Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, 2025’in belirsizlikle başlayan ilk aylarında büyümeyi zorlamak yerine risk yönetimine odaklandıklarını belirterek yılın ikinci yarısıyla birlikte yeniden büyüme patikasına girdiklerini söyledi. Sermaye yeterlilik oranının kasım sonu itibarıyla yüzde 118’i aştığını vurgulayan Güzeler, “Kârlılıkta yüzde 9’un üzerinde performans yakaladık. Öz kaynaklarımız ise son dört yılda dış sermaye desteği olmadan 819 milyon TL’den 5,2 milyar TL’ye yükseldi. Yapılan yatırımların da etkisiyle 2026 ve 2027 sıçrama dönemimiz olacak” dedi.
SİGORTAMEDYA ÖZEL
Yılsonu yaklaşırken sigorta şirketleri de zorlu bir yılı hangi stratejilerle geride bıraktıklarını rakamlarla ortaya koymaya başladı. Yüksek enflasyon, artan hasar frekansı, regülasyon baskısı ve sermaye yeterliliğine ilişkin sıkılaşan kurallar, 2025 boyunca sektörde “büyüme” kadar risk yönetimini, kârlılığı ve finansal dayanıklılığı da belirleyici hale getirdi. Bu tabloda birçok şirket için asıl sınav, belirsizlik dönemlerinde portföyü koruyabilmek ve bilanço disiplinini sürdürebilmek oldu. Unico Sigorta ise yılı değerlendirirken agresif büyüme yerine temkinli risk seçimi, güçlü özkaynak yapısı ve operasyonel verimlilik vurgusuyla ayrışan bir performans hikâyesi ortaya koyuyor.
Sigorta Medya’ya özel açıklamalarda bulunan Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, 2025’in belirsizliklerle şekillenen ilk aylarında izlenen temkinli büyüme stratejisinden risk yönetimine, kârlılık ve öz kaynak performansından reasürans kapasitesine, acente verimliliğinden branş dağılımındaki dönüşüme kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Güzeler, sektörün karşı karşıya olduğu yapısal zorlukları ve regülasyon kaynaklı baskıları da ele alırken; Unico Sigorta’nın finansal dayanıklılığını güçlendiren stratejik tercihlerini ve önümüzdeki döneme ilişkin büyüme önceliklerini paylaştı.
2026 ve 2027 yıllarını Unico Sigorta açısından bir büyüme ve sıçrama dönemi olarak gördüklerini belirten Güzeler, bu hedefe güçlü bir inançla ilerlediklerini söyledi. Şirketin son yıllarda yaptığı yatırımların karşılığını bu dönemde daha net almaya başlayacağını vurgulayan Güzeler, “2026 ve 2027’yi Unico’nun sıçrama yılları olarak görüyorum ve bu sıçramayı yapacağımızdan eminim” dedi.
Kârlılık hedeflerimizde yüzde 9’un üzerinde bir performans yakaladık
2025 yılını Unico Sigorta özelinde değerlendiren Güzeler, yılın ilk çeyreğinde yaşanan siyasi gelişmelerin piyasalarda ciddi bir belirsizlik yarattığını ve bu nedenle temkinli bir strateji izlediklerini söyledi. Yılın kolay başlamadığını vurgulayan Güzeler, “Adeta bir sis perdesi vardı; önümüzü net göremiyorduk. Bu belirsizlik ortamında büyümeyi zorlamak yerine riskleri yönetmeyi tercih ettik. Yılın ilk yarısında bütçelerimizi yeniden ele aldık” dedi.
Ekonomide Orta Vadeli Program’ın daha somut bir çerçeve kazanmasıyla birlikte görünümün netleştiğine dikkat çeken Güzeler, bu aşamadan sonra yeniden büyüme patikasına girdiklerini ifade etti. Güzeler, “Kasım sonu itibarıyla sermaye yeterlilik oranımız yüzde 118’in üzerine çıktı. 2025 yılı için kârlılık hedeflerimizde de yüzde 9’un üzerinde bir performans yakaladık” diye konuştu.
Öz kaynakları 5,2 milyar TL’ye çıkardık
Güzeler, son dört yılda öz kaynakların ana faaliyet gelirleriyle önemli ölçüde artırıldığını söyleyerek “819 milyon TL seviyesinden 5,2 milyar TL’ye ulaştık. Üstelik bunu dışarıdan herhangi bir sermaye koymadan başardık. Bu büyüme şirket açısından stratejik bir eşik” açıklamalarında bulundu.
Acente başına en yüksek üretimi yapan ikinci şirketiz
Verimlilik odaklı iş modelinin sonuç verdiğini vurgulayan Güzeler, Unico Sigorta’nın faaliyet gösterdiği branşlar dikkate alındığında acente başına üretimde sektörde ikinci sırada yer aldığını söyledi. Bu sonucun, şirketin operasyonel etkinliğini açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Güzeler, “Bu tablo, ne kadar verimli çalıştığımızı gösteriyor” dedi.
Unico Sigorta’nın acente stratejisinin uzun süredir aynı çizgide ilerlediğini belirten Güzeler, işini profesyonelce yapan, sahada güveni temsil eden acentelerle çalışmayı tercih ettiklerini vurguladı. Yaklaşık 1000–1050 acente ile ve sınırlı sayıda partajla bu pazar payına ulaştıklarını ifade eden Güzeler, “Biz sürümden kazanmaya yönelik bir yapı değiliz” diye konuştu.
2025 öngörülerimizin yüzde 95’i tuttu
Şirketin stratejik planlama yaklaşımına da değinen Güzeler, ağustos ayından itibaren bir sonraki yılın planlamasına başladıklarını ve üç yıllık stratejik iş planı çerçevesinde ilerlediklerini söyledi. Finansal hedeflerle birlikte odak alanların da net biçimde belirlendiğini ifade eden Güzeler, öngörülerin büyük ölçüde gerçekleşmesinin bu yaklaşımı güçlendirdiğini kaydetti.
Bir önceki yıl yapılan projeksiyonların büyük oranda gerçekleştiğine dikkat çeken Güzeler, Unico Sigorta’nın pazarı ve sektörü doğru okuyan bir ekibe sahip olduğunu vurguladı. “Bu sonuçlar, son derece profesyonel bir ekiple çalıştığımızı gösteriyor. Hepsine ayrı ayrı minnettarım” ifadelerini kullandı.
Öz kaynak kalitesi finansal dayanıklılığın belirleyici unsurları
Öz kaynak kalitesinin finansal dayanıklılığın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Güzeler, “Öz kaynağınız olabilir ama bunun ne kadarının likit olduğu çok önemlidir. Ne kadar likitse, o kadar net ve güçlü bir öz kaynak yapısından söz ederiz” dedi. Finansal gücün ikinci önemli ayağının reasürans kapasitesi olduğuna işaret eden Güzeler, reasüransın şirketlerin risk kabul etme kapasitesini artıran bir sermaye unsuru olduğunu vurguladı. “Reasürans, anlaşma süresi boyunca aslında bir sermaye kiralama işidir. Riskleri transfer ederek ya şirketin risk alma kapasitesini büyütürsünüz ya mevcut mali yapıyı güvence altına alırsınız yada her ikisini birlikte sağlarsınız” diye konuştu.
SYT oranını açıklayan ilk şirket biz olduk
Şeffaflık konusuna özel önem verdiklerini belirten Güzeler, 2023 yılında şirket web sitesinde sigorta tarihi boyunca ilk kez Sigortacılık Teknik Yeterlilik (SYT) oranını kamuoyuyla paylaşan şirket olduklarını söyledi. Borsaya kote bir şirket olmamalarına rağmen bu adımı bilinçli olarak attıklarını ifade eden Güzeler, “Eskiden bu bilgiler kritik kabul edilir, şirket içinde bile çok sınırlı sayıda kişi bilirdi. Biz bunu şeffaf hale getirdik.” dedi. Şeffaflık yaklaşımını reasürans programına da taşıdıklarını vurgulayan Güzeler, reasürans anlaşmalarının arkasındaki reasürörleri ve kredi derecelendirme notlarını da web sitelerinde yayımladıklarını belirtti. “Bunu, finansallarımızın doğru okunması ve doğru yorumlanması için yaptık. Karşılığını da aldığımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Sigorta şirketlerinin finansal durumunu anlamak isteyenlere önemli bir çağrıda bulunan Güzeler, “Biz yöneticilerin anlattıklarıyla yetinmeyip faaliyet raporlarına, güncel finansallarına bakın. Okuyamıyorsanız, anlayana okutturun. Hiç bir satıcı ‘Malım kötü’ demez ama rakamlar gerçeği söyler.” dedi.
Sermaye hayati önem taşıyor
Sigorta şirketlerinin neden güçlü ve kaliteli sermayeye sahip olması gerektiğini de değerlendiren Güzeler, Türkiye’nin yüksek katastrofik risklere açık bir ülke olduğuna dikkat çekti. “Deprem gibi, sermayeyi kökünden yok edebilecek riskler alıyoruz. Bunları iyi reasüre etmezseniz şirketi ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya bırakırsınız” diye konuştu.
Sıkı regülasyon milli serveti korur
Finansal yeterlilik ve denetim regülasyonlarının sıkılaşmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Güzeler, bunun kamu otoritesinin bilinçli bir tercihi olduğunu ifade etti. “Herhangi bir şirket zafiyeti, günün sonunda milli serveti tehdit eder. Güçlü öz kaynak, milli servet için de bir güvencedir” değerlendirmesinde bulundu.
Regülasyonların sıkılaşmasının sektördeki yönetim kültürünü de dönüştüreceğini belirten Güzeler, “Sermaye şartları ağırlaştığında gerçek sigortacılar piyasada kalacak. Rekabet sadece fiyat üzerinden değil; hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti ve operasyonel yetkinlik üzerinden şekillenecek. Sigorta sektörü güçlendikçe itibarı ve kurumsallaşması güçlenip yatırım cazibesi artacak. Bu sürecin ilk yıllarında risk gibi görünse de sektör açısından çok güçlü bir büyüme fırsatıdır.” ifadelerini kullandı.
Mevcut penetrasyon seviyesinde şirket sayısı yeterli
Sigorta sektöründe büyüme potansiyeli ile şirket sayısı arasındaki ilişkiye de değinen Güzeler, Türkiye’de faaliyet gösteren şirket sayısının mevcut pazar koşulları açısından yeterli hatta bir miktar fazla bile olduğu söylenebilir. Güzeler, Sigorta sektörü ölçek ekonomisiyle yönetilebilen bir sektördür. Şirket sayısının arttığı dönemlere bakıldığında hemen arkasından ‘ölçek ekonomisi kaybının’ geldiği ve bunu da ya sermaye enjeksiyonları ya da piyasadan çıkışların arttığı görülüyor. “Bu penetrasyon seviyesinde baktığınızda şirket sayısı yeterli” değerlendirmesinde bulundu.
Sigorta pazarının derinleşmesi ve penetrasyonun artması halinde yeni girişlerin kaçınılmaz olacağını vurgulayan Güzeler, serbest piyasa dinamiklerine işaret etti. “Pazar büyüdükçe, büyümenin önü açıldıkça ve yeni adımlar atıldıkça, serbest piyasa ekonomisi içinde yeni oyuncular da mutlaka pazara girecektir” diyen Güzeler, mevcut aşamada nicelikten ziyade sektörün sağlıklı büyümesinin ve sürdürülebilirliğinin öncelikli olduğunu ifade etti.
Branş dengesinde trafik lehine bir kayma kaçınılmaz
Portföy dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güzeler, trafik sigortalarına yönelik mevcut düzenlemelerin branş dengesi üzerinde belirleyici bir etkisi olduğunu söyledi. Trafik sigortasında arzdan kaçınmaya yönelik yaptırımların şirketleri bu alana yönelttiğini belirten Güzeler, “Acentelerin satış kapasitesi de portföy kompozisyonunu doğrudan etkiliyor. Bu nedenle trafik lehine, diğer branşlar aleyhine bir kayma kaçınılmaz hale geldi. Branş dengesinin tamamı şirketlerin kontrolünde değil” dedi. Mevcut portföy yapısında trafik sigortalarının payının hedeflenen seviyenin bir miktar üzerinde olduğunu dile getiren Güzeler, “Bu, sektör dinamikleri açısından doğal bir tablo. Şirketlerin büyüme sürecinde lokomotif branş her zaman trafiktir. Trafik sigortasına bakış açısını çok hatalı buluyorum. Trafik sigorta ticari sigorta portföyünüzü yönetemiyorsanız geri kalan kısmı da yönetemezsiniz. Bu denli önemli bir sigortadır. Trafik sigortasında sürdürülebilir büyüme güçlü bir teknik altyapı gerektiriyor” diye konuştu.
Trafiği gerçek anlamda lokomotif haline getirebilmenin ancak doğru tarife yönetimi ve net tanımlanmış risk kabul politikalarıyla mümkün olduğunu vurgulayan Güzeler, “Sigortacılık bir kümeleme işidir. Portföyünüzü hangi risk gruplarından oluşturduğunuz, hem kârlılığı hem de büyümenin sürdürülebilirliğini belirler.” Bu nedenle mutlaka serbest tarife düzenlemesine geçilmeli. Mevcut düzenlemeler çerçevesinde bunu çok sınırlı yapabiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Yangın branşında sektörün çok üzerinde bir büyüme gerçekleştirdik
Branş dengesine önem verdiklerini vurgulayan Güzeler, mühendislik, yangın, nakliyat ve sorumluluk sigortalarında pazar payını artırmayı hedeflediklerini söyledi. “Nakliyat branşı bu yıl sektör genelinde reel olarak küçüldü. Ancak biz yangın branşında sektörün çok üzerinde bir büyüme gerçekleştirdik” dedi.
Yangın sigortalarındaki performansın arkasında güçlü bir teknik yapı bulunduğunu belirten Güzeler, “Birincisi çok deneyimli bir underwriting ekibimiz var. İkincisi ise Excess of Loss, yani hasar fazlası trete çalışıyoruz. Bu yapı, bölüşmeli tretelere göre underwriting becerinizin çok iyi olmasını gerektirmekle birlikte piyasadan gelen taleplere çok daha esnek çözümler üretmemizi sağlıyor” diye konuştu.
Oto dışı branşlarda büyüme kararlılığımız sürüyor
Unico Sigorta’nın oto dışı branşlarda büyüme kararlılığını vurgulayan Güzeler, sorumluluk sigortaları başta olmak üzere gerekli kadro ve altyapının oluşturulduğunu söyledi. “2025 bu anlamda ilk adımı attığımız yıl oldu ve sektör büyümesinin üzerinde bir performans sergiledik. Önümüzdeki yıllarda oto dışı branşlarda daha da hızlı büyüyeceğiz” diye konuştu.
Sağlık sigortası henüz yolun başında
Sağlık sigortalarının sektör açısından çok güçlü bir büyüme potansiyeli taşıdığına dikkat çeken Güzeler, bu potansiyelin mevcut rakamlarla dahi net biçimde görülebildiğini söyledi. Türkiye’de bugün yaklaşık 6,5 milyon tamamlayıcı sağlık sigortalısı (TSS) ve 1,5 milyon civarında özel sağlık sigortalısı (ÖSS) bulunduğunu hatırlatan Güzeler, toplamda 8 milyonluk bu kitlenin sektör için henüz başlangıç aşamasını temsil ettiğini ifade etti. “Mevcut 8 milyon sigortalıyı 16 milyona çıkardığınızda yüzde 100 büyüme yakalarsınız. Üstelik bu, potansiyelin yalnızca yüzde 20’sine ulaşmak anlamına gelir” diyen Güzeler, sağlık sigortacılığının önümüzdeki dönemde hem kapsayıcılık hem de ürün yapısı açısından önemli bir dönüşüm geçireceğini vurguladı.
SEDDK’nın düzenlemesi sağlıkta oyunun kurallarını değiştiriyor
Son iki yılda adetsel büyümenin yatay seyrettiğine işaret eden Güzeler, bu görünümün 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlemelerle birlikte değişeceğini belirtti. SEDDK tarafından atılan adımların sağlık sigortalarında erişimi ve şeffaflığı artıracağını ifade eden Güzeler, söz konusu düzenlemeleri “oyunun kurallarını değiştiren” ve son derece isabetli hamleler olarak değerlendirdi. Devletin bugün sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 86’sını finanse ettiğini hatırlatan Güzeler, yaşlanan nüfusla birlikte bu yükün uzun vadede sürdürülebilir olmadığını, önümüzdeki dönemde riskin giderek daha fazla özel sektöre kayacağını söyledi.
Sağlığa ‘orada da olalım’ diye girmedik, iddialıyız
Sağlık sigortalarına yönelik stratejilerini değerlendiren Güzeler, bu alana sembolik bir varlık göstermek için değil, güçlü bir büyüme hedefiyle girdiklerini vurguladı. “Biz hiçbir işe ‘burada da olalım, bir kenarda dursun’ diye girmiyoruz. Sağlıkta da büyüyeceğiz” “Önümüzdeki dönemde bu söylemimizi destekleyen sürpriz gelişmeler de yaşayabiliriz” diyen Güzeler, pazarın henüz doygunluktan çok uzak olduğuna dikkat çekti.
Güzeler, Unico Sigorta’nın sağlık branşındaki stratejisinin önleyici sağlık yaklaşımı üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Hastalık ve sağlık sigortası kavramları ayrışacak. Önleyici sağlık sigortası daha fazla konuşulur hale gelecek. Biz bu alanda uzmanlaşmayı hedefliyoruz” dedi. Bununla birlikte klasik sağlık ve hastalık teminatlarını da sunmaya devam edeceklerini vurguladı.
Bir sigorta şirketi yüzde 40 teknoloji şirketi olmak zorunda
Teknoloji yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güzeler, sigorta şirketlerinin dönüşen yapısına dikkat çekti. “Bir sigorta şirketinin yüzde 40’ı teknoloji, yüzde 40’ı fon yönetimi, yüzde 20’si ise risk seçimi yapan bir yapı olmak zorunda” Elbette başlangıç risk seçimi diyen Güzeler, teknolojiye bakış açılarının bu anlayışla şekillendiğini söyledi.
Teknoloji yatırımlarının somut göstergelerinden birinin insan kaynağı olduğunu belirten Güzeler, “2025 başında yaklaşık 13 kişiden oluşan Bilgi Teknolojileri ekibimiz bugün 60 kişiye ulaştı. Ayrıca Teknopark bünyesinde yer alarak ve bu alanda kabul gören yazılım projeleri yürütüyoruz” dedi.
Teknolojiye yaklaşık 300 milyon TL yatırım yaptık
Teknoloji yatırımlarının ölçeğine de değinen Güzeler, 2025 yılında donanım ve yazılım dahil olmak üzere yaklaşık 300 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdiklerini açıkladı. “Rekabet gücünüz, teknoloji kapasiteniz kadardır” diyen Güzeler, önümüzdeki dönemde de teknoloji yatırımlarının güçlü biçimde süreceğini sözlerine ekledi.
Mobil uygulamamızı 2026 yılında devreye alacağız
Dijital kanalların özellikle genç kuşak açısından kritik olduğunu vurgulayan Güzeler, web sitesi ve mobil uygulama projelerinin takvimini paylaştı. Web sitesi projesinin ilk fazının başarıyla tamamlandığını aktaran Güzeler, online işlem fonksiyonlarını kapsayan ikinci fazın yılın ilk yarısında faaliyete geçeceğini ve acentelerine yeni bir pazar yeri fırsatı sunacaklarını belirtti. Güzeler ayrıca, 2026 yılında sağlık sigortasına özel mobil uygulamanın lansmanıyla eş zamanlı olarak, ana uygulama geliştirme süreçlerinin de kesintisiz sürdürüldüğünü vurguladı.
Acenteler sahadaki aklımız
Dağıtım kanallarına bakışlarının klasik bir satış ilişkisiyle sınırlı olmadığını ifade eden Güzeler, acenteleri yalnızca üretim için kullanışlı bir aparat olarak görmediklerinin altını çizdi. Acenteleri şirketin sahadaki aklı ve müşterinin sesi olarak konumladıklarını belirten Güzeler, “Biz acentelerimizi şirketin satış departmanının bir parçası olarak görüyoruz. Markamızı sahada temsil eden, müşterinin beklentisini bize taşıyan ana unsur onlar. Ne kadar güçlü bir teknik altyapınız olursa olsun, acentelerinizle bütünleşmediğiniz sürece güveni sahaya indiremez, her şeyinizde eksik kalırsınız” değerlendirmesinde bulundu.
Önümüzdeki dönemde “iyi sigortacılık yapma” becerisi öne çıkacak
Önümüzdeki dönemde makroekonomik görünümün sigortacılığın teknik tarafını daha da önemli hale getireceğine dikkat çeken Güzeler, küresel ölçekte ve Türkiye’de enflasyonun düşüş eğilimine girmesinin sektörde rekabet dinamiklerini değiştireceğini söyledi. Bu süreçte fon yönetimi kadar “iyi sigortacılık yapma” becerisinin öne çıkacağını vurgulayan Güzeler, Unico Sigorta’nın yetkin ve deneyimli ekibinin bu dönüşüme hazır olduğunu ifade etti.
2026 için pazar payı hedefimiz 2,35
Pazar payı hedeflerine ilişkin de net rakamlar paylaşan Güzeler, 2025 yılı sonunda yüzde 2,05 seviyesinde öngördükleri pazar payının bu hedefin üzerinde gerçekleşeceğini belirtti. 2026’da yaklaşık 0,3 puanlık ilave büyümeyle yüzde 2,30–2,40 bandına ulaşmayı hedeflediklerini kaydeden Güzeler, piyasa koşullarının elverişli olması halinde bu oranın yüzde 3’e yaklaşabileceğini söyledi. 2027 sonunda ise yüzde 3’lük pazar payını ulaşılabilir bir hedef olarak gördüklerini kısa mesafe koşucusu olmadıklarını, maraton koşucusu olduklarını dile getirdi.


