Can Kantar:””Her yerde olalım” iletişim stratejisi”

Sigorta sektörünün kendini doğru ifade edebilmesi gerekiyor. İyi bir iletişim stratejisi ile bu mümkün. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) son yıllardaki iletişim gücünü artırması sektör için büyük avantaj. Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar‘ın TSB’ye Başkan  seçilmesinin ardından bu iş başka bir boyuta taşındı. TSB yönetimi her gün bir yerde TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, bir yerde aynı gün TSB Genel Sekreter Yardımcıları Atilla Oksay, Aysun Yıldız, Ahmet Gökdağ başka bir yerde ya bir toplantıda ya bir yabancı heyeti kabul ediyorlar. Bu toplantılardan basın bültenleri yağıyor. Daha önce de yazmıştım Yakup Sayar ve ekibi de önemli bir iş yapıyor, kutluyorum.

Kendimizi savunmamız gerekir

TSB Başkanı Ahmet Yaşar‘a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Bir taraftan kendi şirketinin etkinliklerine katılırken artık ağırlıklı mesaisinin büyük bölümünü TSB için harcıyor. Katıldığı toplantılar, ziyaretler elbet önemli ama. Sigorta sektörüne bir gönderme yapıldığında, ya da bir suçlama yapıldığında yıllarca susmuştuk. Hiç bunlara cevap vermiyorduk. Ben ve Noyan Doğan haricinde sektörü savunan pek kimse yoktu. Bu içimize kapanıklığı eleştiren çok yazım var. Neden hep savunmada kalıyoruz, neden hep suçluymuşuz gibi “Aman işi uzatmayalım” iletişim stratejileri izliyorduk. Biz böyle içe kapanık bir iletişim stratejisi izleyince gelen vuruyor, giden vuruyordu.

Neden hep alttan alıyorduk diye çok şikayet etmişimdir. Sigorta sektörünün, çok önemli bir sorumluluğu var Türkiye ekonomisi üzerinde. Devletin yükünü hafifleten bir sistem, sağladığı fonlar Türkiye ekonomisine büyük fayda sağlıyor. Ama biz pısırık iletişim stratejileri ile bugünlere geldik taa ki sektörümüze “Vurun abalıya” stratejisinden hiç vazgeçmeyen Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Sayın Bendevi Palandöken’in son demecine verilen hızlı cevaba kadar.

Otomobil fiyatına sigorta mı!

Sayın Palandöken’i eleştirmiyorum, yanlış anlaşılmasın temsil ettiği kesime kazanımlar elde etmeye çalışıyor. Başarılı olmasa, o kadar sene bu görevde kalmazdı. Sanırım bulunduğu bölgedeki Anadolu Ajansı muhabiri meslektaşım özellikle pazar günleri haber sıkıntısı çektiğinde Sayın Palandökeni arıyordu. Son demecinde de sanırım böyle oldu. Bendevi bey de hazırlıksız yakalanmış olmalı ki, kulaktan dolma bilgi ile “araba fiyatına sigorta yapılıyor” dedi ki… ortalık karıştı. Ne dediği belli değil, kaskomu, trafik sigortası mı? Her ikisini de söylemiş olsa karşılığı yok. Belki de öyle demedi. Meslektaşım haber ilgi çeksin diye söylediği sözü farklı da yorumlamış olabilir.

“Şak” diye cevabını almalı

Arkadaşlarım Gazete Sigorta’da Bendevi beyi manşet yapmaya karar vermişler. Çarpıklık iyice görülsün diye sanırım. Tam sayfa yapılmaya başlanırken, TSB Başkanı Ahmet Yaşar’ın cevabı geldi. Tabii ki manşet değişti. Bence böyle olmalı. Biri sektörün itibarını asılsız söylemlerle zedelemeye çalışırsa “şak” diye cevabını almalı. Sonrası daha ilginç bugüne kadar Bendevi Bey veya benzerlerinin sigorta sektörüne yüklenmelerine sessiz kalan sektör paydaşlarının temsilcileri Ahmet Yaşar’ın hızlı aksiyonundan cesaret alarak demeç vermeye başladılar. Komikti, daha önce neredeydiniz arkadaşlar?

Fuar enflasyonu ile ilgili de…

Benim şu Sigorta Fuarı yazım sonrasında çok olumlu geri dönüşler aldım, “Ağzına sağlık” diyen Genel Müdürler dahil birçok sektör paydaşından geri dönüş aldım. Bu arada önerilerde de bulunanlar oldu. Sigorta risk ise riski anlatan aksiyonlar olmalı fuarda, geniş kitlelerin hatta gençlerin ilgisini çekecek. Deprem simülasyonu, belki araç kullanma simülasyonları daha birçok yeni riskler ile bu işler tekrar kurgulanmalı diyen Dr. İsmail Kızılbay’ın önerileri vardı. Bunlar olursa sosyal medyadaki selfilerden kurtuluruz diye eklemiş ::)) Birçok mesaj aldım fuarda yaşanan saçmalıklar ile ilgili.

Bizim fuarlarda yeni ürün tanıtımı yapılıyor mu?

Bu konuyu kapatmak adına, son görüşümü de paylaşayım. Kim nerede, isterse her ay fuar yapsın, isteyen de katılır bu beni ilgilendirmez. Yahu fuar ne için yapılır, otomobil fuarı, yat fuarları mesela. Yeni bir ürün çıkarırsın onu fuarda tanıtırsın. Fuara katılanlar bunu merak ettikleri için giderler. Yurtdışında ve Türkiye’de birçok fuara katıldım. Firma genel müdürü ile selfi çektirebilmek için fuara gelindiğini görmedim. İşbirlikleri, tanışmalar gerçekleşir. İş görüşmeleri yapılır. Bizim fuarlara gelenler zaten TOBB’un misafirleri acenteler, bugün İzmir, yarın İstanbul maksat gezi olsun. Bu arada paneller de içeriksiz; doldur boşalt panelistler. Bir genel müdür yazımdan sonra aradı “Beni panelist yapmak istediklerini söylediler. Son güne kadar diğer panelistleri öğrenemeden, son gün kendimi alakasız bir konu başlığı içerisindeki bir panelde buldum” dedi.

Parayı veren yöneticilere “yırtık koltuk” reva mı?

Bir önceki yazımda da yazmıştım “Hap yap, para kap” fuarlara fazla parası olan şirketler katılsın. Ya da o şirket katılıyor, benim de katılmam lazım::)) diye katılanlara ayrıca üzülüyorum. Bu arada paylaştığım resim, bir fuar panelinden. Sektör yöneticilerine, buraya para veren şirket yöneticilerine verilen değeri görmeniz açısından paylaşıyorum. Yırtık sökük eskimiş koltuklar…

Havalar ısındı, tatil programları yapılıyor olmalı. Evet, tatil yapıp biraz dinlenelim sonrasında Eylül sonrası bizi zorlu bir yılsonu bekliyor. İyi tatiller…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER