26 Şubat 2026, Perşembe

İşletmelerde risk bilinci arttı; ancak, alınacak daha çok yol var!

Türkiye’deki işletmelerde son yıllarda geçmişe göre risk bilincinin arttığını vurgulayan Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, “Ancak, alınacak daha çok yol var. İşletmelerin yangın çıkmaması için gerekli önlemleri alması ve personelini iyi eğitmesi şart” diyor.

ALP SÜER/SİGORTAMEDYA ÖZEL

Yaklaşık 15 yıl önce İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) düzenlenen sigortacılıkla ilgili bir toplantıya katılmıştım. Toplantıda söz alan bazı işletme sahipleri, sigorta şirketleri tarafından işletmelerinin sigortalanmadığından yakınıyorlardı. İşletme sahiplerinin bu iddiaları ile ilgili görüşlerini aldığımız sigortacılar ise söz konusu iddialara; “İşletmeler risk önlemlerini yeterince almıyor. Yangın dolapları olmayan işletmeler dahi var” yanıtını vermişlerdi. Aradan uzun bir zaman geçti. ‘Önleyici sigortacılık’ misyonunu benimseyen ve risk yönetimine önem veren sigorta şirketlerinin de yardımıyla işletmelerde risk bilinci ve riske karşı alınan önlemler arttı. Buna karşılık, Asaf Savaş Akat Hoca’nın deyişiyle “Risk perver” toplum olduğumuz için sigortasızlık ya da ‘eksik sigortalanma’ devam ediyor; başta küçük ve orta büyüklükte işletmeler (KOBİ) olmak üzere riske karşı halen yeterince önlem almayan işletme ve birey sayısı da azımsanmayacak boyutta.1’nci yılını dolduran, yüreklerimizi adeta yangın yerine çeviren Bolu Kartalkaya’daki otel yangını da işletmelerde riske karşı önlem alma ve risk gerçekleştiğinde bunun yönetilmesi konusunda da önemli dersler içeriyor. Geçtiğimiz ay, Genel Yayın Yönetmenimiz Can Kantar ile Türk Reasürans’a konuk olduk. Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç’la bu ayki kapak röportajımızı gerçekleştirdik. Türk Reasürans’ın Çekmeköy-İstanbul’daki Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz röportajda işletmelerde risk konusu da önemli bir yer tuttu. Koç da sektördeki birçok meslektaşı gibi işletmelerde son yıllarda risk bilincinin arttığı görüşünde. Buna karşın halen alınacak daha çok yolun olduğunu vurgulayan Koç, “İşletmelerin yangın çıkmaması için gerekli önlemleri alması ve personelini iyi eğitmesi şart” diyor.

Sigortalanmayan risklerle ilgili şikâyetler azaldı

Türkiye’de sigortalanmayan risklerle ilgili şikâyetlerin de her geçen gün azaldığını vurgulayan Koç, “2023’teki depremler sonrasında sigortalanmayan risk şikâyetleri artmıştı. Çünkü reasürörler kapasiteyi düşürmüştü. Bu şikayetler 2024 ve 2025’de azaldı. O tarihte sigortalanmayan risklerin birçoğu artık sigortalanıyor” diye konuşuyor. Buna karşın sigortalanmayan işletmelerde, risk yönetimi açısından sorunları örneklerle açıklayan Koç, şunları söylüyor: “Sözgelimi çırçır fabrikalarında pamuk ipliği depolanıyor. Tam yanında bir çalışan sigarasını içiyor. Şirket sahibi ‘gel burayı sigortala’ diyor. Ayrıca sigortalanmayan riskler konusu önlemlerle de sınırlı değil. Birçok fabrikada yangın tüpü, yangın hortumu ya da sprinkler (yağmurlama) sistemi var. Ancak, 2 temel eksiklik söz konusu. İlki, bazı fabrikalarda bu sistemler çalışmıyor. Sözgelimi yangın hortumu konan yerin önüne depo yapılmış. Gerektiğinde yangın hortumuna ulaşamıyorsun. İkincisi ve çok daha önemlisi, çalışanlar bu sistemleri kullanmayı bilmiyor.” İşletmelerin yangın konusunda gerekli önlemleri alması ve iş güvenliği kapsamında düşünerek çalışanlara bu konuda rutin eğitim vermelerinin gerekli olduğunu belirten Koç, “İşletme sahibi bir fabrika kurarken, yangını düşünerek kurmalı. Fabrikanın dizaynını buna göre yapmalı. Devamında yangın önlemleri ile birlikte tüm personel olası bir yangına karşı eğitimli olmalı. Hatta işletmeye yeni katılan bir personel bile bir yangın çıktığında ne yapacağını iyi bilmeli“ diyor. 

ZAS ile 4-5 yılda sigortalılık oranı yüzde 90 seviyesine ulaşabilecek

Türk Reasürans bilindiği gibi Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun da (DASK) teknik işleticiliğini yürütüyor. DASK’tan konu açılınca hemen akla bu yıl yasalaşması beklenen Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) geliyor. Koç, ZAS ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: “ZAS ile depremin dışında sel, taşkın, heyelan, fırtına, çığ, dolu ve orman yangını gibi riskleri teminat altına almaya başlayacağız. Böylece tüm konutları güvence altına almayı hedefliyoruz. Daha önce kapsam dışında bulunan köy, mezra alanları da ZAS ile sigorta kapsamına dahil edilecek, dolayısıyla sigorta paydamız da genişlemiş olacak. Eskiden sadece belediye sınırları içerisindeki konutlara deprem sigortası yapıyorduk, artık köy alanlarını da içine alan bir yapıya geçilecek. 2026 yılında, ZAS’ın yasalaşıp devreye alınmasını bekliyoruz.” Koç, ZAS’ın başlamasıyla 4-5 yıl içinde sigortalılık oranının yüzde 90 seviyesine ulaşabileceğini öngördüklerini vurguluyor.

Kütlü pamuk işleyen fabrikada pamuğun yanı başında sigara içenler gördük!

Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, daha önce sigorta şirketinde genel müdürlük yaptığı dönemde risk yönetimine önem veren kurumsal bir müşterisiyle ilgili şu anekdotu paylaştı:“O dönemde, Eskişehir’de sünger üreten bir fabrikayı sigortalıyorduk. Harikulade bir yerdi. Hâtta, işletme sahibini her ziyarete gittiğimizde; “Özgür, eksik bir yer var mı? Eğer varsa, tamamlayayım” diye sorardı. Böyle sanayiciler de var.” Bunun tam tersi bir örnek olarak barut yapımında kullanılan kütlü pamuk üreten bir işletmeden de bahseden Koç, “Kütlü pamuk yandığında bunu söndüremiyorsun. Suya batırdığın zaman bile yanmaya devam ediyor. Böyle bir işletmeye gidiyorsunuz; çalışanların pamuğun hemen yanında sigara içtiğini görüyorsunuz. Ardından da sigortacıya gidip bu yerin sigortalanmasını istiyorlar. Artık böyle bir dünya yok.”

Türk Reasürans 5 yılda 47,6 milyar TL primi yurt içinde tuttu

  • Türkiye’de tutulan prim tutarı 47,6 milyar TL seviyesine ulaştı.
  • Öz sermaye 9 milyar TL’nin, aktif büyüklük ise 29 milyar TL’nin üzerine çıktı. 
  • Brüt prim üretimi 15,4 milyar TL, net kâr 3,1 milyar TL’ye yükseldi.
  • Konsolide olarak pazar payı yüzde 60 seviyelerinde bulunuyor.
Yapay zeka görseli

Trabzonspor sevdalısı, Aşık Mahsuni Şerif dinliyor, bağlama çalmayı da çok seviyor

Her röportajımızın sonunda kapak konuğumuzun biraz da özeline giriyoruz. Konuğumuzu sigortacı ve finansçı kimliği dışında tanımak istiyoruz. Geleneğimizi bozmadık. Bu kez de kayıt cihazımızı Özgür Bey’e uzattık. Koç’un aslında sektörde de yakın arkadaşları arasında iyi bilinen birkaç yönü var. (Bunu son röportajımızda bir kez daha dile getirdi) Kendisi Türk Halk Müziği tutkunu. Türkü dinliyor.  Çok güzel de ‘bağlama’ çaldığı biliniyor. Bağlama üstatları arasında Aşık Mahsuni Şerif ve Arif Sağ’ın kendisi için ayrı bir yerinin olduğunu söylüyor. Koç’un 2’nci en iyi bilinen yönü de Trabzonspor aşkı. Trabzonspor Kulübü’nün Teknik Direktör olarak Fatih Tekke tercihinden de son derece memnun. Koç, Fatih Hoca’nın takımı o eski güzel günlerine döndüreceğine inanıyor. Bunlar dışında uzun yürüyüşler yapmayı da çok sevdiğini dile getiren Koç, aynı zamanda iyi bir aile babası. İşten arta kalan zamanlarını eşi ile 3 kızı ve en küçük oğlu Ali’ye ayırıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER