Sompo Sigorta, İstanbul’da basın mensuplarıyla bir araya gelerek 2025 performansını ve 2026 stratejik yol haritasını paylaştı. Şirket, 2025’i üretim ve pazar payında tarihi rekorlarla tamamlarken; 2026’da müşteri deneyimi, marka yatırımları, sağlık sigortası ve acente kanalında hem yaygınlaşma hem derinleşme odaklı bir dönüşüm sürecine girecek.
SİGORTAMEDYA ÖZEL HABER
Sompo Sigorta, 15 Ocak 2026 Perşembe günü İstanbul Pera Palace Hotel’de düzenlediği basın toplantısında 2025 yılının sektör görünümüne ve şirket performansına ilişkin değerlendirmelerini paylaşırken 2026 yılına dönük stratejik hedeflerini açıkladı.
Toplantıya Sompo Sigorta Genel Müdürü Fahri Uğur ile Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Burak Bayhan ev sahipliği yaptı.
Fahri Uğur, 2025’in sigorta sektörü açısından pozitif bir yıl olduğunu ve Sompo Sigorta’nın 24 yıllık tarihinde ilk kez üretimde rekor seviyelere ulaştığını belirtirken Burak Bayhan, yeni dönemde müşteri deneyimi, marka bilinirliği, sağlık sigortası ve acente kanalında güçlü bir dönüşüm planının hayata geçirileceğini aktardı.

“Sektör tüm branşlarda pozitif bir yılı geride bıraktı”
Sompo Sigorta Genel Müdürü Fahri Uğur, toplantıda yaptığı konuşmada Sompo Sigorta’nın küresel ölçekte 30 milyar dolarlık üretim yapan, köklü ve tarihi bir sigorta grubunun iştiraki olduğuna dikkat çekti. 2025 yılını sektör ve şirket özelinde değerlendiren Uğur, 2025’in sigorta sektörü açısından “ilginç ama son derece pozitif” bir yıl olduğunu vurguladı.
Türkiye sigorta sektörünün toplam büyüklüğünün 2025 itibarıyla 1 trilyon TL’yi aşarak yaklaşık 27 milyar dolara ulaştığını belirten Uğur, sektörün son 4–5 yılda reel olarak büyüdüğünü ve tarihsel ortalamaların üzerine çıktığını ifade etti. 2025 yılında sektörün genelinde %41 büyüme kaydedildiğini, trafik sigortasında yüzde 41, kaskoda yüzde 31, diğer branşlarda ise yüzde 33 oranında artış yaşandığını aktardı. Özellikle otomobil satışlarının 1 milyon adedi aşmasının oto sigortalarındaki büyümeyi desteklediğini söyledi.
Sağlık sigortalarının sektörün lokomotiflerinden biri olmaya devam ettiğini belirten Uğur, toplamda 8,5 milyon sigortalıya ulaşıldığını, bunun 5,5 milyonunun tamamlayıcı sağlık sigortası olduğunu ifade etti. 2025 yılının, neredeyse tüm branşlarda pozitif bir tablo sunduğunu vurguladı.
“2025, Sompo Sigorta tarihinin rekorlar yılı oldu”
Sompo Sigorta özelinde ise 2025’in tarihi rekorların kırıldığı bir yıl olduğunu belirten Uğur, şirketin yüzde 46 büyüyerek 1,3 milyar dolar üretime ulaştığını söyledi. Bunun Sompo Sigorta’nın 24 yıllık tarihindeki en yüksek üretim seviyesi olduğunu vurguladı. Kasko branşında 950 bin aktif poliçe ile rekor kırıldığını, pazar payının yüzde 4’ten yüzde 5’e yükseldiğini ve Sompo Sigorta’nın yeniden Türkiye’nin 5’inci büyük sigorta şirketi konumuna geldiğini ifade etti.
Büyümenin temelinde müşteri odaklılık olduğunun altını çizen Uğur, son yıllarda teknolojiye ve dijitalleşmeye büyük yatırım yaptıklarını, yaklaşık 100 kişilik bir teknoloji ekibiyle yapay zekâ ve dijital süreçleri müşteri deneyimini iyileştirmek için kullandıklarını belirtti. Hasar süreçlerinde hız ve müşteri memnuniyetinde önemli ilerleme sağladıklarını, Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre en hızlı ödeme yapan şirketler arasında yer aldıklarını söyledi.
“Yeni yılda da stratejik alanlarda büyümeyi sürdüreceğiz”
2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Fahri Uğur, sigorta sektöründe büyümenin devam edeceğini ancak büyümenin enflasyonun bir miktar altında gerçekleşebileceğini öngördüklerini ifade etti. Sompo Sigorta’nın 2026’da da kasko, oto ve sağlık sigortaları başta olmak üzere stratejik alanlarda büyümeye devam edeceğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

“Pazarlama artık satış destek fonksiyonu değil”
Sompo Sigorta Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Burak Bayhan, şirketin 2025’te pazarlama, satış ve müşteri deneyimi alanlarında yürüttüğü çalışmalar ile 2026’da odaklanacağı stratejileri değerlendirdi.
Bayhan, pazarlamanın küresel ölçekte geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek pazarlamanın yalnızca satışın destekleyicisi bir fonksiyon olma niteliğini geride bıraktığını vurguladı. Bugün özellikle bireysel tüketiciyle temas eden sektörlerde pazarlamanın çok daha geniş bir rol üstlendiğini ifade eden Bayhan, sigorta sektörünün de bu alanların başında geldiğini belirtti.
Müşteri deneyimi ilk dakikada başlıyor
Bayhan, müşteri deneyiminin poliçe satın alma anı veya satış sonrası süreçle sınırlı olmadığını, deneyimin sigorta şirketiyle ilk temas anından itibaren başladığını söyledi. “Müşterinin sigortayla, sigorta şirketiyle ve genel olarak sektörle kurduğu ilişki birinci dakikada başlıyor” diyen Bayhan, bu temasın uçtan uca tasarlanması, iyileştirilmesi ve mükemmelleştirilmesinin pazarlamanın temel fonksiyonlarından biri haline geldiğini ifade etti.
“Müşteri tavsiye skoru bir ölçüm değil, müşteri sesi”
Bayhan, Sompo Sigorta’nın müşteri deneyimi stratejisinin merkezinde “müşteri tavsiye skoru” (NPS) ölçümünün yer aldığını belirtti. Birçok sektörde yaygın biçimde kullanılan bu göstergenin Sompo’da yalnızca bir performans metriği olarak değil, müşterinin gerçek deneyimini ve beklentilerini anlamaya yönelik temel bir araç olarak konumlandığını söyledi.
“Bizim için bu sadece bir ölçüm değil; müşterinin sesini duyma aracı” diyen Bayhan, memnuniyetin hangi temas noktalarından kaynaklandığının analiz edildiğini, memnuniyetsizliğin ise nedenlerinin tespit edilerek önleyici aksiyonlarla ele alındığını vurguladı.
İyileştirmeler şirketin ‘kılcal damarlarına’ taşınıyor
Sompo Sigorta’da müşteri geri bildirimlerinin şirket seviyesinde tek bir üst gösterge olarak tutulmadığını vurgulayan Bayhan, “Bunu tepede bir sayı olarak yönetmiyoruz; bu yaklaşım şirketin kılcal damarlarına kadar işlenmiş durumda” ifadelerini kullandı.
Bayhan, müşteri deneyiminden gelen geri bildirimlerin operasyonel süreçlerde düzenli ölçüldüğünü, analiz edildiğini ve tüm departmanlar için yıllık stratejik hedeflere bağlı bir iyileştirme alanına dönüştüğünü belirtti.
Bu yapının Sompo Sigorta’nın 1100 kişilik kadrosunda ortak bir çaba haline geldiğini söyleyen Bayhan, böylece müşteri odaklı kültürün şirket genelinde içselleştirilmiş bir çalışma modeli haline geldiğini kaydetti.
Sompo marka yatırımlarını hızlandırıyor
Bayhan, pazarlama ve satış alanındaki dönüşümün ikinci ayağını marka yatırımları olarak tanımladı. Sompo Sigorta’nın 2025’te marka bilinirliğini artırma yönünde stratejik bir karar aldığını hatırlatan Bayhan, yıl içinde yayınlanan ilk reklam kampanyasının marka bilinirliğini ölçümlerde üst sıralara taşıdığını söyleyerek “Bu tek adımlık bir kampanya değil; markayı ileriye taşıyacak bir yolculuğun başlangıcı. Yeni reklam serimiz de bu stratejinin devamı” açıklamalarında bulundu.
‘Normaline Sompo ile hızla dön’
Dün gece yayına giren yeni reklam kampanyasının serinin ilk adımı olduğunu kaydeden Bayhan, kampanyanın Sompo’nun müşterilerine sunduğu ana değeri daha net konumladığını söyledi.
Bayhan, “Bir sigorta şirketi olarak müşterilerimize ürettiğimiz ana değer, müşterinin kendi normaline yani rutinine, günlük düzenine mümkün olan en hızlı şekilde dönmesini sağlamak” ifadelerini kullandı.
Bayhan, herkesin hayatında rutinler, ritüeller ve konfor alanları olduğunu, ancak bunların değerinin yalnızca beklenmedik bir durum yaşandığında anlaşıldığını belirterek “Bir kaza olduğunda, bir sağlık problemi yaşandığında veya beklenmedik bir olay gerçekleştiğinde günlük düzenimizin aslında ne kadar kıymetli olduğunu fark ediyoruz” diye konuştu.
Bu noktada Sompo’nun değer önerisinin “hız ve hizmet kalitesi”ne dayandığını belirten Bayhan, “Normaline Sompo ile hızla dön” mesajının tam da bu nedenle yeni kampanyanın merkezine yerleştirildiğini ifade etti.
İkinci çeyrekte sağlık odağında yeni reklam kampanyası geliyor
Bayhan, marka yatırımlarının 2026’nın ikinci çeyreğinde sağlık sigortasını odağa alan yeni bir reklam kampanyasıyla devam edeceğini belirtti. Kampanyanın marka stratejisini besleyen ikinci adım olacağını ifade eden Bayhan, “Bu kampanya da şu an yayına hazır şekilde rafta duruyor; doğru zamanlamayı bekliyoruz” dedi.
“Markayı sadece reklamla değil, değer önerileriyle destekliyoruz”
Bayhan, Sompo’nun marka yatırımlarını yalnızca iletişim kampanyalarıyla sınırlı görmediğini, müşteri deneyimini destekleyen ürün ve hizmet inisiyatiflerinin distribüsyon kanalları üzerinden güçlendirildiğini söyledi.
Sompo için acentelerin müşteriye dokunan en önemli dağıtım kanalı olduğunu vurgulayan Bayhan, bu kanalı güçlendirmek amacıyla 2025 ve 2026’da önemli adımlar atıldığını belirtti.
Sadakat Programı Sompo Club tanıtıldı
Sompo’nun müşteri sadakatini artırmaya yönelik projelerinden biri olan Sompo Club’ın geçen yıl hayata geçirildiğini hatırlatan Bayhan, programın basın bülteniyle duyurulmasının ardından ilk kez etkinlikte canlı olarak tanıtıldığını söyledi.
Sompo Club’ın müşterinin şirketle olan ilişkisinin derinliğine göre avantaj sağladığını belirten Bayhan, programın işleyişini şöyle özetledi: “Müşterilerimiz Sompo ile daha uzun süre çalıştıkça, daha fazla ürün aldıkça ve yenilemelerini sürdürdükçe Sompo puan kazanıyor. Bu puanlar birebir TL karşılığıyla yeni poliçe alımlarında veya yenilemelerde kullanılabiliyor.”
Bayhan, avantajların sadece poliçelerle sınırlı olmadığını, günlük hayata dokunan farklı kategorilerde de indirim ve ücretsiz kullanım haklarının sunulduğunu vurguladı. Sağlık, araç ve genel yaşam alanlarında çok sayıda markayla yapılan anlaşmalar sayesinde müşterilere geniş bir fayda seti sunulduğunu belirterek “Bu bizim için önemli bir atılımdı. Şu ana kadar aldığımız geri bildirimler de memnuniyet verici” dedi.
Yeni nesil acentelik modeliyle erişim genişliyor
Bayhan, satış tarafında 2025’te hayata geçirilen en önemli inisiyatiflerden birinin “yeni nesil acentelik modeli” olduğunu söyledi. Modelin ana hedefinin Sompo’nun geniş teminatlı ve adil fiyatlı ürünlerinin Türkiye’nin tüm coğrafi noktalarına ulaşmasını sağlamak olduğunu belirtti.
Yeni nesil acentelik yapısının süreçleri basitleştirdiğini ve Sompo acentesi olmayı daha erişilebilir hale getirdiğini vurgulayan Bayhan, “Müşterilerine gerçekten değer yaratmak isteyen tüm acenteler için Sompo acenteliği çok daha kolay bir süreç haline geldi” dedi.
Sompo artık 81 ilde
Modelin kısa sürede güçlü bir ivme yarattığını ifade eden Bayhan, devreye alındığında 3.000 seviyesinde bulunan acente sayısının süreç sonunda 6.500’e ulaştığını açıkladı.
Bugün Türkiye’nin 81 ilinin tamamında Sompo bayrağının dalgalandığını söyleyen Bayhan, “Türkiye’de bunu söyleyebilecek sigorta şirketi sayısı oldukça sınırlı” dedi. Bu yapı ile Türkiye’nin herhangi bir noktasındaki müşterinin Sompo ürünlerine adil fiyatla ve kolay erişiminin güvence altına alındığını belirtti.
Kadın ve genç acentelere erişim fırsatı
Bayhan, yeni nesil acentelik modelinin aynı zamanda acenteliğe yeni adım atmak isteyen segmentler açısından da kapı açtığını söyledi. Gençlerin, kadın girişimcilerin ve kendi müşteri portföyünü oluşturmak isteyen yeni acente adaylarının sistemin doğal faydalanıcıları olduğunu dile getirdi.
“Biz sisteme katılma konusunda iştahlıyız” diyen Bayhan, müşteri portföyünü büyütmek ve prim üretimini artırmak isteyen tüm potansiyel acentelerin Sompo altında karşılığını bulduğunu kaydetti.
Acentelerde ikinci faz: Derinleşme ve uzmanlaşma
Bayhan, satışta yürütülen yaygınlaşma stratejisinin Sompo’nun tek odağı olmadığını, ikinci fazda derinleşme ve uzmanlaşma stratejisinin devreye alındığını söyledi. Bu yaklaşımın özellikle uzmanlık gerektiren kurumsal ürünler tarafında seçili acentelerin yetkinlik seviyelerini birkaç kademe yukarı taşımayı hedeflediğini belirtti.
Risk Danışmanı Acente Programı ikinci yılında
Bu kapsamda Sompo’nun “Risk Danışmanı Acente Programı” adıyla özel bir eğitim ve gelişim modeli tasarladığını aktaran Bayhan, programın klasik eğitimlerden farklı olarak yaklaşık bir yıla yayılan, hem teorik hem saha eğitimlerini kapsayan yoğun bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
Programın ikinci yılına girildiğini ve mezunların sektör içinde görünür hale geldiğini belirten Bayhan, amaçlarının acenteleri yalnızca bir satış kanalı olmanın ötesine taşıyarak gerçek anlamda risk danışmanı rolüne konumlamak olduğunu ifade etti. Bu çerçevede acentelerin müşterilerinin risklerini sahada değerlendirebilme, risk gelişim planı oluşturabilme ve kurumsal ürünlerde danışmanlık verebilme seviyesine ulaştırıldığını söyledi.
Bayhan, programın ticari üretim taahhüdü karşılığında yürütülen bir model olmadığının altını çizerek “Bu yatırım karşılığında bir prim üretimi beklentisi ya da sözleşmesi almıyoruz. Hiçbir ticari beklenti olmadan acentelerimizi programa dahil ediyoruz. Başlangıç ve bitiş haftalarında yetkinlik seviyelerindeki fark çok net gözlemleniyor” dedi.
Bayhan, programın hem Sompo’nun acente kanalının kapasitesini artırdığını hem de sektöre değer kattığını düşündüklerini ifade etti.
Ürün ve iş birliklerinde genişleme stratejisi
Sompo Sigorta’nın 2026 yılına taşıdığı stratejik alanlardan birinin ürün geliştirme ve iş birlikleri olduğunu belirten Bayhan, otomotiv markalarıyla yürütülen marka kasko iş birliklerinin müşteri deneyiminde önemli bir fark yarattığını söyledi. Bayhan, bu model sayesinde müşterilerin Sompo’nun teknik uzmanlığını yetkili servis standartlarıyla birlikte tek poliçede deneyimlediğini, bunun da özellikle hasar sonrası süreçte hizmet kalitesini yukarı taşıdığını vurguladı.
Bayhan, bugün itibarıyla 10’dan fazla otomotiv markasıyla aktif marka kasko anlaşması bulunduğunu, görüşmelerin sürdüğü markalarla birlikte kapsamanın bir–iki yıl içerisinde pazarın büyük bölümüne yayılacağını belirterek “Görüşmeleri devam edenlerle birlikte neredeyse tüm pazarı kapsama alacak gibiyiz. Markadan markaya talepler değişebiliyor; otomotiv şirketlerinin beklentileri burada belirleyici. Bu zamana kadar hassasiyetlere cevap verebildik ve bu iş birliklerinden anlamlı üretim aldığımızı görüyoruz” dedi.
Bayhan, marka anlaşmalarının yalnızca imzayla sınırlı olmayan bir iş modeli olduğuna işaret ederek “Asıl önemli olan sonrasında üretim sağlayabilmek ve hem markanın hem müşterinin ihtiyacına karşılık vermek. Bu da Sompo’nun yüksek hizmet standardını sunma iştahının bir göstergesi” diye konuştu.
Segment ürünlerde çeşitlenme
Bayhan, Sompo’nun yalnızca marka bazlı iş birliklerine değil segment bazlı ürün geliştirmelerine de ağırlık verdiğini vurguladı. Bu kapsamda tanıttığı Kasko Prime ürününün, marka bağımsız olarak üst segment araç sahiplerine yönelik tasarlandığını belirtti.
Bu ürünün özellikle hasar anında müşterinin doğrudan Sompo uzmanlarıyla buluşmasını sağlayan hizmet mimarisine sahip olduğunu söyleyen Bayhan, segment bazlı özelleştirilmiş ürünlerin çeşitlendirileceğini ve 2026’da önemli bir büyüme alanı olacağını ifade etti.
“Her meslek segmentinde olmak istiyoruz; segment ürünlerimizi artırıyoruz” diyen Bayhan, müşteri odaklı ürün stratejisinin Sompo’nun temel marka yaklaşımının bir yansıması olduğunu vurguladı.
“Dönüşümü sahada ölçülebilir sonuçlarla yönetiyoruz”
Bayhan, Sompo’nun pazarlama, kanal yönetimi, iletişim ve müşteri deneyimi alanlarında yürüttüğü dönüşümün yalnızca stratejik değil, sahada ölçülebilir sonuçlarla desteklenen bir model olduğunu vurguladı.
“Artık müşterilerimizle kurduğumuz ilişkiyi daha anlamlı ve sürdürülebilir bir platforma oturttuğumuza inanıyorum” diyen Bayhan, önümüzdeki dönemde bu platformun üzerine güçlenerek devam edeceklerini söyledi.
Bayhan, tüm bu inisiyatiflerin Sompo’nun konumlama vizyonu ile uyumlu bir çerçevede kamuoyuna aktarıldığını belirterek şöyle devam etti: “Bütün bu inisiyatifleri ‘Sompo sizi en hızlı şekilde normaline döndürür’ diyerek son derece sade ama içgörüsü kuvvetli bir söylem üzerinden müşterilere ulaştırıyoruz.”
Toplantının sonunda Genel Müdür Fahri Uğur ve Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Burak Bayhan basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sektörel görünüm, regülasyon gündemi, 2026 beklentileri, branşların büyüme alanları ve Sompo Sigorta’nın global yapılanması öne çıkan başlıklar oldu.
“Her sigortalıya kişiselleştirilmiş poliçe sunabilmeliyiz”
Genel Müdür Fahri Uğur, şirketin temel vizyonunu “Türkiye’deki tüm sigortalılara poliçe sunabilmek” olarak tanımladı. Bunu mümkün kılacak yapının da kişiye özel risk tespiti olduğunun altını çizen Uğur, “Her bir kişinin riskini kişiselleştirilmiş şekilde tespit edebilmek gerekiyor. Bu kolay değil. Sompo Sigorta olarak riske göre en iyi fiyatlandırmayı yapabildiğimize inanıyoruz. Bu yüzden ‘adil fiyat’ ifadesini kullanıyoruz” açıklamasında bulundu.
Uğur, adil fiyatlandırmanın süreklilik gerektirdiğini belirterek “Kişinin riskine göre yapılan fiyatlama sürekli değişmemeli” dedi.
Hasarsızlık indirimi pozitif bir uygulama
Hasarsızlık indiriminin dünya çapında pozitif bir uygulama olduğunu söyleyen Uğur, bu durumun kullanıcı davranışlarını iyileştirdiğini vurgulayarak “Hasarsızlık asgari riski düşüren bir durum. İnsanları daha dikkatli kullanıma teşvik ediyor. Ancak sigortacılık nihayetinde hasara dayanır; hasar olacak ve biz ödeyeceğiz. Hasar oluyor diye müşteriyi istememek gibi bir durum olamaz” diye konuştu.
“Değer kaybı uyuşmazlıklarında standardizasyon gerekli”
Sigortalılar ile sigorta şirketleri arasındaki uyuşmazlıklarda değer kaybı hesaplamalarının önemli bir payı olduğuna dikkat çeken Uğur, bu alanın kişiden kişiye farklı sonuçlar ürettiğini belirtti.
“Değer kaybında fiyatlandırma yöntemleri kişiden kişiye değişiyor. Uzmanlara hesaplatsak bile sonuç farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle hesaplamalarda standardizasyona ihtiyaç var” diyen Uğur, regülatif olarak atılan adımların bulunduğunu söyleyerek “Umarım 2026’da bu konuda pozitif ilerleme kaydedilir” dedi.
“Ömür boyu yenileme garantisi daha iyi bir yapıya kavuştu”
Uğur, sağlık branşında yapılan regülasyon güncellemelerinin sektördeki ürün kalitesini artırdığına dikkat çekti. Özellikle ömür boyu yenileme garantisi düzenlemesinin sektördeki çerçeveyi güçlendirdiğini ifade eden Uğur, “Sağlıkta ömür boyu yenileme garantisi yeni düzenlemeyle daha iyi bir yapıya kavuştu. Bu ve benzer düzenlemeler sektör adına gelişim demek” diye konuştu.
“Türkiye serbest tarifeye geçebilecek zemine yaklaştı”
Trafik sigortasında son yıllarda yapılan düzenlemelerin piyasayı daha rasyonel bir zemine taşıdığını belirten Uğur, arz tarafında yaşanan sorunların büyük ölçüde geride kaldığına işaret ederek “Son birkaç yıldır trafik sigortasındaki düzenlemeler de iyi gidiyor. Türkiye artık serbest tarifeye geçebilecek bir zemine yaklaşmış durumda. Arz probleminin olmadığı, kaynakların ve regülasyonun daha net olduğu bir yerdeyiz” dedi.
Uğur, serbest tarifeye geçişin tüm paydaşlar için daha dengeli bir yapı oluşturacağını vurgulayarak “Kaynakların daha iyi yönetilebildiği serbest tarifeye geçmemiz her paydaş için daha faydalı olacaktır” ifadelerini kullandı.
“2026’da ekonomik ve regülasyon kaynaklı iki risk var”
Uğur, 2026 yılında sektörün ekonomik ve regülasyon riskleriyle karşı karşıya bulunduğu söyledi. “Sigorta sektörü öngörülere dayanır. Yanlış öngörüler ve buna bağlı yanlış hesaplamalar risk unsuru. Ancak ben kişisel olarak 2026’nın ekonomik anlamda pozitif bir yıl olacağı görüşündeyim. Ayrıca ekonomi ve regülasyon yönetimiyle açık ve şeffaf iletişim sürprizleri azaltıyor” ifadelerini kullandı.
“Sompo sadece Japon şirketi değil, dünya devi”
Sompo’nun artık Japonya dışı üretimlerinin Japonya içi üretimlerini geçtiğini belirten Uğur, şirketin konumunu ilişkin olarak “Sompo sadece bir Japon şirketi değil, global ve çok uluslu bir şirket. Global tercihini tek bir ülkeye dayandırmak yerine bir ‘dünya vatandaşlığı’ yaklaşımına dayandırıyor” dedi.
Bu kapsamda Sompo Holding’in üst düzey yönetim toplantısının ilk kez bu yıl 6 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirileceğini aktaran Uğur, bunun Sompo Türkiye için sembolik bir önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye’den Japonya’ya bilgi transferi
Uğur, özellikle fiyatlama ve satış alanlarında Sompo Türkiye’nin deneyim ve metodolojilerinin Japonya’ya aktarıldığını belirterek “Japonya’da oto sigortalarında fiyatlandırmanın başında bir Türk arkadaşımız var. Nisan ayında bir arkadaşımız daha geçecek. Satış tarafında da bir transfer olacak” dedi.
Sompo Japonya’dan teknik ekiplerin geçen yıl Türkiye’ye gelerek hasar süreçlerini 20 gün boyunca yerinde analiz ettiğini ve kendi modellerine uyarlama çalışmaları yaptığını belirten Uğur, “Bazen insan kaynağı olarak da bizden destek alıyorlar. Bu da birim için gurur verici” diye konuştu.
Elektrikli araçlarda güçlü performans
Bayhan, elektrikli araç segmentinde markalı ve genişletilmiş kasko ürünlerinin yaygınlaştığını belirtti. Sompo’nun büyük elektrikli araç üreticilerinden biriyle marka anlaşması bulunduğunu aktaran Bayhan, “Elektrikli araç tarafında marka anlaşması olan kasko da olmayan genişletilmiş kasko tarafında da yaygın üretimimiz var. Büyük üreticilerden biriyle yaptığımız marka anlaşmasında üretimden çok büyük pay alıyoruz. Toplam pazara baktığımızda da anlamlı üretimler elde ediyoruz” şeklinde konuştu.
“2026 sağlıkta devrim yılı olacak”
Sompo’nun sağlık branşında pazar payını artırmayı hedeflediğini söyleyen Bayhan, diğer branşlara kıyasla daha geride olan konumun hızlı büyüme için alan oluşturduğunu belirterek “Sağlık tarafında sıralamada daha gerideyiz ama büyüme iştahımız devam ediyor. Hedefimiz diğer branşlardaki konumumuza gelmek. Yeni projeler üzerinde çalışıyoruz ve 2026, Sompo için sağlıkta devrim yılı olacak” dedi.
Bayhan, sağlık sigortacılığı pazarının doymamış olduğunu, sigortalı sayısının sürekli arttığını vurgulayarak “Bu nedenle fırsatlar devam ediyor ve biz de burada yerimizi alacağız” ifadelerini kullandı.
Kefalet sigortasında yeni ürünler devrede
Kefalet sigortalarının farklı kullanım alanları sunduğunu belirten Bayhan, Sompo’nun özellikle KOBİ ve ticari firmalar tarafında yeni alt ürünler geliştirdiğini ifade etti: “Kefalet sigortalarında adetsel olarak iyi bir sıralamamız var. KOBİ ve ticari firmalarda kefaletin yeni alt ürünleriyle fayda sağlayacağımız yapıyı oluşturup devreye aldık. Bu da büyüyeceğimiz alanlardan biri.”
Genel Müdürü Fahri Uğur ise kefalet sigortalarında önemli bir büyüme potansiyeli bulunduğunu ve sektörün bu alanda genişleyeceğini düşündüğünü söyledi. Sağlık ile birlikte kefaletin 2026 sonrası dönemde sigorta sektörü için stratejik fırsat başlıkları arasında yer aldığını belirten Uğur, “Kefalette büyük bir potansiyel var. Sigorta sektörünün bu alanda büyüyeceğine inanıyorum. Sağlıkla birlikte kefalet de sektör için önemli fırsat alanlarından biri. Farklı segmentlerde biz de bunu sürekli geliştirmeyi planlıyoruz” dedi.
Acentelerin dijitalleşmesine yönelik sosyal sorumluluk projeleri
Sompo Sigorta’nın 2026 yılında sosyal sorumluluk alanında da odağını sektörün gelişimine çevirdiğini belirten Bayhan, özellikle acentelerin dijitalleşmesinin sürdürülebilirlik açısından kritik olduğunu ifade ederek “2026’da sosyal sorumluluk projelerimiz devam ediyor ama en çok sektörün gelişimine odaklanıyoruz. Burada da acentelerimizin gelişimi öne çıkıyor” dedi.
Bayhan, acentelere yönelik yürütülen projelerin yalnızca sosyal sorumluluk aksı taşımadığını, aynı zamanda sektörün kapasite inşasına katkı sağladığını vurgulayarak şunları söyledi: “Aslında acenteler için devreye aldığımız proje bir sosyal sorumluluk projesi. Ama bununla sınırlı kalmıyoruz. Dijitalleşme hayatın çok önemli bir parçası. Türkiye’deki binlerce acentenin bu alana yatırım yapabilmeleri sürdürülebilirlikleri açısından elzem ve kritik. Bu kapsamda acentelerin dijitalleşmesine destek veren yeni bir eğitim programını devreye alacağız” açıklamasında bulundu.
Mart ayında başlayacak programın hiçbir ticari beklenti olmadan, yine sektörün gelişimi için Sompo yatırımı ile hayata geçirileceğini söyleyen Bayhan, “Eğitim odaklı, sektörü geliştirmeye yönelik yatırımlarımız devam edecek” dedi.
Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından Atatürk’ün İstanbul ziyaretlerinde Pera Palace Hotel’de konakladığı ve bugün müze olarak düzenlenen odaya yapılan ziyaretle sona erdi.

