Türkiye sigorta sektöründe 2026’da büyüme hızının düşmesi, buna karşın sektörün yine de reel olarak büyümesi bekleniyor. Pek çok alanda mevzuatla ilgili gelişmelere ve penetrasyon artışına odaklanacak sektörde, teknik kârlılığın da yılın ilk yarısında yüksek seviyesini koruyacağı ileri sürülüyor.
SİGORTAMEDYA ÖZEL/ALP SÜER
Her yılın ilk sayısı, Hayatımız Sigortalı Dergisi olarak, sigorta sektöründe bir önceki yılın genel bir değerlendirmesini yapmak ve yeni yıla ilişkin beklentileri sıralamak gelenek haline geldi. Bu yıl da bunu bozmadık, sektörle ilgili 2026 yılı ile ilgili beklentileri kaleme aldık. Tabi bunu yaparken de sektörün nabzını yokladık ve sektör temsilcilerinin görüşlerine başvurduk. Önceki yıllarda sigorta şirketi yöneticileri her yılın başında; “Sektör bu yıl da reel olarak büyüyecek” cümlesini sarf ederlerdi. Bu yıl da bu cümleyi sarf eden çok, bununla birlikte arada bir nüans var. O da ‘zorlu büyümek.’ 10 Aralık’ta basın mensupları olarak AXA Türkiye ile Kahve Molası etkinliğine katıldık. Toplantıda, sektörle ilgili 2026 yılı beklentilerini paylaşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken’in, 2026’da sektörün zorlu büyüyeceğine yönelik sözleri basın mensuplarının da ilgisini çekti. Toplantının ardından görüşlerine başvurduğum bazı sigortacılar da Ölken ile aşağı yukarı hemfikir. Detaylara geçmeden, şunu söyleyebiliriz; 2026’da büyüme hızı düşmekle birlikte sektör yine de reel olarak büyüyecek. Teknik kârlılık, geçen yıl olduğu gibi yılın ilk yarısında yüksek seyredecek.
Sektör 2025’in 11 ayında yüzde 47,7 büyüdü
2026 yılı beklentilerine geçmeden; 2025 yılında sektör nasıl bir seyir izlemiş? Ona bakalım. Bu satırları kaleme alırken, elimizde en son Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) ocak-kasım dönemine ilişkin istatistikleri mevcuttu. (2025 yılının tamamına ilişkin veriler ocak sonunda açıklanıyor.) Buna göre, 2025’in 11 aylık döneminde Türkiye sigorta sektörü yüzde 47,7 büyüdü. Enflasyondan arındırıldığında sektörde reel prim üretimindeki artış yüzde 12,7 olarak gerçekleşti. Hayat dışı (elementer) ve hayat olarak bakarsak, geçen yılın ocak-kasım döneminde hayat branşı yüzde 43,3 (reel yüzde 9,3) büyürken, hayat branşında prim üretimindeki artış yüzde 79,1 (reel yüzde 36,7) olarak gerçekleşti.
Sektördeki 2025 yılındaki büyüme, 2023 ve 2024 yıllarında olduğu gibi sigortalanan varlık bedellerindeki artışa bağlı olarak primlerdeki artış ile ilgili. Sigortalı ve poliçe adetlerinde ciddi bir artış olmadığını sigortacılar hep bir ağızdan dile getiriyorlar. Bir başka deyişle sektördeki büyüme, adetsel büyümeden çok fiyatlardaki artıştan kaynaklanıyor.
Ekmek aslanın ağzında; acentelere büyük iş düşüyor
Şimdi de sektörde 2026 yılını beklentilerini paylaşalım; sigortacıların ‘zorlu büyüme’ söylemine odaklanalım. 2020-2021 pandemi döneminden sonra varlık bedelleri ve primlerdeki artış, sigorta sektöründe büyümenin ‘hızlı’ gözükmesinde etkili oldu. Ancak, 2026 yılında koşullar biraz farklı. Uygulanan dezenflasyon politikasına bağlı olarak 2026’da enflasyonun gerilemesi bekleniyor. Bu da doğal olarak sigorta sektöründe de büyüme hızını aşağı çekecek. Sigorta şirketleri açısından da adetsel olarak büyümek, yani sigortalı sayısını (sigorta penetrasyon oranını) artırmak önem kazanacak. Nitekim pandemi sonrası döneme bakıldığında sektörde 2022 yılından beri büyüme hızının gerilediği dikkat çekiyor. Varlık bedelleri ve primler görece istikrar kazandıkça; adetsel (miktar) büyümenin dışındaki fiyat odaklı büyümenin de balonu sönüyor. İşte zorlu büyümeden kast edilen de bu; “Sigortalı adedini, sigortalı adedini, sigortalı adedini artırmak…” Başka uçarı, kaçarı yok. Sözün özü; bu yıl geçen yıllardan farklı olarak tabiri caizse “Eknek aslanın ağzında!” En başta acenteler olmak üzere dağıtım kanallarına sigortalı ve poliçe adetlerini artırmak konusunda büyük iş düşüyor.
Yeni düzenlemeler dört gözle bekleniyor
Son olarak büyüme ve kârlılık dışında sigortacıların, yeni Sigortacılık Kanunu’nun çıkması, Zorunlu Afet Sigortası’nın (ZAS) yasalaşması, dağıtım kanalları ile ilgili düzenlemeler, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) vb. yürürlüğe girmesi gibi mevzuata ilişkin gelişmeleri de dört gözle beklediğini vurgulayarak, yazımızı noktalayalım.
Hayat dışında teknik kâr son 3 yılda 40 kat arttı
Üretimi bırakıp, sektöre biraz da kârlılık cephesinden bakalım: Öncelikle 2025 yılına bir göz atalım. Elimizde 2025 yılının ocak-eylül dönemi verileri mevcut. Buna göre hayat dışı sektörde teknik kâr geçen yılın 9 aylık döneminde 108,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Teknik kâr, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 74 artış gösterdi. Hayat dışı sektörde teknik kârlılıkta önceki yıllarda olduğu gibi ‘teknik olmayan bölümden aktarılan yatırım gelirleri’ etkili. Nitekim, geçtiğimiz yıl faiz oranlarının yüksekliğine bağlı olarak elde edilen yatırım gelirleri 151,8 milyar TL olarak gerçekleşmiş. Bu, hayat dışındaki teknik kârın, yaklaşık 50 milyar TL üzerinde. 2025 yılını bir kenara bırakıp, geçmiş yıllara baktığımızda teknik kârın 2022’den bu yana sürekli arttığı dikkat çekiyor. 2022’de 2,5 milyar TL olan teknik kâr son 3 yılda yaklaşık 40 kat artış gösterdi. 2026’da enflasyonda düşüşe bağlı olarak faiz oranlarında indirimin süreceği beklentisi nedeniyle sektörde yatırım gelirlerinin ve teknik kârın düşeceği konusunda bir kaygı var. Bununla birlikte faiz oranlarındaki düşüşün etkisini 2026’nın 2’nci yarısında göstereceği ve yılın ilk yarısında geçen yıl olduğu gibi kârlı bir tablonun görüleceği kaydediliyor. Finansal gelirler dışında kârlılığı artırıcı faktörler olarak uzunca bir süredir trafik branşı dışında pek çok sigorta şirketinin (yöneticilerin ciddiyeti ve biraz da sermayedarlarının baskısı ile) birçok branşta sürdürülebilir kârlı büyümeye ve iyi risk yönetimine önem verdiklerini de hatırlatmadan geçmeyelim.
Hayat dışında teknik kâr 100 milyar TL’yi geçti
Yıl* Teknik kâr (TL)
2019 3.652.276.960
2020 7.213.537.487
2021 5.099.547.419
2022 2.552.181.575
2023 35.391.615.975
2024 62.245.252.379
2025 108.247.424.596
Kaynak: TSB, hayat dışı sektör.
*Ocak-Eylül dönemi.
2022’den beri sektörde büyüme hızı düşüyor
Yıl* Hayat dışı Hayat Genel
(%) (%) (%)
2019 20,9 56,2 25,4
2020 17,5 33,5 20,1
2021 24,4 18,1 23,2
2022 128,1 70,8 118,1
2023 116,8 87,1 112,7
2024 72,2 75,5 72,6
2025 43,3 79,15 47,7
*Ocak-Kasım.
Kaynak: TSB.

