17 Şubat 2026, Salı

Mustafa Nazlıer: “Riski yönetebilecek miyiz? ‘2’”

Ocak ayı yazımızda Risk Yönetimi ve Sonuçları bakımından mevcut durumu analiz ederek bir dizi öneri sunmuştum. Kısa, orta ve uzun vadeli uygulama olasılıklarının neler olabileceğini örnekleyerek yeni bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu tartışmaya açmak isterim.

Sigorta sektörü 2025 yılının kârlı kapandığını ifade ediyor. Henüz teknik kârlılık gereksinimi yok gibi. Piyasa koşulları, faiz gelirleri gibi finansal araçların sigorta sektörüne kaynak yaratıyor olmasıyla kağıt üstünde bilançolara yansıyan kârlılık elbette sürdürülebilir olmadığı gibi riskleri de beraberinde getiriyor. Mali kâr var, Teknik kâr yok. Sigortacılık yok, finansçılık var diyebilir miyiz? 

Sigortacılığın temel ilkelerinden uzaklaşıyor muyuz? Evrensel uygulamalara göre ne durumdayız? Bunları tartışabiliriz. Her şeyin sadece satış üzerine kurulu olduğu sistem, reklam, pazarlama ve magazin dolu bir market yaratıyor olabilir mi? 

Kes, kopya, yapıştır sigortacılığı yaygınlaşıyor!

Bunun dışında, 20 yıl önceki bilgi ve uygulamayı dijital ortama ait ve güncel bir isim koyarak yeniden pazarlamak, ‘kes, kopya, yapıştır sigortacılığı’ gibi yaygınlaşıyor. Mevcut koşullarda sigortacılık faaliyetlerinin güçlüğü ortada iken bir yandan sürdürülebilir politikalar geliştirmek diğer taraftan mevcutları koruyarak rekabet edebilmek de kolay değil.  Bir önceki yazıda kaotik ortamda bir seçenek olarak yeni bir kavram sunmuş HUKUK KOASÜRANSI başlığının risk yönetiminde alternatif olacağını ifade etmiştim. 

Nedir bu Hukuk Koasüransı? Yeni bir sigortacılık yasası çıkmayacak ise, maestro olarak hukukçuların liderlik yapacağı, risk mühendislerinin saha gerçeklerini sektör içine taşıyacakları, underwriterlerin hasar, hukuk ve risk departmanlarıyla yoğun İş birliğinin belirleyici en önemli aksiyon olacağı bir sistemi düşünüyorum. Ve hatta, yeni bir yasa çıkacak ise içinde risk mühendisi, underwriter, hasarcı, eksper ve uygulayıcı hukukçuların olduğu bir çalışma grubunun ortak çalışması olması gerektiğine inanıyorum. 

Sektörün değişim ve dönüşümü için daha çok sigortacılık odaklı çalışmalara ihtiyaç var. Yapay zekâ, dijital dünya vs. hepsi tamam kullanalım ama amacı olmalı ve amacına hizmet etmeli. Tek başına yapay zekâ satış dışında bir çözüm sunamaz. Yapay zekânın riskli olduğuna inananlardanım. En başta tükettiği enerji bile ciddi sorun. Sigortacılık için beklenen faydayı sağlayacak bir aşama ve çözüm değil.

Sigorta Zekâsı’na ihtiyacımız var

Yapay zekâdan çok daha etkili ve öncelikli olarak ‘Sigorta Zekâsı’na ihtiyacımız var gibi. Karmaşık değil. Anlaşılabilir, ama bilgi ve tecrübeye dayalı zahmetli bir sürecin kusursuz işletilmesini ön şart olarak sunar. Risk ve Hasar Yönetimi ile Teknik Kârlılığı ve sektörün yeniden doğru şekilde MAYALANMASI için Sigorta Zekâsı aktif kullanılmalı. Tek bir kare içinde bu durumu aşağıdaki şekilde açıklamak mümkün. 

Bu kapsamda bir birini geri bilgilendirmeye ve denetleme – koordine etme, süreçleri kayıt altında iyileştirme amacından uzaklaşmamalı. Çıktılarını eş zamanlı aksiyona dönüştüren bir zekâ. 

Her şey risk mühendisliği çalışmasıyla başlayıp, bir hukuk kuralı ile son buluyor. Son sözü hukuk söylediğine göre en önemli aktör olarak her aşamada hukuk ile dayanışma halinde bir sistem kurulması çok önemli. Sektörün sonuçlanan davalarının paylaşılarak hangi aşama düzeltiliyor, kural geliştiriliyor veya değiştiriliyor? Karşılaşmadım…

Basit bir bakış açısıyla. Sigortalıyı aktif risk yönetimine çekmek, maliyetli ve sigortalıların istemediği bir seçenek ise riski o zaman paylaşmalıyız. Ne kadar ekmek o kadar köfte😊

Sigorta sözleşmelerinde İntegral Muafiyet ve Tenzili Muafiyet dışında yeni bir kavram olarak Hukuk Koasüransı (muafiyeti) tüm sigorta sektörünü temel bilgiler ve değerler içinde çalışmaya sürükleyecektir. Bu arada sigorta sektörü PROAKTİF rolü ile kamu otoritesinin tüm regülasyonlarının denetçisi rolünü üstlendiği gibi kamu otoritesinin uygulamalarını yaygın ve  etkin kullanmaya itecektir. Sigortacılığı yeniden ve etkin biçimde inşa etmek için Sigorta Zekâsını uygulamalar içinde etkinleştirerek teknik kârlılığı kalıcı, sürdürülebilir ve evrensel değerler ile kabul edilebilir hale getirmek mümkün. 

Hukuksal Koasürans kavram olarak tartışılabilir. Hukuk esaslı risk paylaşımı ve risk yönetimini sigortacılık ilkeleriyle birleştirmek….. Genel olarak sigortalı ile beyanı esasıyla sözleşmeler düzenleniyor olsa da sigortalının öncelikli sorumluluğu kamuya karşıdır. Amir kanunlar karşısında sorumluluklarını yerine getirmeyen sigortalıya güvence verildiğinde, etik olmayan durum  ortaya çıkıyor olmaz mı? 

Kartalkaya Oteli yangınında yasa ve yönetmeliklere uygun olmayan kompleks yapıya teminat verilmiş. Yasaklayıcı veya sigortacıya sorumluluk yükleyen bir durum yok. Acaba sigorta sözleşmelerinde kamu otoritesini, regülasyonları, amir kanunları amaçlayan sözleşme mimarisi yapılırsa; sigortacılık faaliyetleri çok yönlü katkılar sunar; ancak bunun süreçlere etkisi ne olur? Sigortacılık, finansçılığın önüne geçer mi?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER