta şirketleri. Hiç kimse zarar etmezse zaten yenileyememe diye bir durum olmaz” ifadelerini kullandı.

Referans Sigorta’nın uyguladığı modeli 100 milyon liralık bir fabrika örneği üzerinden de anlatan Karahançer, poliçenin binde 5 fiyatla düzenlenmesi ve 20 milyon liraya kadar yangın hasarı oluşması halinde bir sonraki yıl binde 6 ile yenilenebileceğini söyledi. Hasar yaşanmaması halinde ise poliçenin doğru fiyat üzerinden 5 yıl boyunca aynı fiyatla devam etme garantisi kapsamında olduğunu belirtti.

Yenileme garantisinin mevzuata girmesini arzu ettiğini de dile getiren Karahançer, sektör genelinde böyle bir sorumluluğun bulunmasının şirketleri ilk poliçeden itibaren sürdürülebilir fiyatlamaya yönelteceğini ifade etti. Karahançer, “Herkes bilecek ki biz bu poliçeyi 5 yıl boyunca yenilemek zorunda kalabiliriz, dolayısıyla doğru fiyatla ilk poliçeyi yapalım. Olayın tamamen mantığı böyleydi” dedi. Böylece düşük fiyatla düzenlenen poliçelerin sonraki dönemlerde yenilenememesi ve sigortalıların teminat bulmakta zorlanması gibi sorunların da önüne geçilebileceğini kaydetti.

“Hedefimiz sigortacılıkta sektörün referans noktası olmak”

Referans Sigorta’nın hasar süreçlerinde benimsediği çalışma modelini kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Karahançer, mevcut uygulamada ulaştıkları yüzde 87’lik başarı oranını yüzde 100’e çıkarmak için çalışacaklarını söyledi. Karahançer, “Hasar süreçlerimiz o yüzde 87, yüzde 100 olana kadar devam edecek ve bundan sonra bizim şirketimiz böyle çalışacak” dedi.
Şirketin temel hedefinin sigortacılıkta sektörün referans noktası haline gelmek olduğunu vurgulayan Karahançer, “Bir iddiamız var; sektörün referans noktası olmak istiyoruz. Sigortacılık deyince akla gelmek istiyoruz. Sigortacılık deyince ne yapılması gerekiyorsa onu yapan şirket olarak anılmak her zaman birinci hedefimiz” ifadelerini kullandı.

Bu çalışma anlayışını yeni yetişen çalışanlara da aktardıklarını kaydeden Karahançer, böylece oluşturdukları kurum kültürünün uzun vadede devam etmesini amaçladıklarını belirtti. Karahançer, “Yetiştirdiğimiz arkadaşlarımıza da aynı mantaliteyi verdiğimiz için bir aksilik olmazsa bu şirket uzun yıllar böyle çalışacak. Çünkü bizden böyle öğrendi arkadaşlar. Herkes bir üstünden ne öğrenirse onu uyguluyor” diye konuştu.

“Dijitalin belli bir pazarı var, insanın yerini tamamen alamaz”

Acentelerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahançer, dijital satış kanallarının sigortacılıkta belirli bir paya sahip olacağını ancak insan aracılı satışın yerini tamamen almasının mümkün görünmediğini söyledi. Satın alma alışkanlıklarının ürünün niteliğine göre değiştiğine dikkat çeken Karahançer, sigortacılığın teknik bilgi ve danışmanlık gerektiren yapısının acente, broker ve diğer aracılara duyulan ihtiyacı koruduğunu belirtti.

Karahançer, “Dünyanın neresine giderseniz gidin, dijitalin belli bir pazarı var. Ama o pazar hiçbir zaman herkesin hayalini kurduğu gibi yüzde 70’leri, 80’leri görecek düzeyde olmadığı gibi yüzde 2-3’leri de geçmiyor. Sigortacılık biraz daha teknik, detay bilgiye sahip olmanız gereken bir konu. Yapay zekâya soru sorup cevap almak yerine bir sigorta acentesinden veya aracısından, broker ya da bankadan faydalanmak insanların tercih ettiği bir durum olabilir” dedi.

İnsanların kendi başlarına yapabilecekleri pek çok işte de hizmet almayı tercih ettiğini belirten Karahançer, teknolojinin gelişmesinin insanların her işlemi aracısız gerçekleştireceği anlamına gelmediğini ifade etti. Dijital hizmetlerde dahi kullanıcıların karşılarında bir insan bulmayı önemsediklerini kaydeden Karahançer, bunun güven ihtiyacı ve insanın sosyal yapısıyla bağlantılı olduğunu söyledi.

“Acenteler teknolojiyi operasyonel süreçlerini iyileştirmek için kullanmalı”

Yapay zekânın nasıl kullanıldığının belirleyici olduğuna dikkat çeken Karahançer, teknolojinin yalnızca çalışanları ve aracıları sistemden çıkararak bütün geliri tek noktada toplamak amacıyla kullanılmasının sürdürülebilir bir model oluşturmayacağını söyledi. Ekonomik sistemin üretici kadar gelir elde eden tüketiciye de ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Karahançer, geçmişte otomotiv sektöründe robotların satış süreçlerinde insanların yerini alacağı yönündeki tartışmaları hatırlatarak “Orada robot çalışsın, markette robot çalışsın, sigorta şirketinde robot çalışsın, acente olmasın… Peki, insanlar nereden para kazanıp da neyi tüketecekler? Tüketici olmanın birinci kuralı bir gelirinizin olması” ifadelerini kullandı.

Sigorta Ekranı:

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER