Can Kantar: Sigorta “karnemi” hangi öğretmen verecek?

Sigorta sektöründeki tartışmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Bu kez gündemimiz, poliçelere verilen karne notları.

Öncelikle şunu söyleyeyim: Değişik bir çağdayız. Eski alışkanlıklarla yeni uygulamaları anlamak ve değerlendirmek kolay değil. Üstelik dijitalleşmeyi konuşurken hayatımıza bir de yapay zeka girdi. Her şeyi ona soruyor, yönlendirmelerini dikkate alıyoruz. Bir şekilde hayatımıza yön verdiğini bile söyleyebiliriz.

Peki, kullandığımız yapay zekânın hangi verilerden beslendiğine, bu verilerin ne kadar güncel olduğuna ve değerlendirmelerini nasıl yaptığına yeterince dikkat ediyor muyuz?

Ben de en iyilerinden biri olarak kabul edilen bir yapay zeka uygulamasını kullanıyorum. Buna rağmen birçok kez yanlış bilgi verdiğini gördüm. Bazen de beni yanlış yönlendirdiğini düşündüm. Uyardığımda “Pardon” dedi ve yanıtını düzeltti. Demek ki verdiği her cevabı sorgulamadan kabul etmemek gerekiyor.

Bir sisteme kendi verilerimizi yüklememiz de tek başına doğruluğun garantisi değil. O verilerin nasıl yorumlandığını, hangi ölçütlerle değerlendirildiğini ve hangi başka bilgilerle karşılaştırıldığını bilmemiz gerekiyor.

Gelelim sigorta “karnemize”…

Sigortam.Net geçtiğimiz hafta yeni bir uygulama başlatmış. Mevcut kasko poliçenizi yüklüyorsunuz; sistem, beş ana kriter üzerinden poliçenizi inceleyerek kapsamı ve fiyatı hakkında bir değerlendirme sunuyor.

Yenilikçi bir uygulama. Mutlaka ilgi çeker, rağbet de görür.

Buradaki ticari amaç da anlaşılır: Kullanıcının Sigortam.Net’e güven duymasını ve bir sonraki poliçesini bu platformdan almasını sağlamak. Sonuçta bu bir pazarlama yöntemi. Üstelik dijital sigorta satışında yıllardır öncü olan bir şirketten söz ediyoruz.

Fakat bu süreçte çok eleştiri almış, açık söyleyeyim acenteler arasında da pek sevilmeyen bir marka. Ama benim oğlum bile bu firmadan alıyor poliçelerini ! Bu kadar da yeni nesil bir yaklaşım sergiliyor .

Peki, kampanyalarıyla sektöre yeni, özellikle de genç sigortalılar kazandırıyor mu? Evet. Gelecekte daha fazla tercih edilir mi? Bence evet.

Ancak bir uygulamanın ilgi çekmesi, beraberinde getirdiği soruları konuşmamıza engel değil.

Sigortam.Net ile Sigorta Medya’nın da bir iş birliği var. Bu nedenle bazı acente dostlarım ve şirket yetkilileri bana ulaşıp biraz da imalı biçimde, “Bu konuyla ilgili bir şey yazmayacak mısınız?” diye sordular.

Elbette yazacağız. İş birliği başka, sektörün kaygılarını dinlemek ve tartışmak başka.

Acente dostlarıma, onları asıl endişelendiren şeyin ne olduğunu sordum. İçlerinden biri şöyle anlattı:

“Can Bey, bu uygulama bizi hem sigortalımızla hem de diğer acentelerle karşı karşıya getirebilir. Yıllardır poliçesini yaptığımız müşterimiz, özellikle bu ekonomik koşullarda, 1.000 TL daha ucuz bir teklif bulduğunda kendisini kandırdığımızı düşünebiliyor. Daha ucuz teklifin hangi sigorta şirketinden geldiğini ya da kapsamının aynı olup olmadığını sorgulamıyor. ‘Fiyatı düşürmemizi siz istemediniz mi? Bazı teminatları sizin talebinizle çıkarmıştık’ desem derdimi anlatabilir miyim? Çok zor. Bir de poliçe sisteme yükleniyor, kişisel bilgiler paylaşılmış oluyor. Bu da ayrı bir kaygı.”

Bu sözlerde, acentelerin yıllardır yaşadığı bir iletişim sorunu var. Sigortalı çoğu zaman karşısındaki rakama bakıyor. O rakamın arkasındaki teminatları, limitleri ve koşulları anlatmak ise acenteye düşüyor.

Şimdi bu ilişkiye bir de dijital değerlendirme ekleniyor. Poliçeye verilen notun ne anlama geldiği yeterince açık anlatılmazsa, mevcut anlaşmazlıkların büyümesi mümkün.

Diğer taraftan, sektörün önemli şirketlerinden birinin Genel Müdürü’de bu değerlendirmelerin yapay zekâya bırakılması ve düzenleyici kurumun onayı olmadan uygulamaya alınması konusunda kaygılarını dile getirdi.

Ardından şunları söyledi:

“Can bey, sen beni biliyorsun. Bu sektör için yıllardır doğru olduğuna inandığımız şeyleri söylemeye çalışıyoruz ve söylediklerimizin arkasında duruyoruz. Sektörün gelişmesi için neye ihtiyaç olduğunu konuşmalıyız. Sigortam.Net’in geliştirdiği sigorta karnesini de bu çerçevede değerlendirmeliyiz. Bu uygulama sektörü geliştirir mi, yoksa acenteleri ve şirketleri birbirine mi düşürür? Bir dijital platform, yapay zekâ aracılığıyla benim poliçeme hangi ölçütlerle not verebilir? Bunun yasal düzenlemesi olmadan uygulamaya alınması doğru mudur? Bunları tartışmamız gerekiyor. Kimsenin karşısında değiliz. Ancak bu işlerin kurallarının belirlenmesi ve etik bir çerçevede yürütülmesi şart.”

Bence tartışmanın merkezinde de bu sorular var.

Poliçeme not veren sistem hangi ölçütleri kullanıyor? Fiyatı neyle karşılaştırıyor? Sigortalının ihtiyaçlarını ne kadar dikkate alıyor? Düşük bir not, poliçenin yetersiz olduğunu mu söylüyor, yoksa farklı tercihlerle hazırlanmış olduğunu mu? Yüklenen kişisel bilgiler nasıl korunuyor?

Yeniliğe kapıyı kapatamayız. Ama yeniliğin nasıl çalıştığını sormaktan da vazgeçemeyiz.

Evet, kucağımızda nur topu gibi yeni bir tartışma konumuz var: Sigorta karnemizi hangi öğretmen verecek, hangi derslerden değerlendirecek ve bu not bize ne anlatacak?

Sigortam.Net Genel Müdürü Ataman Kalkan’ın, sektörün bu kaygılarını giderecek açıklamalar yapacağını düşünüyorum.

Biz de dinleyelim, soralım ve konuşalım. Çünkü mesele yalnızca bir poliçeye verilen not değil; sigortalının güveni ve sektörün geleceği.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER