TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, 1 Ağustos–9 Ekim döneminde Akıllı Eksper Atama Sistemi üzerinden 195 bin 656 atama yapıldığını açıkladı. Atamaların yaklaşık yüzde 92’sini trafik sigortasındaki kısmi hasar dosyaları oluştururken Erdem, sistemin başarısının dosya sayısından çok gerçek zararın hızlı ve doğru tespitiyle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından geliştirilen Akıllı Eksper Atama Sistemi’nin Türkiye genelindeki uygulamasına ilişkin ilk veriler paylaşıldı. TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK) Başkanı Ahmet Nedim Erdem, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, 1 Ağustos’ta ülke çapında devreye alınan sistem üzerinden 9 Ekim itibarıyla trafik ve kasko sigortalarında toplam 195 bin 656 dosyaya eksper atandığını bildirdi.
Sistemin pilot uygulaması 1 Nisan’da Bursa ve Ordu’da başladı. Başlangıçta 1 Temmuz’da tamamlanması planlanan pilot dönemin süresi uzatıldı ve uygulamanın kapsamı genişletildi. Balıkesir, Erzurum, Kayseri, Kütahya, Manisa, Uşak ve Van da 6 Temmuz’da sisteme dâhil edildi. Pilot sürecin ardından uygulama, 1 Ağustos’ta Türkiye geneline yayıldı.
“Sistemi sürekli gelişen bir yapı olarak görüyoruz”
Erdem, pilot uygulamanın gerçek hasar dosyaları, saha koşulları ve farklı sigorta şirketlerinin operasyonel yapıları içinde sistemi sınamak amacıyla yürütüldüğünü söyledi. Ülke geneline geçiş öncesinde olası sorunların belirlenmesinin ve uygulama kurallarının sahadan gelen verilerle geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Erdem, “Sistemi tamamlanmış ve artık değişmeyecek bir proje olarak değil, sahadan gelen veriler, eksperlerin uygulama tecrübeleri ve kurumların yaptığı değerlendirmeler doğrultusunda sürekli gelişen bir yapı olarak görüyoruz” dedi.
Temel değişikliğin eksper atamalarının belirlenmiş ve izlenebilir kurallara bağlanması olduğunu belirten Erdem, atamaların objektif kriterlere dayanmasıyla ekspertiz kanaatinin bağımsızlığının birlikte korunmasının önemine dikkat çekti.
Hasarın bağımsız ve standart bir teknik süreçte tespit edilmesini, sürecin kayıt altına alınmasını, gerçek zararın ortaya konulmasını ve hak sahibinin tazminat sürecine mümkün olduğunca doğrudan erişebilmesini sistemin temel unsurları olarak sıraladı.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) üzerinden eksper rapor yazım sistemine 1 Ocak 2027’de geçileceğini hatırlatan Erdem, tüm eksperlerin raporlarını aynı platformda hazırlamasıyla raporlama süreçlerinin daha hızlı tamamlanacağını kaydetti.
“Atama sayısını tek başına sistemin başarısının göstergesi olarak değerlendirmek doğru olmaz”
SBM tarafından SEİK’e iletilen verilere göre, 1 Ağustos–9 Ekim arasındaki 195 bin 656 atamanın 179 bin 749’u trafik sigortasında kısmi hasar sıralı atama kapsamında yapıldı.
Kaskoda kısmi hasar sıralı atama sayısı 8 bin 455, ağır hasar sıralı atama sayısı 4 bin 12, kısmi hasar seçerek atama sayısı ise 3 bin 432 oldu. Trafik sigortasında ağır hasar sıralı atama kapsamında da 8 dosyaya eksper atandı. Böylece toplam atamaların yaklaşık yüzde 92’sini trafik sigortasındaki kısmi hasar dosyaları oluşturdu.
Bu rakamların sistemin ulaştığı operasyonel ölçeği gösterdiğini belirten Erdem, atama sayısının hizmet kalitesindeki değişimi, raporlama sürelerini, uyuşmazlıklara etkisini veya hak sahibinin tazminata erişimindeki sonucu tek başına ortaya koymadığını söyledi. Bu alanları değerlendirmek için aynı yöntemle üretilmiş, karşılaştırılabilir verilerin yeterli süre boyunca oluşması gerektiğini ifade etti.
Erdem, nihai ölçütün kaç eksperin kaç dosya aldığı olmadığını belirterek, hak sahibinin gerçek zararının ilk aşamada hızlı ve doğru tespit edilmesinin önemini vurguladı. Maddi hasar ile varsa değer kaybının aynı teknik zeminde değerlendirilmesi, raporların gerekçeli ve denetlenebilir olması ve teknik olarak önlenebilecek uyuşmazlıkların ortaya çıkmadan azaltılması gerektiğini kaydetti.
“Değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkların azalması sistemin önemli çıktılarından biri olacaktır”
Değer kaybında hedeflenen değişikliğin, vatandaşı önce zararını öğrenmek, ardından hesaplatmak, ayrıca başvuru yapmak ve sonrasında uyuşmazlığı çözmeye çalışmak zorunda bırakan parçalı yapıyı sadeleştirmek olduğunu belirten Erdem, hesaplama yöntemlerindeki farklılıklara dikkat çekti.
Aynı aracın aynı nitelikteki hasarı için farklı yöntemlerin, parametrelerin veya veri kabullerinin kullanılmasının önemli ölçüde farklı sonuçlar doğurabildiğini söyledi. Hasar tespitiyle değer kaybının aynı teknik incelemede ele alınmasının ve hesaplamanın ortak kriterlere dayanmasının, yöntem farklılıklarından kaynaklanan uyuşmazlıkları azaltmayı amaçladığını ifade etti.
Teknik olarak önlenebilecek uyuşmazlıkların ortaya çıkmasını ve daha sonra Sigorta Tahkim Komisyonu’nda çözülmesini beklemek yerine, bunları doğuran nedenleri mümkün olduğunca ortadan kaldırmayı hedeflediklerini belirten Erdem, şunları söyledi:
“Vatandaşın hak ettiği değer kaybı tazminatına hızlı bir şekilde ulaşması neticesinde, Sigorta Tahkim Komisyonu’nda değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkların azalması sistemin önemli çıktılarından biri olacaktır. Yalnızca yöntem farklılıklarından veya ayrı başvuru süreçlerinden doğan uyuşmazlıkların ve bunların Sigorta Tahkim Komisyonuna yansımasının da zaman içinde azalmasını bekliyoruz.”
“Hiçbir sigorta eksperi sigortalı ya da hak sahibini arayarak vekaletname talep etmez”
Erdem, değer kaybı tazminatı süreçlerinde vatandaşları mağdur eden yasa dışı yapılara ilişkin de uyarılarda bulundu. Değer kaybı tazminatının trafik sigortası kapsamında ödenmesiyle birlikte, kaza sonrasında hak sahiplerinin bilgilerini kanunsuz yollarla elde ederek onları hasar takibi için vekâlet vermeye zorlayan organize yapıların ortaya çıktığını söyledi.
Bu yapıların çağrı merkezlerinden vatandaşları arayarak kendilerini “sigorta eksperi, hazine eksperi ya da devletin eksperi” gibi unvanlarla tanıttığını ve vekâletname istediğini belirtti. Sigorta şirketinden aldıkları tazminatın küçük bir bölümünü vatandaşa ödeyen bu yapıların çok sayıda kişiyi mağdur ettiğini ve sigortacılık sektörünü zarara uğrattığını ifade etti.
Kanunen tarafsız ve bağımsız olmakla yükümlü sigorta eksperlerinin vekâletname talep edemeyeceğini ve hasar takibi yapamayacağını vurgulayan Erdem, SEİK’e ulaşan çok sayıda başvuruda sahte vekâletle işlem yapıldığını, eksper olmayan kişilere hasar ve değer kaybı hesaplatıldığını, gerçekle bağdaşmayan haksız tazminat taleplerinde bulunulduğunu ve vatandaşlara eksik ödeme yapıldığını gördüklerini aktardı.
Erdem, SEDDK’nin bu yapılara yönelik tedbirlerini önemsediklerini, desteklediklerini ve yerinde bulduklarını belirterek şu uyarıyı yaptı:
“Bir kez daha vurgulamak isterim ki bir kişi sigorta eksperi olduğunu iddia ederek sizden vekalet istiyorsa, bu bir dolandırıcılık girişimidir. ‘Devletin eksperiyim, değer kaybınızı ben alacağım, mahkemeye gitmeden çözerim’ gibi ifadelerle arayan kişilere kesinlikle itibar edilmemelidir.”
Vatandaşların hak ettikleri tazminata ulaşmak için aracı kişilere başvurmasına gerek olmadığını söyleyen Erdem, sigorta eksperinin yaptığı bağımsız ekspertiz ile doğrudan sigorta şirketine başvuru sürecinin, hak sahiplerinin tazminata erişiminin esasını oluşturduğunu ifade etti.


