“Hedefimiz her evde en az bir Anadolu Sigorta poliçesi”

Türkiye’de hala yaklaşık 50 milyon kişinin sigortasız olduğuna dikkat çeken Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Fatih Gören, “Hedefimiz sigortayı daha geniş kitlelere ulaştırmak ve her evde en az bir Anadolu Sigorta poliçesinin bulunması. Doğru fiyatlama ve acentelerle güçlü iş birliği sayesinde üretimi artırarak liderliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.

SİGORTAMEDYA ÖZEL

Küresel ölçekte artan belirsizlikler, iklim riskleri, ekonomik dalgalanmalar ve dijital tehditler sigortayı her zamankinden daha kritik bir güvence haline getirirken sektör aynı zamanda dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları, yeni ürün modelleri ve değişen müşteri beklentileri ile çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor.

Türkiye’de ise bu dönüşüme rağmen sigortaya erişimin hâlâ sınırlı kalması, sektörde hem büyüme hem de yaygınlaşma başlıklarını birlikte öne çıkarıyor. Bu durum, bir yandan yeni teknolojiler ve iş modelleriyle dönüşümü zorunlu kılarken diğer yandan sigortanın daha geniş kitlelere ulaştırılmasını sektörün temel önceliklerinden biri haline getiriyor. Bu çerçevede Anadolu Sigorta, hem dönüşüm sürecine uyum sağlayan hem de sigortayı tabana yaymayı hedefleyen stratejileriyle dikkat çekiyor. Sigorta Ekranı’nda Sigorta Medya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar’a konuk olan Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Fatih Gören; dijitalleşmeden yapay zekâya, sağlık sigortasından yeni ürün modellerine kadar sektörün gündemindeki başlıkları değerlendirirken şirketin büyüme vizyonuna ilişkin önemli mesajlar paylaştı.

100. yılda 98 milyar TL prim üretimine ulaştık

Anadolu Sigorta için 100. yılın özel bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Gören, “98 milyar liralık prim üretimi gerçekleştirdik. Yaklaşık 12,7 milyar lira yıl sonu kârı ve 41 milyar liraya ulaşan öz kaynak büyüklüğü ile yılı başarıyla kapattık” dedi. Gören, şirketin uzun vadeli ve dengeli büyüme stratejisine de dikkat çekerek “Uzun yol koşucusuyuz. Enerjimizi buna göre ayarlıyor, hem büyümeyi hem de teknik kârı aynı anda yönetmeye odaklanıyoruz” diye konuştu. Sigorta sektörünün de genel olarak Anadolu Sigorta’ya paralel bir büyüme sergilediğini belirten Gören, 2025 yılında dinamiklerin değişmeye başladığını hatırlatarak “Sektörde fiyatlamalar enflasyonun altında kaldı. Şubat ayında sektör yaklaşık yüzde 27 büyüme kaydetti. Ancak bazı branşlarda gerilemeler var. İhtiyari mali mesuliyet tarafında düşüşler görülürken yangın branşında yüzde 16, kaskoda ise yüzde 20 civarında artış söz konusu” dedi.

Önümüzdeki dönemde sektörün en önemli tartışma başlıklarından birinin fiyatlama stratejileri olacağını belirten Gören, “Sektör bir taraftan tabana yayılıyor ve adet bazlı büyüyor. Ancak bunu yaparken yatırım gelirlerine ne kadar dayanabileceği önemli bir soru. Diğer yandan hasar maliyetleri, işletme giderleri ve fiyatlama disiplininde sağlanan iyileşmelerin etkisi de tartışılmalı. Önümüzdeki dönemde sektörün odağında bu denge olacak” dedi.

Hedefimiz uluslararası bir oyuncu haline gelmek

Gören, şirketin uzun vadeli hedeflerinden birinin Anadolu Sigorta’yı küresel ölçekte bir marka haline getirmek olduğunu belirterek kurumun sahip olduğu bilgi birikimi ve çalışma disipliniyle uluslararası arenada çok daha büyük bir oyuncu olabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi. Anadolu Sigorta’nın yaklaşık 100 yıldır lider konumunu koruduğunu hatırlatan Gören, önümüzdeki dönemde içeriden dışarıya doğru bir büyüme stratejisiyle uluslararası bir oyuncu olmayı arzuladıklarını dile getirdi. Şirketin, Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla kurulmuş olmasının sigortacılığı Türkiye genelinde yaygınlaştırma gibi önemli bir misyonu da beraberinde getirdiğini vurgulayan Gören, “Ülkede hâlâ milyonlarca insan sigorta güvencesinden yoksun. Türkiye’de yaklaşık 50 milyon kişi sigortasız. Hedefimiz sigortayı daha geniş kitlelere ulaştırmak ve her evde en az bir Anadolu Sigorta poliçesinin bulunduğu bir tabloya katkı sağlamak. Bu süreçte teknolojiden etkin şekilde yararlanacağız ancak işin merkezinde insanın yer alması gerekiyor. Doğru fiyatlama ve acentelerle güçlü iş birliği sayesinde üretimi artırarak liderliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Müşteri kaybı yaşamadan teknik kârlılığı sürdürmek önemli

Gören, sigorta sektörünün mevcut ekonomik koşullar ve küresel gelişmeler karşısında kurmaya çalıştığı dengeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gören, “Önümüzdeki dönemde en kritik unsur, müşteri kaybı yaşamadan teknik kârlılığı sürdürebilmek. Hem müşteriyi korumak hem de teknik kârlılığı sağlamak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Yatırım gelirlerinde olası bir gerilemenin sektör dinamiklerini hızla değiştirebileceğine dikkat çeken Gören, bu durumda şirketlerin teknik kârlılığa daha fazla odaklanmak zorunda kalacağını söyledi. Küresel gelişmelerin riskleri artırdığına da işaret eden Gören, özellikle Körfez bölgesindeki gerilimlerin enflasyon ve maliyetler üzerinde etkili olabileceğini belirtti.
Artan enflasyonun sigorta maliyetlerini doğrudan etkilediğini ifade eden Gören, döviz kurlarındaki hareketliliğin de sektör açısından kritik olduğunu vurguladı. “Döviz tarafının kontrol altında olması bizi rahatlatıyor. Ancak küresel ve yerel gelişmelerin etkisini zaman içinde daha net göreceğiz” dedi.

Her ihtiyaca cevap verebilen güçlü bir portföye sahibiz

Şirketin birçok branşta güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Gören, geniş ürün çeşitliliğinin önemli bir avantaj sağladığını vurguladı. “Her ihtiyaca cevap verebilen bir portföy sunuyoruz. Bu sayede acentelerimiz farklı ürünleri aynı çatı altında
müşterilere ulaştırabiliyor. Bir alandaki kayıp, diğer branşlardaki kârlılıkla dengelenebiliyor; bu da sürdürülebilir büyüme açısından önemli bir esneklik yaratıyor” dedi. Fiyatlama stratejilerinde rekabete dayalı agresif indirimlerden uzak durduklarını ifade eden Gören, “Önceliğimiz veriye dayalı, müşteri odaklı fiyatlama. Rakiplerin altına inmekten ziyade, doğru müşteriye doğru fiyatı sunmaya odaklanıyoruz. Teknik kârlılıktan ödün vermemek temel prensibimiz” diye konuştu. Sürdürülebilir büyümenin ancak doğru fiyatlama yaklaşımıyla mümkün olduğuna dikkat çeken Gören, “Tecrübemizi ve veri odaklı yaklaşımımızı kullanarak müşteri portföyümüzü koruyarak büyümeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Sektörde yatırım ve risk dengesi kritik önem taşıyor

Sigorta sektöründe finansal disiplinin önemine dikkat çeken Gören, sigortalılardan toplanan fonların doğru yönetilmesinin hayati bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Sigorta şirketlerinin yalnızca teknik kârlılıkla değil, aynı zamanda yatırım gelirleriyle de dengeli bir yapı kurmak zorunda olduğunu belirten Gören, bu fonların “emanet para” niteliği taşıdığına işaret ederek “Sigortalılardan topladığımız fonları doğru kaynaklara aktarmak ve uygun şekilde değerlendirmek zorundayız” dedi. Özellikle teknik kârlılığın düşük olduğu dönemlerde yatırım yönetiminin daha da kritik hale geldiğini ifade eden Gören, risk iştahının kontrolsüz şekilde artırılmasının şirketlerin finansal yapısını olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

Yangın sigortası fiyatlandırmasında istikrar şart

Yangın sigortası branşında son dönemde yaşanan fiyat gevşemesine dikkat çeken Gören, sektör için en kritik konunun fiyat istikrarı olduğunu vurguladı. Yangın branşında prim artışının yüzde 17 seviyelerinde kaldığını hatırlatan Gören, geçtiğimiz yıl reasürans maliyetlerindeki artış beklentisinin sektörde ciddi bir baskı yarattığını, ancak bu yıl daha “yumuşak” bir piyasa ortamının oluştuğunu ifade etti. Bu durumun sigorta şirketlerine fiyatlama konusunda bir miktar alan açtığını belirten Gören, fiyatların da buna paralel olarak aşağı yönlü hareket ettiğini söyledi. Ancak bu gevşemenin riskler barındırdığına dikkat çeken Gören, özellikle büyük hasarların portföyler üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceğini dile getirdi.

“Müşteriyi dinlemeden doğru çözüm üretmek mümkün değil”

Çok kanallı satış yapısıyla müşteriye farklı temas noktalarından ulaştıklarını ifade eden Gören, tüm kanallarda aynı kalite ve güven düzeyini sağlamak amacıyla “ortak dil rehberi” üzerinde çalıştıklarını söyledi. Müşteri ihtiyaçlarını doğru anlamanın önemine dikkat çeken Gören, sosyal medya, çağrı merkezi ve geri bildirim mekanizmaları aracılığıyla müşteriyi aktif şekilde dinlediklerini vurguladı. “Müşteriyi dinlemeden doğru çözüm üretmek mümkün değil” diyen Gören, bu yaklaşımın hizmet kalitesini doğrudan etkilediğini ifade etti. Dijitalleşmenin sunduğu imkanlardan da yararlandıklarını belirten Gören, “Self servis hizmetlerin yaygınlaştırılmasıyla müşteriler özellikle hasar ve operasyonel süreçlerde işlemlerini hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirebiliyor. Bu sayede müşteri konforunu artırılması hedefleniyor” dedi. Gören, sigortacılığın artık yalnızca teminat sunan bir yapıdan çıkıp yaşamın farklı alanlarına dokunan bir ekosisteme dönüştüğünü belirtti.  Gören, Anadolu Sigorta’nın sunduğu uygulamalara da değinen Gören, şirketten poliçesi olan müşterilerin, sağlık sigortası bulunmasa dahi anlaşmalı kurumlardan indirimli sağlık hizmeti alabildiğini belirtti. Ayrıca elektrikli araç sahiplerine özel enerji istasyonu indirimleri ve dijital platformlar üzerinden kazanılan puanların farklı alanlarda kullanılabilmesi gibi avantajların da sunulduğunu ifade etti. Gören, önümüzdeki dönemde bu tür uygulamaların daha da gelişeceğini ve sigorta sektörünün, müşterilere yalnızca güvence değil aynı zamanda yaşam kalitesini artıran kapsamlı bir değer önerisi sunmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Müşteri yolculuğu ve “fijital” acente dönemi

Gören, şirket olarak son dönemde müşteri yolculuklarına odaklandıklarını belirterek bu kapsamda yürüttükleri CRM uygulamasıyla müşterilerden elde edilen iç görüleri acentelerle paylaşmayı hedeflediklerini söyledi. Bu yaklaşımın acentelerin satış kabiliyetlerini artıracağını vurgulayan Gören, iç görülerin sahada daha etkin kullanılmasıyla hem çapraz satış fırsatlarının artacağını hem de acentelerin rekabet gücünün yükseleceğini ifade etti. Gören, teknolojinin geldiği noktada dijitalleşmenin acentelerin yerini alan değil, onları güçlendiren bir unsur olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi. Yapay zekâ tabanlı “agent” çözümlerinin iş dünyasında giderek daha fazla gündeme geldiğine dikkat çeken Gören, “Yakın gelecekte şirket çalışanlarının yanında kişisel yapay zekâ asistanları da konumlanacak. Benzer uygulamalar acenteler için de yaygınlaşacak. Bu dönüşüm başlangıçta küçük adımlarla ilerleyecek ancak zamanla acentelerin iş süreçlerine önemli katma değer sağlayacak” diye konuştu. Gören, Anadolu Sigorta’nın stratejisinin de müşterilerden elde edilen veri ve bilgiyi acentelere açarak onların sahadaki etkinliğini artırmak ve sektörde farklılaşmak üzerine kurulu olduğunu söyledi.

“Değişime ayak uyduran acenteler daha avantajlı olacak”

Gören, sigorta sektöründe müşteri beklentilerinin ve davranış alışkanlıklarının hızla değiştiğini belirterek bu dönüşüme hem şirketlerin hem de acentelerin uyum sağlamak zorunda olduğunu söyledi. Müşterinin taleplerinin sektörde belirleyici olduğuna dikkat çeken Gören, klasik müşteri profiline geleneksel yöntemlerle hizmet verilmeye devam edilirken dijital kanallardan gelen müşterilere de dijital çözümler sunmanın zorunlu hale geldiğini ifade etti. Bu değişimin kaçınılmaz olduğuna işaret eden Gören, acentelerin ve sektör çalışanlarının kendilerine “Bu dönüşümün neresinde ve nasıl yer almalıyız?” sorusunu sorması gerektiğini vurguladı. Ekonomik koşulların da etkisiyle acentelerin kendilerini doğru konumlandırmasının kritik önem taşıdığını belirten Gören, yapay zekâ destekli çözümleri etkin kullanan ve iş modelini risk danışmanlığı boyutuna taşıyan acentelerin rekabette öne çıkacağını dile getirdi. “Kullanan, kullanmayana göre daha avantajlı olacak; bu bir gerçek” dedi. Sigorta şirketlerinin de benzer bir dönüşüm sürecinden geçtiğini kaydeden Gören, “Anadolu Sigorta’nın, 100 yılı aşkın geçmişine rağmen lider konumunu korumasında müşteri odaklı yaklaşım ve gelişmelere hızlı uyum sağlama becerisi etkili oldu. Günümüz iş dünyasında en güçlü olan değil, değişime en iyi uyum sağlayan ayakta kalabiliyor. Teknoloji yatırımları yüksek şirketlerle çalışan acenteler de bu rekabet ortamında daha avantajlı olacak” şeklinde konuştu.

Yapay zekâda asıl fark doğru kullanım alanlarında ortaya çıkacak

Gören, yapay zekâya yönelik ilginin son dönemde hızla arttığını ancak bu alandaki gelişmelerin zamanla daha gerçekçi bir zemine oturacağını söyledi. Gartner konferanslarında da bu “hype” sürecine dikkat çekildiğini belirten Gören, teknolojinin lineer değil üstel bir gelişim gösterdiğini ve mevcut sorunların zamanla azalacağını ifade etti. Yapay zekâ projelerinde başarısızlık oranlarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Gören, şirketlerin doğru kullanım alanlarını belirlemesinin kritik olduğunu söyledi. Sigorta sektöründe yapay zekânın; hasar süreçlerinde suistimallerin tespiti, doküman yönetimi, çağrı merkezi operasyonları ve fiyatlandırma gibi alanlarda etkin biçimde kullanılmaya başlandığını belirten Gören, bu uygulamaların Türkiye’de de giderek yaygınlaşacağını dile getirdi.

Yatırım kararlarında fizibilitenin belirleyici olduğunu ifade eden Gören, “Yeterli veriye sahip miyiz, yapılan yatırım katma değer yaratacak mı sorularının net yanıtlanması gerekiyor. Ayrıca halüsinasyon gibi risklere karşı insan unsurunun süreçte yer alması şart” dedi. Her sürecin yapay zekâ ile çözülmesinin doğru olmadığını belirten Gören, tekrar eden işlerde robotik süreç otomasyonunun daha uygun olabileceğine işaret etti. Şirketlerin poliçelendirmeden hasar yönetimine, reasüranstan operasyonel süreçlere kadar tüm iş akışlarını bütüncül bir bakışla gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekâ kullanımının bazı durumlarda süreçlerin yeniden tasarlanmasını da gerektirebileceğini ekledi. Sektörde dijitalleşmenin henüz tam anlamıyla uçtan uca gerçekleşmediğine dikkat çeken Gören, “Ön yüzde dijital bir yapı olsa da arka planda manuel süreçler devam edebiliyor. Gerçek dönüşüm, tüm paydaşların ve tedarik zincirinin birlikte hareket etmesiyle mümkün” değerlendirmesinde bulundu.

Sağlıkta yapay zekâ ve veri kullanımı sigortacılığın sınırlarını zorluyor

Yapay zekâ ve dijitalleşmenin sağlık sektöründe köklü bir dönüşümü beraberinde getireceğini bildiren Gören, hastanelerin gelecekte tedavi merkezlerine dönüşebileceğini, teşhis ve tanı süreçlerinin ise daha çok uzaktan ve yapay zekâ destekli sistemlerle yürütülebileceğini söyledi.  Giyilebilir teknolojiler, telematik cihazlar ve akıllı saatler gibi araçlar üzerinden toplanan verilerin sağlık ve sigortacılık açısından çok büyük bir potansiyel barındırdığına dikkat çeken Gören, “Asıl kritik nokta, bu verilerin anlamlandırılması. Veri tek başına değerli değil; işlenerek enformasyona ve ardından iş süreçlerine yön verecek bilgiye dönüştürülmesi gerekiyor. Günümüzde veri toplama kapasitesi insan zihninin ve sektörün sınırlarını zorlayacak düzeye ulaştı” dedi. Sağlık alanında alternatif tedavi yöntemleri, robotik uygulamalar ve yapay zekâ destekli çözümlerle birlikte hangi hizmetlerin sigorta kapsamına gireceği, maliyetlerin artıp artmayacağı gibi konuların yoğun şekilde tartışıldığını söyleyen Gören, “Teknolojik gelişmelerin uzun vadede sağlık maliyetlerini düşürmesi gerekiyor. Bu sayede sağlık hizmetleri daha geniş kitlelere daha uygun fiyatlarla ulaşabilir. Sigorta şirketleri de bundan olumlu yönde etkilenebilir. Mevcut tabloda sigorta şirketleri büyük ölçüde sağlık kuruluşlarının finansörü konumunda. Bu yapının değişmesi için verinin doğru analiz edilmesi ve elde edilen katma değerin müşteriye yansıtılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Gören, sağlık sektöründe dijitalleşmenin sigorta şirketleri ile hastaneler arasındaki iş birliğini daha da kritik hale getirdiğini belirterek iki tarafın da teknolojik dönüşüme birlikte ayak uydurması gerektiğini söyledi. Türkiye’de özel sağlık sigortası penetrasyonunun uzun süre 2–2,5 milyon kişi seviyesinde kaldığını, tamamlayıcı sağlık sigortasının (TSS) yaygınlaşmasıyla bu sayının 8–8,5 milyon müşteriye ulaştığını hatırlatan Gören, “Son dönemde büyüme hızında bir miktar yavaşlama var. 87 milyon nüfuslu bir ülkede sağlık sigortası hâlâ sınırlı bir kesime ulaşıyor. Daha geniş kitlelere erişebilmek için maliyetlerin düşürülmesi gerek. TSS uygun fiyatlı ürün yapısıyla büyüdü Bu modelin sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesi sektör açısından kritik öneme sahip” dedi.

Modüler ve ‘kullandığın kadar öde’ modelleri öne çıkacak

Yeni nesil tüketicinin ihtiyaçlarına yönelik ürün tasarımının sigorta sektörünün öncelikli gündemlerinden biri haline geldiğini söyleyen Gören, tüketici alışkanlıklarının değişimine paralel olarak daha esnek ve kişiselleştirilebilir çözümlerin öne çıkacağını söyledi. Yeni neslin beklentilerinin sabit bir tanımdan ziyade kullanım alışkanlıklarına göre şekillendiğini ifade eden Gören, “Kullandığın kadar öde yaklaşımı, modüler ürün yapıları ve gömülü sigortacılık gibi modeller sektörde giderek daha fazla önem kazandı. Gömülü sigortacılık kapsamında sigorta ihtiyaçlarının, farklı ürün ve hizmetlerin satış süreçlerine entegre edilerek karşılanması şirketler tarafından aktif şekilde değerlendiriliyor” dedi.
Bu dönüşüm sürecinde mevzuatsal düzenlemelerin de teknolojiyle uyumlu şekilde gelişmesinin kritik olduğuna dikkat çeken Gören, önümüzdeki dönemde sektörel düzenlemelerin hayata geçmesiyle birlikte yeni nesil tüketicinin beklentilerini daha
güçlü biçimde karşılayan ürün modellerinin piyasada daha yaygın şekilde yer alacağını belirtti.

Siber sigorta, dijitalleşen dünyada sektörün parlayan yıldızı olacak

Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde varlıkların ve finansal sistemlerin giderek dijital ortama taşıdığına değinen Gören, yakın gelecekte paranın da tamamen dijitalleşmesinin beklendiğini söyledi. Bu dönüşümle birlikte dijital risklerin yönetilmesinin kritik bir konu haline geldiğini vurgulayan Gören, siber tehditlerin artık yalnızca kurum içinden değil, küresel ölçekte dış kaynaklı riskler şeklinde de ortaya çıktığını ifade etti. Siber savaşların dahi gündeme geldiği bir dönemde ciddi bir siber koruma açığının bulunduğunu belirten Gören, “Bu risklerin sigorta kapsamına alınması büyük önem taşıyor. Anadolu Sigorta geniş ürün yelpazesi içinde siber sigortaya erken dönemde yatırım yaparak Türkiye’de bu ürünü sunan ilk kurumlardan biri. İlk olarak 2017 yılında hayata geçirilen siber sigorta ürünü, hem bireyler hem de ticari firmalar için geliştirildi. İki segmentin karşı karşıya kaldığı riskler farklılık gösteriyor” dedi.

Siber sigorta pazarının önümüzdeki dönemde daha da büyüyeceğini öngören Gören, dijital ortamda yaşanan zararların artmasının sigortaya olan ihtiyacı da artıracağını belirtti. Sigorta şirketlerinin bu koruma açığını daha kapsamlı ürünlerle kapatmaya çalışacağını ifade eden Gören, “Siber sigortalar, dijitalleşen dünyada sigortacılık açısından geleceğin parlayan yıldızlarından biri olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Mesleki sorumluluk sigortaları Türkiye’de büyük potansiyel taşıyor

Gören, sorumluluk sigortalarının sektör açısından önemli bir büyüme alanı olduğunu belirterek özellikle mesleki sorumluluk sigortalarının Türkiye’de gelişmiş ülkelere kıyasla henüz istenen seviyeye ulaşamadığını söyledi. Hizmet sunan tüm meslek gruplarının müşterilerine ve üçüncü taraflara karşı belirli sorumluluklar taşıdığına dikkat çeken Gören, “Bu nedenle mesleki sorumluluk sigortalarının yaygınlaşması hem sektör hem de sigortalılar açısından önemli” dedi. Türkiye’de avukatlar, yeminli mali müşavirler, gayrimenkul değerleme şirketleri, noterler ve doktorlar gibi birçok meslek grubu için sorumluluk sigortası ürünleri sunduklarını ve bu alanda güçlü bir satış performansı yakaladıklarını aktaran Gören, “Yeni ürün geliştirme süreçlerinde risk verisi ve istatistik kritik rol oynuyor. Bir mesleki sorumluluk sigortası ürününün oluşturulabilmesi için hukukçular, ilgili meslek uzmanları ve sigortacıların birlikte çalışması gerekiyor. Ürünler sahadaki ihtiyaçlara göre şekillendirilmeli” diye konuştu. Devletin zorunlu sigorta uygulamalarını hayata geçirirken sektörle veri paylaşımı ve altyapı oluşturma konularında iş birliği içinde olmasının önemine değinen Gören, sigorta şirketlerinin riskleri doğru analiz edebildikleri ölçüde bu alanlarda ürün sunmaya istekli olduklarını dile getirdi. Aksi halde yeterli bilgi ve kapasite bulunmayan alanlarda teminat sağlanmasının zorlaşabileceğini ifade etti.

Sigorta Ekranı:

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER