24 Mayıs 2024, Cuma
spot_img

Hayat sigortası yaptıran geleceğini ve sevdiklerini güvenceye alıyor

sigortasizBankalardan kredi alan tüketiciyi ve onun varislerini güvence altına alan kredili hayat sigortaları yanında bireylerin ihtiyaçlarına uygun korumaya yönelik hayat sigortası ürünlerinin sayısının artması gerekiyor. Ayrıca, şirketlerin bankasürans dışında dağıtım kanalı olarak acentelere de ağırlık vermesinin önemine dikkat çekiliyor.

Hayatımız Sigortalı / Alp Süer

Türkiye’de esnafa, “İşler nasıl gidiyor?” diye sorduğumuzda zaman zaman “İşler kesat” yanıtını alırız. Türk sigorta sektöründe de işler son aylarda biraz esnafın durumuna benzedi. İşler kesat demek belki biraz olayı abartmak olur, ama sektörde işler pek de yolunda gitmiyor. Bunu da sektörle ilgili son açıklanan verilerden anlamak mümkün. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) verilerine göre, sektör yılın ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 6,18 büyüyebildi. Rakamların biraz satır araları incelendiğinde, sorun daha çok hayat branşından kaynaklanıyor. Nitekim, yılın ilk iki aylık döneminde, hayat dışı (elementer) sektör yüzde 11.10 büyürken, toplam prim üretimi yüzde 21.23 azalan hayat branşı, sektörde genel büyüme hızını da aşağıya çekti. Son aylarda düşüşe geçen kredili hayat sigortalarının tüketiciler açısından hayati önemine dikkat çeken sektör temsilcileri, hayat sigortacılığının canlanması için sektörde ürün çeşitliliğinin ve tüketici bilincinin artması gerektiğini düşünüyor. Ayrıca, şirketlerin bankasürans dışında dağıtım kanalı olarak acentelere de ağırlık vermesinin ve hayat sigortası satan acenteler için de uzun vadeli komisyon yapısının oluşturulmasının önemine dikkat çekiliyor.

Ekonomik gelişmeler etkili

Hayat branşındaki kan kaybının birkaç temel sebebi var: 2013’ün ilk iki ayında hayat branşının, nominal olarak yüzde 29.03 büyüdüğü göz önüne alındığında, geçen yılki rakamların büyüklüğünden kaynaklanan baz etkisinden dolayı hayat branşının bu yıl irtifa kaybetmesi doğal. Ancak, baz etkisinin de ötesinde hayat branşında toplam prim üretimindeki düşüşte iki temel faktör söz konusu. Bunlardan ilki, ekonomik gelişmeler ve bunun sonucunda banka kredilerindeki daralma ile ilgili. ABD Merkez Bankası’nın (Fed), para politikasında sıkılaştırmaya gideceği beklentisi, Türkiye’de 30 Mart yerel seçimlerinden önce siyasi tansiyonun artmasına bağlı olarak kur ve faiz oranlarındaki yükselişin bankaların tüketici kredilerini, özellikle de konut kredilerini olumsuz etkilediği dikkat çekiyor. Nitekim Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) verilerine göre, geçen yılın ilk iki ayında yüzde 4.3 artan TL cinsinden konut kredileri, bu yılın aynı döneminde ise yüzde 1.3 artış gösterdi. Banka kredilerinin büyüme hızındaki düşüş, doğal olarak bankaların verdikleri tüketici kredileriyle birlikte yapılan kredili hayat sigortalarında daralma yaratıyor. Tüm bunlarla birlikte, bankalardan alınan kredilerde, hayat sigortasının zorunlu olmadığına yönelik yapılan yorumların tüketicilerde yarattığı kafa karışıklığının da özellikle kredili hayat sigortalarında prim hacmini olumsuz etkilediği aşikar.

Sigortayı yaptır, evini kaybetme

Hayat sigortalarındaki kan kaybını önlemenin de iki yolu var. Öncelikle, kredili hayat sigortalarının önemini topluma, özellikle de başta tüketici dernekleri olmak üzere sivil toplum kuruluşlarına iyi anlatmak gerekiyor. Çünkü sigortayı kredi kullanırken ödenen dosya masrafı gibi bir maliyet unsuru olarak görmek doğru değil. Sigorta, kredinin hızla ve tamamının tahsil edilmesine imkan veriyor. Banka müşterisi de sakatlık, maluliyet gibi durumlarda kendisini, vefatı halinde de geride kalan sevdiklerini güvence altına alarak, kredi borcunun bankaya ödenmesini sağlıyor. Böylece bireylerin satın aldığı konutu kaybetme riski de ortadan kalkıyor.

İkincisi ve en önemlisi, kredili hayat sigortası dışındaki hayat sigortası ürünlerinin toplam pastadan aldıkları payın artması gerekiyor. Birkaç rakam verirsek, hayat sigortası prim üretiminin Şubat 2014 itibarıyla da yüzde 87’sini vefat sigortaları (ferdi ve grup dahil yıllık vefat ve uzun süreli vefat) oluşturuyor. Bunun yaklaşık yüzde 80-85’i de bireysel kredilere bağlı hayat sigortaları. Geri kalan hayat sigortası ürünlerinin payı ise devede kulak. Aslında, diğer birçok hayat sigortası ürününü sunmak için mevzuat yönünden bir sıkıntı yok. Hazine Müsteşarlığı’nın, 10 Ekim 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Hayat Gurubu Sigortaları Yönetmeliği”ne göre birikimli hayattan tutun, sermaye itfa sigortası ve evlilik doğum sigortasına kadar pek çok ürünü şirketlerin, tüketicilere sunabilmesi mümkün. Kredili hayat sigortalarından farklı olarak bireylerin yaşam evrelerinde karşı karşıya kalabilecekleri çeşitli finansal riskleri teminat altına alan hayat, kritik hastalık, eğitim, işsizlik, ferdi kaza gibi ürünlerin de piyasa sunulmasının da çok önemli olduğu kaydediliyor. Kredili hayat sigortaları dışındaki korumaya yönelik hayat sigortaları, vefat, maluliyet, işsizlik, kaza tedavi masrafları, tehlikeli hastalıklar gibi risklere karşı finansal güvence sağlıyor.

Şirketler yeni ürünler sundu

Hayat ve emeklilik şirketleri de ürün yelpazesini artırmak için kolları sıvadı. Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu’nun verdiği bilgilere göre, şirket bu yıl çeşitli müşteri segmentlerine yönelik yeni hayat/işsizlik/kritik hastalık sigortası ürünleri geliştirmeye devam edecek. Buna ek olarak gelir sigortaları, farklı yaşam evrelerine yönelik birikim oluşturma amaçlı birikimli hayat sigortaları, eğitim sigortaları ve oluşacak piyasa ihtiyaçları ve mevzuat açılımları paralelinde farklı sigorta ürünlerini de piyasaya sunma konusunda çalışmalar yapacak.

Garanti Emeklilik Genel Müdürü Cemal Onaran da mart ayında piyasaya sundukları “Tedavi Destek” sigortası ürününün, müşteriler tarafından beklenen ilgiyi gördüğünü belirterek bu hayat sigortası ürününün, yaşam kaybı, hastalık veya kaza sonucu maluliyet teminatları ile hastalık ve kaza sonucu oluşan gündelik hastane masraflarını kapsadığını vurguluyor. Uzun vadede, online ticaret hacminin giderek artmasıyla birlikte hayat sigortası ürünlerinin online satışlarının da artacağını düşündüklerini ifade eden Onaran, bu yeni kanaldan satışlarını artırmayı hedeflediklerini söylüyor. Hayat branşında bugüne kadar ağırlıklı olarak Bank Asya’dan kredi kullanan müşterilere yönelik “kredi hayat sigortaları” satan Asya Emeklilik de önümüzdeki dönemde bunun dışında özellikle faize duyarlı kesimin tercihlerine uygun risk hayat, ferdi kaza, hayat ya da ferdi kazaya bağlı ek teminatlarla zenginleştirilmiş yeni ürünleri piyasaya sunacak.

AvivaSA Emeklilik ve Hayat CEO’su Meral Eredenk de, AvivaSA’nın hayat sigortası ürünlerinden “Geri Ödemeli Hayat Sigortası” ve tehlikeli hastalıklar teminatı içeren hayat sigortası ürünlerinin son dönemde yoğun ilgi gördüğünü söylüyor. Geri Ödemeli Hayat Sigortası’nda sigorta süresi sonunda risk gerçekleşmemişse primler geri ödenirken, tehlikeli hastalıklar teminatı içeren hayat sigortası ürünlerinde ise kalp krizinden inmeye, multipl sklerozdan felce, 12 farklı tehlikeli hastalığa karşı koruma sağlanıyor.

Tüketici doğru anlatıldığı sürece hayat sigortası alıyor

Doğru anlatım sonucunda, kredi kullanan kişilerin makul primler ile kendilerine sunulan hayat sigortası ürünlerini gönüllü olarak satın almaya devam ettiklerinin gözlemlendiğini vurgulayan Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, şunları söylüyor: “Kredi bağlantılı sigorta ürünlerine ilişkin mevzuat gelişmeleri ve ekonomik etkenler sonucunda son dönemde ürünlere karşı negatif bir eğilimin oluştuğunu söylemek doğru olmaz. Bankacılık ürünleri ile bağlantılı satılan vefat sigortası ürünlerine olan talebin, önümüzdeki dönemde bu ürünlerin sağladığı faydaya yönelik farkındalık ve sigortalanma bilincine paralel olarak artacağını öngörüyoruz.”

Satışlar müşterileri ancak ikna ederek gerçekleşiyor

Türkiye’de hayat sigortası ürünlerinin ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğu bilincinin yeterli seviyede olmadığını belirten Garanti Emeklilik Genel Müdürü Cemal Onaran, şunları söylüyor: “Bu nedenle satışlar, müşterilerin kendi talepleri üzerine değil, bankalardan aldıkları kredi ürünleri yanında faydaları anlatıldıktan sonra ikna edilmeleriyle gerçekleşiyor. Örneğin, konut kredisi alan bir tüketici, ödediği aylık taksit tutarları zaten yüksek olduğu için yanında bir de hayat sigortası primi ödemek istemiyor. Ancak, uzun süreli ve yüksek tutarlı taksitlere sahip olan konut kredileriyle birlikte alınan hayat sigortaları, tüketicilerin hem kendilerini hem yakınlarını güvence altına almaları için çok önemli bir ihtiyaç.”

1 birimlik maliyet üstlenmeyen 100 birimlik maliyete katlanıyor

Türkiye’de tüketicilerin önemli bir bölümünün, karşılaşabilecekleri risklerin farkında olmadıkları için hayat sigortasının önemini göz ardı ettiklerini belirten AvivaSA CEO’su Meral Eredenk, bu nedenle bugün kendilerini ve sevdiklerini güvence altına almak için 1 birimlik bir maliyeti üstlenmek istemeyen kimi tüketicilerin, muhtemel bir risk halinde 100 birimlik bir maliyetle karşı karşıya kalabildiğini söylüyor. Tüketicilerin çoğunun, hayat sigortası aldığında sadece bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerine vefat durumunda bir fayda satın aldığını düşündüğünü ifade eden Eredenk, “Oysa hayat sigortası, bunun yanı sıra çocuklarımızın eğitimlerinin yarıda kalmamasını, poliçede varsa kaza sonucu ortaya çıkabilecek yüksek tutarlı tedavi giderlerimizin ödenmesini, beklenmedik bir anda tehlikeli bir hastalığa yakalandığımızda gereken finansal desteği sağlıyor” diyor.

Hayat sigortasının önemi tam olarak algılanamadı

Hayat sigortasının öneminin halen toplumda tam olarak doğru bir şekilde algılanamadığına dikkat çeken Asya Emeklilik Genel Müdürü Türker Gürsoy, şu görüşleri dile getiriyor: “Tüketici dernekleri de konuya yanlış noktadan yaklaşıyor. Esasen bu sigortanın amacı, kredi alan tüketiciyi ve tüketicinin varislerini korumak. Burada sigorta şirketine ödenen primi, bir masraf ya da komisyon olarak değerlendirmemek gerekiyor. Sigorta çok daha önemli bir amaca hizmet ediyor ve doğrudan doğruya bir karşılığı var. Sigorta şirketine ödenen primin karşılığı da kredi alan kişinin vefatı durumunda geride kalanları kredi borcundan kurtarmak. Bu açıdan bakıldığında da sigorta, tüketiciyi koruma anlamında çok önemli bir fonksiyona sahip.”

Hayat sigortası acentelerden alınmalı

Hayat sigortacılığında ve bireysel emeklilik satışlarında şirketlerin, işleri acentelerin üstünden değil bankasürans üstünden yürüttüklerini belirten Sigorta Acenteleri Derneği Başkan Vekili Kemal Yankuncu, acentelerin bu işleyişin dışında kalmasının hem sektör hem de acenteler adına doğru olmadığını söylüyor. Acentelerin hayatını idame ettirmek için satış yapmak zorunda olan kuruluşlar olduğunu vurgulayan Yankuncu, şunları söylüyor: “Acenteler tüketiciye tam ve doğru bilgilendirme yapan kuruluşlar. Bu doğrultuda tüketici hayat sigortasını acentelerden almalı. Acentelerin hayat sigortası ürünlerini satması için uzun vadeli komisyon yapısı oluşturulmalı ve sigortalı sistemde kaldığı sürece acenteye bir pay verilmeli. Şirketlerin, acentelere tahakkuk üstünden komisyon vermeleri durumunda hayat sigortacılığının önü açılır.”

Hayat sigortacılığı nasıl canlanır?

  • Kredili hayat sigortaları dışındaki hayat sigortası ürünlerinin satışı artmalı.
  • Vefat teminatı ile birlikte tehlikeli hastalıklar, kritik hastalıklar, maluliyet, işsizlik gibi ek teminatlar içeren hayat sigortası ürünleri konusunda sigortalıların bilinci artırılmalı.
  • Hayat sigortasına ciddi vergisel teşvikler getirilmeli.
  • Hayat sigortası satışlarında şirketler dağıtım kanalı olarak acentelere de ağırlık vermeli ve acentelere verilen komisyonlar artmalı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER