HDI Sigorta CEO’su Firuzan İşcan, Sigorta Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, sektörün büyüme potansiyelini harekete geçirmek için sigorta bilincinin artırılması ve ürünlerin toplumun tüm kesimleri için erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti. İşcan, müşterilerin ihtiyaçlarına uygun esnek ürünler, teknoloji ve acente uzmanlığıyla toplumsal dayanıklılığa katkı sunmayı hedeflediklerini söyledi.
HDI Sigorta CEO’su Firuzan İşcan, bu yıl 5–11 Ekim tarihlerinde kutlanan Sigorta Haftası kapsamında, artan riskler karşısında sigorta sektörünün stratejik önemini ve büyüme potansiyelini değerlendirdi. Sigorta farkındalığını artırmak amacıyla 2011’den bu yana sektörün tüm paydaşlarının katılımıyla kutlanan hafta vesilesiyle İşcan, sigortanın finansal güvencenin yanı sıra toplumsal hayatın ve üretimin devamlılığı açısından da sorumluluk üstlendiğini vurguladı.
Müşterilerin bir sigorta ürününden beklentisinin, kendilerini anlayan, risklerini doğru yorumlayan ve ihtiyaç duydukları her an ulaşabilecekleri güvenilir bir yol arkadaşını da kapsadığını belirten İşcan, “Biz de yalnızca kayıpları ve hasarı telafi eden bir yapı olmanın ötesine geçerek; riskleri öngören, doğru analiz eden ve sunduğumuz teminatlarla müşterilerimizin geleceğe güvenle bakmasını sağlayan bütüncül bir güven ekosistemi inşa etmeye kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.
2030’a uzanan büyüme alanı
Yılın ilk yarısındaki prim üretimi artışının sektörün büyüme ivmesini koruduğunu gösterdiğini ifade eden İşcan, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusunun, yükselen finansal okuryazarlığın ve hızlanan dijitalleşme altyapısının sigortacılık için önemli bir büyüme zemini sunduğunu kaydetti.
Türkiye’de sigorta penetrasyonunun yüzde 2,8 ile yüzde 2,2 olan bölge ortalamasının üzerinde seyretmesine rağmen gelişmiş ülkelerin gerisinde kaldığını belirten İşcan, bu durumun doğru ürün, doğru fiyatlama ve güven temelli ilişki açısından önemli bir fırsat alanı oluşturduğunu söyledi.
İşcan, Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) 2030 vizyonu doğrultusunda sigorta penetrasyonunun yüzde 4,7’ye yükseltilmesinin, pazar büyüklüğünün 50 milyar dolara taşınmasının ve Türkiye’nin dünyanın ilk 10 sigorta pazarından biri olmasının hedeflendiğini ifade etti.
Sektörün bu hedeflere ulaşmasında toplumsal farkındalığın kritik rol oynadığını vurgulayan İşcan, “Sektörümüzün büyüme potansiyelini harekete geçirmek için toplumda sigorta bilincini ve risk farkındalığını artırmaya, ürünlerimizi toplumumuzun tüm kesimleri için çok daha erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. Amacımız, müşterilerimizle yalnızca tek bir poliçe üzerinden ilişki kurmak yerine, hayatlarının her anında yanlarında olan bütüncül bir güven bağı inşa etmektir” diye konuştu.
Esnek ve kapsayıcı ürünler
Bu yaklaşımı ürün geliştirme süreçlerine de yansıttıklarını belirten İşcan, önümüzdeki dönemde insanların ihtiyaç duydukları teminatlara yönelmesinin daha belirgin hale geleceğini söyledi. Müşterilerin risklerini uygun teminatlarla karşılayabilecek daha odaklı, kapsayıcı ve erişilebilir ürünleri portföylerine eklemek için çalıştıklarını kaydetti.
İhtiyaca göre seçilebilen modüler, esnek ve yenilikçi çözümleri devreye aldıklarını ifade eden İşcan, yapay zekâ altyapıları ve veri analitiği yetkinlikleriyle müşterilerin yaşam döngüsüne uyumlu, sürdürülebilir bir güvence modeli sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Sosyal yatırımlarla dayanıklılık
Sigorta bilincinin toplum için güçlü bir koruma kalkanı oluşturduğuna dikkat çeken İşcan, toplumsal dayanıklılığın krizler ve riskler karşısında kayıpları hızla telafi edebilmek, günlük hayatın ve üretimin kesintisiz devamını sağlayabilmek anlamına geldiğini ifade etti.
İşcan, “Sigortanın sağladığı finansal güvenceyi toplumsal dayanıklılığın vazgeçilmez bir unsuru olarak görüyor; bu koruma kalkanını spordan sanata, eğitimden çevreye uzanan kapsayıcı sosyal yatırımlarla büyütüyoruz. Geleceğe güvenle bakan daha dirençli bir toplum inşasına katkı sunmayı temel sorumluluğumuz olarak değerlendiriyoruz” dedi.
Sektörün tüm paydaşlarının ve HDI Sigorta’nın 4.500’ü aşkın acentesinin Sigorta Haftası’nı kutlayan İşcan, teknolojinin gücüyle acentelerin uzmanlığını birleştiren vizyonları doğrultusunda toplumsal dayanıklılığa değer katmayı sürdüreceklerini belirtti.


