Hükümet, Türkiye’de nüfusun hızla yaşlanmasıyla birlikte artan bakım ihtiyacına karşı yeni bir yaşlılık ve uzun dönemli bakım sigortası modeli üzerinde çalışıyor. Planlanan sistemin, yaşlılık ya da bakıma muhtaçlık durumunda devreye girmesi ve primlerin büyük bölümünün devlet tarafından karşılanması öngörülüyor.
Yeni modelin önümüzdeki günlerde Ekonomi Koordinasyon Kurulu gündemine gelmesi bekleniyor. Uygulamanın, yaşlanan nüfusun sosyal güvenlik sistemi üzerindeki mali yükünü azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.
Primlerin büyük kısmını devlet karşılayacak
Yeni sistem kapsamında vatandaşların sınırlı bir katkı payı ödeyeceği, ancak primlerin büyük bölümünün devlet tarafından finanse edileceği ifade ediliyor. Cumhurbaşkanlığı’nın 2026 Yılı Yıllık Programı’na da giren düzenleme ile yaşlı bakım hizmetlerinin finansmanı için uzun dönemli bakım sigortası altyapısının oluşturulması planlanıyor.
Programda, yaşlı bakım hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde finanse edilmesine yönelik çalışmaların hızlandırılacağı vurgulanıyor.
Evde ve kurumda bakım hizmetleri kapsama alınacak
Hayata geçirilmesi planlanan sistemle, özel bakım hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması amaçlanıyor. Uzun dönemli bakım sigortası kapsamında; evde hemşire ve hasta bakıcı hizmetleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ve tıbbi ekipman ve bakım destekleri yer alacak.
Demans, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıkların takibi ve bakımı da sigorta kapsamına alınacak. Sistem, vatandaşların yaşlılık döneminde ister evde ister bakımevinde oluşacak bakım giderlerinin karşılanmasını öngörüyor.
Yaşlı nüfus hızla artıyor
Türkiye’de yaşlı nüfus oranı yüzde 10,6 ile tarihsel olarak en yüksek seviyeye ulaşırken, bazı illerde bu oran yüzde 20’nin üzerine çıktı. Toplam doğurganlık hızının 3 ve üzerinde olduğu il sayısı 2017’de 10 iken, 2024 itibarıyla bu düzeyi yakalayabilen tek il Şanlıurfa oldu.
İlgili kurumların projeksiyonlarına göre mevcut eğilimlerin sürmesi halinde, yakın gelecekte nüfusun önemli bir bölümünü 65 yaş ve üzeri bireyler oluşturacak. Bu durum, Türkiye’de bakıma muhtaç nüfusun da hızla artmasına yol açacak.

