Türkiye Sigorta Birliği, devlet katkısı oranı yüzde 20’ye güncellense de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin 18 milyon katılımcı ve 2,2 trilyon TL’ye yaklaşan fon büyüklüğüyle gücünü ve sürdürülebilirliğini koruduğunu vurguladı.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) devlet katkısı oranının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesine ilişkin kamuoyundaki tartışmalara yönelik değerlendirmede bulundu. Birlik, söz konusu düzenlemenin BES’in temel yapısını zayıflatmadığını, aksine sistemin olgunlaşmış ve kalıcı bir tasarruf ve yatırım ekosistemine dönüştüğünü ortaya koyduğunu belirtti.
TSB açıklamasında, BES’in 22 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en başarılı yapısal reformlarından biri haline geldiği vurgulandı. Gönüllü BES ve Otomatik Katılım Sistemi birlikte ele alındığında yaklaşık 18 milyon katılımcıya ulaşıldığı, fon büyüklüğünün ise 2,2 trilyon TL seviyesine yaklaştığı ifade edildi. Bu büyüklüklerin, BES’in yalnızca teşviklerle büyüyen bir yapı olmaktan çıkarak derinleşmiş ve sürdürülebilir bir sistem haline geldiğini gösterdiği kaydedildi.
“Devlet katkısı güçlü şekilde sürüyor”
Açıklamada, devlet katkısı oranına ilişkin düzenlemenin bütüncül bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Kamuoyunda “devlet katkısı düşürüldü” şeklinde özetlenen yaklaşımın, sistemin sunduğu avantajları tam olarak yansıtmadığı belirtilerek, devlet katkısının yüzde 20 oranıyla güçlü biçimde devam ettiği ifade edildi. Bu oranın, uluslararası uygulamalar ve alternatif yatırım araçlarıyla karşılaştırıldığında hâlâ yüksek ve anlamlı bir teşvik düzeyine işaret ettiği vurgulandı.
TSB ayrıca, brüt asgari ücretteki artışla birlikte devlet katkısı üst limitlerinin de yükseldiğini hatırlatarak, yapılan düzenlemenin ekonomik konjonktür, kamu bütçe dengeleri ve sistemin ulaştığı ölçek dikkate alınarak hayata geçirilen bir dengeleme adımı olduğunu kaydetti.
“Kazanılmış haklarda değişiklik yok”
Birlik, BES katılımcılarının mevcut birikimlerine ve hak edilmiş devlet katkılarına ilişkin herhangi bir değişiklik söz konusu olmadığının altını çizdi. Açıklamada, katılımcıların kazanılmış haklarının güvence altında olduğu ve BES’in güven ile istikrar temelinde yoluna devam ettiği vurgulandı.
“BES güçlü bir yatırım alternatifi”
TSB, BES’in sunduğu avantajların yalnızca devlet katkısıyla sınırlı olmadığına dikkat çekerek fon performanslarına da değindi. Artan fon çeşitliliği, profesyonel fon yönetimi ve uzun vadeli yatırım perspektifi sayesinde BES’in güçlü bir yatırım alternatifi haline geldiği belirtildi.
Son beş yılda BES fonlarının ağırlıklı ortalama getirisinin yaklaşık yüzde 827 seviyesinde gerçekleştiği, bu performansın altın hariç tüm yatırım araçları ile enflasyonun üzerinde olduğu ifade edildi. Son bir yılda ise fon büyüklüğünün yüzde 80 oranında arttığına dikkat çekilirken, doğru zamanda yapılan fon dağılımı değişikliklerinin katılımcıların getirilerini artırabildiği ve bu noktada finansal okuryazarlığın önem taşıdığı vurgulandı.
“Makroekonomik istikrara katkı sağlıyor”
Açıklamada, BES’in yalnızca bireyler için değil, Türkiye ekonomisi açısından da stratejik bir rol üstlendiği belirtildi. BES’in uzun vadeli ve kalıcı fon kaynağı oluşturarak sermaye piyasalarına ve reel sektöre katkı sunduğu, bu yönüyle makroekonomik istikrarı desteklediği ifade edildi.
TSB, şeffaf altyapısı ve sürekli gelişen yapısıyla BES’in, devlet desteğiyle birlikte uzun vadeli tasarruf ve yatırım güvencesi olmaya devam edeceğini vurguladı.