2026, sigorta sektöründe önemli bir sıçrama yılı olacak
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, 2026 yılı ile ilgili beklentilerini şu sözlerle açıkladı: “2026 yılı, sigorta sektörünün risk yönetimi, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik ekseninde önemli bir sıçrama yılı olmaya aday. Artan risk bilinci, büyüyen işletme yapısı ve teknolojinin hızla gelişmesi; yangın, deprem, sağlık ve iş sürekliliği teminatlarına yönelik talebi artırarak sektörün etki alanını genişletiyor. Sağlık sigortalarında ise 1 Ocak 2026 itibariyle uygulamaya başlanacak düzenlemenin olumlu etkisi, bunun yanında veri paylaşımı ve tele-sağlık uygulamalarının yaygınlaşması hem hizmet çeşitliliğini hem de erişilebilirliği önemli ölçüde yükseltecek. 2026 hedeflerimiz arasında sürdürülebilir ve dengeli büyüme, sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortalarında güçlü bir ivme, bireysel segmentte daha geniş kitlelere erişim ve elektrikli–otonom araçlara uygun yeni ürün tasarımları bulunmaktadır. Trafik branşında enflasyonun yavaşlamasıyla hasar maliyetlerinin dengelenmesi ve motorlu bisikletlerin zorunlu kapsama alınması, pazarın genişlemesine katkı sağlayacak. Katılım sigortacılığı ise yeni düzenlemelerin etkisiyle büyümesini sürdürecek.”

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken:
2026 ve sonrası, sektör için kritik bir dönüşüm dönemi olacak
2026’da sigorta sektöründe zorlu bir büyüme yolculuğu olacağını vurgulayan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, yine de sektörün reel olarak, enflasyonun 3-4 puan üzerinde büyüyeceği düşüncesinde. 2026 ve sonrasının, Türkiye sigorta sektörü açısından kritik bir dönüşüm dönemi olacağını belirten Ölken, “Türkiye’de sigortalanma oranlarının hâlâ düşük olması, sektör için önemli bir fırsat alanı yaratıyor. Özellikle sağlık, KOBİ ve siber sigorta alanlarında büyüme potansiyeli yüksek. İklim değişikliğine bağlı afet riskleri ve reasürans maliyetlerindeki artış, sektörü teminat yapılarında yenilikçi çözümlere yönlendiriyor. Biz bu dönemde veri ve yapay zekâ yatırımlarını ölçeklendirmeye ve iklim risklerine karşı koruyucu teminatları artırmaya odaklanacağız. AXA Türkiye olarak bu alanda öncü rol üstlenmeyi sürdüreceğiz” diyor.

2026’da kişiselleştirilmiş ürünlere talep artacak
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, Türkiye sigorta sektöründe 2026 yılı beklentileri konusunda şunları söylüyor: “2026 yılında enflasyonun kademeli olarak düşmesini, faizlerin daha öngörülebilir bir patikaya oturmasını ve artan makroekonomik istikrarın, sigorta sektörünü olumlu etkilemesini bekliyoruz. Buna karşın iklim değişikliği kaynaklı afet risklerinin artması, sağlık maliyetlerinde enflasyon üzerinde yükseliş ve trafik sigortasında öngörülebilirliği zorlayan yasal/tazminat süreçleri başlıca risk alanları olmaya devam ediyor. Yapay zekâ, veri analitiği ve dijital dağıtım kanallarının yaygınlaşması, pazarda rekabeti yeniden tanımlıyor olmakla beraber verimliliği de artıran bir avantaj sağlıyor. Teknoloji kullanımındaki hızlanma ve kişiselleştirilmiş ürünlere olan talep, sektörün dönüşümünü belirleyen ana eksen. Anadolu Sigorta olarak 2026’da bu dönüşümün temel belirleyicilerinden biri olmayı sürdüreceğiz.”

SBD Başkanı Cenk Ecevit:
Yılın 2’nci yarısında teknik sigortacılığı daha fazla konuşacağız
Türkiye sigorta sektöründe 2026’da doğal ve istikrarlı büyümenin süreceğini ifade eden Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği (SBD) Başkanı Cenk Ecevit, “Yıl sonu ile ilgili bir tahminde bulunmak zor olsa da sektörün enflasyonun üzerinde büyüyeceğini düşünüyorum. Sektör bu yıl yeni Sigortacılık Kanunu, dağıtım kanalları, nakliyat vb. branşlarda düzenlemelere odaklanacak” diyor. Enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüş seyrinin 2026’nın ilk yarısında mali gelirler üzerinde ciddi bir etkisinin olmayacağını belirten Ecevit, “Sektörde ilk yarıda da teknik kâr artacak. Ancak, faizlerdeki düşüşe bağlı olarak mali gelirlerin azalmaya başlaması ile birlikte yılın 2’nci yarısında teknik sigortacılığı daha fazla konuşacağız” diye konuşuyor.


