Hepiyi Sigorta Teknik ve Hasardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Doğdu, hasar yönetiminde hız ve müşteri memnuniyetini merkeze alan bir anlayışla ilerlediklerini belirterek “Hasardan finansal kazanç elde etmeyi değil, hızlı ve şeffaf ödeme ile kalıcı memnuniyet yaratmayı hedefliyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarıyla müşteri deneyiminde çıtayı daha da yükselteceğiz” dedi.
SİGORTAMEDYA ÖZEL
Sigorta sektöründe rekabet giderek fiyat odaklı yapıdan hizmet kalitesi, hız ve müşteri deneyimi odaklı bir modele evriliyor. Artan maliyetler, yükselen müşteri beklentileri ve dijitalleşmenin hız kazanması, şirketleri yalnızca ürün ve fiyat rekabetiyle değil; hasar yönetimi performansı, teknolojik altyapı ve paydaş yönetimiyle de öne çıkmaya zorluyor. Özellikle hasar süreçlerinde şeffaflık, hızlı ödeme ve uçtan uca dijital takip gibi unsurlar sektörün yeni rekabet alanları haline gelirken şirketler müşteri memnuniyetini kalıcı hale getirecek bütüncül hizmet modellerine yöneliyor. Bu dönüşüm sürecinde Hepiyi Sigorta, hasar yönetiminde hız ve teknoloji odaklı yaklaşımıyla dikkat çeken şirketler arasında yer alıyor. Hepiyi Sigorta Teknik ve Hasardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Doğdu, Sigorta Ekranı’nda Sigorta Medya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar’ın sorularını yanıtladı. Yayında hasar yönetiminde hızlı ödeme ve müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşım, dijitalleşme ve yapay zekâ destekli süreçler, servis ve acente yönetimi ile konut sigortasında büyüme hedefleri başta olmak üzere şirketin yeni dönem öncelikleri ele alındı.

Yeni yılda “Hep iyi hizmet” yaklaşımı öne çıkıyor
2026 yılına hızlı ve yoğun bir gündemle girdiklerini belirten Doğdu, yılın ilk aylarında birçok projeyi eş zamanlı yürüttüklerini aktardı. Yeni yıla şirketin hizmet anlayışını öne çıkaran yeni reklam filmleriyle başladıklarını söyleyen Doğdu, “Hep iyi hizmet, hep iyi fiyata, hep iyi sigorta” yaklaşımının kuruluşlarından bu yana benimsedikleri temel anlayış olduğunu söyledi. Hizmetin her zaman öncelikleri olduğunu belirten Doğdu, nihai müşterilerin yanı sıra iş ortaklarına da aynı kalite anlayışıyla yaklaştıklarını vurgulayarak “Anlaşmalı servislerimiz, tedarikçilerimiz ve eksperlerimiz başta olmak üzere tüm iş ortaklarımıza iyi hizmet vermeye çalışıyoruz. Onlardan da beklentimiz, nihai müşterilerimize aynı şekilde
iyi hizmet sunmaları” ifadelerini kullandı.
Güçlü bir hasar yönetimi ekibi oluşturduk
Kuruluşlarından bu yana insan kaynağına önemli yatırımlar yaptıklarını belirten Doğdu, güçlü bir hasar yönetimi ekibi oluşturduklarını ve teknoloji yatırımlarını önceliklendirdiklerini söyledi. Doğdu, “Hasar süreçlerini daha hızlı yönetebilmek için teknolojiye çok büyük yatırımlar yaptık. IT ekibimiz bu süreçte çok yapıcı davranıyor. Bu sinerji bizim için çok önemli” dedi.
Hasardan finansal gelir elde etme yaklaşımımız yok
Hasar yönetiminde hızlı ödeme yaklaşımını benimsediklerini vurgulayan Doğdu, “Hiçbir zaman hasar ödemelerinden finansal gelir elde edelim anlayışında olmadık. Hasarı hızlı şekilde ödeme tarafında olduk. Haftalık, 15 günlük ya da aylık ödeme planlarıyla finansal kazanç sağlama çabamız olmadı. Özellikle son iki yılda, finansal gelirlerin yüksek olduğu dönemde dahi hızlı ödeme politikasından vazgeçmedik. Böyle
bir dönemde bu hizmet kalitesini verebilmek ve ödemeleri bekletmeden yapmak, memnuniyetin ana unsurlarından biri oldu” dedi.
Pozitif geri dönüşler hizmet farkını ortaya koyuyor
Doğdu, tüm bu yatırımların ve yaklaşımın olumlu sonuçlarını görmeye başladıklarını belirterek “Pozitif geri dönüşleri gördükçe hizmetimizin farklılaştığını hissediyoruz. Bunu herkesin hissetmesini istediğimiz için reklamlarımızda da kullanmaya başladık. Gerçekten müşteriye iyi hizmet vermek bizim asıl hedefimiz. Sektördeki genel iyileşmeyi de kabul ederek kendimizle yarışmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Hasar süreci ihbarla başlıyor, tüm paydaşların hızına bağlı ilerliyor
Hasar yönetiminde hızın yalnızca ödeme aşamasıyla sınırlı olmadığını belirten Doğdu, sürecin ihbar anından itibaren tüm paydaşların koordinasyonu ile ilerlediğini ifade ederek “İhbarın hızlı ve doğru alınması, eksperin hızlı atanması ve serviste gerekli tespitlerin yapılması gerekiyor. Servisin aracı hızlıca kabul etmesi ve onarımın kısa sürede tamamlanması önemli. Tüm bu süreçler paydaşların memnuniyetiyle mümkün oluyor” diye konuştu.
Sektör genelinde gecikmelere yol açabilen dış faktörlere de değinen Doğdu, yurt dışından parça tedariği ve servis yoğunluğunun zaman zaman süreci uzatabildiğini belirtti. Buna rağmen servis ve iş ortaklarına iyi hizmet sunmanın, nihai müşteriye verilen hizmetin kalitesini doğrudan etkilediğini kaydetti. Hasar dosyası kapandığında ödeme süreçlerinin oldukça hızlı ilerlediğini vurgulayan Doğdu, dosya inceleme süresinin bir-iki gün gibi kısa bir zaman diliminde tamamlandığını ve değer kaybı ödemelerinin de eksper raporu doğrultusunda gerçekleştirildiğini ifade etti.
Hasar sürecinde yalnızca müşterilere değil, servisler, eksperler ve tedarikçilere de hızlı ödeme yapıldığını belirten Doğdu, “Parça tedariği tamamlanıp onaylandığında dosya kapanmadan dahi tedarik ödemelerinin gerçekleştirilebiliyor. Bu da iş ortaklarıyla kurulan güçlü iş birliğini destekliyor. Bugün sektörün en hızlı ödeme yapan şirketlerinden biri konumuna geldik. Bu yaklaşımı sürdürmek istiyoruz” dedi.
Süreç daha hızlı ve pratik hale geldi
Hasar süreçlerinde dijital altyapının önemli rol oynadığını vurgulayan Doğdu, ihbar aşamasından ödeme anına kadar tüm sürecin müşteriler tarafından takip edilebildiğini belirtti. Hasarın açıldığı an, eksper atama zamanı, çekici ve ikame araç hizmetleri, parça tedariki, eksper raporunun kapanışı ve ödeme bilgileri gibi tüm adımların sistem üzerinden görülebildiğini ifade eden Doğdu, “Eksik evraklar da bu ekranlarda görülebiliyor. Söz konuş evrakların tamamlanmasını kolaylaştırmak için süreci bir adım ileri taşıdık. Müşterilere ve servis ağlarına WhatsApp üzerinden eksik evrak listesi gönderiyoruz. Belgeler de fotoğrafla doğrudan sisteme yüklenebiliyor. Bu sayede süreç daha hızlı ve pratik hale geldi” açıklamalarında bulundu.
Hasar süreçlerinde acentelerden beklentimiz rehberlik ve iletişim
Hasar süreçlerinde acentelerin rolüne değinen Doğdu, özellikle pert hasarlarda müşterilerin süreçlere yabancı olabildiğini ve bu noktada acentelerin rehberliğinin önem taşıdığını söyledi. Araç rayiç değeri, hasarlı değer ve sovtaj gibi teknik konuların müşteriler açısından karmaşık olabildiğini belirten Doğdu, acentelerin bu alanlarda müşteriye destek olmasının pert ödeme süreçlerinin daha hızlı tamamlanmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Hasar yönetimini merkezi ve dijital bir yapıyla yürüttüklerini belirten Doğdu, acentelerin mümkün
olduğunca operasyonel yükten uzak tutularak satış ve müşteri ilişkilerine odaklanmalarını istediklerini vurguladı. Acentelerin hasar operasyonlarıyla daha az zaman kaybederek müşteri ilişkilerine yoğunlaşmasının hem müşteri memnuniyetini hem de acente performansını artıracağını dile getiren Doğdu, süreçlerin sorunsuz ve görünmez şekilde ilerlemesinin en önemli hedeflerden biri olduğunu söyledi. Bununla birlikte, müşterinin acenteye ulaştığı ve özel bilgilendirme ihtiyacı doğduğu durumlarda hızlı geri dönüş yapılmasının önemine dikkat çeken Doğdu, müşteri hizmetlerinin bu konuda titizlikle çalıştığını belirtti. Acentelerden gelen geri bildirimlerin dosya bazında yeniden değerlendirme yapılmasını sağladığını ifade eden Doğdu, süreçte yaşanan pürüzlerin giderilmesi için açık iletişim yaklaşımını sürdürdüklerini sözlerine ekledi.
Rekabet hizmet kalitesine kayarken hızlı hasar ödeme öne çıkıyor
Sigorta sektöründe rekabetin fiyat odaklı yapıdan hizmet kalitesi odaklı bir yapıya evrildiğini belirten Doğdu, hızlı hasar ödeme yaklaşımının sektörde giderek daha fazla karşılık bulduğunu söyledi. Şirket olarak hasar ödeme süreçlerinde hız ve müşteri memnuniyetini merkeze aldıklarını vurgulayan Doğdu, dosya kapandığı anda ödemenin en kısa sürede yapılmasını hedeflediklerini ifade etti. Bu kapsamda günlük iki ödeme modeli uyguladıklarını belirten Doğdu, sabah kapatılan dosyaların öğleden sonra, öğleden sonra kapatılan dosyaların ise bir sonraki gün sabah saatlerinde ödendiğini aktardı. Hafta sonu ödeme uygulamasının da özellikle bireysel müşterilerin memnuniyetini artırmak amacıyla devreye alındığını kaydeden Doğdu, “Servis ve iş ortaklarımıza zaten düzenli olarak ödeme yapıyoruz. Hafta sonu uygulaması bireysel müşterilerin ödemelerinin gecikmemesi için uygulanıyor. Cuma günü öğleden sonra kapanan dosyaların pazartesi gününe kalmaması için hafta sonu da ödeme yapıyoruz” dedi.
Yüksek faiz ortamında ödemeleri bekletmenin finansal getiri sağlayabileceğine dikkat çeken Doğdu, buna rağmen finansal kazanç yerine müşteri memnuniyetini önceleyen bir yaklaşım benimsediklerini vurguladı. Sektörde hizmet kalitesi alanında rekabetin arttığını belirten Doğdu, Hepiyi Sigorta’nın bu alanda kendisiyle yarıştığını söyledi ve ekledi: “Rekabette herkes kendi alanında iyileştirmeler yapıyor. Biz ise günde iki ödeme, hafta sonu ödeme gibi uygulamalarla hizmet hızını sürekli artırmaya çalışıyoruz. Amacımız müşterinin hasar ödemesini beklemeden alması ve memnuniyetin en üst seviyede olması.”
Servis ağında kalite ve hız birlikte gözetiliyor
Hasar süreçlerinde servis ağının müşteri deneyimi açısından kritik rol oynadığını belirten Doğdu, “Servisler bizim müşteriye karşı vitrinimiz. Serviste yaşanacak bir sorun doğrudan sigorta şirketine yansıyor. Bu nedenle anlaşmalı servislerimizi müşteriye en iyi hizmeti verebilecek şekilde özenle seçiyoruz” dedi. Türkiye genelinde geniş bir servis ağıyla hizmet verdiklerini ifade eden Doğdu, 2 bin 310 anlaşmalı servis ve 950 cam servisinden oluşan bir yapıya sahip olduklarını belirtti. Hasar anında müşterinin mağdur edilmeden hızlı şekilde hizmet almasının öncelikli hedef olduğunu vurgulayan Doğdu, 29 ilde “hızlı servis” olarak adlandırılan özel anlaşmalı servislerin bulunduğunu söyledi. Bu servislerin, hasar dosyalarını önceliklendirerek daha kısa sürede sonuçlandırmaya odaklandığını kaydetti.
Kalite standartları ve sertifikasyon önemli
Servis seçiminde kalite standartlarının belirleyici olduğunu ifade eden Doğdu, ISO 9001 başta olmak üzere Türk Standartları Enstitüsü’nün ilgili sertifikalarına sahip olmanın önemli kriterler arasında yer aldığını belirtti. Doğdu, “ISO 9001 sertifikası, TSE’den 12047 veya 13168 belgeleri bizim için önemli. Servisin otopark imkânının olması, müşterinin bekleyebileceği bir alanın bulunması gibi unsurlar da değerlendirme kriterlerimiz arasında” dedi. Müşteri konforunun da en az teknik kalite kadar önemli olduğunu vurgulayan Doğdu, aracın doğru ve hızlı şekilde onarılması ile serviste sunulan hizmet kalitesinin birlikte değerlendirildiğini ifade etti. Nitelikli hasar yönetimi için tüm paydaşlar aynı standartta olmalı Anlaşmalı servislerin düzenli olarak saha ekipleri tarafından ziyaret edildiğini ve hizmet kalitesinin sürekli takip edildiğini belirten Doğdu, hızlı ve kaliteli hizmet sunabilmek için iş ortaklarının da aynı standartlara sahip olması gerektiğini söyledi. Tedarik zincirinde de benzer bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Doğdu, “Doğru parçanın hızlı şekilde temin edilmesi, onarım sürecini doğrudan etkiliyor. Partnerlerimizi çok özenle seçiyoruz. Hizmetin aksamaması ve müşterinin servisten memnun ayrılması bizi de memnun ediyor. Hızlı ve kaliteli hasar yönetimi için tüm paydaşların aynı standartta olması gerekiyor” diye konuştu.
Oto dışı branşlarda da hasar süreçleri hız ve teknoloji temelli yönetiliyor
Doğdu, oto dışı branşlarda da hasar süreçlerinin hız ve teknoloji temelli yönetildiğini belirterek özellikle hukuk süreçlerinde istatistiklerin, performans verilerinin ve teknolojik gelişmelerin masaya yatırıldığı bir yapı kurduklarını, bu yaklaşımın da tahkim süreçlerine olumlu yansıdığını kaydetti. “Hasarı hızlı ödediğinizde tahkime gitme oranı da düşüyor” diyen Doğdu, özellikle değer kaybı dosyalarının üç gün gibi kısa sürede sonuçlandırıldığını, tahkime taşınan dosyalarda ise hızlı açılış, doğru bilgilendirme ve etkin takip sayesinde sürecin etkin şekilde yönetildiğini dile getirdi.
Konut hasarlarında hedef anlık ödeme
Konut hasar süreçlerine de değinen Doğdu, hedeflerinin yalnızca aynı gün ödeme yapmak olmadığını, mümkün olan en kısa sürede, hatta anlık ödeme gerçekleştirmek olduğunu belirtti. Doğdu, “Müşteri dahili su hasarı olduğunu söylüyor, iki fotoğraf gönderiyor. Metrekare bilgisi ve hasarın kapsamı netleştiğinde, telefondayken ödemeyi yapabilmek istiyoruz. Bizim hedefimiz bu” ifadelerini kullandı. Aynı gün ödeme uygulamasının bile ileride yeterli olmayacağını ifade eden Doğdu, sürecin müşteri telefonu kapattığında hesabında parayı göreceği noktaya taşınması için çalıştıklarını kaydetti. “Yarın öbür gün anında hasar ödeyeceğiz” diyen Doğdu, müşteri araması sırasında gerekli bilgilerin alınarak sürecin aynı anda sonuçlandırılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
Yapay zekâ ile suistimal tespiti ve süreç verimliliği güçleniyor
Hasar süreçlerinde hızın artırılmasıyla birlikte suistimal risklerinin de yakından takip edildiğini belirten Doğdu, teknoloji ve yapay zekâ destekli sistemlerin bu alanda etkin şekilde kullanıldığını söyledi. Hızlı ödeme süreçlerinde tüm dosyaların belirli filtrelerden geçtiğini ifade eden Doğdu, özellikle teknoloji destekli uygulamalarda güçlü kontrol mekanizmalarının devreye alındığını vurguladı. Sigorta sektöründe suistimal tespitine yönelik sistemlerin geçmişte daha çok kural bazlı çalıştığını hatırlatan Doğdu, teknolojideki gelişmelerle birlikte yapay zekâ ve makine öğrenmesi temelli, kendi kendine öğrenen sistemlerin öne çıktığını belirtti. Bu teknolojiler sayesinde fraud tespitine yönelik analizlerin daha etkin yapılabildiğini dile getiren Doğdu, hızlı sonuçlandırılabilecek hasar dosyalarının “yeşil dosya” olarak sınıflandırıldığını ve bu dosyaların daha kısa sürede tamamlandığını söyledi. Şüpheli ya da detaylı inceleme gerektiren dosyaların ise sistem tarafından filtrelendiğini, yanlış hasar ödemelerinin önlenmesinin hem şirket hem de iyi niyetli müşteriler açısından kritik olduğunu vurguladı. Teknolojinin yalnızca suistimal tespitinde değil, operasyonel verimlilikte de önemli rol oynadığını belirten Doğdu, otomatik sonuçlandırılabilecek dosyaların ayrıştırılması sayesinde dosya yöneticilerinin daha karmaşık ve kritik dosyalara odaklanabildiğini ifade etti. Doğru dosyanın doğru şekilde değerlendirilmesinin öncelikli hedef olduğunu söyleyen Doğdu, teknolojinin doğru kullanımının hem hızlı hem de sağlıklı sonuç üretimini mümkün kıldığını kaydetti.
Hasar süreçlerinde dakika bazlı şeffaflık ve izlenebilirlik yaklaşımı
Hasar süreçlerinde şeffaflığın hem müşteri hem acente hem de iş ortakları açısından kritik olduğunu belirten Doğdu, tüm adımların dakika bazında izlenebilir hale getirildiğini söyledi. Şeffaflığın yalnızca sonuçla sınırlı olmadığını, sürecin her aşamasını kapsadığını vurgulayan Doğdu, hasar ihbarının alındığı an, eksper ataması, tedarik süreci ve ödeme adımlarının sistem üzerinden ayrıntılı şekilde takip edilebildiğini ifade etti.
Hasar dosyalarının tüm paydaşlar tarafından görüntülenebildiğini belirten Doğdu, dosyanın açıldığı zaman, eksper atama tarihi, parça tedarik süreci, eksik evrak durumu, ödeme tarihi ve yapılan işlemlerin sistemde yer aldığını aktardı. Olası bir gecikme ya da kesinti durumunda nedenlerin de açıkça görülebildiğini söyleyen Doğdu, “Bir gecikme varsa bunun nerede yaşandığı görünür olmalı ki hızlıca müdahale edilebilsin” dedi.
Hasar ödemelerinde yapılan kesintilerin gerekçelerinin de sistem üzerinden izlenebildiğini belirten Doğdu, eksik evrak nedeniyle yapılan kesintilerin belgelerin yüklenmesiyle birlikte otomatik olarak kontrol edilip düzeltilebildiğini kaydetti. Bazı işlemlerin dosya yöneticisine dahi düşmeden sistem tarafından sonuçlandırılabildiğini ifade etti. Şeffaflık yaklaşımının sürekli gelişim anlayışıyla desteklendiğini vurgulayan Doğdu, müşterilerden, acentelerden ve iş ortaklarından gelen geri bildirimlerin süreç iyileştirmede aktif olarak kullanıldığını söyledi. Doğdu, şeffaflığın yalnızca bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda hizmet kalitesini artıran bir gelişim aracı olduğunu dile getirdi.
Uzayan hasar dosyalarında tedarik ve servis yoğunluğu etkili olabiliyor
Hasar ödeme sürelerinin ortalama performans üzerinden değerlendirildiğini belirten Doğdu, bazı dosyalarda sürenin uzamasının tedarik ve servis kaynaklı nedenlerden kaynaklanabildiğini söyledi. Doğdu, şirketin ortalama hasar ödeme süresinin 16 gün seviyesinde olduğunu ifade ederek “Bir günde ödediğimiz dosyalar olduğu gibi 30-40 güne uzayan dosyalar da olabiliyor. Bu ortalamayı etkileyen temel nedenler çoğunlukla yurt dışı parça tedariği ve servis yoğunluğu” dedi. Distribütörlerin artık stokla çalışmaması nedeniyle birçok parçanın yurt dışından temin edildiğini ve bu süreçte araçların beklemek zorunda kalabildiğini dile getiren Doğdu, bazı servislerin yoğunluk nedeniyle müşteriye ileri tarihli randevu vermesinin de dosya kapanış süresini uzatabildiğini ifade etti. Bu noktada servislerin randevu ve öncelik yönetiminin önemine dikkat çeken Doğdu, anlaşmalı servislerin süreci geciktirmemesi konusunda hassasiyet gösterdiklerini, gerekli durumlarda iş birliklerini yeniden değerlendirebildiklerini belirtti.
Dijital teklif süreci acente rekabeti amacı taşımıyor
Dijital kanallar üzerinden kasko ve trafik tekliflerinin iletilmesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Doğdu, şirketin doğrudan satış sayfasının yalnızca müşterinin kendi talebiyle işlem yaptığı bir yapı olduğunu vurguladı. Doğdu, dijital kanalları daha çok online platformları tercih eden ve işlemlerini uygulamalar üzerinden gerçekleştiren bir müşteri kitlesine alternatif sunmak amacıyla kullandıklarını ifade ederek bu uygulamanın acentelerle rekabet amacı taşımadığını söyledi. “Biz en geniş acente ağına sahip şirketlerden biriyiz ve acentelerimiz bizim için kritik önemde” diyen Doğdu, bazı durumlarda acente müşterisinin dijital platform üzerinden poliçe satın alması halinde dahi komisyon ödemesinin sürdüğünü belirtti. Dijital platformları tercih eden bir müşteri kitlesinin varlığını kabul ettiklerini belirten Doğdu, bu müşterilere alternatif sunmanın sektörün doğal dönüşümünün bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.
Konut sigortasında büyüme stratejisi ve risk bazlı fiyatlama yaklaşımı
Konut sigortasının şirketin büyüme planlarında önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Doğdu, bireysel müşterinin tüm sigorta ihtiyaçlarını tek çatı altında karşılamayı hedeflediklerini dile getirdi. Araç, konut, sağlık ve seyahat sigortası gibi ürünlerin bütüncül bir yaklaşımla sunulmasını amaçladıklarını belirten Doğdu, şirketin kurumsal segmentten ziyade bireysel müşterilere odaklandığını ve bu nedenle konut sigortasında pazar payını artırmayı hedeflediklerini söyledi. Konut branşında fiyatları artırarak küçülmeye yönelik bir strateji izlemediklerini vurgulayan Doğdu, hasar süreçlerinin etkin ve hızlı yönetimiyle müşteri memnuniyetini artırarak büyümeyi sürdürmek istediklerini ifade etti. Konut sigortası fiyatlamasında enflasyonun yanı sıra artan iklimsel riskler ve bölgesel hasar frekanslarının da etkili olduğunu belirten Doğdu, risk bazlı fiyatlama yaklaşımının devam ettiğini kaydetti.
Şüpheli dosyalarda dış araştırma süreci devreye giriyor
Doğdu, kasko hasar süreçlerinde bazı dosyaların olası suistimal risklerinin doğru değerlendirilmesi amacıyla dış araştırmacılara yönlendirilebildiğini belirtti. Şüpheli görülen dosyalarda belgelerin tek başına yeterli olmayabildiğini ifade eden Doğdu, olayın gerçekleştiği yer ve koşullara ilişkin ek incelemelerin gerekebildiğini söyledi. Bu kapsamda dış araştırmacıların sahada inceleme yaparak bilgi ve belge topladığını, araştırma süresinin dosyanın niteliğine ve kapsamına göre değişebildiğini dile getirdi.
Sigorta Ekranı:

