TSB seçiminde adaylar sahnede: Vizyon, değişim ve sektörün geleceği öne çıktı

Türkiye Sigorta Birliği’nin seçimli genel kurulunda başkan adayları, sektörün geleceğine ilişkin vizyonlarını paylaştı. Penetrasyon, temsilde adalet, dijital dönüşüm ve yapısal sorunlar konuşmaların ortak başlıkları oldu.

Türkiye Sigorta Birliği’nin seçimli genel kurulunda başkan adayları kürsüye çıkarak sektörün mevcut durumu ve gelecek yol haritasına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Referans Sigorta Genel Müdürü Oğuz Karahançer, Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, Ana Sigorta Genel Müdürü Kantürk Öztürk ve HDI Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, konuşmalarında sektörün yapısal sorunları, dönüşüm ihtiyacı ve gelecek vizyonuna ilişkin mesajlar verdi.

Adaylar, sigorta penetrasyonunun artırılmasından temsilde adalet tartışmalarına, dijitalleşmeden iklim riskine kadar uzanan başlıklarda çözüm önerilerini ve önceliklerini ortaya koydu.

Oğuz Karahançer: “Sorunlar kronikleşti ama çözümsüz değil”

Referans Sigorta Genel Müdürü Oğuz Karahançer, genel kurulda yaptığı adaylık konuşmasında sektörün kronik sorunlarına, temsil yapısına ve insan kaynağı ihtiyacına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Adaylık sürecinde sektör temsilcileriyle birebir görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Karahançer, bu temasların kendisine yeni bakış açıları kazandırdığını ifade etti. 

“Bu sektör ‘yapamayız’ algısını kırmalı”

Sektörde uzun yıllardır benzer sorunların tekrarlandığını vurgulayan Karahançer, bu durumu
“Yıllardır aynı şeyi duyuyoruz: ‘Burası Türkiye, biz bunu yapamayız.’ Ben hiçbir zaman buna inanmadım” sözleriyle değerlendirdi. 

Sigorta sektörünün birçok sorunu kendi içinde çözebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Karahançer, geçmişte tahsilat süreçlerinde yaşanan sorunların sektör içi uygulamalarla aşılabildiğini hatırlattı. 

“Doğru modelle dönüşüm mümkün”

Tarım sigortalarında yaşanan dönüşümü örnek gösteren Karahançer, doğru model ve iş birliğiyle önemli sonuçlar alınabileceğini söyledi.

“TARSİM modeliyle sigortalılık oranı yüzde 25 seviyesine ulaştı. Bu, bir dönem hayal bile edilemeyecek bir noktadaydı” diyen Karahançer, benzer modellerin diğer branşlar için de geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. 

Tamamlayıcı sağlık sigortasında maliyet baskısına da dikkat çeken Karahançer, sektörün ortak akılla yeni modeller üretmesi gerektiğini vurguladı. 

“Temsilde adalet sağlanmalı”

Karahançer, adaylık gerekçelerinden birinin de Türkiye Sigorta Birliği yönetimindeki temsil yapısı olduğunu belirterek mevcut sistemin adil bir dağılım sunmadığını dile getirdi.

Mevcut yapıda büyük şirketlerin daha yüksek oranda temsil edildiğini ifade eden Karahançer, bu durumun sektörün tamamını yansıtmadığını söyledi. 

“Eğitime daha fazla kaynak ayrılmalı”

Sektörde nitelikli insan kaynağının önemine dikkat çeken Karahançer, eğitim yatırımlarının artırılması gerektiğini belirterek “TSEV gibi kurumların imkanlarını güçlendirmeli, burs sayısını artırmalıyız. Nitelikli insan kaynağı olmadan kronik sorunları çözemeyiz” dedi. 

“Acenteler sektörün temel taşı”

Konuşmasında acentelerin rolüne de değinen Karahançer, eleştirilere rağmen acentelerin sektörde kritik bir işlev gördüğünü vurguladı ve ekledi: “Bugün milyonlarca sigortalıya ulaşabiliyorsak bunu acenteler sayesinde yapıyoruz. Bu yapıyı görmezden gelemeyiz.”  

“Bu seçim yönetim anlayışının seçimi”

Konuşmasının sonunda genel kurul delegelerine seslenen Karahançer, seçimlerin bir kazanan-kaybeden yarışından ziyade yönetim anlayışının belirleneceği bir süreç olduğunu söyleyerek “Bu seçim, Türkiye Sigorta Birliği’nin nasıl yönetileceğinin seçimidir. Kim kazanırsa kazansın, kazanan sektör olacaktır” dedi. 

Ahmet Yaşar: “Sigortacılık güçlü ekonominin temel taşıdır”

Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye Sigorta Birliği genel kurulunda yaptığı konuşmada sektör deneyimini ve başkan adaylığı sürecine ilişkin vizyonunu paylaştı. Sigortacılığı bir “yaşam biçimi” olarak gördüğünü belirten Yaşar, yaklaşık 40 yıla yaklaşan mesleki birikimini sektörün gelişimi için değerlendirmek istediğini ifade etti.

Sigortacılık kariyerine 1980’li yıllarda başladığını hatırlatan Yaşar, farklı görevlerde edindiği deneyimin yanı sıra Türkiye Sigorta Birliği ve sivil toplum çalışmalarında da aktif rol üstlendiğini söyledi.

“Sektörde yapısal sorunlar çözüm bekliyor”

Genel kurul öncesinde sektör paydaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Yaşar, hem makro hem mikro ölçekte önemli sorunlar tespit ettiklerini dile getirdi.

Alacak sigortaları, tamamlayıcı sağlık sigortaları ve bazı branşlara özgü yapısal problemlere dikkat çeken Yaşar, “Sektörümüzün sağlıklı büyümesi için bu alanlarda hızlı aksiyon alınması gerekiyor” dedi.

“Koordinasyon ve iletişim güçlendirilmeli”

Yaşar, sektörün geleceğine ilişkin ilk önceliğin güçlü koordinasyon ve sahaya yakınlık olduğunu belirtti. Türkiye Sigorta Birliği’nin çatı kurum rolünün güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yaşar, kamu otoriteleri ve tüm paydaşlarla şeffaf ve sürekli iletişimin önemine vurgu yaptı.

“Sigortacılık verilerle yönetilmeli”

İkinci başlıkta veri odaklılık ve teknik disipline değinen Yaşar, sigortacılığın duygularla değil verilerle yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Aktüeryal kapasitenin güçlendirilmesi, doğru fiyatlama ve mesleki eğitimin yaygınlaştırılmasının sürdürülebilir kârlılık açısından kritik olduğunu belirtti.

“Dijital dönüşüm zorunluluk”

Dijitalleşmenin artık kaçınılmaz olduğunu ifade eden Yaşar, üniversite iş birlikleri, nitelikli insan kaynağı ve sigorta bilincinin yaygınlaştırılmasının sektörün gelişiminde belirleyici olacağını dile getirdi.

“Sigorta stratejik bir güvence mekanizması”

Konuşmasında sigortacılığın ekonomideki rolüne de değinen Yaşar, artan doğal afetler, iklim değişikliği ve ekonomik belirsizlikler karşısında sektörün kritik bir güvence mekanizması haline geldiğini söyledi.

Sigortacılığın yalnızca hasar ödeyen değil, riskleri önleyici ve finansal istikrarı destekleyen bir yapıya evrildiğini vurguladı.

“İlk 100 gün için yol haritası hazır”

Seçilmesi halinde ilk 100 gün içinde belirlenen öncelikleri hayata geçirmek üzere ekip ve komitelerle çalışacaklarını belirten Yaşar, hedefinin “veriye dayalı, şeffaf, dijital ve sürdürülebilir bir sigorta ekosistemi oluşturmak” olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda birlik ve dayanışma mesajı veren Yaşar, seçim sonuçlarının sektör ve ülke için hayırlı olmasını temenni etti.

Kantürk Öztürk: “Bu seçim, sektörün geleceğini şekillendirecek

Ana Sigorta Genel Müdürü Kantürk Öztürk, genel kurulda yaptığı adaylık konuşmasında sigorta sektöründeki 37 yıllık deneyimine vurgu yaparak sektörün değişim ve dönüşüm ihtiyacına dikkat çekti. 

Sigorta sektöründe genç yaşta çalışmaya başladığını ve tüm kariyerini bu alanda sürdürdüğünü belirten Öztürk, “Bu sektör bana hayalini kuramayacağım bir yaşam sundu. Bu nedenle sektöre emeği geçen tüm paydaşlara şükran borçluyum” dedi. 

Genel kurulda birden fazla adayın bulunmasının sektör açısından önemli olduğunu ifade eden Öztürk, “Bu yarış bir iktidar mücadelesi değil; sektörü daha ileriye taşıma yarışıdır. Sonunda kazanan sektörün kendisi olacaktır” diye konuştu. 

“Asıl soru: Gelecekte neyi farklı yapacağız?”

Sektörün mevcut yapısıyla geleceğe taşınamayacağını savunan Öztürk, değişim ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: “Geçmişten gelen alışkanlıklarla gelecekte neyi farklı yapabileceğiz? Eğer bugüne kadar yapılması gereken her şey yapıldıysa zaten sorun yok demektir. Ancak ben böyle düşünmüyorum.” 

Dünyanın hızla değiştiğine dikkat çeken Öztürk, geleneksel yaklaşımlarla ilerlemenin mümkün olmadığını belirterek, sektörün yapısal sorunlarına daha güçlü şekilde eğilinmesi gerektiğini vurguladı. 

“Sektörün sorunlarına kulak vermek zorundayız”

Sektör paydaşlarıyla yaptığı görüşmelerde benzer sorunların dile getirildiğini ifade eden Öztürk, bu sorunların çözümü için kararlı bir mücadele yürütülmesi gerektiğini söyledi. 

Öztürk, “Bu kürsüye çıkabilmek için verdiğim mücadele, belki de sektörün sorunlarını çözmek için gereken mücadelenin de göstergesidir” diyerek değişim talebinin altını çizdi. 

“Değişimi başlatacak iradeye ihtiyaç var”

Konuşmasında delegelere de seslenen Öztürk, seçimlerin sektörün geleceği açısından kritik olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “9 Nisan sabahı, sektörün ağır sorunlarının çözümü için değişim ve dönüşüm sürecini başlatabilecek iradeyi seçmeliyiz.” 

Göreve talip olma nedeninin sektörün geleceği olduğunu vurgulayan Öztürk, seçilmesi halinde bu sürece yeterli zamanı ayırabilmek için mevcut görevlerinde de düzenlemeye gideceğini ifade etti. 

Erol Öztürkoğlu: “Sigortacılık artık risk yönetiminin merkezinde”

HDI Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, konuşmasında sigorta sektörünün mevcut durumu, yapısal sorunları ve gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Öztürkoğlu, 30 yılı aşkın sektör deneyimine sahip olduğunu belirterek sigortacılığın artık yalnızca finansal bir ürün değil, toplumun risk yönetimini ve güvenliğini artıran temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. 

“En temel sorun penetrasyon”

Sektörün en önemli başlıklarından birinin sigorta penetrasyonu olduğunu vurgulayan Öztürkoğlu, “Bu oran Türkiye ekonomisinin büyüklüğüyle uyumlu hale getirilmeli. Bu hedefe ulaşmak için kamu, sektör ve tüm ekosistem paydaşları arasında daha güçlü bir iş birliği ve iletişim gerekli” dedi. 

“Birlik daha aktif ve kapsayıcı olmalı”

Türkiye Sigorta Birliği’nin sektöre liderlik edebilmesi için daha şeffaf, güvenilir ve kapsayıcı bir yapı sergilemesi gerektiğini belirten Öztürkoğlu, tüm şirketlerin eşit şekilde temsil edildiği bir yaklaşımın önemine vurgu yaptı.

Kamu kurumlarıyla daha güçlü ve yapıcı bir iletişim kurulmasının da sektörün gelişimi açısından kritik olduğunu ifade etti. 

“Reaktif değil, yön veren bir sektör olmalıyız”

Sektörün yalnızca düzenlemelere tepki veren bir yapıdan çıkması gerektiğini belirten Öztürkoğlu, kamu politikalarının oluşum sürecine daha aktif katkı sunulması gerektiğini dile getirdi.

Bu kapsamda veri güvenliği, bilgi yönetimi ve düzenleyici çerçeveye ilişkin çalışmaların önceliklendirilmesi gerektiğini söyledi. 

“Dijital dönüşüm artık zorunluluk”

Öztürkoğlu, sigorta sektöründe dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak veri odaklı karar mekanizmaları, yapay zeka kullanımı ve müşteri deneyiminin sadeleştirilmesinin öncelikli alanlar olduğunu belirtti.

Açık sigortacılık, gömülü sigorta ve yeni dağıtım modellerinin stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. 

“İklim riski ve deprem hazırlığı kritik”

İklim değişikliğinin artık ertelenebilir bir risk olmadığını belirten Öztürkoğlu, sektörün sadece hasar ödeyen değil, riski önleyici çözümler geliştiren bir yapıya evrilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin bu dönüşüm açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Öztürkoğlu, ayrıca deprem riski ve düşük sigortalılık oranlarına dikkat çekerek daha güçlü reasürans mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguladı. 

“Sürdürülebilir büyüme için güçlü sermaye şart”

Sektörde son dönemdeki büyümenin kısmen geçici olduğuna işaret eden Öztürkoğlu, teknik zararlar ve fiyat rekabetinin gelecekte kârlılık üzerinde baskı oluşturabileceğini söyleyerek “IFRS 17 ve Solvency II gibi düzenlemelerin tamamlanması ve güçlü sermaye yapısının tesis edilmesi önemli” dedi. 

“Sigorta bilinci çocuklukta başlamalı”

Konuşmasında insan kaynağına da değinen Öztürkoğlu, sigortacılığın gençler için daha cazip bir meslek haline getirilmesi gerektiğini belirterek “Sigorta bilincinin erken yaşta oluşturulması, sektörün geleceği açısından kritik” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER