IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, 5G’nin yaygınlaşmasıyla birlikte sigorta sektöründe gerçek zamanlı veri, davranış bazlı fiyatlama ve IoT destekli önleyici risk yönetiminin yeni standart haline geldiğini belirterek, konut, yangın, siber ve endüstriyel sigortalarda ürün mimarisinin yeniden şekillendiğini söyledi.
Mobil internet hızını mevcut seviyeye göre en az 10 kat artıracak 5G teknolojisi, Türkiye genelinde 1 Nisan 2026 itibarıyla kullanıma sunuluyor. 5G’nin küresel ölçekte yaygınlaşmasıyla birlikte sigorta sektöründe ürün tasarımı ve risk yönetimi anlayışı da köklü bir dönüşüm sürecine giriyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, 5G ile birlikte gerçek zamanlı veri, önleyici model ve davranış bazlı fiyatlamanın sektörün yeni standardı haline geldiğini söyledi.
Gerçek zamanlı veri ve dinamik fiyatlama dönemi
2025 sonu itibarıyla dünya genelinde 375 aktif 5G şebekesine ulaşıldığını belirten Murat Çiftçi, bu ölçeğin telematik, IoT ve bağlantılı sistemlerin sigortacılıkta ana akıma taşınmasını hızlandırdığını ifade etti.
“Gerçek zamanlı veri, önleyici risk yönetimi ve davranış bazlı fiyatlama artık sektörün yeni standardı haline geliyor” diyen Çiftçi, 5G’nin düşük gecikme ve yüksek hız avantajıyla özellikle oto, konut, yangın, siber ve endüstriyel sigortalarda ürün mimarisinin yeniden tasarlandığını vurguladı.
Artık yalnızca aylık sürüş skorlarının değil; anlık sürüş davranışı, yol koşulları ve olay anı verisinin fiyatlamayı belirlediğini kaydeden Çiftçi, bunun hem daha isabetli segmentasyon hem de daha hızlı ve doğru hasar yönetimi anlamına geldiğini söyledi. IoT tabanlı sensörlerin su baskını, duman, ısı ve elektrik kaçağı gibi risklerde erken uyarı–erken müdahale modelini güçlendirdiğini belirten Çiftçi, “Sigorta artık sadece hasar ödeyen değil, hasarı önleyen bir yapıya evriliyor” dedi.
Siber risklerde artan karmaşıklık
5G ile bağlantılı cihaz sayısındaki artışın siber riskleri de büyüttüğüne dikkat çeken Çiftçi, özellikle endüstriyel ortamlarda operasyonel teknoloji (OT) tarafındaki kesinti riskinin daha kritik hale geldiğini ifade etti.
Siber poliçelerde iş durması tetikleyicileri, kritik altyapı kapsamları ve olay müdahale olgunluğunun daha belirleyici olacağını belirten Çiftçi, 5G’nin fabrikalarda robotik hatlar, otonom araçlar, dijital ikiz ve uzaktan bakım uygulamalarını hızlandırdığını söyledi. Bu gelişmelerle birlikte hasar analizinin artık yalnızca fiziksel ekipmanla sınırlı kalmadığını; yazılım, ağ mimarisi, erişim yetkileri ve yedeklilik gibi unsurların da risk değerlendirmesine dahil edildiğini kaydetti.
Sağlıkta kişiselleştirilmiş sigorta
5G’nin giyilebilir teknolojilerden gelen veriyi daha sürekli ve güvenilir hale getirdiğini belirten Çiftçi, önleyici sağlık programları, kişiselleştirilmiş teminatlar ve uzaktan sağlık hizmetlerinin poliçelerin merkezine yaklaştığını ifade etti.
Bu dönüşümde etik, mahremiyet ve veri kullanım şeffaflığının kritik olduğuna işaret eden Çiftçi, veri yönetişimi, KVKK/GDPR uyumu ve kullanıcı onayının sektör açısından belirleyici olacağını söyledi.
Reasürans tarafında modelleme ve birikim yönetimi öne çıkıyor
Reasürörlerin 5G kaynaklı risklerde modelleme kalitesi ve birikim yönetimine odaklandığını dile getiren Çiftçi, aynı teknolojiye bağlı geniş portföylerde tek bir olayın çok sayıda poliçeyi tetikleme riskinin arttığını belirtti. Bu nedenle net risk tanımı ve kontrol olgunluğunun reasürans kapasitesinin belirlenmesinde kritik hale geldiğini söyledi.
IBS’nin 2026 stratejik yaklaşımının; 5G ve IoT ekosisteminin ürettiği veriye yönelik kapsamlı risk haritalaması oluşturmak, Endüstri 4.0 tesislerinde siber riskler ile iş durması (BI) etkilerini birlikte ele alan bütüncül poliçe tasarımları geliştirmek, konut/yangın ve filo alanlarında telematik ve IoT tabanlı pilot uygulamalarla önleyici modelleri hayata geçirmek ve reasürans tarafında veri odaklı modelleme yaklaşımıyla kapasite yönetimini optimize etmek olduğunu ifade eden Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı; “5G, sigorta sektöründe hızlanan bir dönüşümün habercisi. Kazananlar; veriyi doğru yöneten, risk iyileştirmeyi operasyonun parçası yapan ve müşterisine sadece poliçe değil, sürdürülebilir bir güvenlik ekosistemi sunan kurumlar olacak.”

