Sigorta teknolojileri alanında faaliyet gösteren Lumnion, fiyatlama çözümlerinin yanı sıra IFRS 17 ve finansal raporlama alanındaki yeni ürünleriyle küresel pazarda büyümeyi hedefliyor. CEO Cenk Tabakoğlu, EY ile birlikte geliştirilen ve yüzde 95’i tamamlanan yeni ürünün 2026’da global satış kanallarına açılmasının şirket için önemli bir dönüm noktası olabileceğini söyledi.
SİGORTAMEDYA ÖZEL
Sigorta sektöründe artan rekabet ve hızla değişen maliyet dinamikleri, fiyatlama süreçlerini şirketler için stratejik bir alan haline getiriyor. Yapay zekâ ve makine öğrenmesi temelli analiz araçları, risk modellemesinden pazar verilerinin yorumlanmasına kadar uzanan daha dinamik fiyatlama modellerini mümkün kılarken; IFRS 17 gibi yeni düzenlemeler de finansal raporlama ve veri yönetimi süreçlerinde teknoloji kullanımını hızlandırıyor. Sigorta şirketlerinin bu dönüşüm sürecinde ihtiyaç duyduğu fiyatlama ve finansal analiz araçları giderek daha fazla önem kazanırken insurtech şirketleri de geliştirdikleri çözümlerle sektörde yeni bir alan açıyor.
Bu alanda faaliyet gösteren şirketlerden biri olan Lumnion’un Kurucu Ortağı ve CEO’su Cenk Tabakoğlu, Sigorta Ekranı programında Sigorta Medya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar’ın konuğu oldu. Programda sektörün fiyatlama dinamiklerinden IFRS 17 süreçlerine, yapay zekâ destekli fiyatlama modellerinden Lumnion’un yeni ürünlerine ve küresel büyüme hedeflerine kadar birçok başlık ele alındı.

Önceliğimiz Avrupa ve Körfez’de büyümek
Tabakoğlu, yayında şirketin küresel büyüme stratejisine yönelik bilgiler de verdi. Hedeflerinde Amerika pazarının da yer aldığını ancak ilk aşamada Avrupa ve Körfez bölgesine odaklandıklarını söyleyen Tabakoğlu, özellikle Kıta Avrupası’nda pazar payını artırmayı amaçladıklarını belirtti. Bu pazarlarda daha yüksek bir penetrasyon sağladıktan sonra yeni pazarlara açılmayı planladıklarını ifade eden Tabakoğlu, “Önce bu bölgelerde büyümeyi hedefliyoruz. Bir diğer önemli iş ortağımız olan SAP Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesinde çok güçlü. Ürünlerimizi SAP modüllerine entegre şekilde farklı pazarlarda da sunacağız” diye konuştu.
Hedeflerimizin yüzde 80’ini gerçekleştirdik
Tabakoğlu, şirketin kuruluşundan bu yana belirlediği hedeflerin büyük bölümünü hayata geçirdiğini belirterek Lumnion’un bugün geldiği noktadan memnun olduklarını söyledi. Tabakoğlu, önümüzdeki dönemde özellikle global pazarda büyümeyi hedeflediklerini ifade etti. Lumnion’un yaklaşık beş yıldır faaliyet gösterdiğini hatırlatan Tabakoğlu, “Kuruluş aşamasında koyduğumuz hedeflerin yüzde 80’inini gerçekleştirdik, yüzde 20’lik bir kısmı kaldı. Yeni kurulmuş bir şirket için beş yıl içinde bu noktaya gelmek önemli bir başarı” dedi.
Fiyatlama teknolojileri alanında dünyanın sınırlı sayıda oyuncusundan biri olduklarını belirten Tabakoğlu, “Bugün dünyada bu işi yapan yaklaşık beş şirket var ve onların arasında yer almak bizim için gurur verici. Teknolojimiz sayesinde Türkiye dışındaki pazarlarda da kendimize yer bulmaya başladık” diye konuştu.
Türkiye’den çıkan bir insurtech girişimi olarak bu ölçekte bir teknoloji geliştirmiş olmanın önemli olduğunu ifade eden Tabakoğlu, “Türkiye’den çıkıp bu alanda global ölçekte rekabet edebilen bir insurtech örneği çok fazla yok. 2026’nın ikinci yarısında ürünlerimiz pazara sunulduktan sonra global pazardaki penetrasyonumuzu daha net görmeye başlayacağız. 2027 yılında da bu sürecin sonuçlarını daha fazla hissetmeyi bekliyoruz” diye konuştu.
Öte yandan ürün geliştirme sürecinin hiçbir zaman tamamlanmadığını vurgulayan Tabakoğlu, teknoloji sektöründe sürekli yenilik yapılması gerektiğini söyledi. “Pazara ürün sunduktan sonra da şirketlerden sürekli geri bildirim geliyor. Bu aslında hiç bitmeyen bir süreç. Yeni özellikler eklemek, sistemi geliştirmek ve yeni teknolojileri adapte etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Lumnion 2025’i “kuluçka yılı” olarak geçirdi
2025 yılının şirket açısından yeni proje ve ürünlerin olgunlaştırıldığı bir dönem olduğunu söyleyen Tabakoğlu, “Geçen yıl bizim için aslında biraz kuluçka dönemi gibi geçti. 2026’da hayata geçireceğimiz bazı yeni proje ve ürünlerimizin geliştirmesini ve pazara sürülme aşamasını tamamladık” dedi. Lumnion’un ilk ürününün fiyatlama platformu olduğunu hatırlatan Tabakoğlu, şirketin bu alandaki çalışmalarını Türkiye ile sınırlı tutmadığını vurgulayarak “Herkes bizi fiyatlama tarafımızla biliyor. Burada güçlü bir şekilde ilerlemeye devam ediyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Körfez bölgesinde ve Almanya’da çalışmalarımız var. Almanya’da bir şirketimiz bulunuyor ve onun üzerinden de çok ciddi iş birlikleri ve projeler yürütüyoruz” diye konuştu.
Aktüerya çalışmalarının yalnızca fiyatlamadan ibaret olmadığını ifade eden Tabakoğlu, şirketin ürün portföyünü genişletmeye başladığını belirtti. Karşılık hesaplamaları ve IFRS 17’ye uygun finansal hesaplama süreçlerine yönelik çözümler geliştirdiklerini kaydeden Tabakoğlu, “Biz bu alanlarda da çalışmaya başladık ve ürün gamımızı genişletiyoruz” ifadelerini kullandı.
Finansal raporlama alanında yeni ürün yolda
Tabakoğlu, finansal raporlama alanında EY ile birlikte geliştirdikleri yeni ürünün yüzde 95 oranında tamamlandığını belirterek, “Bu ürün EY’nin global satış kanalları üzerinden de pazara sunulacak. 2026’da bizi en çok heyecanlandıran konu, bu yeni ürünün performansını görmek olacak” dedi. Geliştirilen nakit akış tahminleme modülünün yapay zekâ ve makine öğrenmesi temelli olduğuna dikkat çeken Tabakoğlu, “Bu modül küresel ölçekte önemli bir boşluğu doldurabilir. Dünyada bu tür nakit akış tahminleme modülünü geliştiren yalnızca iki şirket vardı. Üçüncüsü de biz olduk. Bu nedenle bizim için oldukça heyecan verici bir geliştirme süreci oldu” diye konuştu. EY ile kurulan iş birliğinin global pazara erişim açısından önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Tabakoğlu, “EY’nin satış ağları sayesinde ürünümüz dünyanın farklı ülkelerindeki sigorta şirketlerine ulaşabilecek. Bu da bize oldukça geniş bir küresel erişim imkânı sağlayacak” ifadelerini kullandı.
Kasko ve trafikte rekabet sürüyor, sağlık sigortaları öne çıkıyor
Sigorta sektöründe son dönemde büyük bir kırılma yaşanmadığını belirten Tabakoğlu, “Kasko ve trafik sigortaları rekabetin merkezinde olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde buna sağlık sigortalarının da ekleneceğini düşünüyoruz. Özellikle tamamlayıcı sağlık sigortasına bütün şirketlerin ciddi bir ilgisi var ve çok hızlı büyüyebilecek bir pazar olarak görülüyor” diye konuştu.
Kasko ve trafik branşlarında rekabetin süreceğini ancak bunun daha sürdürülebilir bir yapıda ilerleyeceğini düşündüğünü dile getiren Tabakoğlu, “Geçmişte zaman zaman oldukça sert rekabet dönemleri yaşandı. Artık böyle bir tabloyla çok karşılaşmayacağımızı düşünüyoruz. SEDDK’nın aldığı bazı kararların da bu anlamda olumlu etkileri var. Önümüzdeki dönemde kasko ve trafikte rekabetin sürdüğü, buna ek olarak sağlık sigortalarında yeni ürünler ve yeni dağıtım kanallarıyla rekabetin arttığı bir dönem görebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
IFRS 17 çalışmalarında entegre ama bağımsız platform yaklaşımı
Tabakoğlu, şirketin finansal raporlama alanındaki çalışmalarının sigorta şirketlerinin mevcut sistemleriyle entegre şekilde çalıştığını belirterek IFRS 17 kapsamında geliştirilen çözümlerin ağırlıklı olarak hayat dışı sigortalar tarafında konumlandığını söyledi. Geliştirilen araçların şirketlerin kullandığı raporlama sistemleri ve ana core altyapılarıyla entegre çalışacak şekilde tasarlandığını vurgulayan Tabakoğlu, amaçlarının manuel süreçleri azaltmak olduğunu belirtti. Tabakoğlu, “Veriyi ayrı bir yerde yeniden çalıştırmak ya da manuel müdahalelerle ilerlemek yerine teknolojiden yararlanarak bu manuelliği ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Dinamik fiyatlama veriye dayalı ve otomasyon odaklı bir model
Sigorta sektöründe fiyatlama süreçlerinde geçmişte daha manuel yöntemlerin kullanıldığını hatırlatan Tabakoğlu, dinamik fiyatlama yaklaşımının bu süreçleri büyük ölçüde otomatik hale getirdiğini söyledi. Tabakoğlu, geçmişte bazı şirketlerin rakip fiyatlarını referans alarak basit indirim stratejileri uyguladığını ancak teknolojinin sunduğu imkânlarla artık çok daha gelişmiş fiyatlama modellerinin mümkün olduğunu belirterek, “Bazı durumlarda şirketlerin rakip fiyatlarını alıp yüzde 20 altında fiyat vererek iş almaya çalıştığını görüyoruz. Bu da bir bakış açısı. Bu tür manuelliği otomasyona tabi tutmak mümkün ama nihai amaç bu olmamalı” dedi.
Lumnion’un geliştirdiği platformun fiyatlama sürecini uçtan uca yönetebilecek şekilde tasarlandığını belirten Tabakoğlu, platformun şirketlerden gelen geri bildirimler ve piyasa ihtiyaçları doğrultusunda sürekli geliştirildiğini söyledi. Sistemlerin sigorta şirketlerinin kullandığı ana yazılımlar ve core sistemlerle entegre çalıştığını vurgulayan Tabakoğlu, “Biz bütün sistemi ana sistemlerle konuşacak şekilde tasarlıyoruz. Bu sayede fiyatlama süreçleri daha sağlıklı yönetilebiliyor” diye konuştu.
Rekabet verisi fiyatlama kararlarında belirleyici oluyor
Fiyatlamanın yalnızca risk modellemesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Tabakoğlu, ticari hedeflerin ve pazar koşullarının da sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi. “Fiyatların kârlılık ya da pazar payı hedefleri doğrultusunda sahaya yansıtılması gerekiyor. Bunun için de etki analizleri yapılıyor ve alınan kararların sonuçları sürekli izleniyor” ifadelerini kullandı. Sigorta piyasasında yoğun bir rekabet bulunduğunu hatırlatan Tabakoğlu, “Şirketler yalnızca kendi risk modellerine göre hareket edemez. Bugün piyasada 30’dan fazla şirket var ve hepsi aynı pazarda rekabet ediyor. En doğru risk fiyatını hesaplasanız bile rakiplerin stratejilerine göre pozisyon almak zorundasınız” dedi. Bu nedenle pazar verilerinin fiyatlama sürecine dahil edilmesinin kritik olduğunu söyleyen Tabakoğlu, “Rakip fiyatları, pazar trendleri ve dağıtım kanallarından gelen veriler analiz edilerek şirketlerin pazardaki konumunu görmesi mümkün oluyor. Bu veriler rekabet hukukuna uygun şekilde, çoğu zaman anonimleştirilerek ve algoritmalarla analiz edilerek kullanılabiliyor” diye konuştu.
Makine öğrenmesi ve yapay zekâ sistemlerinin bu süreçte şirketlere içgörü sunduğunu belirten Tabakoğlu, “Sistem bazı alanlarda ‘burada pahalı görünüyorsunuz’ ya da ‘burada daha rekabetçi olabilirsiniz’ gibi öneriler geliştirebiliyor. Ardından yapılan etki analizleriyle alınan kararlar hızlı bir şekilde sahadaki fiyatlara yansıtılabiliyor” dedi.
Tabakoğlu, dinamik fiyatlama modelinin risk modellemesi, pazar verisi ve teknolojiyi bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirterek “Risk modelinizin üzerine pazar bilgisi ve rekabet verisini eklediğinizde çok daha dinamik bir fiyatlama döngüsü oluşuyor. Makine öğrenmesi ve yapay zekâ da bu süreci güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.
Şirketler ihtiyaçlarına göre modül bazlı çözümler kullanabilir
Tabakoğlu, Lumnion’un geliştirdiği sistemlerin sigorta şirketlerine uçtan uca fiyatlama yönetimi sunabildiğini ancak bunun zorunlu bir kullanım modeli olmadığını belirterek şirketlerin ihtiyaçlarına göre modül bazlı çözümlerden de yararlanabileceğini söyledi. Lumnion’un ürünlerinin modüler bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Tabakoğlu, şirketlerin ihtiyaç duydukları bölümleri bağımsız şekilde kullanabileceğini belirterek “Örneğin sadece pazar görünümünü takip etmek isteyen bir şirket ilgili modülü kullanarak piyasayı izleyebilir ve kendi fiyatlama yöntemlerini uygulamaya devam edebilir” diye konuştu. Bazı branşlarda risk modeli kullanımının sınırlı olabildiğine dikkat çeken Tabakoğlu, özellikle sağlık sigortalarında bunun daha az görüldüğünü söyledi. “Sağlık tarafında risk modeli çok yaygın kullanılmıyor. Ancak şirketler modern araçlarla en azından ‘nerede iyiyim, nerede geride kalıyorum’ sorusuna cevap bulabilir” ifadelerini kullandı.
Şirketler IT alanında önemli yatırımlar yaptı
Tabakoğlu, sigorta şirketlerinin son yıllarda IT alanında önemli yatırımlar yaptığını ve güçlü ekipler kurduğunu belirtti. Bazı şirketlerin teknokentlerde de projeler yürüttüğünü ifade eden Tabakoğlu, “Şirketlerin çok yetkin IT ekipleri var ve gerçekten iyi işler yapılıyor. Ancak bizim yaptığımız iş oldukça niş bir alan. Bu nedenle bu tür sistemleri şirketlerin kendi IT çerçevesi içinde tamamen baştan geliştirmesi oldukça zor. Çünkü farklı bir know-how gerektiriyor. Biz yaklaşık beş yıldır hem insan kaynağı hem de finansal olarak ciddi yatırımlar yapıyoruz” diye konuştu. Lumnion’un çözümlerinin şirketlerin IT ekipleriyle birlikte entegre edildiğini belirten Tabakoğlu, bu süreçte kurum içi ekiplerin önemli rol oynadığını ifade etti. “Şirketler modüllerimizi kendi altyapılarında en verimli şekilde nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyor. Entegrasyon süreçlerini de kendi IT ekipleriyle koordineli şekilde yürütüyoruz” dedi.
Veriyi doğru yorumlamak ve sonuçlarını izlemek kritik
Tabakoğlu, fiyatlama süreçlerinde verinin doğru yorumlanmasının belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “Burada önemli olan hem veriyi doğru yorumlamak hem de yapılan etki analizlerinin sonuçlarını sürekli izlemek. Analizlerin hangi sebep–sonuç ilişkisiyle ortaya çıktığını görmek ve buna göre aksiyon almak gerekiyor” dedi. Lumnion’un geliştirdiği sistemlerin şirketlere bu noktada güçlü bir analiz aracı sunduğunu belirten Tabakoğlu, “Bizim araçlarımız aslında bir analiz ekipmanı gibi çalışıyor. Siz bu araçları kullanarak çeşitli çıkarımlar elde ediyorsunuz. Ancak o çıkarımları yanlış yorumlarsanız sistemin sağlayabileceği katkı da sınırlı kalır” diye konuştu. Her sigorta şirketinin hedeflerinin farklı olabileceğine dikkat çeken Tabakoğlu, stratejilerin de buna göre şekillendiğini söyledi. “Örneğin büyük bir şirket yalnızca kârlılığa odaklanabilirken pazara yeni giren bir şirket pazar payını artırmayı öncelik haline getirebilir. Ancak bunu yaparken de belirli bir hasar–prim dengesi gözetmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Türkiye sigorta pazarı daha dinamik, fiyatlar sık değişiyor
Lumnion’un çözümlerinin global bir yapıda geliştirildiğini vurgulayan Tabakoğlu, “Gittiğimiz ülkelerde ürün üzerinde bir değişiklik yapmıyoruz. Temel yapı aynı şekilde çalışıyor” dedi. Ülkeler arasında yalnızca bazı analiz ve ölçüm ihtiyaçlarının farklılaşabildiğini belirten Tabakoğlu, “Her ülkenin kendine göre takip ettiği metrikler olabiliyor. Örneğin hasar–prim oranının dışında farklı göstergeler izlemek isteyebiliyorlar. Bu durumda analiz ekranlarına bazı ek metrikler ekliyoruz ama ürünün temel yapısı değişmiyor” diye konuştu. Farklılıkların daha çok pazar dinamiklerinden kaynaklandığını ifade eden Tabakoğlu, “Türkiye çok dinamik bir pazar. Neredeyse her gün yeni bir gelişme yaşanabiliyor ve fiyatların sık sık güncellenmesi gerekiyor. Özellikle yüksek enflasyon ortamı fiyatlama süreçlerini doğrudan etkiliyor. Maliyet tarafında da farklı enflasyon türleri etkili oluyor. İşçilik enflasyonu ayrı, yedek parça enflasyonu ayrı ilerliyor. Ayrıca araç markalarına ve elektrikli araçlara göre de maliyet dinamikleri değişebiliyor. Bu nedenle sigorta şirketlerinin pazarı daha yakından takip etmesi gerekiyor” açıklamalarında bulundu.
Değişen dünyada fiyatlama araçlarına olan ihtiyaç artıyor
Küresel ekonomik gelişmelerin sigorta piyasalarını daha hareketli hale getirdiğine dikkat çeken Tabakoğlu, değişen koşullara uyum sağlayabilen ülkelerde fiyatlama süreçlerinin giderek daha önemli hale geldiğini vurguladı. “Değişen dünyaya adapte olabilen ülkelerde piyasalar da daha dinamik hale geliyor ve şirketler fiyatlama konusunda farklı araçlara ihtiyaç duyuyor” ifadelerini kullandı.
Daha stabil pazarlarda şirketlerin fiyatlama süreçlerini daha seyrek aralıklarla güncelleyebildiğini söyleyen Tabakoğlu, “Örneğin, Almanya’da kasko poliçeleri genellikle yılda bir kez fiyatlanıyor. Ocak ayında yoğun bir yeniden fiyatlama dönemi oluyor ve şirketler portföylerini o dönemde güncelliyor. Sonrasında yıl boyunca fiyatlar çok sık değişmiyor” diye konuştu. Tabakoğlu, özellikle hızlı değişen piyasalarda veri ve teknoloji destekli fiyatlama araçlarının öneminin arttığını belirterek “Piyasayı sürekli izleyebilmek ve hızlı reaksiyon verebilmek için bu tür platformlar çok daha anlamlı hale geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Sektöre her alanda destek vermeye hazırız
Lumnion’un bir Türk şirketi olduğunu vurgulayan Tabakoğlu, “Biz bir Türk şirketiyiz ama global ölçekte iş yapıyoruz. Buna rağmen Türkiye bizim için çok önemli bir pazar. Çünkü geliştirdiğimiz yeni modelleri ve çözümleri ilk olarak burada hayata geçiriyoruz. Bir anlamda modellerimizi yetiştirdiğimiz yer Türkiye” dedi. Türkiye pazarında şirketlerle iş birliği konusunda ticari kaygılarının sınırlı olduğunu ifade eden Tabakoğlu, sigorta şirketlerine birlikte çalışma çağrısında bulundu. Tabakoğlu, “Türkiye pazarı için çok büyük bir ticari kaygımız yok. Bu nedenle ‘maliyetler yüksek olur’ gibi bir algı oluşmasını istemiyoruz. Özellikle Türkiye için böyle bir durum söz konusu değil” diye konuştu.
Lumnion ile çalışmanın kolay olduğunu vurgulayan Tabakoğlu, şirketlere yalnızca ürün değil aynı zamanda bilgi ve teknik destek de sunduklarını belirtti. “Bizimle çalışmak oldukça kolay. Şirketlerin bizimle iş birliği yapmasını istiyoruz. Hem ticari konularda hem de entegrasyon, know-how paylaşımı ve eğitim gibi alanlarda destek vermeye her zaman hazırız. Bizi sektördeki şirketler kendilerinden biri gibi görsün ve çözümlerimizi kullansınlar isteriz” ifadelerini kullandı.
Sigorta Ekranı:

