26 Mayıs 2024, Pazar
spot_img

Sorumluluk sigortaları, sorumluluk hukuku gelişirse hızla büyür

semsiyeTürkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Vekili Mehmet Kalkavan, sorumluluk sigortalarındaki büyümenin ivme kazanması için sektörün ihtiyaç duyduğu en önemli desteğin ihtisas mahkemeleri olduğunu söyledi.

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Vekili Mehmet Kalkavan, gelecek beş yıllık dönem için sorumluluk branşının gelişme potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu söyledi. Ülkemizde sorumluluk branşında prim üretiminin göreceli olarak beklenen seviyede gelişememesini sorumluluk hukukunun yeterince gelişmemiş ve bireylerde sigorta bilincinin tam anlamıyla yerleşmemiş olmasına bağlayan Kalkavan: “Bununla birlikte kişilerde başkalarının kusuru nedeniyle uğradıkları zararı telafi etmek konusundaki irade her geçen gün artmaktadır. Uğranılan zararların yargıya daha fazla intikal etmesi ve halihazırda sunulmakta olan zorunlu ve isteğe bağlı sorumluluk sigortası ürünlerinin işlevi görüldükçe, sorumluluk sigortalarına olan talep hızla artacaktır” diye konuştu. “Sorumluluk branşında sigorta şirketlerinin gerek ürün çeşitliliğinin artırılması ve gerek büyüme konusunda fazla istekli olmamasının arkasında yatan en önemli sorun bu branşa ilişkin karlılık problemidir” diyen Kalkavan sözlerini şöyle sürdürdü: “Sigorta şirketlerinin sorumluluk branşında kar elde edememesinin en önemli nedeni yoğun rekabet; diğer branşlarda ise tamamlayıcı ürün olarak görülerek doğru fiyatlandırma yapılmadan paket poliçeye eklenmesi. İlaveten bu branştaki ürünlerin uzun soluklu olması, diğer bir deyişle hasarların sonradan ortaya çıkması da diğer branşlara göre daha ihtiyatlı olmayı gerektirmekte. Bu anlamda ayrılan karşılıklar da teknik sonuçları negatif anlamda etkilemektedir.”

İhtisas mahkemeleri bir an önce kurulmalı

Sorumluluk sigortalarındaki büyümenin ivme kazanması ve hayat dışı branşlar içinde aldığı payın hızla artabilmesi için sektörün ihtiyaç duyduğu en önemli desteğin ihtisas mahkemeleri olduğunu söyleyen Kalkavan: “Dava süreçlerinin uzaması bir taraftan mahkeme masrafı, faiz ve avukatlık giderlerinin yükselmesine neden olurken, diğer taraftan sigorta şirketlerinin daha fazla karşılık ayırmasına neden olmaktadır. Bu süreçlerin ihtisas mahkemeleri ile çok daha kısa sürelerde tamamlanabileceğine inanmaktayız. Mağduriyetlerin daha kısa süre içerisinde giderilmesi, toplumun sigortaya olan inancının kuvvetlenmesine ve sorumluluk branşındaki poliçe taleplerinde artışa neden olacaktır” dedi.

Her meslek grubu için çıkarılabilir

Her meslek grubu için sorumluluk yönlü sigorta yaratılabileceğini belirten Mehmet Kalkavan şunları söyledi: “Bir meslekle ilgili olarak zorunlu sorumluluk sigortasının uygulanabilmesi için Hazine Müsteşarlığı’nca genel şartları ile kapsam ve teminat limitlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Tabii her bir meslek veya iş kolu için ayrı bir sigorta genel şartları çıkarmak pratik bir yöntem olmayabilir. Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk sigortası dışındaki ürünler için yayınlanmış genel şartlarda gerekli güncellemeler yapılarak hangi meslek grupları için hangi kloz ve ek teminat maddelerinin ilave edileceği belirtilerek bu meslek grupları genişletilebilir.”

Can veya mal sigortaları ile karıştırılıyor

Özellikle sorumluluk branşına ilişkin ürünlerin tanıtımında mevcut dağıtım kanallarının bilgi birikimi ve tecrübesinden kaynaklı eksiklikler yaşandığını söyleyen Mehmet Kalkavan, bu nedenle acentelerin teknik bilgi birikiminin iyileştirilmesi ve mesleki eğitimlerin kalitesinin yükseltilmesi için sigorta sektörüne önemli bir görev düştüğünün altını çizdi. “Toplumun da sorumluluk sigortaları ile tanıştırılması son derece önemlidir” diyen Kalkavan sözlerini şöyle sürdürdü: “Zaman zaman yargının karar alma süreçlerinde dahi sorumluluk sigortası ile can veya mal sigortasının birbirine karıştırıldığı görülmektedir. Bu nedenle sigorta şirketi personelinden başlayarak sigortalı olmayanlara kadar sigortanın anlatılması gerekmektedir. Bu kapsamda beşinci sınıftan itibaren her sene bir ünite de olsa, sigortanın müfredata eklenmesinin sürece önemli bir katkı sağlayacağını öngörüyoruz.”

Ölken: Artan bir trend gözlüyoruz

AXA Sigorta Başkan ve İcra Kurulu Üyesi Yavuz Ölken, iş kazalarının artması ve işverene açılan davaların da işverenlerde sorumluluk açısından önemli bir etki yarattığını söyledi.

Ölken, sorumluluk sigortalarındaki talebin, gerek zorunlu sigorta türlerinin uygulamaya alınmış olması, gerek hizmet ve ürün tedarikinde sözleşmeler ile bu teminatların talep edilmeye başlanması, gerekse meslek sahibi veya kurumların risk yönetimi anlayışı ile hareket etmeye başlamaları sebebi ile artan bir trend içinde olduğunu belirtti.

İş kazalarının artmasının ve işverene açılan davaların işverenlerde sorumluluk açısından önemli bir etki yarattığına dikkat çeken Yavuz Ölken, “Özellikle dağıtım kanallarının bilinçlenmesi ve müşterilerine de bu konuda danışmanlık hizmeti vermeye başlamaları, sigortalarının da bilinçlenmesine katkı sağlıyor. Dolayısıyla talebin artması söz konusu oluyor. Bütün bu etkilere bir de ülkemize gelen yabancı yatırımcıların sorumluluk alanındaki risklere karşı teminat talep ediyor olmaları, pazar gelişiminde zorlayıcı bir unsur olarak dikkat çekiyor” diye konuştu.

En dikkat çeken sigorta doktorların sigortası

Bugün sektörümüzde en dikkat çeken zorunlu sigortanın doktorlar için düzenlenen ‘Hekim Zorunlu Sorumluluk Sigortası’ olduğunu ifade eden Ölken, şunları söyledi: “Bunun yanında güvenlik hizmeti veren kuruluşlar için de zorunluluk mevcuttur. Her meslek grubu için bu tür uygulama ya da ürünler geliştirebilir. Ancak teminatın temelinin ‘Mesleki Mali Mesuliyet’ olduğu ve sağlanan hizmetlerdeki kusurlara karşı korunma temin edildiğine göre özünde hepsinin aynı teminat temeline oturduğunu düşünmeliyiz. Mesleklere özgü bazı özel durumlar için geliştirilen klozlar ile mesleklere özgü ürünlerin yaygınlaşması mümkündür. Bugün mali müşavirler, avukatlar, noterler ve benzerleri için sektörde meslek sorumluluk ürünleri mevcuttur.”

Dağıtım kanalları yeterli eğitimi almalı

Söz konusu bu ürünlerin tanıtımından önce buna sadece mesleki sorumluluk olarak bakmamak gerektiğine işaret eden Ölken, “Genel Sorumluluk çatısı altındaki 3. Şahıs Mali Sorumluluk, Ürün Sorumluluk ve benzerleri de bu kapsamda düşünülmelidir. Öncelikle sigortacıların kendi organizasyonlarında, bu ürünlerde uzmanlaşan ve salt poliçe/ürün geliştirme konusunda değil hasar ve hasar sonrası hizmetlerde de etkin rol alabilecek kadroların yaratmış olması gerekmektedir. Bu noktadan sonra dağıtım kanallarının mutlak suretle, alışılagelen sigorta türlerine göre oldukça kompleks yapıya sahip bu ürünler hakkında yeterli eğitime sahip olmaları gerekmektedir. Zira, müşteri ihtiyaçlarının doğru anlaşılıp doğru poliçe ve teminat sağlanması, bu ürünlerin gelişiminde büyük önem taşımaktadır. Bu hususlarda tam olgunluk seviyesine geldiğimizde, inanıyorum ki hem daha etkin tanıtım faaliyetleri hem de meslek odaları ve üreticiler ile çok daha fazla koordineli olarak ürün ve teminatlar hakkında tanıtıcı, bilinçlendirici faaliyetler yapılabilecektir” dedi.

Doğru yönetilirse fırsatlar çok

AXA Sigorta olarak özellikle altyapı ve uzmanlık alanında önemli bir deneyime sahip olduklarına dikkat çeken Yavuz Ölken, “Ayrıca sorumluluk sigortaları kapsamında yaptığımız eğitimler ile dağıtım kanallarımızın gelişimine katkı sağlıyoruz. Bugün itibari ile Zorunlu Hekim Meslek Sorumluluk Sigortaları kapsamında 40.000’e yakın doktorumuz teminatımız altındadır. Ayrıca bazı meslek sigortaları için geliştirdiğimiz Meslek Sorumluluk paketlerimiz vardır. Tüm ticari ve kurumsal müşterilerin mutlak genel sorumluluk teminatı almalarını öneriyor ve bu konuda paket ürünlerimize otomatik teminatlar ekleyerek risk yönetimine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Ekim 2013 itibari ile genel sorumluluk branşında toplam 48 milyon TL prim girdisi ile pazar payımız yüzde 12 mertebesinde. Sektöre baktığımızda poliçe adedi olarak da Hekim Zorunlu Sorumluluk 110.000, Genel Meslek Sorumluluk 50.000, İşveren Sorumluluk 71.000, Özel Güvenlik Zorunlu Sorumluluk 8.000, 3. Şahıs Mali Mesuliyet sorumluluk 4.000 bazındadır. Bu neticeler sektörde doğru yönetilir ise önümüzde fırsatlar olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

Özer: Arzu edilen seviye için zamana ihtiyaç var

Sompo Japan Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Uğur Özer, sorumluluk sigortası ürünleri gibi kompleks ürünlerde underwriting kalitesinin çok önem taşıdığını söyledi.

Özer, ekonomimizdeki gelişimin, uluslararası şirketlerin ekonomideki payının ve yerel şirketlerin uluslararası şirketlerle olan işbirliklerinin artmasının, diğer taraftan dava takibinin göreceli olarak artmasının, gerek şirketlerin gerekse meslek sahiplerinin sorumluluk ürünlerine olan talebini her geçen gün artırdığını söyledi.

Genel sorumluluk ürünlerinin oto dışı sigortalardaki pazar payının son 5 yılda halen yüzde 5’ler düzeyinde seyrettiğini ifade den Özer, “Ülkemizdeki sorumluluk sigortalarının gelişiminin önünde iki temel kısıt bulunmaktadır. Birincisi, bu ürünlere olan sigorta talebinin düşük olması ki bunun temel nedeni sorumluluk hukukumuzun gelişmişlik düzeyi ile toplumun, sigortaya konu olabilecek ihtilafların çözümünde henüz yargı sistemini yeterince kullanmıyor olmasıdır. İkinci kısıt ise yüksek üretim maliyetlerinin satış kanallarının bireysel müşterilere sorumluluk sigorta ürünlerini pazarlamasını cazip kılmamasıdır. Sigorta şirketlerinin satış kanalları için sorumluluk sigorta ürünlerini satmak daha zordur, zira bu ürünler daha yüksek teknik bilgi ve tecrübe gerektirdiği için bu ürünlerin müşteriye tanıtımı daha çok zaman ve kaynak gerektirmektedir. Sonuç olarak satış kanalları sorumluluk sigorta ürünlerini satmak yerine mevcut kaynaklarını daha kolay ve hızlı bir şekilde satabildikleri ve daha büyük prim hacmine ulaşabildikleri kasko ve trafik sigortalarına yönlendirmeyi tercih etmektedirler” diye konuştu.

Underwriting kalitesi çok önemli

Genel sorumluluk sigortalarının belli başlı sorunlarının ise underwriting tecrübe eksikliği, sigortacı açısından sorumlulukların çok uzun yıllar sonra ortaya çıkabilmesi, hasarda usulsüzlük/hile, toplumun düşünce yapısı, son yıllarda ortaya çıkan yüksek frekans artışı, arz eksikliği, ürünlerin kompleks yapısı, bilgi eksikliği ve riskin sınırsız olması olarak sıralanabileceğinin altını çizen Özer, “Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde sorumluluk sigortalarının arzu edilen seviyeye gelmesi için biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu kabul etmemiz gerekir” dedi. Özer, bu tür kompleks ürünlerde underwriting kalitesinin çok önem taşıdığına özellikle dikkat çekti.

Yaygınlaşması için devlet desteği şart

Sorumluluk sigortalarının gelişimi ve yaygınlaşması için devlet desteğinin mutlaka gerekli olduğuna dikkat çeken Özer sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak bu desteğin şeklinin devlet tarafından zorunlu sigorta ihdas edilip teminat kapsamı ve fiyatının da yine devlet tarafından belirlenmesi şeklinde olmaması gerektiğini düşünüyoruz. 2010 yılı ortasında uygulamaya konulan Zorunlu Tıbbi Uygulama Sigortasında 2012 sonu itibari ile sektör hasar prim oranı yaklaşık yüzde 120 düzeyine ulaştı. Bu durum, bu sigortadaki teminat kapsamının genişliği ve risk düzeyinin yüksekliği, buna karşın fiyat düzeyindeki yetersizlik gibi faktörlere ek olarak reasürans koruması bulunmasında yaşanılan zorluklar yaşanması nedeniyle sigorta şirketlerine underwriting yapma imkanı verilmemesinden kaynaklanmaktadır. Devlet bu tür sigortaları zorunlu tutmak yerine teşvik etmelidir. Devlet desteği mali teşvik olabileceği gibi idari önlem almak suretiyle sigortalıları bu tür ürünleri satın almaya yönlendirmek şeklinde olmalıdır.”

Talebe göre münferit ürünler de sunuyoruz

Sompo Japan Sigorta olarak, üçüncü şahıs sorumluluk ve işveren sorumluluk teminatlarını işyeri paket poliçe ürünümüz içerisinde ve talebe göre ayrıca münferit olarak sunduklarını ifade eden Uğur Özer, “İşyeri poliçesi içerisinde bulunan sorumluluk teminatları seçimli teminatlar olup müşteri talep ve ihtiyaçlarına göre şekillendirebilmektedir. Bunların dışında mesleki sorumluluk, denizyolu yolcu taşımacılığı zorunlu sorumluluk, kıyı tesisleri deniz kirliliği, özel güvenlik mali sorumluluk, tehlikeli madde zorunlu sorumluluk ve ürün sorumluluk ürünlerimiz ayrıca KOBİ’ler için içerisinde işveren mali mesuliyet ve ferdi kaza teminatları bulunan özel bir ürünümüz bulunmaktadır. Geçmiş yıllara baktığımızda sorumluluk prim üretiminde yüzdesel olarak sektör ortalamasından fazla büyüyoruz. Ürünlerin teknik sonuçlarına baktığımızda, sektör oranlarının üzerinde bir sonuç elde etmekteyiz” dedi.

Ülken: Refah ve bilinç artıkça ilgi yükseldi

Anadolu Sigorta Genel Müdürü Musa Ülken, son yıllarda hızlı bir şekilde büyüyen sorumluluk sigortalarındaki ivmenin daha da artacağı ve ABD, Avrupa Birliği gibi gelişmiş pazarlardaki seviyelere yaklaşılacağını söyledi.

Ülken, sorumluluk sigortalarının, yasal düzenlemeler yanında refah seviyesi ve hak arama bilincindeki artışın da katkısıyla hızlı bir gelişme süreci içerisinde olduğunu belirtti.

Son yıllarda sıklıkla görülen olumsuz haberlerin ve tazminat taleplerindeki artışın etkisiyle birçok kişi ve işletmenin risk algısında değişimler meydana geldiğini ifade eden Ülken, bu kişilerin sigorta arayışına geçtiklerinin altını çizdi.

01 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren Yeni Türk Ticaret Kanunu ile önemi giderek artan sorumluluk sigortalarının ilk kez ayrıntılı olarak düzenlendiğini ifade eden Ülken şunları söyledi: “Meslekleri gereği bir hata yapıp tazminat talebiyle karşılaşacağını düşünen kişilerin düzenleyeceği sözleşmelerle ilgili olarak, ”Sorumluluk Sigortaları” kavramı Türk hukukuna girmiştir. Buna göre, sigortacı, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene tazminat ödeyecektir. Yeni TTK’da zarar görenini, uğradığı zararı doğrudan sigortacıdan isteyebilmesi öngörülmektedir. Önceden, doğrudan zarar görenin sigortacıya başvuru hakkı sadece zorunlu trafik sigortalarında bulunmaktayken, yeni düzenlemeyle bu durum hem zorunlu hem de isteğe bağlı sorumluluk sigortalarında mümkün olacaktır. Bu gelişmeler ışığında son yıllarda hızlı bir şekilde büyüyen sorumluluk sigortalarındaki ivmenin daha da artacağı ve ABD, Avrupa Birliği gibi gelişmiş pazarlardaki seviyelere yaklaşılacağı düşünülmektedir” diye konuştu.

Her bir mesleğin zorunlu sigortaları çıkacak

Mesleki sorumluluk sigortalarında son 5 yıllık gelişme trendine bakıldığında büyümede en önemli etkenin 2010 yılında hekimlere yönelik olarak yürürlüğe alınan “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” olduğunu söyleyen Ülken şunları söyledi: “Ancak, gelişmenin sadece bu sigortadan kaynaklandığını ileri sürmek doğru olmayacaktır. Avukat, serbest muhasebeci mali müşavir-yeminli mali müşavir, mimar-mühendis gibi meslek gruplarında da sigortaya olan ilgi giderek artmaktadır. Sorumluluk sigortalarının ana ilkesi kamu ve üçüncü şahıs menfaatlerinin korunmasıdır. Sigorta bir yandan mağdurların zararlarının bir an önce giderilmesine olanak verirken diğer yandan meslek sahibinin ağır mali külfetler altında ezilmesini önlemektedir. Zorunlu sorumluluk sigortaları kamu yararına ilişkin bu yönüyle önemli bir işlev üstlenmektedir. Önümüzdeki dönemde öncelikle avukat, mali müşavir, mimar-mühendis gibi meslek kolları için de zorunlu sorumluluk sigorta uygulamasına geçileceği öngörülmektedir. Zamanla diğer meslek grupları için de, her bir mesleğin doğasına özgü özel şartlar eklenmek suretiyle, zorunlu sorumluluk sigortalarının devreye alınacağı düşünülmektedir.”

Tanıtımda uzun bir yol var

Mesleki sorumluluk sigortalarının tanıtılması hususunda alınması gereken uzun bir yol olduğunu söyleyen Musa Ülken, “Ürün geliştirme aşamasında ilgili meslek odalarıyla görüşülüp belirlenecek ihtiyaçlara azami ölçüde karşılık verebilecek ürünlerin tasarlanması, pazarlama aşamasında da yine mesleki örgütlerin desteğinin alınması tanıtım alanında yaşanan zorlukların giderilmesinde önemli katkı sağlayacaktır. Zorunlu sorumluluk sigortalarında yetkili merci Hazine Müsteşarlığı’dır. Poliçe koşulları belirlenirken hem ilgili meslek grupları, hem de sigorta sektörünün görüşlerinden faydalanılması gerekir. Kamu yararı ve meslek mensupları bakımından zorunlu bir sigorta ürününe gerçekten ihtiyaç olup olmadığı, sigorta sektörünün gerekli teminat ve reasürans desteğini sağlayıp sağlayamayacağı gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Aksi durumda tebliğ edilen ürünler ciddi uygulama sıkıntılarına yol açmakta ve öngörülen faydayı sağlamakta yetersiz kalmaktadır” dedi.

Yüzde 30’luk payla lideriz

Anadolu Sigorta’nın 2012 yılsonu ve 2013 9 aylık dönem itibariyle genel sorumluluk sigortalarında lider konumda olduğunu ve bu branştaki büyük gelişim potansiyeline istinaden ilgili ürünlere daha yakından eğilmek üzere 01 Mart 2013 itibariyle sorumluluk sigortaları için özel bir müdürlük tesis ettiklerini ifade eden Musa Ülken, “Anadolu Sigorta gerek Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gerekse de diğer mesleki sorumluluk sigortalarında yüzde 30’luk pazar payıyla sektör lideri konumundadır. Şirketimiz mesleki sorumluluk alanında veteriner hekimler, iş güvenliği uzmanları, gayrimenkul değerleme uzmanları gibi örneklerde olduğu üzere birçok ürünü de ilk kez hayata geçirmenin ayrıcalığını sahiplenmektedir. Yaygın acente ağımızdan gelen talepler ve hukuki gelişmeler yakından izlenmekte, piyasa ihtiyaçları doğrultusunda yeni ürünler geliştirilerek sektöre öncülük edilmesi hedefi doğrultusunda çalışmalarımız aralıksız devam etmektedir” şeklinde konuştu.

Doğdu: Zorunluluk olmazsa olmaz

Aksigorta Teknik Genel Müdür Yardımcısı Ali Doğdu, “Zorunlu sigorta tarifelerinin sigorta şirketleri tarafından belirlenebilmesine olanak sağlayacak şekilde serbest bırakılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Doğdu, zorunlu hale getirilen hekim sorumluluk sigortaları gibi ürünlerin dışında kalan genel sorumluluk, üçüncü şahıs sorumluluk, işveren sorumluluk, çevre sorumluluk alanında henüz bu ivme yakalanamamakla birlikte gelecek vaad ettiğini söyledi.

Avukat, serbest muhasebeci, mali müşavir, mimar-mühendis gibi meslek gruplarında da ilginin giderek yükseldiğini belirten Doğdu, “Toplumumuzda giderek artan hak arama ve mağduriyetleri karşısında tazminat talebinde bulunma eğilimi, AB uyum yasaları ve yurtdışındaki ülkelerle ticaret yapabilme şartları, bu potansiyel artışın sinyalleri. Toplumumuzda bu konuda farkındalık ve ekonomik refah arttıkça bu ivmenin yakalanacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Hekim sorumluluk lokomotif oldu

Hekim sorumluluk sigortalarına getirilen zorunluluk sonrası sigortalılık oranında çok önemli bir başarı yakalandığını ifade eden Ali Doğdu sözlerini şöyle sürdürdü: “Sosyoekonomik gelişmeler ve hak arama bilincindeki artışa paralel olarak sorumluluk sigortaları kapsamındaki tazminat talepleri giderek artmaktadır. Bu durum kişi ve işletmelerin risk algısında değişimlere neden olmaktadır. Bu artan risk algısı, sorumluluk sigortaları için büyük bir potansiyel oluşturmaktadır. Mesleki sorumluluk sigortaları da bu kategorinin lokomotifi olacaktır. Hekim sorumluluk sigortalarındaki yükselişi, avukat, serbest muhasebeci, mali müşavir-yeminli mali müşavir, bağımsız denetim ve meslek kollarının takip edeceğini öngörüyoruz. Bu meslekler için de zorunluluk getirilmesi yönünde beklentiler var. Bu zorunluluğun hızla getirilmesi gerektiğini, limitlerin Hazine tarafından sigorta şirketlerinin de fikri alınarak makul seviyelerde belirlenmesini ve zorunlu sigorta tarifelerinin sigorta şirketleri tarafından belirlenebilmesine olanak sağlayacak şekilde serbest bırakılması gerektiğini düşünüyoruz.”

Ageas’tan global tecrübe edindik

“Her meslek, hizmet ve ürün kendine göre riskler taşıyor” diyen Doğdu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu alanda çok çeşitli ürünler üretmek, teminatlar geliştirmek mümkün. Sektörün de buna ihtiyacı var. Bu doğrultuda biz de Aksigorta olarak ortağımız Ageas’tan edindiğimiz global tecrübe ve birikimi yerel bilgilerimizle birleştirerek çalışıyoruz. Toplumumuzu, meslek gruplarını, bu konuda bilinçlendirmek, farkındalığı artırmak üzere sektörde faaliyet gösteren şirketlerin, meslek örgütleri ve STK’ların daha yoğun çaba göstermesi gerektiğini söyleyen Doğdu, “Ancak bu sigorta ürünlerinin zorunlu hale getirilmesi, yükselişin yakalanması için olmazsa olmaz etkendir” dedi.

Bireyler ya da tüm aile üyelerine teminat veriyoruz

Aksigorta olarak, doktorlar ve diş hekimleri, avukat, mali müşavir, muhasebeci, mimarlar, mühendisler, eczacılar, patent vekilleri, gayrimenkul değerleme uzmanları gibi çeşitli meslekler için Mesleki Sorumluluk poliçeleri düzenlediklerine dikkat çeken Ali Doğdu, “Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Sorumluluk Sigortaları” kapsamında “Kişisel Güvence Sigorta Paketi” ve “Aile Güvence Sigortası” ürünlerimizle bireylerin tek tek ya da aile üyeleri de dahil olmak üzere bireysel sorumluluklarını teminat altına alıyoruz” dedi.

Ülger: Hukuki yapı desteklerse hızla gelişir

Groupama Sigorta Genel Müdürü Ramazan Ülger, sorumluluk sigortasının topluma fayda sağlayan bir sigorta türü olduğunun altını çizdi.

Ülger, yeniliklere açık genç neslin çalışma hayatına girmesiyle, birey haklarındaki gelişmelerin hızlandığını belirterek, “Ülkemizde sorumluluk sigortaları primlerinin halen yeterli büyüklükte olmadığı görülmesine rağmen son yıllarda ülkemizde de bu konunun önemi giderek artmaya başlamıştır” dedi.

Ramazan Ülger, Avrupa Birliği ve diğer gelişmiş ülkelerde, hukuksal ve toplum bilinci uygulamalarının sorumluluk sigortalarına olan önemi arttırdığına işaret ederek şunları söyledi: “Yeniliklere açık genç neslin çalışma hayatına girmesiyle, birey haklarındaki gelişmeler hızlandı. Hukuki yapının da bunu desteklemesi, sorumluluk sigortalarına olan ilgiyi daha da arttırdı. Diğer taraftan, yabancı yatırımcıların faaliyetleri ve gelişmiş ülkelere yapılan ihracat hem genel sorumluluk hem de ürün sorumluluk sigortası talebini artırmakta. Bu gelişmeler son derece önemli ve sevindiricidir. Çünkü sorumluluk sigortası topluma fayda sağlayan bir sigorta türüdür. Hem sigortalıyı korumakta hem de zarar görenin sigortadan faydalanarak kaybını telafi etmesine ve korunmasına olanak sağlamaktadır. Bu da önümüzdeki yıllarda sorumluluk sigortalarına olan ilgiyi artıracaktır.”

Yeni zorunlu sigortalar gündeme gelecektir

Ülkemizde bazı sorumluluk sigortalarının yapılmasının yasa tarafından zorunlu kılındığına dikkat çeken Ülger, “Bu sigortaların arasında özel güvenlik şirketleri ve hekimler için özel olarak düzenlenmiş genel şartlara tabi mesleki sorumluluk sigortaları da bulunmaktadır. Mesleki Sorumluluk Sigortaları’nın yasal düzenlemeler paralelinde yıllar itibariyle artacağı ve yeni zorunlu sigortaların gündeme geleceği düşünülmektedir. Ancak burada en önemli konu ilgili sektörün faaliyet detayları, yasal mevzuatı ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve buna uygun fiyatlandırma yapılmasıdır. Aksi takdirde teknik sonuçları kötü olan sorumluluk sigortalarının zararı büyüyecektir. Öte yandan Mesleki Sorumluluk Sigortası ürünlerinde, müşterinin ihtiyacının tespiti ön planda olmalı ve bu doğrultuda ürün tasarlanmalıdır. İhtiyacı belirlemek, önemli bilgileri elde etmek ve ürünü tanıtmak için meslek grupları veya ana sektör grupları ile ortak çalışmalar yapılabilir” şeklinde konuştu.

Birçok teminatı içeren paket ürünlerimiz var

Yasal mevzuat gereği zorunlu olan sigortaların tamamı için teminat verdiklerini söyleyen Ramazan Ülger, “Bunun yanı sıra avukatlar için özel olarak hazırlanmış mesleki sorumluluk sigortası ürünümüz dışında oto servisleri, gıda işletmecileri ve döviz büroları için de özel olarak hazırlanan ve birçok teminatı içeren paket ürünlerimiz bulunuyor. Diğer taraftan, işveren sorumluluk sigortası, üçüncü şahıs sorumluluk sigortası, ürün sorumluluk sigortası ve ürün geri çağırma sigortası ürünleri de endüstriyel branşlardaki diğer ürünleri desteklemek amacıyla ürün yelpazemizde yer alıyor. Sorumluluk sigortaları, 2013 yılında reel büyüme sağlayan branşlardan biri haline geldi. Türk Sigorta Birliği’nin ilk 10 ay sonuçlarına göre de Groupama, yüzde 20’lik prim artışıyla toplamı yüzde 15’e yakın olan sektörün üzerinde bir artış gösterdi” dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER