23 Şubat 2026, Pazartesi

BNP Paribas Cardif Türkiye’den BES’in yapısal gücüne vurgu

Yaklaşık 18 milyon katılımcı ve 2,5 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğüyle BES büyümeyi sürdürürken, BNP Paribas Cardif Türkiye sistemin yapısal gücüne, uzun vadeli getirisine ve güncellenen devlet katkısına rağmen sunduğu avantajlara dikkat çekti.

Yaklaşık 18 milyon katılımcı ve 2,5 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğüyle Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Türkiye’nin en büyük tasarruf platformu konumunu güçlendiriyor. “Değişen dünyanın sigortacısı” BNP Paribas Cardif Türkiye, uzun vadeli ve güvenli birikimin en güçlü araçlarından biri olan BES’in yapısal gücünü ve sunduğu avantajları kapsamlı şekilde değerlendirdi.

Türkiye’nin en güçlü ve en yaygın tasarruf platformu haline gelen BES; uzun vadeli birikim disiplini, profesyonel fon yönetimi ve sunduğu yapısal avantajlarla bireyler için güvenli bir yatırım zemini sunmaya devam ediyor. Sistemin sağladığı istikrarlı birikim modeli ve emeklilik dönemine yönelik finansal güvence rolünü çok boyutlu bir perspektifle ele alan BNP Paribas Cardif Türkiye, BES’in yalnızca bir tasarruf aracı değil, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik bir güvence mekanizması olduğuna dikkat çekti.

BES’in bireylerin uzun vadeli finansal güvenliğinde kritik bir rol üstlendiğini belirten BNP Paribas Cardif Türkiye Banka Sigortacılığı ve Acente Sigortacılığı Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sertsöz, sistemin yapısal gücünü ve sağladığı avantajları değerlendirdi.

Sertsöz, “2 Şubat 2026 tarihli Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre BES’te katılımcı sayısı ve fon büyüklüğü tarihi seviyelere ulaştı. Gönüllü BES ve OKS dahil edildiğinde yaklaşık 18 milyon katılımcı ve 2,2 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğü, sistemin toplum nezdinde daha geniş kabul gördüğünün önemli bir göstergesidir. Bu büyümede devlet katkısının etkisi olsa da büyüme dinamiğinin yalnızca devlet desteğine dayanmadığını; düzenlemeler, dijital erişilebilirlik ve fon performanslarının da önemli rol oynadığını özellikle vurgulamak gerekir” dedi.

BES’in sürdürülebilir değer yaratabilmesinin, katılımcı birikimlerinin güvenilir ve etkin şekilde yönetilmesine bağlı olduğunu ifade eden Sertsöz, teşviklerin yalnızca kısa vadeli bir destek mekanizması değil; makroekonomik istikrar, sürdürülebilir büyüme ve emeklilikte refahın güçlendirilmesi için stratejik bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Uzun vadeli sürdürülebilirlik için fon performansında istikrar, şeffaf iletişim ve finansal okuryazarlığın güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu söyledi.

BES olgunlaşma evresinde

7 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, 1 Ocak 2026’dan itibaren bireysel katkı payları için devlet katkısı oranı yüzde 30’dan yüzde 20’ye çekildi. Bu değişikliğin BES’in olgunlaşma sürecinin doğal bir aşaması olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Sertsöz, sistemin artık düzenli tasarruf, enflasyona karşı koruma ve emeklilikte ek gelir yaratma aracı olarak güçlü bir konumda bulunduğunu söyledi.

“Yüzde 20’lik devlet katkısı hâlâ önemli bir başlangıç avantajı sağlıyor. Ancak BES’in asıl gücü; devlet katkısının yanı sıra uzun vadeli birikim ve fon getirisi mekanizmasında yatıyor. Profesyonelce yönetilen fonların bileşik getirisi, uzun vadede birikimlerin gerçek anlamda büyümesini mümkün kılıyor. Bu nedenle BES, 2026’da da emeklilik için en güçlü ve disiplinli tasarruf araçlarından biri olmaya devam ediyor” dedi.

Sertsöz ayrıca stopaj avantajının sürdüğünü belirterek, “BES’te vergi yalnızca elde edilen kazanç üzerinden alınıyor, ana paradan kesinti yapılmıyor. Sistemden 10 yıldan önce çıkışta stopaj oranı yüzde 15, 10 yıl dolmuş ancak 56 yaş tamamlanmamışsa yüzde 10, hem 10 yıl hem 56 yaş şartı sağlandığında ise yalnızca yüzde 5 olarak uygulanıyor. Bu yapı da BES’i uzun vadeli tasarruf açısından son derece avantajlı kılıyor” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER