Allianz Trade, 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayımladı. Raporda, Ortadoğu’daki savaşın şiddetlenmesi halinde küresel ekonominin stagflasyonist bir durgunluk sürecine girebileceği uyarısı yapılırken, özellikle Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalmasının ekonomik şoku derinleştirebileceğine dikkat çekildi.
Allianz Trade ekonomistlerinin değerlendirmelerine göre, söz konusu senaryoda petrol fiyatlarının geçici olarak varil başına 180 dolara, doğal gaz fiyatlarının ise 200 euro/MWh seviyesine kadar yükselebileceği öngörülüyor. Talep tarafındaki zayıflığın etkisiyle yıl sonuna doğru petrolün 80-85 dolar, doğal gazın ise 65 euro seviyelerine gerilemesi bekleniyor.
Raporda küresel büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği belirtilirken, 2026 yılı için dünya ekonomisinin yüzde 2,6 büyüyeceği tahmin ediliyor. Ticaret büyümesinin ise yüzde 1,5 seviyesinde kalacağı öngörülüyor. ABD ekonomisinin yüzde 2,1, Euro Bölgesi’nin ise yüzde 0,8 büyümesi beklenirken, bütçe açıklarının yüksek seviyelerini koruyacağı ifade ediliyor. Buna göre ABD’de bütçe açığının GSYİH’nin yüzde 7’sine, Avrupa’da ise yüzde 3’üne ulaşacağı tahmin ediliyor.
Enflasyon tarafında da yukarı yönlü baskılar dikkat çekiyor. 2026 yılında enflasyonun ABD’de yüzde 3,2’ye, Euro Bölgesi’nde ise yüzde 3’e yükselmesi beklenirken, olumsuz senaryoda bu oranların sırasıyla yüzde 4,9 ve yüzde 4,6 seviyelerine çıkabileceği belirtiliyor. Raporda, enerji fiyatlarındaki artışın uzaması halinde merkez bankalarının daha şahin bir para politikası izlemek zorunda kalabileceği vurgulanıyor.
Bu çerçevede ABD Merkez Bankası’nın enflasyondaki yükselişi geçici görerek 2027 başına kadar faiz indirimi yapmaması beklenirken, Avrupa Merkez Bankası’nın ise beklentileri kontrol altında tutmak amacıyla faiz artırımı yapabileceği ifade ediliyor. Daha olumsuz senaryoda ise ECB’nin üç, Fed’in iki faiz artırımı gerçekleştirebileceği öngörülüyor.
Raporda, Ortadoğu’daki gelişmelerin küresel ekonomi üzerindeki etkilerinin bölgelere göre farklılaşacağına da dikkat çekildi. Körfez ülkeleri ve Asya’nın doğrudan etkilenmeye devam edeceği belirtilirken, Çin ekonomisinin 2026’da yüzde 4,6’nın üzerinde büyümesinin beklendiği ifade edildi. Latin Amerika’da ise Arjantin, Brezilya ve Meksika gibi emtia ihracatçısı ülkelerin bu süreçten nispeten daha az etkilenebileceği kaydedildi.
Öte yandan mali, cari işlemler ve enerji açıklarının aynı anda görüldüğü “üçlü açık” ekonomilerin risk altında olduğu vurgulandı. Bu ülkelerin sermaye çıkışlarına, yüksek enflasyona ve resesyon riskine karşı daha kırılgan bir yapıya sahip olduğu ifade edildi.
Raporda ayrıca yüksek enerji, metal ve gübre fiyatlarının şirketler ve tüketiciler üzerinde ciddi bir maliyet baskısı oluşturduğu belirtildi. Enerji üreticileri ve savunma sektörünün mevcut ortamdan görece olumlu etkilendiği, buna karşın enerji yoğun sektörler, taşımacılık ve tüketim alanlarında kâr marjlarının baskı altında kaldığı kaydedildi. Sıkılaşan finansal koşullar ve zayıflayan talep nedeniyle 2026 yılında küresel iflaslarda artış beklendiği de raporda yer aldı.
Sermaye piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde ise yatırımcıların giderek daha belirgin şekilde riskten kaçınma eğilimine yöneldiği ifade edildi. Jeopolitik gelişmeler ve stagflasyon endişeleriyle birlikte getiri eğrilerinde yükseliş ve aşağı yönlü düzleşme gözlenirken, kısa vadeli faizlerde 50-90 baz puan, uzun vadeli faizlerde ise 40-70 baz puan artış yaşandığı belirtildi.
Allianz Trade raporunda, savaşın şiddetlenmesi halinde küresel ekonominin teknik durgunluk riskiyle karşı karşıya kalabileceği, özellikle Euro Bölgesi’nde büyümenin yüzde 0,2 seviyesine kadar gerileyebileceği uyarısında bulunuldu. Tüketici güvenindeki zayıflama, yüksek gıda ve enerji fiyatları ile birlikte satın alma gücünü baskılarken, iş gücü piyasaları üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceği ifade edildi.
Raporda son olarak, ticaret yapan şirketlerin artan jeopolitik riskler karşısında tedarik zincirlerinde oluşabilecek zincirleme etkilere karşı dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı.


